Category Archives: Biyografiler

Namık Kemal, Midilli Sürgünü mü, Valisi mi?

1877 Temmuz?unda, akşamın geç bir vakti, dönemin emniyet müdürü ziyaretine geldi. Gecelik entarisi içinde onu karşılayan şaire, ?Efendi, kabahatiniz affolundu. Size 5000 kuruş aylık tahsis edildi? dedi. Ama emniyet müdürünün istediği bir şey vardı: Namık Kemal İstanbul?u terk edip Midilli adasında ikamet etmeliydi. Midilli?ye doğru yapılan gemi seyahati, başına gelen ne ilk sürgündü ne de son olacaktı.

1840 yılında doğan Namık Kemal, 14 yaşında bir defter dolusu şiire sahiptir. 25?ine geldiğinde adı, meşhur şair ve yazar imzaları arasındaki yerini çoktan almıştır. Tasvir gazetesinin, Yeni Osmanlılar Cemiyeti?nin en faal kişilerinden biridir. Üstelik dönemin muhalefet partisi niteliğindeki Tercüme Bürosu?nda çalışmaktadır.

Kedilere Aşık 11 Yazar

T.S. ELİOT
Modernist şiirlerinde sıklıkla kedigillere imalarda bulunan Eliot?un en önemli eserlerinden biri de Hollywood?da en uzun süre sergilenen müzikal olma özelliğini taşıyan ?Cats?in özü olarak kabul edilen, kedilerine ithaf ettiği 15 şiirden oluşan ?Yaşlı Sıçanın Kedi Rehberi?dir. Andrew Lloyd Webber?in ünlü müzikalini izleyenlerin hatırlayacağı Yaşlı Deuteronomy, Rum Tum Tugger ve Bay Mistoffelees gibi isimler Eliot?un kitabından alınmadır.

Platon?un, kitaplarında notaları gizli kod olarak kullandığı ortaya çıktı.

platonBatı felsefesi ve modern bilimin öncülerinden olarak nitelendirilen Antik Yunan düşünürü Platon?un, kitaplarını yazarken gizli semboller kullandığı ortaya çıktı. Manchester Üniversitesi?nde görevli Dr. Jay Kennedy?nin, yıllar süren araştırmasına göre Platon, kitaplarında 12?lik nota sistemi kullanmış ve yazılarını müzikal bir altyapı üzerine inşa etmiş.

Doğumunun 100.Yılı anısına Oktay Rifat “Ali Oktay Rifat” hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

Nüfus kaydına göre 01.07.1914 Trabzon doğumlu. Baba Adı; Samih Anne Adı; Münevver Evli 1945 eşi, Sabiha ( 16.09.2006 Vefat ) 3 çocuk babası ( Mehmet Samih, Elif, Nesrin )
İlk Okulun birinci ve ikinci sınıflarını İstanbul da ( 1921- 1923 ), Üç, Dört, Beş inci sınıflarını Ankara da Zübeyde Hanım İlk Okulun da okudu ( 1923 ? 1926 ), Orta Okulu Ankara Erkek Lisesi Orta Okulunda ( 1926 ? 1929 ), Lise yine aynı okulun Lise bölümün de ( ATATÜRK LİSESİ ) (1929 ? 1932 ) okudu. Ankara Hukuk Fakültesi mezunu ( 1932- 1936 ) ( Avrupa da Hukuk tahsili yaptığını gösteren hiçbir kayıt yok ) Fransızca biliyor (Eşi Fransızca Öğretmeni) Memur kadrosu ile çalışırken

Birbirlerine İlham Veren 13 ‘Edebi Çift’

Simone de Beauvoir - Jean-Paul SartreYazarları yalnızlığı seven insanlar olarak düşünürüz pek çoğumuz. Onlarda öyle bir deha vardır ki bu deha onları yalnızlaştırır, diğer insanlardan bir adım önde olmak, sosyal becerilerini köreltir. Eğer yazarın evli olduğunu veya bir sevgilisi bulunduğunu öğrenirsek, bu sefer de partnerinin edebiyatla ilgilenmeyen biri olduğunu varsayarız. Sevgilisinin bambaşka ilgi alanları vardır ve bu durum yazarı özgür kılar, gereksiz rekabeti veya kıskançlık krizlerini önleyerek, yazarın evde huzur bulmasını sağlar.

Fakat The Guardian’ın 2007’de yaptığı ve Huffington Post’un bir kez daha gündeme getirdiği derleme,

Kafkaesk olan gerçek ve politiktir!

kafkaDünya edebiyatının sıra dışı yazarlarının başında gelen Franz Kafka, bundan tam 90 yıl önce, 3 Haziran’da hayatını kaybetti. 41 yıllık ömrüne 40’tan fazla eser ve onlarca mektup sığdıran Kafka’ya Milliyet Kitap olarak saygı duruşunda bulunalım istedik. Hayatına göz atan ‘usta işi’ bir yazıyla…

?1883?te doğan Franz Kafka, Çekoslovakya?nın Prag kentinde yerleşmiş, anadili Almanca olan

İki ?Garip? daha varmış…

balkısOrhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Garip ile ölçüsüz, uyaksız yeni bir akım başlatmışlardı. Herkes onları konuşuyordu. Bu, buzdağının görünen kısmı. Görünmeyen tarafta ise iki Ermeni şair vardı: Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan.

Üç şair bir araya gelmiş ve 1941 yılında bir kitap yayımlamıştı: Garip. Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Her birinin şiirlerinin yer aldığı bu kitap ile ölçüsüz, uyaksız yeni bir şiir akımı

“Diyelim ki, beni boğmakta olan bir eli boynumdan söküyorum. O eli söküp atan kendi elimin, beni kurtarırken boynuma bir ip geçirdiğini farkediyorum.”

“Ömrüm boyunca hayatımı ezen koşulların bazılarından kurtulmak istediğim, buna karşılık kendimi benzer koşullar tarafından kuşatılmış olarak bulduğum çok oldu, olayların belirsiz örgüsünde bana karşı kesin bir düşmanlık vardı, desem yeri var. Diyelim ki, beni boğmakta olan bir eli boynumdan söküyorum. O eli söküp atan kendi elimin, beni kurtarırken boynuma bir ip geçirdiğini farkediyorum. İpi boynumdan

Sait Faik’e “Balık Gözlü Adam” denmesinin nedeni

sait faikSait Faik bir gün Ada’dan bir balıkçıyla balığa çıkmış bir Karagöz yakalamış. Oltadan çıkarınca bakmış çok küçük, öpüp denize bırakmıştır. Yanındaki ne yaptın diye söylenince “Bak demiş artık denizde benim öptüğüm bir balık dolaşıyor..” Çoğunluk Sait Faik’in gözlerini balık gözü gibi olduğunu söylemiş ve ona “Balık Gözlü Adam” lakabını takmışlardır…