Category Archives: Çizgi roman

Kelimelerle anlatılamayacak bir hikâye

Uzak Shaun TanShaun Tan’dan karakalem çizimlerden oluşan bir göç hikâyesi. Uzun, sözsüz bir şiir. Tüm benzerleri gibi hüznü, yenilgiyi, şaşkınlığı ve küçük de olsa umudu barındırıyor.

Karakalem bir tablo bu. Kahverengi-gri kentin bitişik nizam apartmanlarla dolu, iç daraltıcı bir bölümü görünüyor. Kuşbakışı görüyoruz dar sokakları. Bacalar kırık dişler gibi uzanıyor kahverengi göğe.

Bütün Atlar Kaybetmeye Koşar – Charles Bukowski, Matthias Schultheiss

Babalığı o kasabada akbabalara bırakmak biraz dokunmuştu. Dünya onun gibi acı çeken üzgün insanlarla doluydu. Yazık ki Meksikalı kız ve yatağını bütün gece için tutmamıştım, üç haftadan beri yattığım gerçek anlamdaki tek yatak o olmuştu. Kuzeye devam ettim…
‘Bukowski’den kaybedenlerin hikayeleri, Schultheiss’in derin çizgileriyle zihnimizi arka sokaklarda gezintiye çıkarıyor.’

Edison’dan pek elektrik alamadık, ‘Elektriğin Tanrısı: Tesla’* – Dudu Hazal Ok

Soner Tuna’ nın kaleminden çıkan “Tesla Elektriğin Tanrısı” çizgi romanı, geleceğe ışık tutan Nikola Tesla’yı bir kez daha hatırlamamızı sağladı.
Bilim ve Gelecek Yayınları’nı özellikle evrim konusunda var olan bilgi kirliliğini gidermeye yönelik yayınları ile tanıyoruz. Bilimin toplumla olan bağını, ilerlemenin amacının para kazanmak değil yaşanabilir bir dünya yaratma düşüncesi olduğunu bize hatırlatan önemli bir yayın kuruluşu Bilim ve Gelecek Yayınları. Yine bu yayın evinden çıkan “Bilim ve Gelecek”

Tesla / Elektriğin Tanrısı – Soner Tuna (Çizgi Roman)

İcatların anında metaya dönüştüğü bir dönemde “bedava elektrik” için uğraştı. Para hırsına kapılmadı, tüm birikimini bilimsel çalışmalarına harcadı. Kapitalizmin çarkına çomak sokmaktı bu. Dolayısıyla FBI takibine alındı, tarihten silindi ve bir otel odasında beş parasız ölüme mahkûm edildi.

Elektriği evimize soktu. Radyoyu, radarı buldu. Televizyonu, interneti öngördü. Kimilerine göre “Çağdaş Prometheus”, kimilerine

Çizgilerle hayatın ve ölümün anlamı – Bürkem Cevher

Birkaç yıl önce ‘Güngezgini’ni okuduğumda, bu çizgi romanın tez zamanda Türkçe’ye çevrilmesini dilemiştim, dileğim sonunda gerçek oldu. Çizgi roman tabiri genellikle ileri yaştaki yetişkinlerin suratlarında bir ekşimeye sebep oluyor, çizgi romanlar çok ciddiye alınmıyor. Oysa ki çizgi roman okuyarak başlanılan okuma yolculuğunu iyi bir edebiyat okuru olarak sürdürenler hiç de azımsanacak sayıda değil. Ayrıca iyi bir çizgi romanın edebi değerinin olmadığını söylemek çok da doğru değil. Fábio Moon ve Gabriel Bá tarafından yazılan ve çizilen, okuduğum en güzel çizgi romanlardan biri olduğunu düşündüğüm, ‘Güngezgini’ni okuduğunuzda ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacağınıza eminim.

“Önce her şey bir gaz bulutuydu…” – Levent Cantek

Kemal Gökhan, Gezi hakkında kendi kaydını düşmüş Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi!’de. “İyimser olmam için çok alametler belirdi” diyor: “Çapulcuların önünden çekilmeliyiz!”
Kemal Gökhan, sevdiğim, ne yaptığını ne anlattığını merak ettiğim bir çizgi romancı. Bazı isimlerin az üretmesine, köşesine çekilmesine üzülürüz, keşke böyle yapmasa, yine-yeniden bir şeyler anlatsa deriz. Çok hatırlanmıyor olabilir, Kemal Gökhan’ın çizdiği Ayşegül Savaşta dizisi, nitelikli ve sağlam bir çalışmaydı mesela. Gönlüm, o çabanın unutulmasına

Baba Mirası – Aziz Nesin

Aziz Nesin’in “Ali Yazmış” takma adıyla yazıp, 1954′te Mim Uykusuz’un çizgileriyle Akbaba dergisinde yayımlanan Baba Mirası adlı çizgi romanı elli dokuz yıl sonra bu özgün biçimiyle yayımlandı.

Aradan geçen yıllara karşın çizimler özgün ve genç, öykü güncel ve komik. Yalnızca kahkahanın peşine düşmek de mümkün, dönemin siyasal ve toplumsal arka planının izini sürmek de…

“Sıra bize de gelecek mi?” Levent Cantek

Halbritter, “Bir Dönemi Çizgilerle Hatırlamak” alt başlığını seçmiş, Kavgam’dan alıntılar yaparak, kendisinin de bizzat yaşadığı Hitler dönemini resmetmiş demek daha doğru.
Hitler’in Kavgam kitabı, geçen yüzyılın en çok satan kitaplarından biri. Pek çok dilde halen yayını yasak olan kitap anti-semitizmin sembollerinden biri kabul ediliyor. Kitabın ismi dahi kolektif hafızada kapsamlı bir yer tutuyor ve siyasetten popüler kültüre varıncaya kadar geniş bir yelpaze içinde kullanılıyor.

Adaletin Pençesi: Hasan Sabbah – İnan Gündoğdu

Sabbah fedaisine sorar: “Gerçeğin sebebini öğrenmek ister misin?”

- Öyle ise dinle. Bu senin son şansın. (…) Gençliğimde iki arkadaşım ile kutsal bir yemin ettim: Bunlardan birisi öldürdüğün vezir idi, öteki de şair Ömer Hayyam. Bu taht hırsızlarını alt etmeye yemin etmiştik. Planlarımızı gerçekleştirmek için, toplumun en üst seviyelerine ulaşmaya çalışacak ve bu çabalarımız sırasında birbirimizi tüm gücümüzle destekleyecektik.

Arşivler