Category Archives: Romanlar

Kendine Yolculuk – Melike Uzun

Hollandalı yazar Gerbrand Bakker?a ait Dolambaç adlı yapıt Türkay Yalnız tarafından dilimize çevrildi, geçtiğimiz günlerde Metis tarafından yayınlandı.

Dolambaç, gerçek adını romanın sonuna kadar öğrenemediğimiz bir kadının kaçış öyküsü. Bu kaçış soyguncuların ya da casusların heyecan verici kovalamaca öykülerine benzemiyor elbette. Kendinden kendine yol alış, bazıları için bol hareketli

?İnsanlık komedyası?nın göğe açılan kapısı – Burcu Bayer

“Bir Goriot Baba her gün yazılabilir ama Séraphita gibi bir yapıt bir ömürde ancak bir kez ortaya çıkar.”

Balzac?ın karakterleriyle dolu bir salon düşünün. Goriot Baba kızlarının saadeti için çırpınıyor, kızlarıysa hiç oralı değil, Madame Vauquer?nin pansiyonerleri bir masanın etrafında oturmuş sohbet ediyorlar, ötede Felix ile Henriette uzun bir sessizliği paylaşıyorlar, Eugenie Grandet taşra sıkıntısını yanında getirmiş etrafı seyrediyor…

Papağan Teoremi – Denis Guedj

( * ) 2010 yılında kaybettiğimiz Denis Guedj, Bilim tarihi profesörüydü. 1940 Cezayir doğumlu Guedj, matematiği yetişkinler ve gençler için anlaşılır hale getirmek için günlük gazetelerde köşe yazarlığı yapmıştı. Bu kadarla da yetinmedi, çok sayıda romanda yazdı. Fransa’da satış rekorları kıran, yirmi dile çevrilen ‘Papağan Teoremi’, romanları arasında en önemlisiydi. ‘Papağan Teoremi’, bir zamanlar Türkiye’de de çok satan ‘Sofi’nin Dünyası’ ile karşılaştırılabilir. ‘Sofi’nin Dünyası’nda Jostein Gaarder, felsefeyi kolaylaştırmak,

Miller! Haz peşindeki filozof? – Dağhan Dönmez

Max Horkheimer ve Theodor Adorno?nun 1956 yılında yeni bir Komünist Manifesto yazma niyetiyle gerçekleştirdikleri, üç hafta süren tartışmaları bir kitapta toplanmış ve bu yıl içerisinde Metis Yayınları tarafından ?Teori ve Pratik Üzerine Bir Tartışma (1956)? adıyla dilimize kazandırılmıştır. İşte o kitabın 17.-18. sayfalarında Adorno şöyle der:

??Çalışma ideolojisine kapılmamamız gerekir, ama bütün mutluluğun çalışmaya göbekten bağlı olduğunu da inkar edemeyiz?

Büyülenme – Hermann Broch

“Broch’un Büyülenme adlı romanı yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hattâ belki de Thomas Mann’ın Doktor Faustus’undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır.”
-George Steiner-

“Nasıl ki dünya edebiyatında, modern düzyazı alanında İngiltere’yi Joyce, Fransa’yı Proust temsil ediyorsa Hermann Broch da yeni Alman düzyazısını temsil eder.”
-Rudolf Brunngraber-

Cinler, şeytanlar ve melekler – Mehmet Söğüt

Doksan yıllık bir eziyetin ve direnişin hikayesini yazmak zor olsa gerek. İçinde çıkıp geldiğimiz coğrafya acılara, direnişlere ve ihanete gark etmiştir. İbni Haldun, ??Coğrafya kaderdir,?? der. İşte insanlarımızın kaderi o coğrafyanın içinde bulunduğu durumla ilintilidir. Ve içinde geçilen zaman da önemlidir. Eğer baskı altındaysa o topraklar, payımıza bazı şeyler düşecektir elbette.

Bir Kin Romanı: JAR – Müslüm Üzülmez

?Bir insan bir birey olarak sadece kendi kişisel hayatını yaşamaz. Aynı zamanda, bilinçli ya da bilinçsiz, kendi dönemini ve çağdaşlarının hayatını da yaşar.? ?Thomas Mann

Roman okumayı severim. Çocukluğumdan beri okurum. İlk okuduğum roman Yaşar Kemal?in İnce Memed romanıdır. Okuduğumda beni müthiş etkilemişti. Roman okumayı sevmemin nedeni belki de İnce Memed ve Yaşar Kemal?den ötürüdür. Okuduğum romanların İnce Memed romanı gibi kurgusu, anlatımı, betimlemeleri,

Ebeveynlerimizi Affedelim – Feride Cihan Göktan

Okuduğumuz bir roman bittiğinde, hani o en son sayfayı okuyup kitabın arka kapağı üzerine düşüncelere dalıyorsanız o kitap biraz da size aittir. Bir parçası size geçmiştir; şimdi biraz daha farklısınızdır; sanki dünyayı daha iyi anlamış, biraz daha büyümüş hatta yaşlanmış gibi hissedersiniz kendinizi. Elinizdeki kitabın çok gündemde olmasıyla veya yazarının çok bilindik olmasıyla ilgili bir durum değildir bu. Hiç ismini duymadığınız bir yazar veya popüler kitap listelerinde olmayan tesadüfen elinize geçen bir kitap olabilir sizi büyüten hatta yaşlandıran.

Sokaktakilerin ellerindeki iskambil kağıtları – Aysel Sağır

Jilet Sinan, sosyolojinin de içinde olduğu bir çok alt metin sunuyor. Bu kadar değil elbette, güçlü çağrışımları var. Gönül Kıvılcım, eserinde, Panait Istrati?nin Arkadaş?nı, Kemallettin Tuğcu?nun tüm karakterlerini 21.yüzyılın kent merkezlerine taşımış dememiz abartı olmaz. Buna Tarık Dursun K?yı, kısmen Sait Faik?i de ekleyebiliriz. Yelpazeyi daha da genişletip, kent merkezlerinde kimsesiz kalmış, gençlerin ve çocukların hikayelerini yazan diğer yazarları da tabii. Ama bu kez karşımızda, film kahramanlarıyla özdeşleşmiş, yiğitlik, cesaret, onur gibi değerleri ağzından düşürmeyen saf, bıçkın kasabalı gençler yok.