Category Archives: *Kürt Edebiyatı

Hawara me – Fırat Cewerî

Firat Cewerî Kürtçe için bir mucizenin başlangıcı olan Hawar?ı bir yayınevi ve edebiyat dergisi olarak anlatıyor. Kurucusu C. Bedirhan, ölmeye terk edilmiş, elden ayaktan düşmüş Kürtçenin canlanması, hatırı sayılır hale gelmesi için ömür tüketmiştir.

Ji ber ku zimanê kurdî nebûye zimanê fermî û yê birêvebirina dezgeh û dewletan, loma edebiyat û çapemeniya kurdî jî di dîrokê de cihê pêwîst negirtiye, ziman kulek meşiyaye, edebiyatê li bazarê pere nekiriye û zimanê malê di malê de girtî û asê maye.

Yazı okunma sayısı(960) Bugün okunma sayısı(2)

Kürtçe yayın dünyasının dünü bugünü – Abidin Parıltı

İçinde yaşadığımız toplum sözden de korktu, yazıdan da. Hâlâ da korkmakta. Bir yandan ülkenin halihazırda resmi diline de haksızlıklar yapılıp törpülenmeye, ehilleştirilmeye çalışılırken, egemenin cephesinde her zaman ?anlaşılmayan?, ?bilinmeyen? bir dil olan Kürtçenin ise yok edilmesi resmi ideolojinin en temel düsturlarından biri oldu. Yazılı olan basılıp dağıtıldıkça büyür, gelişir. Kürtçe yayın dünyası da Osmanlı?dan beri kendini var etmenin yollarını aradı. Çeşitli zorluklarla karşılaşsa da başlangıcından bugüne kadar kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştı. Haddi hesabı olmayan baskılarla karşılaşırken, kitap basmayı bir kenara bırakın kitap okuyanların hapislerde çürüdüğü

Yazı okunma sayısı(3024) Bugün okunma sayısı(1)

Bir Türk Subayının Ağrı İsyanı Anıları – Rohat Alakom

Rohat Alakom’un hazırladığı “Bir Türk Subayının Ağrı İsyanı Anıları” adlı kitap Avesta Yayınları arasından çıktı.

Ağrı Ayaklanması’nı konu edinen bu kitap, bir Türk subayının bir Kürt ayaklanmasını hem yaşayışını, hem de bu ayaklanmaya bakışını ele alıyor. Yaklaşık elli yıl önce Dünya gazetesinde tefrikalar halinde yayımlanan “Doğu İsyanlarında Bir Türk Subayı” adlı bu yazı dizisi 6 Mart 1953 günü başlamış, 29 Nisan 1953 tarihine kadar devam etmiştir. Değişik bölümler halinde tam 51 gün süren yazı dizisi, bu yıllardaki en uzun Kürt tefrikası olarak bilinir. Bu yazı dizisi, gazetenin bir düzeltme notunda örneğin kısaltılmış haliyle o yıllarda “Doğu tefrikası” diye de adlandırılmıştır. Yazı dizisinin

Yazı okunma sayısı(6857) Bugün okunma sayısı(1)

Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri (Urfa, Nusaybin, Diyarbekir, Mardin, Erbil, Kerkük, Süleymaniye, Duhok) – Ephrem Isa Yousif

Ephrem-Isa Yousif’un yeni kitabı “Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri / Urfa, Nusaybin, Diyarbekir, Mardin, Erbil, Kerkük, Süleymaniye, Duhok” adlı kitabı Avesta Yayınları arasında çıktı.

Ephrem-Isa Yousif bizi Süryani kültürünün köklerine doğru yapılan bir yolculuğa davet ediyor ve sekiz şehrin, engin Yukarı Mezopotamya bölgesine gökyüzünden düşen sekiz yıldızın hikayesini anlatıyor. Günümüzde Türkiye’de, tarihin fışkırdığı Edessa (Urfa); bilginin ve aydınlığın kenti Nsibin (Nusaybin); Diyarbekir ve onun surlardan yapılmış kara tacı; güneşin kenti Mardin.

