Ermenistan’ın ‘Drakula’sı: Dakhanavar

Von Haxthausen’in 1854’te basılan ‘Transkafkasya’ kitabında Yerevan yakınlarında bir vampir hikâyesinden bahsediliyor. 1968’de Montague Summers’ın ABD’de basılan ‘Avrupa’da Vampir’ kitabında da referans verilen anlatıda yer alan ‘dakhanavar’ kelimesinin Farsça ‘canavar’a benzemesi tesadüf mü bilinmez ama Haxthausen’ın Ermenistan vampiri mitine neden olduğu kesin.

Faruk Duman’ın yeni romanı “Köpekler İçin Gece Müziği”

‘Köpekler ve doğanın kaderi insanımızla aynı’

Yeni kitabı “Köpekler İçin Gece Müziği”nde, başlı başına bir roman kişisi kıldığı doğayı, naifleşmeyen net bir dille kaleme alıyor Faruk Duman. Ne doğanın yönlendirdiği, öykülerini biçimlediği karakterler öyle çizili ne de doğanın kadim ve çetin alametleriyle, elementleri. Doğayı güzel ve şirin yönlerinden asgari; dev ve hükmedici yönleriyle ise öne yazıyor Duman. Simgeselliğin de yoğunluğunu arttırdığı yapıtında, insan hegemonyasının doğayı örseleyişi güçlü imgelemlerle metaforlaşıyor. Roman kişileri, ormanın halkı, hele gecenin o acı müziğiyle çıldıran sakat köpekler bir potada karılarak ülkemizin ve insanımızın hallerine işaret ediyor. Duman’la “Köpekler İçin Gece Müziği” adlı romanını konuştuk.

Polisin yetkilerini arttıran ‘güvenlik paketi’ Uykusuz’un kapağında

uykusuzAKP, Ceza Mahkemesi Kanunu’nda (CMK) değişiklik içeren yasa teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

Güvenlik güçlerinin yetkilerini artıran yeni düzenlemeyle, hakimler kaçma şüphesine bakmadan tutuklama kararı verebilecek. Polis, ‘makul’ şüphe oluştuğuna kanaat getirdiği takdirde her türlü aramayı yapabilecek.

Polisin toplumsal olaylardaki yetkilerini genişleten düzenlemeye, muhalif kesimler tepki gösterirken, haftalık mizah dergisi Uykusuz da bu konuyu yeni sayısının kapağına taşıdı.

İşte o kapak:

17 Aralık’a ‘takipsizlik’ kararı Leman’da: ‘Herkes bir gün makul şüpheli olabilir’

Haftalık mizah dergisi Leman, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda 53 şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmesini kapağına taşıdı.

‘Olağan Şüpheliler’ filmine göndermeyle konuyu kapağına taşıyan Leman, 17 Aralık’ın ‘malum şüpheliler’inin ‘AK YAPIM‘ imzasıyla ‘makul şüpheliler’e dönüşümünü resmetti.

‘Tüm yandaş sinemalarda aynı anda vizyonda’ notunu da düşen dergi, şunu da ekledi: “Herkes bir gün makul şüpheli olabilir.”

İşte o kapak:

Edebiyatçılar Kobanê’ye destek ve insanlık koridoru açılması için sınıra gidiyor.

Geçtiğimiz cuma günü “Kobanê için 1 cümle” çağrısıyla buluşan ve hükümete “İnsanlık koridorunu aç” diye seslenen edebiyatçılar 25 Ekim’de sınıra gidecek.

Aralarında Murathan Mungan, Sema Kaygusuz, Gaye Boralıoğlu, Vivet Kanetti, Ayşegül Tözenen, Hatice Meryem, Seray Şahiner, Aslı Erdoğan, Işıl Özgentürk, Menekşe Toprak, Sine Erkut, Onur Behramoğlu, Can Öz, İlkay Akkaya gibi isimlerin bulunduğu grup IŞİD saldırısı altındaki Kobanê halkına destek vermek için sınırda olacak.

Yeni orta sınıfın Gezi’ye ilerleyişi – Zafer Köse

Son zamanlardaki önemli kitaplardan biri: Ali Şimşek’in “Yeni Orta Sınıf – ‘Sinik Stratejiler’”. Kitap Gezi’nin de bir analizi niteliğinde. Bu ayaklanmanın belki de en önemli bileşeni olan yeni orta sınıfı, ortaya çıkış koşullarıyla, evrilmesine neden olan gelişmelerle, eksik kalan yönleriyle ve en önemlisi, gelecek için verdiği umutla inceliyor.

Şirketini kurduğunda sadece bir masası, bir sandalyesi ve parlak bir de fikri varmış. Birkaç yıl önce, büro mobilyaları reklamındaki başarılı iş adamı böyle diyordu.

Küresel servetin yarısı nüfusun %1’inin elinde

Küresel servetin neredeyse yarısı, dünya nüfusunun en zengin %1’lik kesiminin elinde bulunuyor.

İsviçre bankası Credit Suisse’nin Küresel Refah Raporu, dünyada zengin ile fakir arasındaki uçurumun giderek açıldığını gösteriyor.

Rapora göre, dünya nüfusunun yarısı, küresel servetin sadece %1’lik kısmını paylaşıyor.

Karakaşlı’nın dört köstebeği – Fazilet Mıstıkoğlu

Şair, yazar, gazeteci Karin Karakaşlı “Dört Kozalak”ta, sınav kaygılarıyla boğuşan dört gencin bu süreçte kabuklarından çıkışını ve farklılıkları sevip benimseyişini anlatıyor.

Emre, Mari, Şerzan ve Kumru, hikayeye ismini veren dört kozalak. Üniversite sınavına hazırlanacakları yıl gelip çattığından, hepsi oldukça gergin ve endişeli. Aslında Osman Hoca onları bir araya getirmese, ayrı okullarda okudukları İstanbul’da yolları hiç kesişmezdi belki de. Ama neyse ki Osman Hoca, yeni dönemde arkadaşı ve meslektaşı Umut Hoca’yla vereceği özel dersler için birbirlerinden habersiz bu dörtlüyü seçerek onları bir araya getirir.

Aslında o kadar da akıllı değilsiniz

Gazeteci ve bir blog yazarı olan David McRaney nörobilimden ve psikolojik araştırmalardan faydalanarak, reklamcıların, medyanın ve politikacıların kışkırttığı gibi insanın sınırsız bir varlık olmadığını, gündelik hayatın içinden çarpıcı örneklerle irdeliyor.

Günümüz insanı, gelişen teknoloji ve tüketim toplumunun etkisiyle içi boş bir sınırsızlık duygusuna kapıldığı için kaygılarla kuşatılmış bir hayat sürmek zorunda kaldı. Daha zeki, daha güzel, daha enerjik olma arzusunun insanlarda yarattığı baskının içsel çatışmaları arttırması, ‘Prozac toplumu’ ya da ‘kaygı çağı’ diye adlandırılan meseleyi sanatın ve bilimin uğraşlarından biri haline getirdi.