Marx’ın Kapital’i – Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho

Ben Fine tarafından ilk kez 1970?lerin başlarında yazılmış ?Marx?ın Kapital?i?, çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir Marx?ın ?Kapital?inin ekonomi politiğini ustaca açıklayan eserlerin en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunu sağlayan etkenlerin başında da, yazarın, Marx?ın karmaşık bir dile sahip ?Kapital?ini, açık ve duru bir anlatımla sunmadaki becerisiydi. Dördüncü baskı için Alfredo Saad-Filho?nun da ortak yazarı olduğu kitap, dile getirdiği tezleri, güncel gelişmelerin süzgecinden geçirerek daha kapsamlı bir hale getirmiş. Çalışmanın yeni baskısının, son zamanlarda Marksist ekonomi politikte yaşanan canlanmayla da ilişkisi var kuşkusuz.

Dördüncü Basıma Önsöz
Bu kitap, ilk kez 1970?lerin başlarında yazılmış olup çok büyük ölçüde zamanının bir ürünüydü. O sırada Britanya?da ve başka yerlerde, ?soğuk savaş? kisvesi altında şiddetli baskıyla geçen yılların ardından, Marx?ın ekonomi politiğine olan ilgide bir uyanış görülüyordu. Bu ilgi, dünyayı kasıp kavuran sol hareketlerden, kapitalist dünya ekonomisindeki belirgin gerileyişten ve geleneksel teorinin savaş sonrası ?patlama?nın çöküşüyle ilgili açıklamalarının reddedilişinden beslenerek arttı. O zamandan beri çok şey değişti. Bu kitabın birbirini izleyen basımları da, ekonomi politiğin kaderindeki iniş çıkışları kendilerince yansıttı.
Bir önceki basım yayımlanalı yıllar oldu. Ama bu dördüncü basımı piyasaya sürmenin, mevcudun tükenişinden daha derinde yatan sebepleri var. Yeni basım, genel olarak ekonomi politikte, özel olarak da Marksist ekonomi politikte bir canlanışı önceliyor ve umarım ki kendince ona katkıda bulunuyor.
Bu iyimserliğin dayandığı bir dizi etken var.
Birinci olarak, ana yolcu (mainstream) iktisadın, heterodoks yaklaşımları, matematiksel ve istatistiki sağlamlık sınavlarından geçemedikleri gerekçesiyle kale almayarak disiplin üzerindeki hoşgörüsüz pençesini daha da sıkmış olmasına karşılık, Ortodoksluğun yarattığı hoşnutsuzluğun işaretleri artıyor. İktisadı ve öteki toplumsal bilimleri öğrenenler arasında alternatif arayışı güçleniyor.
İkinci olarak, geçen yirmi yıl içinde, toplumsal bilimlerin hepsini kapsayan düşünsel gündemleri saptamakta postmodernizm ile neoliberalizmin kurmuş olduğu üstünlüğün ardından bunların teori ve pratikteki en ölçüsüz aşırılıklarına karşı artık bir tepki oluşmuş durumda. Eleştirici düşünce, çağdaş kapitalizmin doğasını anlamaya yöneldi. Geçen on yıl içinde küreselleşme ve sosyal sermaye gibi kavramların ortaya çıkışı bu yönelişin en dikkate değer yansımasıdır. Kaçınılmaz olarak sonuç, ekonomi sorununun iktisat disiplininin kendisi dışında gündeme getirilmesi ve ekonomi politikten yol göstericilik beklenmesi oluyor.
Üçüncü olarak, savaş sonrası patlamanın çöküşünü izleyen uzun göreli durgunluk dönemi ve postmodernizm ile neoliberalizmin yükselişi, aykırı bir etki yaratarak, kapitalist ekonomide işlerin, gevşek bir temel üzerinde olsa bile eskisi gibi yürüdüğü algılamasını mümkün kıldı. Geçen on yıl içinde patlak veren mali bunalımlar, bu bakış açısını çürüterek, finansın oynamakta olduğu son derece seçkin rolü öne çıkardı.
Finans ile sanayi ya da daha genel olarak ekonominin geri kalan bölümü arasındaki sistemik ilişkilerin ekonomi politik alanında seçkin bir yer işgal etmesi gerekir.