Yazı okunma sayısı(3262) Bugün okunma sayısı(0)

Diwana Feqiye Teyran – Seid Dereşi

Feqiyê Teyran’ın beklenen Dîwan’ı yayınlandı!

Kalplerin fakihi, klasik Kürt şairi Feqiyê Teyran’ın birçok kimsenin uzun zamandır beklediği Dîwan’ı, Seîd Dêreşî’nin zorluklar ve sıkıntılarla dolu araştırma ve hazırlama çalışmalarından sonra, Dewlet Elî’nin Arap harflerinden Latin harflerine transkripsiyonu ve Kawa Nemir’ın editörlüğüyle, Lîs Yayınevi tarafından basıldı. Seîd Dêreşî’nin efsanevi Kürt şairi Feqiyê Teyran’ın külliyatı üstüne yaptığı bu geniş çalışmanın, üç büyük Kürt şairden olan Feqiyê Teyran’ın eserlerinin toplamı babında, esere detaylı bir şekilde bakıldığında, bu alanda büyük bir boşluğu dolduracağı, Feqiyê Teyran’ın eseri etrafında dönen yanlışlıkları ve talanı ortadan kaldıracağı û araştırma ve inceleme yapan

Yazı okunma sayısı(2960) Bugün okunma sayısı(1)

Kaplumbağalar da Uçar (Kusîlekaniş Ditwanin Bifirin) – Behmen Qubadi

İranlı Kürt yönetmen Behmen Qobadi?nin üçüncü uzun metrajlı filmi olan ?Kaplumbağalar da Uçar? uluslararası alanda, Uzak Doğu?dan Avrupa?ya, Avustralya?ya büyük bir ilgi gördü. Onlarca festivale katıldı, birçok ödül aldı. Türkiye?de de gösterime giren ?Kaplumbağalar?? bu kez senaryo olarak karşımızda. Behmen Qobadi?nin hayatına ve sanatına ilişkin yazıların da yer aldığı kitapta, filme ilişkin dünya medyasında yayımlanan yazılardan bir seçki ve fotoğraflar da yer alıyor.
(*) ?Behmen Qubadi dünya sinemasında son yıllarda çok ses getiren ve ‘biricik’liğini koruyan İranlı Kürt yönetmen ve senarist. Ancak o filmlerini yazılmış bir senaryoyla değil haritası tespit edilmiş bir sinopsisle yazar. Geriye kalan her şey, mizansenler, diyaloglar çekim esnasında ortaya çıkar. Qubadi ‘biricik’liğini koruyan bir yönetmen çünkü

Yazı okunma sayısı(1569) Bugün okunma sayısı(0)

Son Kürt İsyanı – Mesut Yeğen

“Kürt meselesi: Niye var?” Mesut Yeğen’in elinizdeki kitaptaki sorgulaması, bu basit ve temel soruyla başlıyor. Yıllarca etrafında dönülüp durulan ve bir türlü içinden çıkılamayan bir meseleyi ilk defa karşılaşıyormuşçasına yalın, açık seçik ortaya koymak zihin açıcıdır. Mesut Yeğen, bu ‘sadeleştirmeyi’ yapıyor. Fakat orada kalmıyor, aynı zamanda Kürt Meselesinin somut görünümlerine, zorlu ayrıntılarına giriyor. Kürtçe eğitim, demokratik özerklik gibi en hararetli tartışma başlıkları masaya yatırılıyor kitapta. Bu konular, reel politika aktüalitesine
sıkışmadan, kavramsal bir berraklıkla ele alınıyor. Sarılmamış yaralar, tarihsel arka plan: Dersim, Şark Islahat Planı da görüş ufku içinde. Kürt Meselesinde “nispeten iyi, sakin” bir dönemden geçerken, Kürt Meselesinin ağır tarihsel mirasının ve yaşanan

