Basın Özgürlüğü Üzerine – Karl Marx “Çiçekler bataklıklarda da büyürler”

“Ren adaleti tıpkı Türkiye’deki gibi kusurludur!” K. Marx

Marx’tan, ülkemizde de yakıcılığı gün geçtikçe artan basın özgürlüğü konusunda, her zamanki gibi lafını esirgemeden kaleme aldığı polemikçi bir eser. Muhataplarına aman vermeyen diliyle ve sahte polemiklerdeki gibi retorikte kalmayan, gerçek polemiğin olmazsa olmazı diyalektik bir akıl yürütmeyi yazdığı satırlara sindiren Marx, Türkiyeli okura hiç de yabancı gelmeyecek bir basın özgürlüğü ve sansür tartışmasına giriyor.

Yazı okunma sayısı(895) Bugün okunma sayısı(895)

Ermeni Edebiyatı Numuneleri 1913 – Sarkis Srents

Aras Yayıncılık, 99 yıl önce Osmanlıca olarak yayımlanan Ermeni Edebiyatı Numuneleri’ni bir asır sonra bugün, Latin harfli Osmanlıca ve Türkçe olarak tekrar okuyucularla buluşturuyor.
Ermeni Edebiyatı Numuneleri sekiz ünlü Ermeni yazardan on dört öykü içeriyor. Öyküleri Ermeniceden Osmanlıcaya çevirerek Servet-i Fünun dergisinde yayımlayan Sarkis Srents, dört ünlü Osmanlı aydınından aldığı beğence yazılarını da ekleyerek Numuneler’i 1913 yılında kitaplaştırmıştı.

Yazı okunma sayısı(1121) Bugün okunma sayısı(1121)

Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit – Nihat Behram

Nihat Behram’ın, efsaneleşen unutulmaz kitabı “Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit” uzun yasaklı yıllardan sonra yine okuruyla buluşuyor. Behram, bu belgesel anlatısında, halka bağlılık ve inancın karşısında işkencenin gücünü yitirişini seslendiriyor. İlk yazıldığı 1976′dan bu yana geçen ve beraatle sonuçlanan yasaklı sürecinin, yasaklara karşı mücadelesinin öyküsü ve albümle genişletilen bu yapıtında Behram 12 Mart Dönemi’ndeki ölümüne direnişiyle efsaneleşen İbrahim Kaypakkaya’yı anlatırken, bir döneme de ışık tutuyor.

Yazı okunma sayısı(10063) Bugün okunma sayısı(2408)

Şikago Mezbahaları – Upton Sinclair

Şikago Mezbahaları, (İngilizce asıl adı The Jungle) Upton Sinclair’in yazdığı ve ABD’deki işçi sınıfının durumunun çarpıcı bir şekilde anlatıldığı kitap. Roman ilk olarak 1906 yılında The Appeal to Reason adlı sosyalist dergide yayınlanır. Roman hali ise 28 Şubat 1906 tarihinde Doubleday Page&Company tarafından basılır ve kapışılır.
Upton Sinclair’in kitabının orijinal ismi olan The Jungle (Türkçesi:Cangıl, balta girmemiş orman) ile kapitalist sisteme ağır bir eleştiri getirmektedir. Amerikan toplumunun sanayi devrimiyle birlikte makinalaşması topluma gelişme ve iyilik yerine bunların tam tersini getirmiştir.

Yazı okunma sayısı(2486) Bugün okunma sayısı(139)

Bebek Patikleri (Ele Avuca Sığmayan Bir Tür Kısa Öykü) – Aydın Şimşek

Kısa öykü yapıcı değil aksine yıkıcı bir türdür. İlk saldırdığı yer sıradan, gündelik dil ve anlamlardır. Bu nedenle de kısa anlatı türü yaygın dile, yaygın yazmaya ya da yayarak yazmaya olanak vermez. Diğer yandan kısa öykü nedenselliği (yani içeriksel gerçekliği) önce anlamaya, sonra da onu terk etmeye yönelmesi için her defasında okura kapalı bir zarf uzatır. Bu zarfın içindekini merak eden her okur, bu zarfı açmak zorundadır.

Yazı okunma sayısı(1190) Bugün okunma sayısı(9)

Dönüş Yolu – Erich Maria Remarque

Savaşın incittiği insanlara bir ses veren Erich Maria Remarque, bize hatırlattıklarıyla her zaman el üstünde tutulması gereken bir yazar. Savaşın dehşetini, beraberinde getirdiği yıkımı, insanoğlunu birbirine nasıl yabancılaştırdığını birinci ağızdan, çarpıcı bir şekilde dile getiren Remarque, savaşla ilgili bildiğimizi sandığımız gerçekleri sorgulamamızı sağlarken, edebiyatın ne kadar güçlü ve ölümsüz bir kaynak olabileceğini de bir kez daha kanıtlar.

