Category Archives: Biyografiler

Nazım Hikmet’in Budapeşte radyosu söyleşisinden Orhan Veli’ye… Sunay Akın

Nâzım Hikmet’in yolu 1955 yılında Budapeşte’ye düşer…Bunu fırsat bilen kent radyosu Türkçe Yayınlar Servisi’nin edebiyat programına konuk eder şairi. Söyleşinin başında “sık sık” okuduğu kitaplardan söz açan Nâzım Hikmet’e spiker şu soruyu yöneltir: “Acaba bu sık seyahatleriniz esnasında yanınızda bu kitaplardan bulundurabiliyor musunuz? Bize bu kitaplardan bahsetseniz çok iyi olur.”
Yolculuk için hazırlanan bir bavulda insanın asla vazgeçemeyeceği eşyaları bulunur: Diş fırçası, pijamaları, iç çamaşırları, çorap,

Turhan Oğuzbaş hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

Turhan Oğuzbaş(Turhan Ragıp Oğuzbaş)
14.03.1933 Mersin / Tarsus doğumlu.Baba Adı; Mehmet Ana Adı; Habibe, evli,bir çocuk babası. Reklamcı, Gazeteci, Avukat, Müşavir, Şair.
ÇALIŞMA HAYATI;
İlk Okulu Mersin İsmet paşa ilk Okulu’nda (1941-1946),Orta Okulu Mersin Lisesi Orta Kısmında (1946-1949) bitirdi. 01.05.1954 – 30.04.1955 tarihleri arasında askerliğini,Gelibolu 42.Piyade Alayı’nda yedek subay

Bu Toprağın Sesi: Ümit Kaftancıoğlu – M.Utku Şentürk

Ümit KaftancıoğluBundan 34 yıl önce faşistler tarafından katledilen ve aynı toprağın çocuğu olmaktan gurur duyduğum Ümit Kaftancıoğlu, 1935 yılında Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Koyunpınar köyünde, yedi çocuklu yoksul bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Gerçek adı Garip Tatar’dır.

Çocukluğu Dede Korkut boylarının zengin anlatım geleneği içerisinde, halk âşıklarının, söz sohbet bilenlerin dizinin dibinde destan, masal, türkü, efsane dinleyerek geçti. İlkokulu kendi köyünde okuyan Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra

Hermann Hesse’nin Nobel konuşması: “Savaşlara, işgallere ve ilhaklara karşı nefret ve uzlaşmaz bir husumet duyuyorsam,…”

Hermann HesseHermann Hesse, ödül aldığı 1946 yılında rahatsızlığı nedeniyle törene katılamamış, okunması için bir mesaj göndermişti. İşte, İsviçreli Bakan Henry Vallotton’ın okuduğu o mesaj:
Şöleninize en içten tebriklerimi ve saygılarımı sunarken, konuğunuz olamamaktan ve sizlere bizzat teşekkür edememekten duyduğum üzüntüyü dile getirmek istiyorum. Sağlık konusunda hep hassas bir yapım olmuştur; özellikle 1933 yılında itibaren yaşanan acıların üzerimde yarattığı

145. yıldönümünde halk ozanı Hovhannes Tumanyan

Hovhannes TumanyanKuşaktan kuşağa aktarılmış geleneksel masal, efsane ve şiirleri ile değil, güçlü kişiliği ve siyasi duruşu da Ermeni kültüründe derin izler bırakan Tumanyan, bu yıl 145. doğum yıldönümü ile bir kez daha Ermenicenin konuşulduğu bütün coğrafyalarda çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Ulusların tarihinde kimi olağanüstü dönemler, olağanüstü özelliklerle donanmış sanatçıların doğmasına yol açabilir. Hovhannes Tumanyan’ın da yaşadığı 1869-1923 yılları Ermeni tarihinin en çalkantılı dönemlerine tanıklık eder.

Tomris Uyar ve Turgut Uyar’ın aile arşivinden fotoğraflar

Tomris ve Turgut Uyar’ın oğlu Hayri Turgut Uyar tarafından dijital ortama aktarılan arşiv fotoğrafları.

Thomas More dair – Karl Marx, Friedrich Engels

Thomas More Utopia’sında der ki: ’’Başka yerlerde pek uysal ve evcil olan ve pek az yiyen koyunlar, şimdi, görüyo­rum ki burada [İngilter’de] öyle obur ve yabanıl olmuşlar ki insanları bile yiyip bitiriyor, kırları, köyleri, evleri silip sü­pürüyorlar.” Utopia, transí, by Robinson, ed., Arber, Lond. 1869, p. 41.

Giordano Bruno – Celal Üster “Beni ölüme yollarken siz benden daha çok korkuyorsunuz”

Giordano BrunoKimileri ölümsüzlük peşindedir, kimileri de ölümsüz bir bellek. 16. yüzyıl sonlarında, Venedik’in genç soylularından Giovanni Mocenigo, her şeyi anımsamasını sağlayacak çok güçlü bir belleğe sahip olmak için yanıp tutuşmaktadır. Anımsama sanatı konusundaki ününü duyduğu Giordano Bruno’yu Venedik’teki malikânesine çağırır ve kendisine ‘bellek dersleri’ vermesini ister. Ama ölümsüz bir bellek de ölümsüzlük kadar tehlikelidir o dönemde. Aslında, Bruno’nun anımsama yetileri,

Sevmek üzerine – Sait Faik Abasıyanık

Sait Faik Abasıyanık“(…)

Her yerde belki yaşamadan yaşadım. Bir evde doğdum. Komşuda esmer bir kız sevdim. Sabahleyin uyandığım zaman onun belirsiz hayaliyle uyanırdım. İçimde o vardı. Nereye gidersem beraber giderdi. İşimde karşımdaydı. Onu akşamleyin komşu kızlarıyla kapı önünde gördüğüm zaman; ne vakit bütün mahrumiyetlerine, kederine, sevincine, derdine, dertsizliğine katılacağımı; onunla nasıl beraber üzüleceğimi, sonra nasıl gülüşeceğimizi,

Arşivler