Category Archives: *Mektup

Bir Cenevre Sakininden Çağdaşlarına Mektuplar – Mahir Ergun

Giriş
Henri de Saint-Simon ya da Saint-Simon kontu Claude Henri de Rouvroy, Engels’in deyişiyle Fransız Devrimi’nin çocuğu…

1760 yılında bir kont olarak doğan Saint-Simon, 19 yaşında Lafayette ile birlikte Amerikan Bağımsızlık Savaşı’na katılmış, 1789 İhtilali’ni kıyıdan izlemiş, devrim sonrasında bir dönem, parçalanan milli araziler üzerinde spekülasyon yapmış, bu sırada bir başkasıyla karıştırılarak tutuklanmış, Robespierre’in düşüşünden sonra serbest kalmış ve bir devrin sonunda, kaynayan bir Avrupa’nın orta yerinde,

Yazı okunma sayısı(2298) Bugün okunma sayısı(0)

Vatansız Gazeteci – Cilt 1 (Sürgün Öncesi) – Doğan Özgüden

Bu kitap, 12 Mart 1971 askerî faşist darbe döneminde vatandaşıktan çıkarılan Doğan Özgüden’in “Vatansız Gazeteci” adlı anı kitabının “Sürgün öncesi” alt başlıklı 1936-1971 yıllarını ele alıyor. ‘Vatansız’ Gazeteci, bir belgesel özelliği taşıyor. Tek parti dönemini, 2’inci Paylaşım Savaşı günlerini, Türkiye’nin NATO’ya girmesini, çok partili sisteme geçmesini, Menderes’i, DP hükümetlerini, Kore’ye asker gönderilmesini, 27 Mayıs’, TİP’i, 12 Mart’ı ve daha birçok tarihsel olayı ustalıkla gözler önüne seriyor.

Yazı okunma sayısı(2812) Bugün okunma sayısı(0)

Metin Altıok’tan Zeynep’e Mektuplar – Metin Altıok

“Sevgili kızım, biriciğim;
 Uzun bir süredir sana mektup yazamadım. Nedenleri vardı. Aramızdaki kopukluk duygusal değil, bir iletişim kopukluğuydu. Senin için canımı bile verebileceğimden kuşkun olmasın. Özlemin taş gibi göğsümde duruyor. Düşlerime giriyorsun. Sokakta bir kız çocuğunun “baba” diye bağırması yüreğimi kanatıyor. Kaç zamandır bana baba demene hasretim. Bu yazı seninle birlikte geçirmeyi ne kadar isterdim bilemezsin. Ama olmadı, olamadı.”

Edebiyatımızın “acıya kiracı” şairi Metin Altıok’un, kızı Zeynep’ten çok uzaktayken ona yazdığı mektuplar

Yazı okunma sayısı(2379) Bugün okunma sayısı(1)

Bir Vicdan Davası – Aziz Nesin

Onbeş yıl süren TYS genel başkanlığım süresini ve yazarlarımıza ilişkin anılarımı ayrıntılı olarak yazmayı çok istiyorum ama yetmişyedi yaşımdan sonra buna artık zamanım olacağını sanmıyorum. Tomris Uyarı aşağıladığım savı ile 3 milyon lira ile birlikte [toplam 51 milyon [667 bin 5001 lira tazminat ödeme cezasına çarptırılmış olmam dolayısıyla bu kitapta derlediğim belgeler onbeş-yirmi yıllık sendika yaşamımın hiç olmazsa çok kısa bir bölümünü yansıtacaktır diye düşünüyorum. Amacım, kendimi savunmak yada kendisini aşağıladığımı söyleyen Tomris Uyar’ın haksızlığını kanıtlamak değil. Açtığı tazminat davasını

Yazı okunma sayısı(3469) Bugün okunma sayısı(0)

Çığlık, Vahşet ve İsyanın Mekânı: Diyarbakır Zindanı – Müslüm Üzülmez

diyarbakır;
taşların gibi bir yanın hep karanlık olsa da, sanmıyorum
güneş seni sevdiği kadar başka bir kenti daha sevsin.

