1862’de Dostoyevski ve Avrupa Gezisi üzerine- Edward Hallett Carr

dostoyevski( . . . ) Haziran 1 862’de, Dostoyevski yurtdışına ilk gezisini yapmak üzere Petersburg’dan ayrıldı. Berlin, Dresden ve Cologne’den geçerek Paris’e geldi; Londra’da sekiz gün kaldı -lngiltere’ye tek gidişiydi bu-, sürgünde olan ve o sırada Paddington’da, Westbourne Terrace’de oturan Herzen’i ziyaret etti, sonra Paris’e döndü, Cenevre’ye gitti, orada Strakhov ile karşılaştı. lki arkadaş, İtalya’ya geçtiler, Torino, Cenova ve Floransa’yı ziyaret ettiler. Dostoyevski, Floransa’dan tek başına geri döndü, ağustosun sonunda Rusya’ya geldi.

İlk Avrupa gezisinin romancı üzerine bıraktığı etkileri
bulmak bizim için çok zor, ama bu etkilerin fazla derin olmadığını
şaşırarak görüyoruz. Bu çabuk etkilenebilen genç
adam, Avrupa uygarlığının parlaklığı karşısında hayranlık
duymalıydı; ama o Paris’i (Strakhov böyle anlatıyor) “çok
sıkıcı bir şehir”, Cenevre’yi kasvetli ve sıkıcı buldu. Turin
ona Petersburg’u hatırlattı, bu belki bir avuntuydu. Strakhov
ile birlikte bir hafta kaldığı Floransa’da, Victor Hugo’nun
daha yeni çıkmış olan Sefiller’inin dört cildini hırsla
okudu, başka hiçbir şeye bakmadı. Strakhov bir gün onu
Uffizi Galerisi’ne sürükledi ama Dostoyevski biraz sonra
bıktı ve “Medici Venüs’ü görmeden bırakıp gitti.” Dostoyevski’nin
maddi şeylerde gözlem ve betimleme yeteneği
çok azdı ve birkaç ay sonra Vremya’da yayınlamaya başladı­-
ğı Yaz Izlenimleri Üzerine Kış Notları eserlerinin en duygusuz
olanlarının arasındadır. Okuyucunun aklında kalan birkaç
sahneden biri, Londra’daki Haymarket Sokağı’nın gece
manzarasıdır: O devirde bu sokağa sık sık giden fahişelerden
ve onların müşterilerinden meydana gelen karmakarı­-
şık bir kalabalık, gazla aydınlatılmış kaldırımlardan sokağa
taşarken, bunların ortasında, kadın ve erkek Katolik misyonerler
geziyor, Fransızca ve İngilizce yazılmış dini broşürler
dağıtıyorlar.

Herzen’e 16 Temmuz’da yaptığı ziyareti, gezideki diğer
olaydan daha ayrıntılı olarak biliyoruz. Daha önce bir kez
karşılaşmışlardı; 1846 güzünde, Herzen’in Rusya’dan kesin
olarak ayrılışından üç ay önce olmuştu bu karşılaşma. Dostoyevski’nin,
Belinski ve arkadaşlarıyla arasının açılmaya
başladığı dönemdi bu ve Herzen’in onun hakkındaki izlenimi
“pek iyi değildi” . Ama 1862’de geçmiş unutulabilir, affedilebilirdi.
Dostoyevski, Sibirya’da büyük devrimci dava
için acı çekmemiş miydi? Ve o, Herzen’in okumak için sabırsızlık
gösterdiği Ölüler Evinden Anılar’ın yazarı değil miydi?

