Category Archives: Kürt Edebiyatı

Kürt edebiyat tarihini dinleyebilirsiniz.

soL Radyo Mezopotamya’nın Sesi Programı’nda 24.01.2013 tarihinde yayımlanan Kürt edebiyat tarihinin konuşulacağı programlardan ilki olan Orta Çağ Kürt edebiyat tarihi konuşuluyor. Özkan Öztaş’ın hazırlayıp sunduğu programda 7. yy dan 19. yy kadar geçen sürede Kürt Edebiyatının önemli isimleri anlatılıyor. Ayrıca Rojen Barnas’ın şiirinden bestelenmiş bir ezgi paylaşılıyor…

Firdevsi’nin Şahname’sinde Kürtler / Kurd di Şahnameya Firdewsi de – Seccat Aydınlu

Fars edebiyatının en eşsiz şair ve düşünürlerinden biri olan Firdevsi’nin, Şahname adlı eserini yarattığı günden bugüne dünya destan literatürünün de en saygın köşesinde yer edinmiştir. Firdevsi’ye bu evrensel değeri kazandıran elbette ki Şehname’nin, özellikle Ortadoğu halklarının edebiyatı olmak üzere dünya edebiyatı üzerindeki çağını aşan bir etki alanına sahip olmasıdır. Firdevsi’nin Şehname yapıtıyla Ortadoğu’da yaşayan halkların yazılı ve sözlü edebiyatını derinden etkileme nedenlerinden belki de en önemlisi söz konusu halklara dair doğrudan kimi zaman da dolaylı bir şekilde kültürel ve bugünkü anlamıyla sosyolojik veriler sunmasıdır.

Fido – Rojin Zarg

Fîdo, anı-günce tarzından çok, sözlü Kürt edebiyatının bir örneği. Küçük küçük hikâyelerden oluşmuş bir anı-günce tarzında bir kitap olarak karşımıza çıkan eserde hikâyelerin ortak kahramanı Fîdo’dur. Fîdo, hayali bir roman veya hikâye kahramanı değildir. O, yaşamın içinde olan ve yaşayan biridir. Fîdo, yoksul bir köylüdür. Çocukluğundan beri hep soru soran ve kolay ikna olmayan biridir. Asi bir ruha sahip olan Fîdo toplumun sorgusuzca benimsediği doğruları sorgulayan ve aklına yatmadıkça karşı çıkan biridir.

Nazê, Bir “Göçüş” Öyküsü – İrfan Aktan

(*) İrfan Aktan “Nazê, Bir “Göçüş” Öyküsü” adlı kitabında, 2005 tarihinde 104 ya da 105 yaşında olan Iraklı zengin bir Yahudi ailesinin tek kızı olan babaannesi Naze’nin yaşam öyküsünü anlatıyor, aktarıyor.
Anlatılan sadece İrfan’ın babaannesinin değil, bu ülkenin de kısmi tarihi. İrfan, yöre insanının 100 yıllık yaşam koşullarını, geleneklerini, göçlerini, gerçeklerini gözler önüne sererken, Türkiye’nin gayrıresmi olarak hiç değinilmeyen tarihine de ışık tutuyor. Bir tür sözlü tarih çalışması sayılabilecek bu kitapta, Nazê yöre kadınının 100 yıldır yaşadığı koşulları şu dizelerle dile getiriyor:

Mem û Zîn Destanı’nın perde arkasındaki gerçekler

Özkan Öztaş’ın hazırlayıp sunduğu 13.12.2012 tarihinde SoL Radyo’da Mezopotamya’nın Sesi adlı programda Mem û Zîn Destanı’nın perde arkasındaki gerçekler anlatılıyor. Ayrıca ortadoğu ve jazz’ı buluşturan bir ezgi sizleri bekliyor. 
Dinlemek için…

Ermeni Edebiyatında Kürtler (Abovyan yazıtlarında)

“En sert ve acımasız mevsim kıştır. Ama Kürtler kışın 20-25 derece soğuğunda bile yalın ayakla çalışıyor ve geziyorlar. Hastalıklarını otlarla iyileştirmeye çalışıyorlar. Yaşlıları bile çok moralli ve genç gibi ayaktadırlar. Onlarda 120-130 yıl yaşayanları az değil. Kürtleri ilk bakışta tanıyabilirsiniz cesur bakışları ve korku salan bir duruşları vardır… Kürtler söz verdiğinde, emanet aldığında yâda, sır konusunda söz vermişse onu saklarlar. Bir Kürt hayatından vazgeçer ama bu sözünden vazgeçmez.

Masi Sorati Alfabesi – Zana Farqini

Tarih boyunca Kürtlerin çeşitli alfabeleri kullandığı söyleniyor. Çivi yazısı, Arami, Pehlevi, Yunan, Süryani, Binu Şad/Masi Sorati alfabesi ve Yezidi Kürtlerin Sır alfabesi gibi. Sır alfabesi konusunda bir sorun yok. Adı geçen alfabelerden biri olan Masi Sorati alfabesi ise Kürtler tarafından kullanıldığı tartışma götürmez bir gerçek. Çünkü İbnu Vahşiye miladi 855/56 yılında yazmış olduğu “Şewqu’l- Mustehanı Fi Marifeti Rumuzi’l- Eqlam” adlı eserinde ondan söz ediyor.
Ben ilk kez Masi Sorati alfabesinden 1994 yılında,