Dördüncü olarak, maddi gelişmeler de ekonomi politiğin lehine işliyor. Bunlar arasında şunları sayabiliriz: Özellikle küresel ısınma yoluyla meydana gelen çevre bozulması ile kapitalizm arasında yakın bir ilişki olduğunun gittikçe daha çok kavranışı; Sovyetler Birliği?nin çökmesine karşılık, kapitalizmin kendi dar çerçevesi içinde bile ilerici bir alternatif sunmadığının farkına varılışı; ve terörizmle mücadele ya da insan haklarının sağlanması adı altında yürütülseler bile, olsa olsa emperyal diye tarif edilebilecek savaşların patlak verişi.
Son ve önemli olarak, neoliberalizmin ?Alternatif yok.?
(TINA; there is no alternative) şiarının karşısına şimdi sözüm ona Üçüncü Yol?un ?Başka alternatif yok.? (TINOA; there is no other alternative) şiarı çıkarıldı. Kapitalizm sınırları içerisinde reformcu bir siyaset arayışı içinde olanlar için hâlâ çekici olsa da Üçüncü Yolculuk, ideolojide ve fiiliyatta şimdiden lekelendi. Sosyalizmin her zamankinden fazla savunulması gerekiyor. Bu savunma ise, gerek kapitalizm eleştirisi gerek alternatifl erin potansiyeline tuttuğu ışık bakımından ekonomi politikten vazgeçemez.
Bu sorunların her biri bu yeni basımda şu ya da bu ölçüde yeniden ele alınıyor. Ama bu kitabın ana amacı aynı kaldı:
Marx?ın ekonomi politiğinin, onun fikirlerinin karmaşıklığının izin verdiği kadar basit ve özlü bir sergilenişini sunmak.
Kısa olma zorunluluğundan ötürü argümanlar, özetlenmiş olmakla birlikte basitliğini koruyor; gene de malzemenin bir kısmı, özellikle sondaki bölümler özenli bir okumayı gerekli kılacaktır. Gerek Marx?ın kendi ekonomi politiğinden alınan gerek onun çağdaş önemini yansıtan yeni konuların eklenmesiyle metnin boyunun artmış, 25 000 kelimelik ilk uzunluğunun iki katına çıkmış olması şaşırtıcı sayılmamalıdır. Öteki eklemeler arasında, her bölümde tartışma konularına dikkat çekilmesi ve bunlara uygun düşen tamamlayıcı okuma önerilerine yer verilmesi sayılabilir. Bunlar, daha bilimsel metinlere ilgi duyanlara yol gösterecektir. Üzülerek söyleyeyim ki bunlar, şimdiki basımın öncekilerin basitliğinden çok şey yitirmesine yol açtı. Ancak okunuşu kolaylaştırmak için dipnot ve kaynaklar bu kez de çıkarıldı. Marx?ın ekonomi politiğinin Ortodoks iktisattan nerelerde ayrıldığına zaman zaman yapılan göndermeler, bu (umulur ki önemsiz) güçlüğü artırıyor,
iktisatçı olmayanları biraz zorluyor olabilir. Ama umuyorum ki bu tür güçlükler, gerektiğinde göz ardı edilir; olmazsa, telafi edici içgörüler sağlar.
Dördüncü basım için Alfredo Saad-Filho ortak yazar olarak bana katıldı. Bu katılış, eski basımlardan kalma metni tazelemek ve Alfredo?nun değer teorisine yaptığı önemli katkıyı yeni bir boyut olarak metne eklemek içindi. Kendisiyle yakın bir düşünsel ilişkiyi yıllarca sürdürerek, kitabın bu yeni basımında yansıdığı biçimiyle Marx?ın ekonomi politiği konusunda karşılıklı ve ortak bir anlayış geliştirdik. Marksist iktisadı ciddi bir şekilde inceleyip öğrenmenin olağanüstü zorlaştığı bir dönemde, bunu yapmaya devam edenlere teşekkür etmek, onları cesaretlendirmek istiyoruz.

Ben Fine
2003 Temmuz

KORKUT BORATAV,  13.03.2009 Tarihli Radikal Gazetesi Kitap Eki
Fine ve Saad-Filho, içinde yaşadığımız dünyayı, kapitalizmi, emperyalizmi eleştirel bir biçimde kavramanın burjuva sosyal bilimi tarafından yapılamayacağını; postmodern, neoliberal reçetelerle içinde yaşadığımız bozuk düzenin değişmesinin imkânsız olduğunu vurguluyorlar ve her iki işlev için belirleyici aracın Marx?ta, bir ilk adım olarak da Marksist iktisatta bulunduğunu düşünüyorlar.

Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho, günümüzün önde gelen iki Marksist iktisatçısıdır. Türkiye?deki, en azından Ankara?daki sol iktisat çevreleri, her ikisini de çeşitli sempozyumlarda, kongrelerde tanıma fırsatı buldular. Emperyalizmin, kapitalizmin, burjuva iktisadının güncel sorunlarını kendileriyle tartıştılar. Fine ve Saad-Filho, şimdi de Marx?ın Kapitali başlıklı ortak kitapla Türkiye?de daha geniş bir çevrenin karşısına çıkıyorlar. Kitabı Türkçeye kazandıran Satlıgan?ın ve Yordam Kitap?ın çok yerinde ve yararlı bir iş yaptıklarını peşinen vurgulamak isterim. Nedenini, doğrudan doğruya Ben Fine?in kitabın dördüncü İngilizce baskısına yazdığı önsözden aktararak açıklayabiliriz:
?Bu [yeni] basımı piyasaya sürmenin… derinde yatan sebepleri var… Birinci olarak anayolcu iktisadın… yarattığı hoşnutsuzluğun işaretleri artıyor;… alternatif arayışı güçleniyor… Postmodernizm ve neoliberalizmin… ölçüsüz aşırılıklarına karşı… tepki oluşmuş durumda… Kapitalist ekonomide işlerin eskisi gibi yürüdüğü algılaması,… mali bunalımlar [sonunda]… çürütül[dü]… Sovyetler Birliği?nin çökmesine karşılık, kapitalizmin kendi dar çerçevesi içinde bile ilerici bir alternatif sunmadığının farkına varıl[dı]… Neoliberalizmin ?alternatif yok? şiarı… [ve] Üçüncü Yolculuk şimdiden lekelendi. Sosyalizmin her zamankinden fazla savunulması gerekiyor.?
Ben Fine bu Önsöz?ü, kitabın 2003?teki baskısı için kaleme almış. Orada, Marx?ın güncel önemini artıran etkenlerden biri olarak değinilen ?malî bunalımlar?ın ?anası? Amerika?da patlak vermeden ve dünyaya dalga dalga yayılmadan dört-beş yıl önce… Bugünlerde içinden geçtiğimiz krizler dalgasının, büyük bir hızla ?kapitalizmin sonu mu?; Marx haklı mıydı?? sorularını gündeme getirdiğini biliyoruz. Dolayısıyla 2008?de Türkçe yayımlanan Marx?ın Kapitali 2003 İngilteresi?ne göre çok daha fazla günceldir.
Günceldir, zira, yukarıdaki aktarım da göstermektedir ki, Fine ve Saad-Filho, içinde yaşadığımız dünyayı, kapitalizmi, emperyalizmi eleştirel bir biçimde kavramanın burjuva sosyal bilimi tarafından yapılamayacağını; postmodern, neoliberal reçetelerle içinde yaşadığımız bozuk düzenin değişmesinin imkânsız olduğunu vurguluyorlar ve her iki işlev için belirleyici aracın Marx?ta, bir ilk adım olarak da Marksist iktisatta bulunduğunu düşünüyorlar. Bunun için Karl Marx?ın başyapıtı Kapital hareket noktası olmalıdır. Kapital?e doğrudan, ilk elden ulaşmayanlar veya ulaşamayanlar, başlangıçta (yazarların ifadesiyle) ?Marx?ın ekonomi politiğinin… basit ve özlü bir sergilenişi? ile karşılaşmak isteyebilirler. Fine ve Saad-Filho, bu ?sergileme? işini üstleniyorlar ve bunu, Kapital?in temel katkılarını Marx?ın Kapitali ile yapıyorlar.

?Marx eleştirici bir toplumsal bilimciydi?
