Edebiyat ve kitap sitesi insanokur.org

Bu Haftaki Leman Dergisi’nin Kapağı

lemanBu Haftaki Leman Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Gırgır Dergisi’nin Kapağı

gırgır dergisinin kapağıBu Haftaki Gırgır Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Uykusuz Dergisi’nin Kapağı

uykusuzBu Haftaki Uykusuz Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi’nin Kapağı

penguen dergisiBu Haftaki Penguen Dergisi’nin Kapağı

Acı Deneyimler üzerine

Acının AntropolojisiAcı Deneyimleri
Acı hiç kuşkusuz insanın ölümle birlikte en güçlü biçimde paylaştığı deneyimdir: Hiçbir ayrıcalıklı onu bilmezlikten gelemez ya da herhangi birinden daha iyi bilmekle övünemez. İnsanın içinde doğmuş bir şiddettir acı, insanı bitirir, bunaltır, içinde açtığı uçurumda yok eder, hiçbir amacı olmayan bir dolaysız duygular içinde ezer. İnsanın kendisi ve dünyayla olan ilişkisini koparır. Acı sağlığı yerinde olduğu müddetçe kendi içinde saydam olan, kendine güvenen, amaçları ve dünya arasına bir engel girmediği takdirde yaşamına kök salmış hiçbir fizik olguya aldırmayan insanın gerçek birliğini bozar. Gerçekten de gündelik yaşamda beden göstermez kendini, hafiftir, esnektir; boyutları sosyal ritüellerle ve birbirlerine çok yakın durumların tekrarlanmasıyla silinmiştir. René Leriche’i sağlığı “organların sessizliği içinde yaşama” diye tanımlamaya götüren de bedenin insanın dikkatinden kaçması olayıdır. Canguilhem de sağlığı “insanın bedeninin farkında olmaması”12 durumu olarak tanımlar.

Tolstoy: Yürüdüğü yolu bilinçle aydınlatan insanların çabası önemlidir

TolstoySanatın bereketi ve bilimsel dayanışma zorunludur. Bilim, sanatı anlaşılır bir hale getiren ve sanatı akla yaklaştıran bir ihtiyaçtır. Sanatın başarısı, bilime olan yakınlığıyla ilgilidir. Aradığı bilimsel özellikleri bulan ve inanan okuyucu, sanatın kendisine yüklediği misyonu algılayacak ve bunu başkalarına da taşıyacaktır. Fakat toplumdaki büyük kitleler, düşünceye ve düşünenlere karşı çıkacaktır. 

Tarih – Edebiyat Tarihi – Cemal Süreya

GünübirliklerTarih–Edebiyat Tarihi

Edebiyatı etki alanında tutan edebiyat-ötesi güçler vardır kuşkusuz. Ancak, edebiyatı edilgin bir uğraş alanı, özerkliği olmayan bir uğraş alanı saymak edebi süreci hafife almak, basite indirgemek olur. Hele edebiyat tarihini genel tarihin üstüne yapıştırarak ayrıntılara, ikinci derecede önem taşıyan olaylara kadar özdeşlik aramak hiçbir bakımdan benimsenir iş değildir. Sözgelimi simgecilikle izlenimcilik aynı tarihlerde oluşan iki sanat devinimidir, ama ayrı ayrı tarih dönemlerinde anılması gerekmektedir bunların.

Acının ritüelleşmesi

Acının AntropolojisiAcının ritüelleşmesi
Çekilen acıya bir anlam vermeyi istemek anlık acının ötesine gider, hastalık, yaşamı dünyayla karmaşık bir ilişkiye sokunca daha derin bir anlam içerir. İnsanın acısını anlaması yaşamını anlamasının başka bir biçimidir. Bütün toplumlar acıyı dünya görüşlerine entegre ederlerken ona, çoğu zaman çıplaklığını hatta keskinliğini azaltan bir anlam, giderek bir değer verirler. Acıyı, kökenini açıklamaya yönelik nedensellik ağlarının içine yerleştirirler ve özellikle de her toplum, kendine göre geliştirdiği özel tıp teknikleriyle, onunla mücadele etmenin sembolik ve pratik olanaklarını bulmaya çalışır.

Toynbee Üstüne – Cemal Süreya

GünübirliklerToynbee Üstüne

Bir süre önce Melih Cevdet Anday’ın Cumhuriyet gazetesinde “Sosyalist Bir Dünya” başlıklı bir yazısı çıktı. Arnold Toynbee’nin Türkçede yeni yayımlanan Tarih Bilinci adlı yapıtından söz ediyor. Toynbee’nin insanlık tarihini bütünüyle kavramaya çalıştığı bu kitabı bütün okurlara salık veriyor; sonra da Toynbee’nin görüşünü ve yöntemini destek alarak, günümüzde oluşan tarih bilincinin artık sosyalist bir dünya bilinci olduğunu söylüyor.