Yazı okunma sayısı(2985) Bugün okunma sayısı(2)

Dersim Alevi Kürt Mitolojisi – Gürdal Aksoy

Dağların kişilik bulduğu bir coğrafyadır Dersim. Hele ki bu, dinsel bağlamda değerlendirildiğinde… Çünkü, Dersim?deki inançlar bir anlamda dağlarla vücut bulmuştur. Gerek ?heterodoks? inanç kütlelerine bir sığınak olması bakımından, gerekse en bilinen örneklerini Duzgı, Tujik ve Munzur dağlarında gördüğümüz kadarıyla dağlar Dersim Aleviliğinin dinsel kaleleri olagelmiştir.

Kitap Duzgı?dan Munzur?a, Kureş?ten Bamasur?a dek bu gizemli dinin mitolojik karakterlerinin tarihsel arka planına ilişkin önemli bulgular sunmakta, yeni savlar içermektedir. Duzgı ve Munzur Zerdüşti tanrılarından Mithra ile Ahura Mazda?nın birer veli olarak kişileştirilmiş uzantıları mıdırlar? Kureş ve Bamasur gerçek kişiler miydi?

Yazı okunma sayısı(3082) Bugün okunma sayısı(0)

Türkiye’nin Düzeni ve Kürt Sorunu (Emekçiye Mektuplar 1) – Haluk Gerger

90′lı yılların başında hem uluslararası alanda, hem Türkiye’de etkileri kuşaklar boyu sürecek olaylar yaşandı. Dünyada Körfez Bunalımı ve Savaşı ile başlayan, Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’daki rejimlerin yıkılmasıyla süren, Yeni Dünya Düzeni ile doruğa çıkan gelişmeler gündemi belirlendi. Beynelminel sermayenin insanlık ve emek karşısındaki zaferleri, askeri müdahaleler, savaşlar, özelleştirme, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik harcamalarının kısılması, işsizlik, enflasyon, bunalım, medya terörü, yükselen değerler gibi olgularla sürdü. Sosyalizm düşüncesi, sosyalist örgütler ve genel olarak işçi sınıfı ve emek kuşkusuz dünyanın her yerinde bu gelişmelerden olumsuz etkilendi.
Türkiye’de ise, ekonomik bunalım, işsizlik, hayat pahalılığı, bunların toplumsal-ahlaki etkileri, 12 Eylül sonrası genel tahribata katlanarak eklendi. Kürt sorunu, inkar ve imha politikalarının cenderesinde korkunç bir savaşla boyutlandı.

Yazı okunma sayısı(1618) Bugün okunma sayısı(0)

Kürdocul İşler – Özgür Amed

Kürt mizahının genç bir kalemi olan Özgür Amed?in ilk kitabı ?Kürdocul İşler? Tevn Yayınları’ndan çıktı.
“Özgür Amed, ‘Kürdocul İşler’de Yeni bir Tür: Uçan Kürtler’le tanıştırıyor bizi, Panzer Seviciler’le, Heval Schoupenhaur’la… Dengbej Şakiro gibi ölülerin dilinden, yeryüzünü paylaşamayanlara sesleniyor.
İkinci nesil internet hizmetleri başlığı altında toplanabilecek web 2.0?dan ilhamla yeni sürüm Kürt insanı tanımlı Kürt 2.0 teorisi üzerinde çalışıyor Özgür Amed. Belki duydunuz belki duymadınız, bijwen 2.0 isimli netteki ilk Kürtçe sözlüğün varlığında da emekleri büyük. Yeni Özgür Politika?da köşe yazıyor aynı zamanda. Klişeleri aşmış, ufku genişletmiş Kürt 2.0?ın oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla çok çalışıyor. İlk kitabı ?Kürdocul İşler?, bu çalışmanın ilk duyurusu bir nevi. Amed?in zamanla çok daha iyi kitaplar yazacağının