Marx?ın Kapitali, ?Tarih ve Yöntem? başlığı taşıyan 1. Bölüm ile ?Sonuç: Marksizm ve Yirmi Birinci Yüzyıl? başlığı taşıyan 14. Bölüm dışında Kapital?in üç cildinin ana öğelerini okurlara taşımaktadır. Bu giriş ve sonuç bölümleri de önemli savlar, önermeler içeriyor. ?Tarih ve Yöntem? bölümü, Marx?ın iktisadının diğer iktisat okulları arasında nereye oturduğunu tartışıyor. ?İktisatçı Marx?, yazarların da belirttiği gibi, hem klasik politik iktisat geleneğinin içinde yer alır; hem de bu okuldan radikal bir kopuşu gerçekleştirir. Bu bölümde, ayrıca Marx?ın tüm yapıtlarına damgasını vurmuş olan felsefî sistemin, diyalektik ve tarihi maddeciliğin ana öğeleri kısaca sunulmaktadır. Bu önemlidir; zira, (Fine ve Saad-Filho?nun sözleriyle) ?Marx eleştirici bir toplumsal bilimciydi; akademik disiplinleri biribirinden ayıran engelleri aşıyor; onları reddediyordu.? Bugünkü akademik işbölümü içinde ?iktisat? alanı içinde yer alan Kapital?in ana çerçevesini okurlara sunan Fine ve Saad-Filho?nun, bu uyarıyı kitaplarının başında yapmaları yerinde olmuştur.
Marx?ın Kapitali?nin sonuncu bölümü ise, ?sanayi sonrası, demokratik, refahçı ve benzeri çeşitli adlar takılan ileri kapitalist toplumlarda? gerçekleşen karmaşık dönüşümlerin açıklanmasında Marksizmin yetersizliğine ilişkin kimi kaba savlarla hesaplaşmaktadir. Fine ve Saad-Filho, bu bölümde sınıfsal yapılar, devlet, küreselleşme, çevre sorunları ve sosyalizm alanlarında Marksizmin yirmi birinci yüzyılda da fazlasıyla geçerli olduğunu ileri sürüyorlar. Marx?ın Kapitali sözünü ettiğim giriş ve sonuç bölümleri dışında Kapital?in üç cildinin (yazarların ifadesiyle) ?basit ve özlü bir biçimde? sunumundan oluşuyor. Ancak, sıradan bir aktarma söz konusu değildir; her aşamada yazarların özgün, önemli yorumlarıyla karşılaşıyoruz. Bölümler, ?kısa tartışma konuları ve ek okuma önerileri? ile son buluyor. Yordam Kitap, böylece oluşan okuma listesindeki yapıtların Türkçe yayımlanmış olanlarını içererek okurlar için önemli bir ek açılım imkânı sağlamış.
Fine ve Saad-Filho, kitaplarında bu kurgulamayı nasıl yapmışlar? Yukarıda önerdiğim anlatım planının, Marx?ın Kapitali?nin yapısıyla (aşağıda değineceğim bir fark dışında) büyük ölçüde çakıştığı gözlenmektedir. İzleyelim:
Kitabın ?Giriş?ini izleyen üç bölüm, Kapital?in birinci cildindeki kavramsal-kuramsal katkıların üç eksenini izliyor: Emek-değer kuramının geçerlilik çerçevesini oluşturan meta üretimi, kapitalist bir ekonomideki sömürü olgusunun açıklanmasının dayanağını oluşturan artı-değer kuramı ve artı-değeri içeren metaların parasal sermaye olarak dolaşımı…
Bir sonraki 5. Bölümle, Fine ve Saad-Filho, Kapital?in ikinci cildine geçiyorlar. Onları, bu cildin sadece son iki bölümü ilgilendirmiştir. Burada, iki sektörlü kapitalist bir ekonomide durağan dengeyi ve büyümeyi sağlayan koşullar inceleniyor. Ana hatlarıyla ?yeniden üretim şemaları?nın incelendiği bu bölümdeki çözümlemenin, bence çok sektörlü modellerin başka bir bağlamda ele alınacağı Bölüm 10?dan hemen önce gelmesi daha doğru olurdu.

Marx yeniden
Sonraki dört bölümde tekrar Kapital?in birinci cildindeyiz. Sermaye birikimi (Bölüm 6), ekonomik bunalım (Bölüm 7) anlatımlarını, kapitalist ekonomide teknik ilerleme ile bölüşüm ilişkileri arasındaki bağlantıların incelenmesine kapıyı açan, sermayenin bileşimi ( Bölüm 8 ) ve kâr oranındaki hareketler (Bölüm 9) izliyor.