Diyarbakır ve Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nin benim yaşamımda çok farklı yerleri vardır. Diyarbakır, doğup büyüdüğüm ve umutla kırlangıçların kanadında baharları beklediğim kenttir. Diyarbakır Cezaevi ise, yaşamımın en zor anlarının geçtiği, teslimiyet ve direnmenin at başı gittiği dönemde onurumu korumanın mücadelesini verdiğim cehennemî bir mekândır.

Yazı okunma sayısı(5383) Bugün okunma sayısı(4)

Piraye’ye Mektuplar – Nazım Hikmet Ran

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Nâzım Hikmet’ten Piraye’ye Mektuplar kitabı, Nazım Hikmet’in eşi Piraye Hanım’a gönderdiği 581 mektuptan oluşuyor. Bu kitabın yanında ayrıca hepsi tıpkıbasım olan ve kitapla birlikte sadece 1000 adet basılan 26 mektubun bulunduğu bir kutu da bulunuyor.
Mehmet Fuat’ın hazırladığı Nazım Hikmet’ten Piraye’ye Mektuplar, Yapı Kredi Yayınları tarafından özel bir baskıyla basılan bir kitaptan ve içinde 26’sı zarfları ile birlikte birebir çoğaltılan mektupların bulunduğu özel bir kutudan oluşuyor.

Yazı okunma sayısı(3354) Bugün okunma sayısı(0)

Mustafa Kemal’e Mektup – Celadet Ali Bedirxan

Celadet Alî Bedirxan’ın tarihsel büyük şahsiyeti çerçevesinde oluşan insan resmi, “Kürt münevverinin nuru” metaforunda saklıdır; ‘Kemal’e ermeye’ niyetli değildir, Celadet, direnir, zira Botan’ın kadim parıltısına çoktan riayet etmiştir. Bu manada, ne “Arapkirli”ye ne de “Nurslu”ya benzer, hele “Sekban”dan ve “Ziya”dan çok uzaktır, çünkü Xanî’nin en has varisidir ve belki de Venedik’in Kürdî muamması Mahmud el-Kurdi’nin Batı rönesansında kaybolmuş yüzüdür.

Yazı okunma sayısı(2369) Bugün okunma sayısı(1)

Yeter ki Kararmasın – Onat Kutlar

Onat Kutlar, 1982-84 yıllarında yazdığı bir dizi mektup-denemede dönemin duyarlığını bir ozan edasıyla yansıtmıştı. Dostlukların, acıların, umutların, dahası özgürlüğün ve tutsaklığın usta işi bir biçimde dile geldiği yazılar Yeter ki Kararmasın… adıyla kitaplaştığında Memet Fuat, Ferit Edgü, Erdal Öz, Işıl Özgentürk ayakta alkışlamışlardı.

Şiirin, romanın, resmin, müziğin ve elbette sinemanın bileşiminden çıkan kıvılcımlarla tutuşmuş bu mektupların, yazılışlarından otuz yıl sonra da kimi karanlıklara kibrit çakması niçin yadırgansın ki?

Yazı okunma sayısı(5347) Bugün okunma sayısı(4)

Körler İçin Mektup – Sağırlar ve Dilsizler Üzerine Mektup (Ciltli) – Denis Diderot

Denis Diderot (1713-1784): Aydınlanma döneminin en önemli yazar ve düşünürlerindendir. Encyclopédie’nin yayın yönetmenliğini üstlendi, yazdığı edebi ve felsefi eserlerin yanı sıra geçinmek için çeviriler yaptı. 1749′da yayımlanan Körler Üzerine Mektup’ta bilgi edinmede duyuların rolünü ele aldı. Diderot bu eserde din hakkında ileri sürdüğü düşünceler yüzünden tutuklandı,

Yazı okunma sayısı(2931) Bugün okunma sayısı(3)

Piraye’ye Mektuplar (Tıpkı Basım Mektuplar Özel Kutu İçinde) – Nazım Hikmet Ran

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Nâzım Hikmet’ten Piraye’ye Mektuplar kitabı, Nazım Hikmet’in eşi Piraye Hanım’a gönderdiği 581 mektuptan oluşuyor. Bu kitabın yanında ayrıca hepsi tıpkıbasım olan ve kitapla birlikte sadece 1000 adet basılan 26 mektubun bulunduğu bir kutu da bulunuyor.

