Category Archives: Mektup

Uzun Bir Adam’ı Hatırlamak… – Öznur Özkaya

Enis Batur'a Mektuplarİzmir’de düzenlenen kaçıncı Uluslararası Şiir Sempozyumu’ydu anımsayamıyorum. Can Yücel Sokağı’ndaki Miko’nun da yeni açıldığı dönemlerdi. Etkinlik bitimi akşam şairlerin ve okurların buluştuğu Miko’da, rakının eşlik ettiği şiirsel sohbetler dolduruyordu mekânın atmosferini. Bana uzak masalardan birinde, masaya mesafeli oturup şeyleri duymaya çalışan İlhan Berk’i ilk ve son kez görüşümdü. Bu anla ilgili hafızamı zorlamamı sağlayan; Atlas’ı, Pera’yı ve elbet Uzun Bir Adam’ı yeniden okumam gerektiğini hissettiren şey; İlhan Berk’in 1975 – 2005 yılları arasında

Nâzım Hikmet’in Kürk Mantolu Madonna eleştirisi

Kürk Mantolu MadonnaKürk Mantolu Madonna kitap olarak ilk kez 1943’te Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır.
Kitap için ilk eleştiri Nâzım Hikmet’ten gelir. Nâzım, Mayıs 1943’te Bursa Hapishanesi’nden gönderdiği mektupta Kürk Mantolu Madonna hakkında şunları yazmıştır: “Kürk Mantolu Madonna, ben bu kitabı hem sevdim, hem kızdım. Evvela niçin kızdığımı söyleyeyim. Kitabın birinci kısmı bir harikadır. Bu kısmın

“Ah, Milena… Denize düşmüşüz sanki,..” Franz Kafka

kafka“Anladığım kadarı ile Milena ikimiz de çok çekingen ve ürkek kişileriz. Birbirimize gönderdiğimiz mektuplar o kadar çekingen o kadar korku dolu ki. Cevaplar dersen onlar ayrı bir korku kaynağı ikimize de doğuştan gelmemiş bu özellikler ama ben de huy edinmiş artık. Bir odadayız Milena. Birbirine bakan iki kapının ardındayız ama ayrı ayrı. Biri açacak olsa diğeri hemen ürküp kapıyor kapıyı. Halbuki

Sabahattin Ali hapiste iken mektubunda hangi kitapları istedi?

Sabahattin AliÜsküdar Cezaevi’nden Bir Mektup (Sabahattin Ali, 1947)

Sevgili Aliye,

(…)

Ben dün İstanbul Cezaevi’nden Üsküdar Cezaevi’ne nakledildim. Çünkü İstanbul Tevkifhane, cezası katileşenleri buraya gönderiyor. Burası daha sakin, daha rahat ve vukuat da olmuyor. (…)

Babama Mektup – Oğuz Atay

oğuz ataySevgili babacığım,

Belki hatırlamazsın ama bugün sen öleli tam iki yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım; bu fırsatı da kullanamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar, sen olmasaydın bir çok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım.

Sana bazı şeyleri anlatamadım. Bir iki yıl daha yaşasaydın

“Yürürken gücümün son sınırına kadar gelmemiştim hiç, ama düşünürken hep gelirdim.” Franz Kafka

Franz KafkaSevgili Bayan Milena…
İnsan aşkı kitaplardan öğrenemez, öğretemez… sadece yaşanılır bazı duygular, anlatılamaz..
Kulak verelim kelimelere, duygulara… Satır satır gezelim cümlelerde, kelimelerde.
“Ben o kadar güçlü değildim; ama o sadece acı çekiyordu, bense hem çektiriyor hem de çekiyordum.”
Bazen içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için kelimeler aciz kalır. Bazı durumlarda bazen sadece acı çekilir.

Nâzım Hikmet’ten Sabahattin Ali’ye mektup

(tarihsiz)

Kardeşim,

(…) Romanını nasıl sabırsızlıkla ve ne büyük güvençle beklediğimi tasavvur edemezsin. Bak konkre konuşmuyorum: Hikâye ve romanda bugün sen varsın, senden sonra Kemal Tahir var, sonra Orhan Kemal var, Suat Derviş var. Kemal Tahir’le Orhan Kemal biri daha ilerde, biri henüz civciv, fakat dehşetli vaatlerle dolu biri civciv, biri yazdıklarını neşretmek imkânsızlığı içinde,