Daha sonra Kapital?in üçüncü cildindeyiz. 20. yüzyılda Marksist, neoklasik ve neo-Ricardo?cu iktisat akımları arasındaki çok renkli ve önemli bir polemiğin başlangıç noktasını oluşturan dönüşüm sorunu Bölüm 10?da ele alınıyor. Bu, toplumsal olarak gerekli emek-zamanlarıyla ölçülen bir değerler sisteminin, sermaye üzerinden eşit kâr oranları ile tanımlanan üretim fiyatları arasındaki bağlantıyı inceleyen; daha açıkçası, değerlerden fiyatlara geçişin (veya dönüşümün) tanımlanıp tanımlanmayacağını tartışan bir sorunsaldır. Bu noktaya kadar, kapitalizmin saf biçimi (yani sanayi sermayesiyle ücretli işçinin karşı karşıya geldiği durum) incelenmiştir. Ticari ve mali sermayenin de var olduğu gerçek bir kapitalist sistemde artı-değerin bir bölümü, bu iki sermaye grubuna da intikal eder. Bölüm 11 ve Bölüm 12 bu durumu inceliyor. Bölüm 13 ise, toprak mülkiyetinin bölüşümü etkilemesi, ?tarımsal rant? çözümlemesiyle mercek altına alınıyor.
Fine ve Saad-Filho, Marx?ın Kapitali ile çok önemli bir işi gerçekleştirmiş oluyorlar. Bugünün krizli tarih dönemecinde bir sistem olarak kapitalizm yeni baştan ve yoğun biçimde sorgulanmaya başladığında, insanlar tekrar Marx?a (ve Engels?e; giderek Marksist geleneğin 20. yüzyıldaki dev temsilcilerine) bakıyorlar. İlk akla gelen Kapital?dir. Bu dev yapıta ?yumuşak bir geçiş? yapmak isteyenler için Marx?ın Kapitali çok uygun bir ilk adımdır. Marx?ın katkıları, güncel sorunlara değinilerek ve geniş bir ek okuma listesi de sunularak Türkçe okurlara aktarılıyor. Çevirinin Türkiye?nin önde gelen Marksist iktisatçılarından Nail Satlıgan tarafından yapılması büyük bir kazanımdır. Bu seçkin düşünürümüzün bu işi üstlenmesi, bizi kavramsal tutarsızlıklardan, yanlış kuramsal aktarımlardan arınmış, güzel Türkçeli bir metne kavuşturuyor. İlgilenenlere hararetle tavsiye ediyorum.

Kitaptan bir bölüm
1
Tarih ve Yöntem

Marx, bütün yetişkin hayatı boyunca kapitalist toplumun devrimci dönüşümü peşinde koştu. En çok yazdıklarıyla tanınmış olsa da, bu uğurda yaptıkları arasında, işçi sınıfını harekete geçirip örgütlemek de vardı ? örneğin Marx 1864 ile 1876 arasında Birinci Uluslararası İşçiler Derneğinin önderlerinden birisiydi. Marx, yazılı yapıtlarında, tarihî gelişmenin genel sürecini açığa çıkarmaya, bu anlayışı tikel toplum tiplerine uygulamaya ve özgül tarihî durumların somut birer incelemesini yapmaya çalışır. Bu bölüm, Marx?ın düşünsel gelişmesi ile yönteminin ana özelliklerini kısaca gözden geçiriyor. Bu kitabın geri kalan kısmı ise, yapıtının öteki yönlerini, özellikle, başta gelen ekonomi politik yapıtı olan Kapital?in üç cildinde yer alanları daha ayrıntılı olarak tahlil ediyor.
Marx?ın Felsefesi
1818?de Almanya?da doğan Karl Marx, hukuk okuyarak erken yaşta üniversite kariyerine başladı. İlgisi çok geçmeden felsefeye yöneldi. Bu alan o sırada Hegel ile izleyicilerinin hâkimiyeti altındaydı. Bunlar idealisttiler; teorik kavramların, maddi gerçeklikten az çok bağımsız olarak geliştirilme sinin meşru olduğuna inanırlardı. Hegelcilere göre gerçeklik evrim hâlindeki bir kavramlar sisteminin ya da görece soyut
olanı gittikçe somutlaşmakta olana bağlayan bir kavramlar yapısıyla ?Mutlak İdea?ya doğru hareketin sonucuydu. Hegelciler, düşünsel ilerlemenin devlet, kültür ve toplumsal hayatın başka biçimlerindeki ilerleyişi açıkladığına inanıyorlardı.
