Category Archives: Kürt Edebiyatı

Ne Değişti? (Kürt Kadınların Zorunlu Göç Deneyimi) – Ayşe Tepe Doğan, Handan Çağlayan, Şemsa Özar

“Sanki hayatımız bir pazıl ve durmadan bu pazılda bir şeyler eksik oluyor, bir araya gelinmiyor”

1990’ları belirleyen toplumsal değişimlerden biri, zorunlu göç idi. Milyonlarca vatandaşın toprağını, evini, sahip olduğu her şeyi geride bırakarak, belirsiz bir geleceğe doğru göç ettirildiği yıllar. Zorunlu göç, hem toplumsal ve siyasal hem de kişisel bir travma olarak yaşandı, henüz bu travmanın boyutlarını tam olarak bilemiyoruz. Elinizdeki kitap, kadınların zorunlu göçü nasıl deneyimlediklerini ortaya koyuyor.

Yakın Doğu’da Koçgiri ve Dersim (Kızılbaş Kürd Soykırımı) Selahattin Ali Arik

Yakın Doğu’daki Ermeni, Rum, Ezidi Kürt, Süryani, uzun sürece yatırılan Kürt vs. soykırumlarından ayrı olmayan ve Türk ulus-devlet yaratmak üzere uygulanan soykırımların bir kesiti olan Qeçgiri & Dersim jenosidini en iyi ifade eden aşağıdaki tarihi olduğu kadar sitem dolu, anonim şiir yapılanlara tanıklığı ifade etmektedir.

“De wayi vayi keko bira wayi
Xidir vano ‘Bira kora ke ma re ame

Kürt Kimliğinin İnşası ve Kürt Tarih Yazımı 2 – Özkan Öztaş

(Yazının ilk bölümünü okumak için tıklayınız)
Bir önceki yazıdan devamen;

Ulus kimliğinin inşası sürecinde en önemli materyaller; dergiler ve gazeteler olmuştur. Bu süreçlerde çıkan gazete ve dergilerdeki yazılar ve araştırmalar o ulusun kimliğini oluşturan köşe taşları veya oluşum sürecinin sıkıntıları hakkında kimi bilgiler sunar bize. Gazete ve dergilerin dışında bir de kimi dernek ya da cemiyet faaliyetleri bu sürecin pekiştireçlerindendir. Buna Kürt tarihi açısından en güzel örnek II. Abdülhamit döneminde kurulan Kürt Teali Cemiyetidir. Bu cemiyet hem yayıncılık faaliyetinde

Kürt Kimliğinin İnşası ve Kürt Tarih Yazımı 1 – Özkan Öztaş

18. Yüzyıl, ulus hareketlerinin yoğunlaştığı ve ulus kimlik inşasının tarih yazımı ile birlikte örüldüğü bir döneme sahne oldu. Yalnızca 18. yüzyıl değil. Ardından onu izleyen dönemlerde de uluslar kendi tarihlerini yazma işine devam ettiler.

Buradaki temel kaygı, ?ezeli ve ebedi olan? bir ulus tarihini oluşturmaktı. Fransız Devrimi?ni izleyen süreçlerde her ulus gibi Kürtler de kendi ulusal tarihlerini yazmaya ve bir kimlik inşası sürecine başladılar. Bu süreç, görece birçok ulusa kıyasla Kürtlerde her ne kadar geç de başlamış olsa, diğer uluslarla benzer süreçlerden geçmiştir.

Kürt Modern Edebiyatının önemli isimlerinden Mehmed Uzun’un hayatı ve eserlerini sesli dinleyebilirsiniz.

Özkan Öztaş’ın hazırlayıp sunduğu 15.11.2012 tarihinde SoL Radyo’da Mezopotamya’nın Sesi adlı programda Kürt Modern Edebiyatının önemli isimlerinden Mehmed Uzun’un (D.1953 – Ö.2007) hayatı ve eserlerini dinleyabilirsiniz. Ayrıca Zazaca bir ezgi sizleri bekliyor.

Kürdolojinin Bahçesinde (Kürdologlar ve Kürdoloji Üzerine Söyleşi ve Makaleler) – Martin van Bruinessen

Özellikle Kürtlerin tarihi, siyasi ve toplumsal yapısı ile ilgili yaptığı araştırmalarla dünya çapında tanınan bir biliminsanı olan Martin van Bruinessen, Kürdolojinin Bahçesinde’de yine zengin gözlem ve analizler ortaya koyuyor.

Kitaptaki yazı ve söyleşilerde, 1970’li yıllardan itibaren Kürtlerle ilgilenmeye başlamasının arkasında yatan nedenleri anlatan, Kürtlerle ilgili araştırmalarının gelişimi konusunda Evliya Çelebi’den İsmail Beşikçi’ye ve Wadie Jwaideh’e uzanan yelpazeyi sunan van Bruinessen, Kürt varlığını inkâr edenlerin argümanlarının zayıflığını da gözler önüne seriyor.

Yasaklı Bir Dilin Homeros’u Dengbéjler – Özkan Öztaş

Modern insanın elli bin yıllık bir tarihi olsa da yazıya dair en eski bulguya M.Ö. yaklaşık 3500 yıllarında rastlıyoruz. İlk olarak Mezopotamya?da Sümerlere ait olduğunu bildiğimiz çivi yazısı ile yazılı kültür başlamış ve ?tarih? kayıt altına alınmaya başlanmıştır. İlginçtir ki yazıyı ilk kez keşfeden bu coğrafya, yine kendisini izleyen yüz yıllar boyunca yazıyı en az kullanan toplumlara ev sahipliği yapmıştır.

Yazının icadı, yeryüzünün en önemli ilerlemelerinden biri olsa da insanlığın, konuşma yeteneği ve sesin büyüleyiciliği daima sözlü edebiyat üzerinde durup düşünmelerini sağlamıştır.

Ermenistan’da Latin alfabeli Kürtçe eğitim başladı

Ermenistan makamları tarafından 2010 yılında kabul edilen Latince alfabeli Kürtçe eğitim ve öğretime resmen başlandı. İlk kez bu yıl bütün ilköğretim sınıflarına fon ayıran Erivan hükümeti, Kürtçe eğitim kitapları bastı. Kürtçe eğitim yılının start alması nedeniyle Kürt köyü Elegez’de tören düzenlendi.

Ermenistan’da yaşayan Kürtler, 1941’den 2010 yılına kadar sadece Kürtçe Kiril alfabesiyle eğitim görmek zorundaydılar. Uzun yıllar süren Kürtlerin mücadelesi sonucu Erivan hükümeti 2011 yılında Latince Kürtçe eğitime izin verdi.

Orta Anadolu Kürtleri ve ?Masumlar? – Özkan Öztaş

?Hatırlamak, işlenmiş bir günahın teyididir bazen.?

Eğer o günahı işleyen değil de yok yere cezasını ödeyenseniz, masumsunuz demektir bir yanıyla da.

Evet, işlenmemiş bir günahın cezasıdır, Orta Anadolu?ya yapılan göçler. Ancak bu göçlerin kimi göçlere göre büyük bir farkı vardır. O da yapılan göçlerin kitlesel oluşu ve gittikleri yerlerde, ?kendilerinden olmayanları içlerine almadan? yerleşkeler kurmalarıdır.