Frida Kahlo’nun Eşi Ünlü Ressam Diego Rivera’nın 27 Tablosu

Diego RiveraFrida Kahlo’nun kocası olarak da bildiğimiz ünlü Meksikalı ressam Diego Rivera’nın hayatından kesitleri ve en önemli tablolarını derledik.

1886’da Meksika, Guanajuato’da doğan Diego daha üç yaşındayken çizim yapmaya başlamıştı. Ailesi her tarafı çizen bu küçük çocuğun duvara gerdikleri bir bez üzerine resim yapmasına izin verdi. Sanat eğitimine Academia de San Carlos eski Escuela Nacional de Bellas’a (ENBA – Ulusal Güzel Sanatlar Okulu) başlayan sanatçı daha sonra sonra burs kazanarak 1907’de 14 yılını geçireceği Avrupa’ya gitti. Orada olduğu sürede, 10 yıldan daha fazla devam eden ve birçok Meksikalı’nın öldüğü Meksika Devrimi’ni, ülkesinin insanlarını sürekli olarak takip etti ve resmetti.

12 Eylül 1980 – Musa Anter

musa_anterBolu’dan, kasabamız Akarsu’ya bir komando taburu gelmişti. Gece saat 03’te, yatağımdayken kapım tekmelenmeye başlandı. Açmaya vakit bırakmadan cam ve çerçeveler aşağı indirildi. İçeriye bir yüzbaşı, bir teğmen ve bir yığın mavi bereli girdi. Ben yatağımdan çıkmadan, yüzbaşı çamurlu çizmeleri ile yatağıma çıktı ve başucumdaki tüm kitapları yüzüme, suratıma vurarak yerlere attı. “Adın ne?” sorusuna, ben, “Musa” dedim. “Soyadın yok mu?” diye üsteledi. “Anter” deyince, sanki bilmiyormuş gibi, “Haa, şu namussuz Musa Anter sen misin?” dedi. Ben “Namussuz değilim” dedim. Çıkarken, yanındaki teğmen kitapları da almalarını söyleyince, yüzbaşı, “Bırak, geberinceye kadar okusun” dedi. Bana dönerek, “Ancak, biz burada olduğumuz müddetçe evinden dışarıya çıkamayacaksın” diye tehdidini sürdürmeyi ihmal etmedi.

Medeniyetleri Toprağa Gömen Bir Hayvan: Solucan

solucanCharles Darwin’in en son yazdığı ve en az bilinen kitabı hiç tartışma konusu olmamıştı. 1881 yılında yayınlanan kitap, solucanların çürümüş yaprakları ve toz-toprağı nasıl değişime uğratıp kaliteli toprak haline getirdiği konusuna odaklanmıştı. Bu son kitabında Darwin, ömür boyu süren ve bazılarınca önemsiz görülebilecek gözlemlerini anlatıyordu. Bazı eleştirmenlerin yorgun bir kafanın tuhaf bir çalışması olarak küçümsedikleri kitap, ayağımızın altındaki toprağın solucanların bedenleri aracılığıyla nasıl dönüştüğünün ve bu solucanların İngiltere kırsalını nasıl biçimlendirdiğinin araştırılmasıydı.

Fernando Botero’nun “Şişman Güzeldir” Temalı 30 Resmi

Fernando Botero21. yüzyılın en çok merak uyandıran sanatçılarından biri olan Fernando Botero’nun en ilginç eserlerini derledik.
Kolombiyalı ekspresyonist ressam, heykeltraş Fernando Botero, eğitimini İspanya’da San Fernando Güzel Sanatlar Kraliyet Akademisi’nde tamamlar. 1952’de ilk kişisel sergisini açar. Şişman figürlerini üslubunun merkezine oturtan Botero, bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Şişman güzeldir, çünkü şişman insanlar diğer insanların yüzünde hemen bir gülümseme yaratma kabiliyetine sahiptirler, sempatiktirler bu yüzden resimlerimde şişman figürleri kullanıyorum.”

Dostoyevski: Zarfı açtım. Ondandı. “Bağışlayın beni!” diyordu.

dostoyevskiGecelerim o sabah bitti. Berbat bir gündü. Yağmur kederli tıpırtılarla pencere camlarını dövüyordu. Odam karanlıktı, dışarıda puslu bir hava vardı. Ağrıdan çatlayan başım dönüyordu. Bütün bedenimi ateş basmıştı. Bir aralık Matriyona’nın sesini duydum tepemde.
– Postacı sana bir mektup getirdi, bey.
– Mektup mu? .. Kimden?
Heyecandan ayağa fırlamıştım.
– Bilmem ki, bey. Bak hele içine, belki orada yazılıdır.