Bundan dolayı bilincin incelenmesi, toplumu anlamanın anahtarıydı. Tarih ise, kurumlar ile fikirlerin hegemonya için savaştığı bir dram sahnesiydi. Bitmek bilmeyen bu çatışmada her bir gelişme aşaması, kendisinin daha yüksek bir aşamaya dönüşmesinin tohumlarını taşırdı. Her bir aşama, kendinden önce gelenlere göre bir ilerleme olsa da, onlardan alınma ögeleri masseder ve dönüştürürdü. Yeni fikirlerin, eskileri yenilgiye uğratmaktan çok onların içerisindeki çatışma ya da çelişkileri çözüme ulaştırdığı bu değişme sürecine Hegel diyalektik adını veriyordu.
Hegel 1831?de öldü. Marx hâlâ genç bir üniversiteliyken, birbirinin karşısında yer alan iki Hegelci grup vardı: Genç Hegelciler (radikal) ve Eski Hegelciler (gerici). Her ikisi, Hegel?in meşru halefleri olduklarını iddia ediyordu. Eski Hegelciler, Prusya?nın mutlak monarşisi, dini ve kültürüyle, İdea?nın diyalektik ilerlemesi içinde ulaştığı muzaffer başarıyı temsil ettiğine inanıyorlardı. Buna karşılık, tehlikeli ölçüde din aleyhtarı olan Genç Hegelciler, düşünsel gelişmenin daha yolun başında olduğuna inanıyorlardı. Bu karşıtlık, iki okul
arasında bir savaş için zemini hazırladı. Tarafların her biri, kendi zaferlerinin Alman toplumunun ilerlemesini müjdeleyeceğine inanıyordu. Almanya?da hayatın büyük bölümünü etkisi altına alan saçmalık, sefalet ve bozulmayı gözlemlemiş olan Marx, başlangıçta kendini Genç Hegelcilerle özdeşledi.
Ne var ki Marx?ın Genç Hegelcilere duyduğu yakınlık, büyük ölçüde, bir maddeci olan Feuerbach?ın kendisi üzerindeki etkisinden dolayı son derece kısa ömürlü oldu. Feuerbach?ın maddeciliğinin anlamı, kendi refahına düşkün olması değildi ? hatta muhalif görüşleri, ona akademik mesleğine mal olmuştu.
Onun inanışına göre, insan bilincinin yaşam ve varoluşa egemen olması şöyle dursun, bilinci belirleyen, insan ihtiyaçlarıydı.
Feuerbach, Hıristiyanlığın Özü?nde dine karşı basit ama parlak bir kalem kavgasına girişir. İnsanların Tanrı?ya ihtiyacı vardı; çünkü din duygusal bir ihtiyacı gideriyordu. Bu ihtiyacı karşılamak için insanlar en iyi niteliklerini bir Tanrı figürüne yansıtmışlar, ona o ölçüde tapmışlardı ki Tanrı insan bilincinde bağımsız bir varoluş edinmişti. İnsanlıklarını yeniden kazanmaları için, insanların Tanrı sevgisinin yerine, birbirlerine olan sevgiyi koymaları gerekiyordu.
Bu içgörü Marx?ın zihninde hemen yer etti. Başlangıçta Feuerbach?ı, insanları toplumsal varlıklar olarak değil, verilmiş bir ?insan doğası?nı gerçekleştirmeye çabalayan bireyler olarak gördüğü için eleştirdi. Ne var ki çok geçmeden Feuerbach?ın maddeciliğinin ötesine geçti. Bunu iki yoldan yaptı. Birinci olarak, Feuerbach?ın maddeci felsefesini, toplumda hüküm süren bütün egemen fikirlere, dinin ötesinde ideolojiye ve bir bütün olarak insanların toplum kavrayışına yaygınlaştırdı. İkinci olarak, Feuerbach?ın fikirlerini tarihe yaygınlaştırdı. Feuerbach?ın tahlili tamamen tarih dışıydı ve diyalektik değildi: İnsanlar, din aracılığıyla duygusal bir ihtiyacı karşılıyor, ancak bu ihtiyacın kökeni, onu karşılayan ister Tanrı olsun ister olmasın, açıklanmadan ve değişmeden kalıyordu. Marx, bu sorunun çözümünü maddi koşullarda gördü. İnsan bilinci, Marx?ın düşüncesinde kritik bir yer tutmakla birlikte ancak tarihî, toplumsal ve maddi koşullarla ilişki içinde anlaşılabilirdi. Böylece Marx, diyalektik ile tarih arasında sıkı bir ilişki kurmuş oluyordu. Bu ilişki, onun kendi yönteminin bir köşe taşı hâline gelecekti. Bilinç, esas olarak maddi koşullarca belirlenmekte, ama bunların kendileri, insanlık tarihi boyunca diyalektik bir evrim geçirmekteydi.