Yazı okunma sayısı(3096) Bugün okunma sayısı(0)

Ehmedê Xanî?nin Kaleminden Kürtlerin Bilinmeyen Dünyası – Faik Bulut

Faik Bulut, ilk baskısı 1995 yılında yapılan ?Ehmedê Xanî?nin Kaleminden Kürtlerin Bilinmeyen Dünyası? adlı çalışmasında, 1651-1707 yılları arasında yaşamış şair, düşünür, tarihçi ve sufi Ehmedê Xanî?nin eserlerinde yer bulmuş Kürt toplumundaki siyasal ve sınıfsal mücadeleyi; Kürt müziğindeki çalgı ve makamları; Kürtlerin gelenekleri, görenekleri, töreleri ve toplumsal kurallarını inceliyor.
Bulut?un çalışmasında bunun yanı sıra, Kürt şiirinde efsane, erotizm, astronomi ve gökbilimin nasıl işlendiği; Xanî?nin kadın portreleri; Xanî?de Kürt meselesinin tezahürleri ve Kürt sufi düşüncesinin kendine has yönleri gibi konular da ele alınıyor.

Yazı okunma sayısı(3152) Bugün okunma sayısı(0)

Osmanlı Arşiv Belgelerinde Kürtler ve Kürt Direnişleri (1817 – 1867) – Sinan Hakan

Etkileri günümüze kadar ulaşan “Osmanlı-Kürt İlişkilerinin Klasik Son Dönemi”ni çeşitli yönleriyle aydınlatmayı hedefleyen bu kitabın hazırlanmasında yüzlerce Osmanlı arşiv belgesinden yararlanılmıştır.
Osmanlı Arşivleri, dönem Kürdistanı’na, Kürt Mirleri’nin birbirleri ve Osmanlı ile münasebetlerine ve Osmanlı Devleti’nin bölgedeki yönetimi ve bölgeye bakış açısına dair çok muazzam verilere ulaşmamızı, pek çok karanlık noktayı aydınlatmamızı sağlamaktadır.

Söz konusu arşivlerde sadece Osmanlı yetkililerinin Kürdistan’a dair tahribatlarına veya Dersaadet’te (İstanbul’da) kaleme alınan bölgeye ilişkin raporlara değil, Kürt Mirleri’nin kendi aralarındaki pek çok yazışmasına dahi rastlamak mümkündür.

Yazı okunma sayısı(2965) Bugün okunma sayısı(0)

Kültür Bakanlığı’nın Mem ü Zin Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım – Kadri Yıldırım

Ardımızda bıraktığımız 2010?un en dikkat çeken kültür-sanat olaylarından biri, Kültür Bakanlığı?nın, 1650-1707 arasında yaşamış Ehmedê Xanî?ye ait ?Mem û Zîn?i Türkçeye kazandırmasıydı. Devletin bir bakanlığının klasik Kürt edebiyatının başyapıtlarından olan bir eseri çevirmesi, kuşkusuz önemli bir gelişmeydi. Fakat Namık Açıkgöz?e yaptırılan çeviri, eksikleri nedeniyle eleştirilere maruz kaldı. İşte Kadri Yıldırım elimizdeki çalışmasında, söz konusu çeviriyi eleştirel bir bakışla yorumluyor; Açıkgöz?ün çevirisindeki hataları beyit sırasına göre ortaya koyuyor.
Yıldırım, Açıkgöz?ün hatalarının daha çok iki nedenden kaynaklandığını söylüyor. Birincisi, çevirmenin bu eseri tercüme edecek kadar Kürtçe bilmemesi, ikincisi de, Mehmet Emin Bozarslan?ın ilk baskısı 1968 yılında yapılan Türkçe çevirisini taklit etmesi.

Yazı okunma sayısı(2970) Bugün okunma sayısı(0)

<