Albert Einstein: Bilim ve Toplum

einsteinBilim, insan işleri üzerinde iki yoldan etki yapar. Birincisi, hepimizin bildiği bir yoldur: Bilim insan hayatını baştan başa değiştiren, dolaysız, daha çok dolaylı olarak bir takım olanaklar yaratır, ikinci yol eğitici bir nitelik taşır insan düşüncesini etkiler. Bunun etkisi üstünkörü bir bakışla görülmezse de, daha az derin değildir.
Bilimin en gözle görünen pratik etkisi, hayatı hem zenginleştiren, hem karmaşık hale sokan bir takım buluşlara yol açmasıdır; bunlar, buhar makinası, demiryolu, elektrik gücü ve ışığı, telgraf, radyo, otomobil, uçak, dinamit vb. gibi buluşlardır. Bunlara bir de biyoloji ve tıp alanında insan hayatını koruma amacıyla yapılan buluşları, özellikte acıları dindirme yollarını ve yiyecekleri koruyup saklamaya yarayan teknik icatları eklemek gerekir.

Evgeny Lushpin’in Masal Gibi 26 Resmi

evgeny lushpinTemsili gerçekçilik akımının önemli temsilcilerinden Rus ressam Evgeny Lushpin’in masalsı resimlerini derledik.
1966 yılında Moskova’da doğan ve Moscow City Teacher Training University ve Moskova Güzel Sanatlar Akademisi’ni bitiren Rus ressam Evgeny Lushpin, resim sanatında representationalism, yani temsili gerçekçilik olarak bilinen akımın günümüzde önde gelen temsilcilerinden.

Albert Einstein: Bilim ve Uygarlık

Albert EinsteinYaşadığımız bu ekonomik sıkıntı çağında ulusları ayakta tutan mânevi güçlerin ne olduğu açıkça belirmektedir. Umarız ki, geleceğin tarihçisi, Avrupanın politik ve ekonomik bakımdan birleştiği bir gün, çağdaş olayları yargıladığı zaman, günümüzde bu kıtanın özgürlük ve onurunun Batı devletleri tarafından kurtarılmış olduğunu, bu güç zamanlarda kin, nefret ve zorbalığa kaymadan sıkıntıya karşı koyan Batı Avrupa’nın kişi özgürlüğünü başarıyla savunup, bilgi ve buluşların ilerlemesine yol açtığını görecek ve söyliyecektir. Çünkü kendi varlığına saygısı olan bir insan için hayat bu özgürlük olmadan yaşanmaya değmez.

Küçük Prens’in Yazarının İnanılmaz Hayatı

küçük prensHepimizin severek okuduğu Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry’nin ilginç yaşamını sizler için yazdık.
1900 yılının Temmuz ayında, Lyon’da doğdu Antoine de Saint-Exupéry. 1904 yılında babasını kaybetti. Annesi Marie ile birlikte teyzesinin yanında yaşamaya başladılar. Küçük Antoine için masalların yazıldığı zamanlar oldu. En büyük hayali başının üzerinden salınan uçaklardan birinin içinde olmaktı. 1918’de Birinci Dünya Savaşı başladı, Hava Birliği’nin deneme pilotlarından biri olarak ilk görevine atandı.

Nabokov: Kafka’nın Değişim öyküsünün incelemesi

dönüşüm kafka1883’te doğan Franz Kafka, Çekoslovakya’nın Prag kentinde yerleşmiş, anadili Almanca olan bir Yahudi ailesinden gelmedir. Çağımız Alman yazarlarından en büyüğüdür. Onun yanında Rilke gibi şairlerle Thomas Mann gibi yazarlar cüce ya da alçıdan aziz heykelleri gibi kalırlar. Prag’daki Alman Üniversitesi’nde hukuk okudu ve 1908’den sonra bir sigorta şirketinin Gogol’a yakışır ofisinde küçük bir aylıklı, sıradan bir kâtip olarak çalıştı. Bugün çok iyi bildiğimiz Dava (1925) ve Şato (1926) gibi eserlerinden hemen hemen hiçbiri sağlığında yayımlanmadı. En büyük kısa öyküsü olan Değişim (Die Verwandlung) 1912 sonbaharında yazıldı, 1915 Ekim’inde Leipzig’de yayımlandı.

200 Yıllık Kitaplarda Saklanan Resimler

200 Yıllık Kitaplarda Saklanan Resimler: