501 Numaralı Hücre “Bir Filim Biyografisi ve Bendeki Anısı” – Ayhan Hüseyin Ülgenay

501 numaralı hücre“1966 – 1968 senesinde, Ankara Mamak ta bulunan, Ordu Foto Film Merkezin de ‘’501 NUMARALI HÜCRE’’ isimli filmin çekimleri yapıldı. Mehmet ALTUNBAY’IN senaryosunu yazdığı ve finanse ettiği filmin konusu ise şöyle; Mehmet ALTUNBAY S.S.C.B. döneminde Hava Harp Okulu Komutanı iken KGB’ NİN kendisi için idam cezası çıkartması, kararın arkasından iki arkadaşı ile birlikte Türkiye’ye kaçışı. Filmin rollerinin büyük bir bölümü Devlet Tiyatrosu sanatçıları tarafından üstlenildi.

Cüneyt GÖKÇER, Ayten GÖKÇER, Şahap AKALIN, İlyas AVCI, Semih SERGEN, Tekin AKMANSOY, Gülsen ALNIAÇIK, Coşkun KARA, Muammer ESİ, Ferdi Merter FOSFOROĞLU, Azmi ÖRSES, sinema oyuncusu Atıf KAPTAN ve diğer sanatçılar filimde rol aldı. Dansları ve şarkıları Devlet Opera ve Bale sanatçıları canlandırdı. Filmin Yönetmeni Albay Nusret ERARSLAN. Müziği; Nevit KODALLI, Görüntü Yönetmeni; Gani TURANLI, Kamera; Yaşar KUTUN, Dekor; Refik EREN, Prodüksiyon; Ordu Foto Film Merkezi – KAFKAS Filim, Filmin Türü; Politik Tarihi Dram ve Macera. Film Türkiye de ve renkli olarak çekildi. 1966 senesinde çekimleri başlayan birinci bölümünün Afişini Kemal BÖRÇETİN çizdi ( Klişe Afiş 70 X 100 cm. Renkli ) Filim 1967 senesinde oynandı. Filmin ikinci bölümünün (İkinci Devre ) 1967 senesinde çekimleri başladı 1968 senesinde çekimler bitti. Filmin Galası 1968 senesinde yapıldı. İlave Film 1968 ve 1969 senesinde oynatıldı. 1968 ve 1969 senesinde ki afişleri Mehmet BAL Tarsus da çizdi ( İki değişik afiş, İkisi de Klişe Afiş 70 x 100 cm. Renkli )

Bendeki anısı ise şöyle; Rol aldığım,’’ İSTANBUL EFENDİSİ ‘’ isimli oyun Altındağ Devlet Tiyatrosunda oynamaya devam ediyordu. Bir senedir ‘’501 NUMARALI HÜCRE ‘’ Filminin çekimlerinin yapıldığını biliyordum. 29.03.1967 tarihinde sabah erkenden kalktım, Mamak da bulunan Ordu Foto Film Merkezine gittim. Bursa da oynadığım ‘’BEYNİMDEKİ ŞEYTAN ‘’ isimli filimde oynadığım rol den çok kameralar dikkatimi çekmişti.’’ 501 NUMARALI HÜCRE ‘’ çekilirken Kameraların çalışış şekline ve merak ettiğim her şeye bakacağım kafamda bir sürü soru var. Ordu Foto Film Merkezine gelince kapıdaki askerlere Devlet Tiyatrosu kartımı gösterdim çekim için geldiğimi söyledim. Beni Kostüm Odası olarak düzenlenmiş bir odaya götürdüler üzerime uygun bir kostüm bulundu (Rol; Rusya da yaşayan Türk köylüsü) sonra ayakkabı bölümümden ayağıma uygun bir ayakkabı aldım. Bana bir kostüm alma belgesinin ikinci nüshasını verdiler. Bununla aldığın kostümleri iade edeceksin, yevmiye ni de bu belge ile alacaksın dendi. Büyük bir barakanın içine girdim. Ben çekime davet edilmedim ama oyunu izlememin ve kameraları incelememin başka bir yolu yok. Çevreme bakınca rahatladım benim giydiğim kostüme benzeyen kostüm giymiş ona yakın figüran var. Film seti çoktan kurulmuş uzun zamandır çekim yapılıyor belli ki. O gün Şahap Beyin çekimleri varmış, Ayten GÖKÇER’LE olan bölümler çekilirken ben bir kenardan çekimleri izliyorum kameralara bakıyorum onun için oradayım filme katkıda bulunmaya oynamaya hiç niyetim yok. Derken ikinci çekimin hazırlıkları başladı. Şahap Bey Rus Gizli Servisi başı bir subayı oynuyor elin de bir kamçı karşısın da Türk esirler. Rolün bir bölümünde rol gereği Şahap Bey Türk esirlerden birini kamçılaması gerekiyor. Figüranların arasında uygun birini bulamadılar. Rol biraz riskli vurulan kamçı tam yerine oturmazsa insanın sırtında hayatı boyunca kamçının izi kalabilir. Hastaneye gidip gelme de ayrı bir konu etrafa bakarlarken beni gördüler. Ben çok tecrübeliyim ya! Ayhan buradaymış dendi. Hiç sesimi çıkarmadım. Hemen sırtıma kamçının vuruş şiddetini azaltacak bir aba kondu. Şahap Bey rol gereği Türk esirlere hakaret ediyor benim önüme gelince de kamcıyı sırtıma hızla vuruyor. O tam elini kaldırdığı zaman benim hemen sırtımı dönmem lazım eğer uyumlu hareket edemezsek kamçı canımı epey yakacak biliyorum. Bir iki prova yaptık Şahap Bey’i Devlet Tiyatrosundan tanıyorum ama hiç karşı karşıya gelmemiştik. İkimizde biraz tedirginiz derken reji asistanı tahtayı çıtlattı. Her şey planlandığı gibi gitti, hiç bir şey olmadı Şahap Bey elindeki kamcıyı çok ustaca kullandı bende sırtıma kamcıyı yedikten sonra rol gereği ona sertçe baktım fakat Şahap Bey benimde rol yaptığımı unuttu ona kamçının vuruş şiddetinden dolayı sert baktığımı zannetti. Çok iyi bir sanatçı ve çok kibar bir insan olduğu için de tedirginliği geçmedi en az üç defa ‘’ Bir şey olmadı değil mi ‘’ gibi sorularla hatırımı sordu. Sonra çekim bitti. Aldığım kostümleri iade edip oradan ayrıldım. Kostüm teslim belgesi hatıra kalsın diye yevmiye mi de almadım. ( Belgeyi yayınlıyorum ). Daha sonra kameralar için birkaç çekime daha gittim ama tecrübe kazandığım için çekimleri izlemek için geldiğimi söyleyerek içeri girdim. İşte ‘’501 NUMARALI HÜCRE’’ filminin çekimlerinin bendeki anısı bu kadar. Daha sonra 04.06.1979 – 29.06.1979 tarihleri arasında TRT-Radyo- Televizyon Dairesi Başkanlığı TRT. TV. Eğitim Merkezi Müdürlüğü ‘’Film Kameramanlığı‘’ kursuna katıldım, katılma belgesi aldım. Kameraman oldum.

‘’501 NUMARALI HÜCRE’’ filmi büyük emeklerle çekildi ve kadrosunun çok kuvvetli olmasına rağmen Türk seyircisinden yeterli ilgi’yi görmedi, daha sonra edindiğim tecrübelerle bunun nedeninin senaryonun bir dramaturg tarafından düzenlenmeyişine, senaryonun uygulanışında ve bölüm bağlanışlarında hatalar bulunmasına, çekimi yapan kameraların yetersiz oluşuna bağladım. Yinede Film, Türk Filim tarihindeki yerini aldı.

Bana göre İnsan hayatı çabaların yanında tesadüflerle de bağlıdır veya biz öyle zannederiz.

Not; Filimle ilgili yayınladığım Afiş resimleri Milli Kütüphane koleksiyonundan, diğer her şey kendi koleksiyonumdadır.

Yorum yapın

This site is protected by wp-copyrightpro.com

Daha fazla Biyografiler, Yazarlarımızın son çalışmaları
Tarih, Arşiv – M. Şehmus Güzel

Toplumsal Tarih alanında çalışan tarihçiler, araştırmacılar olarak bugünkü görevimiz, dün olduğu gibi, özetle şudur : Kaynaklarımızı yoktan varetmek, kaynaklarımızı yaratmak,...

Kapat