Category Archives: Öykü Kitapları

Limon Yağmuru tutulması

Limon Yağmuru?Sonra, ben o limon ağacına çıktım. Komşu çocukları, minik kanatlarıyla doluştular dallarına. Ağacı tutup sarstığımda bir limon yağmuru yağdı. (…) Her şeye rağmen yağdı. (?)?
Öyküleriyle de öyle sarsıyor sonra limon yağmuru başlıyor. Tutuluyoruz. Genç yazar Emrah Öztürk?ün, ilk kitabı ?Limon Yağmuru? tutulur mu tutulmaz mı bilinmez ama biz o yağmura tutulduk.

Lefkoşa doğumlu yazar, yaşadığı coğrafyadan izlenimler sunuyor öykülerinde. Özellikle kitabına adını verdiği ?Limon Yağmuru? adlı öyküsünde; Denktaş?ın, Talat?ın imzalamadığı barış ve ?savaşın kekremsi tadının? hüküm sürdüğü duvarlardan, kaçış provalarına değinen Öztürk bu durumu, ?Kendimize doğru kaçıyoruz ve kıyamet borusu üflendiğinde korkmayalım diye alışmanın provasını yapıyoruz?. (s. 47) ifade etmektedir.

Bu öyküler bir harika!

Melike Uzun, iyilik ve kötülük kavramlarının oluşturduğu sarmala bir durak koyuyor. Okunması, üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap ?Kürar?. Tek bir tema üzerinden birbirine bağlanan, birbirini tamamlayan bu öyküler gerçekten bir harika!
?İyilik? ve ?Kötülük? yolda el ele yürüyorlarmış, bir süre sonra karşılarına bir nehir çıkmış. Suyun akışına, berraklığına hayran kalıp yüzmeye karar vermişler. Giysilerini çıkartıp atlamışlar içine. Önce Kötülük çıkmış sudan, İyilik?e ait olan elbiseleri giyinip uzaklaşmış oradan. İyilik de çaresiz arkadaşının kıyafetlerini giymek zorunda kalmış. İşte o günden bu yana ne iyiliğin ne de kötülüğün kimde olduğu bilinememiş.

Ecco il mare, maria – Onur Köybaşı

Gözlerimi kapatıp bir deniz hayal ediyorum; ucu bucağı olmayan… Bana huzur veren, denizin ucu bucağı olmaması değil aralıklarla kulağıma gelen dalga sesleri… İşte tam da burda başlıyor hissettiklerim. Ferit Edgü?nün kısa ve çok çok kısa öykülerinin yer aldığı ?İşte deniz,Maria?sındaki gibi. Büyüklüğü yahut kapladığı alan değil ;dalga sesi kısalığında gidip gelen ve etkileyici kelimelerinin kulağıma fısıldadığı sesin huzuru.
Yazdıklarını süslemekten uzak tutan, kısaltıp sadeleştirirken sizi bir kelime ile vuran, içinizde oluşan acıya keskin bir ağrı kesici gibi yahut tam tersi uyuyan bir hüznün uykusunu tam ortasından bölen Ferit Edgü. Kitap, okuyucunun ?neden minimal ? ?sorusuna cevap vermesi ile başlıyor.

Bütün gördüğümüz düş içinde bir düş – Öznur Özkaya

Poe, Amerikan rüyasının görünmeyen kısmını doğru bir biçimde anlatmış, maddeciliğin, aşkın hırsın ve rekabetin yalnızlık ve yabancılaşmaya yol açacağını göstermişti. Poe?nun karakterleri, toplumdan ve toplumsal değişimlerden uzaktır, bireyin zayıflıklarını yansıtırlar.

?Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allen Poe; dingin ve erdemli Goethe?den veya Walter Scott?tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki insanlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler.? demişti Baudelaire. Poe?nun hastalıklar, sıkıntılar ve çılgınlıklarla dolu kırk yıl kadar süren kısa ömrüne sığdırdığı külliyatı takdire şayandır.

Ahtapota âşık yengeç

Murathan Muradoğlu?nun öykü kişileri konuşurken kısa ve net cümleler kuruyor ve bir belirsizliğin ortasında var oluyorlar.