Bu defaki yargı daha cana yakındı: “Saf, düşünceleri açık
değil, fakat hoş bir insan; Rus halkına coşkuyla inanıyor.”
Bazı Rus eleştirmenleri, özellikle devrimden sonra Dostoyevski’nin
düşüncelerinin gelişiminde, bu büyük devrimci
liderin önemli etkisi olduğunu öne sürmüşlerdir. Resmi biyografide
bile, Yaz Izlenimleri Üzerine Kış Notları’nın, Herzen’in
düşüncelerinin izlerini taşıdığı söyleniyor. Etkinin
çok derin olduğuna inanmak ya da Londra’daki bu karşılaş­-
manın özel bir önemi olduğunu söylemek güç. Herzen’in,
Rus hükümetinden nefret ettiğini ve Rus halkını sevdiğini
söylemeye düşkün olduğu doğrudur; ikinci duygusu birincisinden
daha az somut ve daha az etkin olmasına rağmen,
Slavcı ilkelere karşı bir yakınlık duymasını sağlıyordu. Bir
süreden beri Avrupa’nın çürümüşlüğünü en ateşli bir Slavcının
bile yapamayacağı biçimde yerdiği de doğruydu. Fakat
bunlar o zamanın beylik düşünceleriydi ve Dostoyevski
ile anlaşabildikleri noktalar yalnızca yüzeyseldi. Gerçekte,
Herzen de, Dostoyevski de Rus halkı hakkında fazla bir şey
bilmiyorlardı ve Batı demokratik kuramlarını bilen Herzen
tartışmada, ezilmiş Rus köylüsünü, Rus otokrasisini yermek
için kullanırken, yöntemi ve düşünceleri Avrupalı de­-
ğil de Rus olan Dostoyevski, ülküleştirilmiş köylüyü, kilisedeki
ve devletteki otokratik sistemin bütününün temeli ve
dayanağı olarak gören Ortodoks düşünceye hızla yaklaşı­-
yordu. Konuşmanın asıl ağırlığı tabii ki “Rus halk”ı üzerindeydi
ve eğer konuşmacılar, kelimelerden hoşnut olacaklarına,
anlamlarını araştırsalardı, “Rus halkı”nın tartışmanın
bir tarafında olduğu kadar karşı tarafında da aynı rahatlık
ve doğrulukla kullanılabileceğini göreceklerdi belki de. Fakat
Rus köylüsü, Westhoume Terrace’daki o temmuz gü­
nünde, belirsiz, uzak ve oldukça inanılmaz olarak görülmüş
olmalı; konuşma, başladığı gibi karşılıklı memnuniyetle
bitti. Yıllar sonra Dostoyevski yazılarında, Herzen’in
“Rus halkı” adına konuşma özelliğine serıçe karşı çıktı. Bu
eleştiri doğrudur, fakat eğer Herzen cevap verebilecek kadar
yaşasaydı, tu quogue* aynı derecede doğru olurdu.

Dostoyevski, Kış Notları’nı yazarken, tedbirli davranarak,
Herzen’e yaptığı ziyareti anlatmaktan sakındı. Tedbiri gereksiz
ve faydasızdı; Rus siyasi polisinin Londra’da, belki de
Herzen’in arkadaşları arasında, eve gelen şüpheli kişileri
bildirecek bir ajanı vardı. Eski bir siyasi mahkum olarak
yıllarca yetkililerin şüpheli biri gözüyle baktıkları Dostoyevski’nin
ziyareti de kısa zamanda Petersburg’a bildirildi.
Dostoyevski’nin de içinde olduğu, Herzen’i ziyaret edenlere
ait polis listesi, Herzen’in Polonyalı bir adamının eline geç­-
ti; o da bunu Kolohal adlı gazetesinde, “hükümetin, yurtdı­-
şından döndüklerinde tutuklanmalarını emrettiği kişilerin
listesi” diye yayınladı. Bunun yanlış olduğu ortaya çıktı.
Dostoyevski başına bir şey gelmeden Petersburg’a döndü.
Yetkililer, Herzen’e yaptığı ziyarete pek kızmamış olmalılar
ki, bir dahaki yıl dışarı gitmesine izin verildi. Fakat bu olay,
o günün Rus hükümetinin ve dışarıda yaşayan Rusların,
Avrupa’ya yaydıkları casusluk ve karşı-casusluk ağını göstermesi
bakımından ilginçtir.

(*) Sezar’ın “Sen de mi Brutus” sözünün “Sen de mi” kısmı- ç.n.

Dostoyevski – Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları
İletişim Yayınları, 2010, s. 90-92
Çeviren: Ayhan Gerçeker

Yorum yapın

Daha fazla Anlatı, Seyahat Kitapları
Sigmund Freud’un Görüntüleri ve Bildiğimiz Tek Ses Kaydı

Sigmund Freud'un Görüntüleri ve Bildiğimiz Tek Ses Kaydı "İnsanlar olgularıma inanmadılar ve teorilerimin ahlaksız olduğunu düşündüler" Sigmund Freud

Kapat