Mehmet Fuat’ın hazırladığı Nazım Hikmet’ten Piraye’ye Mektuplar, Yapı Kredi Yayınları tarafından özel bir baskıyla basılan bir kitaptan ve içinde 26′sı zarfları ile birlikte birebir çoğaltılan mektupların bulunduğu özel bir kutudan oluşuyor.

Yazı okunma sayısı(3569) Bugün okunma sayısı(5)

Suçluyorum (J?Accuse) / İtham Ediyorum! – Emilé Zola “Gerçek yürüyor ve onu hiçbir şey durduramayacaktır.”

Emile Zola?nın kitaplarının yakılmasına, vatan hainliği ile suçlanmasına ve son olarak katledilmesine kadar varan süreç, Suçluyorum veya İtham Ediyorum! (J?Accuse) adlı makalesini, 13 Ocak 1898 tarihinde Fransa Cumhurbaşkanı Felix Faure?ya açık mektup yazmasıyla başlar. L?aurore Gazetesi?nde tam sayfa yayımlanan makale, bir edebiyatçının yazdığı belki de en güçlü siyasi metindir. Makalenin yayımlandığı gün gazetenin 300.000 kopyası birkaç saat içinde tükenmiştir. Açık mektup insanlık tarihinde özel bir yere sahip. Çünkü çok az metin, ‘Suçluyorum’ gibi kendi tarihsel bağlamının ötesine ulaşan bir anlama sahiptir. ‘Suçluyorum’ içeriğinden

Yazı okunma sayısı(6250) Bugün okunma sayısı(5)

“Grevden Dönenin!” adlı kitaba dair – Münevver Oğan

Celal İlhan?ın yazdığı Grevden Dönenin kitabını yeni bitirmiştim. Ankara?nın karlı ve soğuk havasına karşın Tekel işçilerinin eylemi 39. günündeydi; açlık grevi gündemdeydi. Ankara Aydınlığı Girişimi olarak ziyarete gittiğimizde, işçi temsilcisi, bize ?halkın, demokratik kitle örgütlerinin ve basının desteğinden çok mutlu olduklarını söyledi. Grev çadırlarındaki teneke sobalardan duman ve is kokuları yükseliyordu. Bir işçi, soğuktan morarmış eliyle bize kendi ekmeklerini uzattı. Birkaç kadın işçi ilgimizden dolayı duyduğu memnuniyeti belirtmek için boynumuza sarıldı. Bunlar Tekel işçilerinin direniş çadırlarından birkaç görüntüydü sadece.
Grev, grev süreci neydi? Grev çadırında yaşam nasıldı?
Bunları dışarıdan destekleyerek, işçilerle gönül birliği

Yazı okunma sayısı(4857) Bugün okunma sayısı(0)

Yılmaz Güney’in yayınlanmamış cezaevi mektupları

Sinemanın ‘Çirkin Kralı’ Yılmaz Güney’in cezaevinde yazdığı ve daha önce yayınlanmayan bazı mektupları, memleketi Adana’da Sinema Müzesi’nin açılış hazırlıkları sırasında ortaya çıktı.
Adana Erkek Lisesi?nde birinci sınıfı birlikte okuduğu arkadaşı emekli coğrafya öğretmeni 75 yaşındaki Yavuz Pağda?ya cezaevindeyken yazdığı mektuplarda Yılmaz Güney, o döneme ait çeşitli güncel konulara değiniyor ve yaşama bakışına ilişkin duygularını kendi el yazısı ile yansıtıyor. Müze, 23 Eylül?de Altın Koza Film Festivali kapsamında açılacak.

Yazı okunma sayısı(3314) Bugün okunma sayısı(1)

<