Çoğu zaman kim oldukları, ne yaptıkları belli olmayan karakterlerin var olduğu bir öykü dünyası burası. Biz okurlar Murathan Muradoğlu?nun kurduğu bu kendine has dünyaya girip sadece anlara şahitlik ediyoruz. Öncesi ve sonrası olmayan ya da başka bir deyişle pek çok iyi öykü kitabında olduğu gibi öncesi ve sonrası biz okurlara kalmış bir öykü âlemi. Uzak yerlerdeki adamlar ve kadınların âdeta bir kısırdöngü içindeki çatışmaları her öyküde farklı mekânlarda, başka başka insanlarla yeniden karşımıza çıkıyor.

Kuş Okulu – Mehmet Güler

Kuş Okulu, okuyanları ilginç serüvenler, heyecan ve yaşama sevinciyle dolu türlü türlü öyküler arasında dolaştırıyor. Kuşların okuma serüvenleri, omzunuzda size şarkılar söyleyen arkadaş kuşlar, matruşkala, buzdan merceklere, kurtlu elmaların lezzeti, hormonlu gıdalarla fareye dönüşen kediler… Günlük hayatla hayal dünyası arasında dolaşan öyküleri okudukça sizler de bu sıradışı olayların büyüsüne kendinizi kaptıracak, keşfedeceğiniz yeni dünyalarda dolaşacaksınız. Bu birbirinden ilginç öykülerin, çocuk kitapları alanında uluslararası üne sahip İranlı sanatçı Sahar Bardai tarafından özel olarak resimlenmesi, kitabın değerini daha da artırıyor.

?Ayışığı? ve Koca Dağ – Adil Okay

Emine Kocadağ, Ayışığı, Emine Kocadağ, yüzyıllardır kan ve gözyaşıyla yıkanan bir coğrafyanın, Mezopotamya?nın çocuğu. Bu coğrafyada doğan çocuklar oyuncaklarını tez kırıp, taş alırlar ellerine. Ne o taşı yontmaya ne de estetize ederek betimlemeye zamanları vardır. Ninelerin mesellerinden öğrendikleri ile yani sözel kültürle beslenirler. İşte, bu tez büyüyen çocuklardan biri de Emine Kocadağ?dır. Kocadağ, zulme karşı eline aldığı taşı zindanda yontmaya ve ?acı?yı estetize etmeye zaman bulmuştur. Yabancı diliyle yani Türkçe yazdığı öyküleriyle kan ve gözyaşını, taşı ve taşı atan çocuk ellerini ve sevdayı ak kâğıda nakşetmiştir.

Ölüm, geride kalan ve bir gün – Onur Köybaşı

Bay Jules ile Bir GünYanağınıza soğuk bir dudak gibi değdiğinde ölüm, artık sizi ilgilendiren bir durum kalmamıştır hayatta. Çok gerekli dedikleriniz; geride kalmıştır, tıpkı sizin gibi geride durmuştur tüm cansız canlılığı ile.

Sizi nerde, ne zaman ve nasıl seveceğini bilmezsiniz ölümün; sokakta insanları izlerken, bir yolculukta, soğuk bir hastane odasında, kalabalığın içinde yürürken hedefini şaşmış bir kurşunla, nefretin kör elleri ya da tıpkı Bay Jules gibi dışarıyı kaplayan karın ardında odaya yayılan kahve kokusu ile yatağında uyurken.

Ne Denizsiz Ne Tütünsüz – Herman Melville

?Bazen görev duygusu insanı kötü bir talihe sürükler. Daha da acı olan, bir zamanlar onu zenginlerin en zengini ve neşelilerin en neşelisi olarak tanıyan insanlar tarafından perişan bir haldeyken görülmektir.?

Herman Melville?in Türkçede ilk defa okuyacağınız öyküleri Ne Denizsiz Ne Tütünsüz başlığıyla günyüzüne çıkıyor. Ustaca kaleme alınmış bu karanlık atmosferli metinlerde, Melville?in yergili bakış açısı, toplumsal ikiyüzlülükle ahlaki çöküşün eşiğine gelmiş Amerikan toplumunun damarlarına nüfuz ediyor.