Yazı okunma sayısı(890) Bugün okunma sayısı(22)

Zor Zamanlar – Charles Dickens

“Yazarın İngiltere’de Endüstri Devrimi sonrası dönemin sosyal sancılarını yansıtan Zor Zamanlar adlı romanı, yıpratıcı-öldürücü fabrika ortamı, sendikal örgütlenme mücadeleleri, işverenlerin bunları bastırma çabaları, iş kazaları ve Yoksul Yasaları da dahil olmak üzere; işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı çalışma ve yaşama koşullarını etraflıca resmetmektedir.”Ahmet Makal

Yazı okunma sayısı(1338) Bugün okunma sayısı(13)

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok – Erich Maria Remarque

Remarque’ın, I. Dünya Savaşı’ndaki bir grup askerin hikâyesini on dokuz yaşındaki bir çocuğun gözlerinden anlattığı Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, yayımlandığı günden bu yana, devamı niteliğinde olan Dönüş Yolu’yla birlikte tüm dünyada büyük ilgi görmeye devam etmekte. Canlı çarpışma sahnelerinin yanısıra savaşın abesliğinin ve askerlerin ıssızlığının vurgulandığı cephe arkası bölümleriyle de okuru içine hapseden roman, Yaşar Kemal’in sözleriyle

Yazı okunma sayısı(502) Bugün okunma sayısı(13)

“Tay” Sırtında İki Gün – Duran Aydın

Şiir insanı korur mu?
Korurmuş…
Yaşayarak gördüm ben bunu. Dünyanın kiri-pası, çamuru-çirkefi bulaşmazmış şiirle yıkadın mı yüreğini… Sabahın seherinde, akşamın yorgun sularında yüzüne şiir serpersen olacağı budur: Arınmış, durulmuş, başkalaşmış, rafine bir yaşam biçimi…

Yazı okunma sayısı(936) Bugün okunma sayısı(7)

Evrimsel Biyoloji Yazıları – Ergi Deniz Özsoy

Evrimsel Biyoloji Yazıları, içeriğiyle evrimsel biyolojinin bilimsel kapsamını özetleyen bir bütün sunmaktadır. Kitapta sözü edilen konular evrimsel biyolojinin tarihsel gelişiminden, ilgili olduğu teknik ana başlıklara kadar uzandığı için kitap evrimsel biyolojiye bir giriş niteliğindedir.

Kitap, evrimsel biyolojinin tarihinin özetlendiği bir bölümle başlayıp, Türlerin Kökeni’nde dile getirilmiş doğal seçilim algısının tarihsel ve modern yüzlerine değinen ve seçilimin bir sonucu olan adaptasyonu seçilmiş açık örneklerle izah eden iki temel bölümle devam ediyor.

Yazı okunma sayısı(4022) Bugün okunma sayısı(12)

Susmalar Kitabı – Aydın Şimşek

Aydın Şimşek, önce yayınladığı beş şiir kitabı ve bir eleştirel inceleme kitabıyla yazma deneyimini bugüne getirdi. Bu deneyimler Susmalar Kitabı’nda, kendini tekrar etmeden kendi kalabilmeyi, bir özgünlük çizgisini yaratmak için sahici olabilmeyi işaretlemekte. Yoğun, zorlayıcı, zihni tembelliği izin vermeyen eleştirelliği, şiirlerin atlasında belirgin vadilere ve rüzgarlı yokuşlara götürüyor okurunu.

Yazı okunma sayısı(1677) Bugün okunma sayısı(16)

Vietnam Günlüğü (ABD’nin Vietnam’da İşlediği Savaş Suçlarına Karşı Russell Mahkemesi) Mehmet Ali Aybar

Mehmet Ali Aybar, ABD’nin Vietnam’da işlediği savaş suçlarını araştırmak amacıyla filozof Bertrand Russell’ın girişimiyle oluşturulan “Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi”nin bir üyesiydi. “Russell Mahkemesi” olarak da bilinen Mahkeme’nin bir tahkikat komisyonuyla Vietnam’da yaklaşık bir ay incelemelerde bulunan Aybar’ın tuttuğu günlük ilk defa yayımlanıyor. Russell’ın, Mahkeme’nin programının hazırlandığı ilk bir araya gelişte yaptığı konuşmayı ve Jean-Paul Sartre’ın Stockholm toplantısı sonrasında açıkladığı hükmü de içeren

Yazı okunma sayısı(1418) Bugün okunma sayısı(3)

This site is protected by WP-CopyRightPro