İstanbul’un Siyasal İktisadi Yapısı ve Yeni Türkiye Sinemasına Yansımaları – Zahit Atam

Prof. Dr. Esin Küntay’a sunulmak üzere / Küreselleşmenin Sorunları dersi için.
Giriş
İstanbul bir metropoldür. Binlerce yıllık bir metropoldür üstelik. Bu açıdan benim çalışmam, çok sınırlı bir çerçevede olacak ve bu kentin özellikle son yirmi yıllık tarihi içinde sosyo-ekonomik yapısının genel özellikleri ile bu özelliklerin kentte yaşayan insanlara “bir insan” olarak neler vaat ettiklerini açığa çıkarmak ve yeni Türkiye sinemasının filmlerinde bunların izlerini sürmek.

Yazı okunma sayısı(3341) Bugün okunma sayısı(3341)

Kral 8. Henry – William Shakespeare

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, tarih oyunlarında özellikle Holinshed’in 1577′de yayımlanan Chronicles adlı eserinden yararlanır. Shakespeare’in 1613 yılında yazdığı Kral VIII. Henry, yazarın kaleme aldığı son oyundur. 1509-1547 yılları arasında hüküm süren VIII. Henry ilk eşi Aragonlu Katherine’den boşanmış, ikinci evliliğini Anne Boleyn ile yapmış,

Yazı okunma sayısı(54) Bugün okunma sayısı(54)

Harput’taki Hayalet – Metin Aktaş

Harput’taki Hayalet, Osmanlı’nın askeri olmamak için Harput’ta medreseye giden, burada gayrimüslimlerin, Ermenilerin katline tanık olan Roc adlı bir gencin hayat hikâyesi. Ermeni bir kıza âşık olan Roc, bu aşk için kendini tehlikeye atıp Hamidiye milislerinin komutanını öldürünce, Dersim’e kaçarak hayatını başka bir isimle ve bambaşka bir biçimde sürdürmek zorunda kalır. Hayatının geri kalanında onu çetin bir kaçış serüveni ve zorlu savaş yılları beklemektedir. Üstelik uğruna her şeyi göze aldığı sevgilisi Sato’ya kavuşup kavuşamayacağı da meçhuldür.

Yazı okunma sayısı(96) Bugün okunma sayısı(96)

Sınıf Mücadeleleri – Dennis Dworkin

Düşünün, sınıf kavramı ne denli çok biçimde kullanılıyor. Bazen sınıf krizinden söz ediliyor, böyle dendiğinde, ekseriyetle Marksizmin tıkandığı, varsayım ve çözüm önerilerinin arkaikleştiği iddia ediliyor. Endüstriyel işçi sınıfının çöküşü, yeni sağın yükselişi ve kaçınılmaz olarak solun krizinden bahsediliyor. Diğer yandan, bu güçlü eğilim ve manipülasyonlara cevap verenler yok değil. Dworkin’in elinizde tuttuğunuz Sınıf Mücadeleleri kitabı bu tür çalışmalardan biri. Elbette sadece düz ve toptancı bir cevap vermiyor, zihin açıcı yorumlarda bulunarak, başarıyla tartışıyor.

Yazı okunma sayısı(49) Bugün okunma sayısı(49)

Geçmiş Zaman (Bellek Kültürü ve Özneye Dönüş Üzerine Bir Tartışma) – Beatriz Sarlo

Ülkesindeki askeri darbe döneminde en etkili muhalifler arasında yer alan, Arjantin’in önde gelen edebiyat ve kültür eleştirmeni Beatriz Sarlo, Geçmiş Zaman’da devlet terörü karşısında öznel anlatının sınırlarını araştırıyor. Bir bireyin, bir toplumun, bir ulusun bütünlüğünün “hatırlama”ya “yani kendisine ve başkalarına ait olguları kaydetme, koruma, yansıtma yeteneğine” bağlı olduğunu kabul edersek, geçmişin bugün üzerinde sürekli etkide bulunacağını da görürüz. Dünyanın her yerinde devlet terörü büyük yıkımlara neden olmuştur: kaçırılan ve yok edilen kişiler,

Yazı okunma sayısı(65) Bugün okunma sayısı(65)

Yeni Bir Öykü Dergisi Çıkıyor: ‘Dünyanın Öyküsü’

İki aylık öykü ve eleştiri dergisi Dünyanın Öyküsü 1 Şubat’ta okurlarıyla buluşuyor. Usta yazar Füruzan’ın yayın danışmanlığını yaptığı derginin genel yayın yönetmenliğini ise yine usta bir öykücü; Özcan Karabulut yapıyor. Heyamola Yayınları tarafından çıkarılan dergiyle ilgili diğer ayrıntılar ve ilk sayının içeriği şöyle…

Çalışma Gruplarından Beslenen Bir Dergi
Dünyanın Öyküsü dergisini diğer edebiyat dergilerinden ayıran en önemli özelliği, Türkiye sınırlarının dışına da taşan 27 kentte çalışma gruplarının olması. Derginin, Türkiye’deki 25 kentin

Yazı okunma sayısı(2640) Bugün okunma sayısı(428)

12. Ankara Öykü Günleri (10-14 Şubat 2012)

Dünyanın Öyküsü dergisi 12. Ankara Öykü Günleri’ni düzenliyor. 10-14 Şubat günleri arasında Ankara’da yazarları, akademisyenleri ve okurları bir araya getirecek Öykü Günleri’nin bu yılki onur ödülü Adnan Binyazar’a veriliyor. Onur konuğu ise Alman Yazarlar Birliği başkanı İmre Törek olacak. 14 Şubat Dünya Öykü Günü bildirisini ise İnci Aral kaleme aldı. Edebiyatın farklı damarlarından gelen insanların bir araya geleceği Ankara Öykü Günleri’nde Füruzan, Mustafa Şerif Onaran, Sezer Ateş Ayvaz, Çiğdem Sezer, Attila Şenkon, Adnan Gerger gibi isimler etkinliğe katılacak. Edebiyat üzerine panellerin

Yazı okunma sayısı(2417) Bugün okunma sayısı(9)

Ankara’ya Ağlamak – Celal İlhan

Cumhuriyetimizin kuruluşunu gerçekleştiren şanlı I.TBMM. Binasına yaklaşık beş yüz, valilik hizmet binasına yüz metre uzaklıktaki; altı mahallenin birleştirilmesiyle (İsmet Paşa, Turgutreis, İzzetin, Köprübaşı, İnkılâp, Altıntaş) Hacı Bayram adını alan mahalleyi gördünüz, sokaklarında dolaştınız mı hiç?
Birçoğunuzun, “Cenaze kaldırmak için Hacı Bayram’a çok gitmişimdir. Görmeyi istediğim halde caminin gerisinde kalan o yoksul, gizemli,

Yazı okunma sayısı(2106) Bugün okunma sayısı(7)

Düşünce, Eylem Pratiği Birlik ve Çelişki – Nejdet Evren

İnsan ile düşünce, insan ile eylem ve düşünce ile eylemin yan yana durmaları kimi düşünürlerce insanlaşmanın başlangıcı sayılan sözcüklerin çizgilere ve yazıya dökülmesinden bu yana çeşitli evrelerden, evrimlerden geçerek düşünce, dil ve edim üçlemi ile var ola gelmiştir. Olgusal yapısı ile dil, düşüncenin/soyutlamanın gelişmesi ile bir ün, bir nida, bir çığlık olmaktan çıkarak anlamlı, anlaşılır bir iletim/ifade biçimine dönüşmüştür. İnsanın eylem pratiği onun tür olarak varlığını sürdürme eğiliminin doğal bir sonucudur. İnsanın devinimi, yapması ile yaratması arasında geçen süre belki de

Yazı okunma sayısı(4283) Bugün okunma sayısı(5)

Arshile Gorky’yi kim öldürdü? Celâl Üster

Arshile Gorky’yi tanıyor musunuz? Ya da, Arshile Gorky adını duydunuz mu? Geçen yüzyılın sanatının değişmesinde önemli bir rol oynamış olan bu ressamın yaşamöyküsünü kaleme alan Nouritza Matossian’nın dediği gibi, ‘Resimleri Amerika ve Avrupa’daki büyük müzelerde asılıyken ve sanatını Ermeni kültürü besleyip zenginleştirmişken, Gorky, paradoksal bir biçimde, Ermenilerin çoğu tarafından bile tanınmamaktadır. Şüphe yok ki, doğduğu ve on üç yaşına kadar yaşadığı ülkenin vârisleri olan çağdaş Türkler de ondan tümüyle bihaberdi’.

Yazı okunma sayısı(77) Bugün okunma sayısı(6)

Theo Angelopoulos – Derleyen: Dan Fainaru

“Benim sinemam, epiktir; öyküdeki kişiyi tarihsel bir bağlama yerleştirir. Karakterleri hayattakinden daha büyük olan Brecht’te olduğu gibi, tarihin ya da fikirlerin taşıyıcısı olan benim karakterlerim de analiz edilmezler, Bergman’ınkiler gibi işkence çekmezler. Çok daha insancıldırlar. Kayıp şeyleri ararlar, arzu ile gerçek arasındaki kopuşta kaybolmuş şeylerin peşindedirler.”

“Çok eski olmayan bir zamanda, dünya tarihi arzuya dayanıyordu: dünyayı şöyle ya da böyle değştirme arzusuna. Şimdi, hazin bir yüzyılın sonuna geldiğimizde bu arzuların

Yazı okunma sayısı(4188) Bugün okunma sayısı(9)

Berrin Taş Şiiri 4 – Mustafa Özmen

Platon’un bilindik adalet tanımı şuydu; “Adalet, güçlünün işine gelendir.” Günümüz adaletinin de uyguladığı budur. Bu adalet kavramı; soğuk mahkeme duvarlarını, yasaları, düzmece tutanakları, gözaltıları, hukuksuz dava süreçlerini çağrıştırır. Bu dava süreçleri ancak “güçlünün” adalet anlayışıdır. Bu süreçler gelip geçicidir. Bir de insanlığın adalet süreçleri, adalet tanımları vardır. Bu sürecin en önemli yapıcıları sanatçılardır, şairlerdir, yazarlardır. Sanatçılar insanlığın adalet arayıcılarıdır. Bu arayış durmaksızın sürmektedir. Sanatçı, daha güzel bir dünya adına yargılar “güçlüyü”. Şiiriyle yargılar, resmiyle, sinemasıyla, tiyatrosuyla, romanıyla…

Yazı okunma sayısı(4838) Bugün okunma sayısı(3)

Uçurtmam Çaylak Kuyrukları Yarka – Yalvaç Ural

Uçurtmam Çaylak Kuyrukları Yarka, tavuklarını bir çaylağın elinden kurtmaya çalışan Kırmızılı’nın öyküsü.

Ural, kentlerde yaşayan günümüz çocuklarının uzak kaldığı kırsal yaşamı onlara şiirsel dili ve kolaj tekniğiyle yaptığı resimlerle anlatıyor.

Günümüzde yitip gitmek üzere olan kimi sözcükleri de çocuklara hatırlatmaktan vazgeçmiyor ve kitabında şöyle diyor:
“Sözcükler kullanıldıkça yaşar. Kullanılmayan sözcükler unutulur, sonra da ölür.”

Yazı okunma sayısı(106) Bugün okunma sayısı(2)

Felsefe Sözlüğü – Voltaire

Yaşamış en büyük filozoflardan biri olarak görülen Voltaire’in fikirleri bugün bile o kadar günceldir ki, yazdıklarının hiçbirinde modası geçmiş ya da tanınmadık bir şeye rastlanmaz. Akla gelen her türlü yazın biçimini kullanarak üretkenliğinin doruğuna ulaşan Voltaire, dönemindeki sansür yasalarına rağmen toplumsal devrimin tok sözlü savunucularından biriydi. Yazılarında hoşgörüsüzlüğü, dini dogmayı ve yaşadığı dönemin güç sahibi kurumlarını sürekli eleştirmişti.

Voltaire’in Felsefe Sözlüğü ilk olarak 1764 yılında basıldı.

Yazı okunma sayısı(142) Bugün okunma sayısı(5)

Kedicik Patileri Minicik – Muzaffer İzgü

Çocuk yazını denince ilk akla gelen isimlerden olan Muzaffer İzgü, ‘Kedicik Patileri Minicik’te, öykülerinden bir demet sunuyor. Kitapta, ağaçtan inmeye çalışan bir yavru kedinin çabaları, bir çamaşır gününde yaşanan ilginç olaylar ve heyecan dolu anneye yaş günü hediyesi seçiminin anlatıldığı hikâyeler bulunuyor. Kitapta, Kara Çiçek, Balık Çocuk, Noel Anne ve banyo yapmayı sevmeyen kuş gibi karakterler de karşımıza çıkıyor.

Yazı okunma sayısı(65) Bugün okunma sayısı(3)