İster Hegel?in, onun çeşitli izleyici ve eleştiricilerinin ister Marx?ın zihninde olsun, bu açıklama onların düşüncesindeki ortak bir özelliği açığa çıkarır: Şeyler, her zaman doğrudan doğruya, oldukları gibi görünmez. Örneğin Feuerbach?a göre Tanrı?nın zihin dışında bir varoluşu yoktur; ama bir insan ihtiyacını karşılamak için, varmış gibi görünür. Kapitalizm koşullarında serbest emek piyasası sömürüyü gizler; siyasi
demokrasi ise, ayrıcalıkların ve iktidarın devam ettiğini değil, eşitliği telkin eder. Gerçeklik (veya içerik ya da öz) ile onun nasıl göründüğü (ya da biçim) arasındaki bu ayrılık Marx?ın (diyalektik) düşüncesinin ana yönlerinden birisidir.
Bu düşünce, soyut kavramlar (örneğin sınıf ve değer gibi) ile bunların gündelik hayatta (ücretler, fiyatlar ve kârlar aracılığıyla) gösterdiği somut ve pratik varlık arasındaki bağı kurar.
Marx?ın, esas olarak kapitalizm için önüne koyduğu ve kendi deyişiyle, bilime giden düz yol olmadığı için, son derece zahmetli olduğunu kabul ettiği görev, soyut ile somut arasındaki bağlantı ve çelişkilerin izini sürmekti. Bu görev, uygun bir yöntemin benimsenmesini, soyut kavramların seçilişinde isabetli bir başlangıç noktasını ve şeylerin nasıl olduğu ile nasıl göründüğü arasındaki ilişkiyi açığa çıkarmak için, bunların tarihî ve mantıki içeriğinin özenle göz önüne serilmesini işin içine katar.
Önemli olan şudur ki, Marx meta fetişizmini irdelerken (2. bölümde) açıklığa kavuşacağı üzere görünüşler, dinî inançlarda olduğu gibi ille düpedüz yanlış ya da aldatıcı değildir. Çünkü ne kadar istesek de, sırf kapitalizmin sömürüyü örgütleyiş biçimi olduklarını saptadık diye ücret, kâr ve fiyatları yok sayamayız.
Bu örnekte görünüşler gerçekliğin kendisinin ayrılmaz birer parçasıdır; kapitalizmin, uygun bir diyalektiğin açığa çıkarmayı amaçlayacağı daha temel yönlerini hem temsil eder hem de gizlerler. Bu karmaşıklığı nasıl çözeceğiz?
Yöntem
Marx, ekonomi politik, tarih, antropoloji, güncel gelişmeler ve daha pek çok konu üzerine olan geniş kapsamlı yazılarının tersine kendi yöntemi üzerine ayrıntılı bir denemeyi hiçbir zaman kaleme almadı. Bunun nedeni, yapıtının, esas olarak kapitalizmin ve onun methiyesini yapanların eleştirisi oluşu, bu yapıtta metodolojinin önemli ama ikincil bir rol oynayışı ve genellikle başka argümanlar içerisinde saklı oluşudur. Üstelik Marx?ın yöntemi, bir dizi evrensel kural hâlinde özetlenemez; maddeci diyalektiğinin özgül uygulamaları geliştirilmedikçe sorunlar tek tek ele alınamaz. Marx?ın yönteminin uygulanmasının en iyi bilinen örneği Kapital?deki eleştirici kapitalizm incelemesidir. Marx?ın bu yapıttaki yaklaşımının kabaca beş
önemli özelliği vardır. Metin boyunca, çoğu kez örtük olarak bunlara eklemeler yapacak ve bunları incelteceğiz.
Birinci olarak, toplumsal görüngüler ancak tarihî bağlamları içinde var olur ve anlaşılabilir. Her yerde ve bütün zamanlar için geçerli olduğu sanılan tarih ötesi genelleştirmeler çoğunlukla ya boş ya geçersiz ya da hem boş hem de geçersizdir.
İnsan toplumları son derece esnektir. Alabildiğine değişik şekillerde örgütlenebilirler; ve ancak ayrıntılı bir tahlil, iç yapıları, çelişkileri, değişme ve sınırları üzerine geçerli içgörüler sağlayabilir. Marx, özellikle, toplumların, hangi üretim tarzına ?örneğin feodalizme mi, kapitalizme mi? göre örgütlendiklerine bağlı olarak birbirinden ayrıldığını düşünüyordu.
Her bir üretim tarzı sınıf ilişkilerine göre yapılanıyordu ve bunlara uygun düşen tahlil kategorileri vardı.
Sayfa 19-23

Bu özlü kitap Marx’ın temel yapıtı Kapital’e klasik bir giriş niteliğindedir. Çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir birçok dile çevrilmiş olan kitap, bu yeni baskı için baştan sona gözden geçirilip güncellenerek ekonomi politiğin en önemli metinlerinden birine ideal bir giriş özelliği kazandı.

“Kapital’in ekonomi politiği konusundaki bu uzmanlık kılavuzu her zaman mevcutların en iyisi olmuştu… Kesinlikle tavsiye ediyorum.”
David Harvey

“Marx’ın Kapital’i”nin [bu] yeni baskısı şimdiye kadar ki en iyi baskı. … Lisans öğrencileri için Kapital’e bir giriş olarak benzersiz.”
Profesör Michael A. Lebowitz

“Bu dördüncü baskı seleflerinin güncellenmesinden çok öteye geçiyor. Kapsamı daha geniş ve karmaşık. Ayrıca temel tartışmalar için çok yararlı kılavuzlar ve tamamlayıcı okuma önerileri sunuyor.”

İÇİNDEKİLER
TEŞEKKÜRLER . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 13
DÖRDÜNCÜ BASIMA ÖN SÖZ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 15
1
Tarih ve Yöntem . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 19
Marx?ın Felsefesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 19
Yöntem . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 23
Marx?ın İktisadı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 26
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . . 29
2
Meta Üretimi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 31
Emek-Değer Teorisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 32
Emek ve Emek Gücü . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 38
Metaların Fetişizmi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 41
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . . 45
3
Sermaye ve Sömürü . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 47
Mübadele . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 47
Sermaye . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 49
Artık Değer ve Sömürü . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 52
Mutlak ve Göreli Artık Değer . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 56
Makineler ve Teknik Değişme . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 59
Üretici Olan ve Olmayan Emek . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 61
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . . 62
4
Sanayi Sermayesi Devresi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 65
Parasal Sermaye Devresi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 65
Bir Bütün Olarak Devre . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 67
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . . 73
5
İktisadi Yeniden Üretim . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 74
Basit Yeniden Üretim . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 74
Genişletilmiş Yeniden Üretim . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 76
Toplumsal Yeniden Üretim . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 82
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . . 84
6
Sermaye Birikimi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 86
İlk Birikim . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 87
Kapitalist Üretimin Gelişmesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 91
Rekabet ve Sermaye Birikimi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 94
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . . 98
7
Kapitalizm ve Bunalım . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 100
Marx?ın Birikim ve Bunalım Teorisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 100
Bunalım Olanaklılıkları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 102
Birikim, Bunalım ve Proletaryanın Gelişmesi . . . . . . . . . . . . . . . . 106
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 110
8
Sermaye Bileşimleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 112
Sermayenin Teknik Bileşimi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 112
Organik Bileşim ve Değer Bileşimi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 114
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 117
9
Azalan Kâr Oranı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 118
Argümanın Özeti . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 119
Başlı Başına Yasa ve Karşı Koyucu Eğilimler . . . . . . . . . . . . . . . . . 120
Yasanın İç Çelişkileri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 123
Yasanın Ampirik İçermeleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 124
KOAEY ve Bunalım Teorisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 126
Okishio?ya Bir Cevap . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 129
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 132
10
Dönüşüm Sorunu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 133
Değerlerden Üretim Fiyatlarına . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 135
Marx?ın Dönüşümü ve Onu Eleştirenler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 137
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 140
11
Tüccar Sermayesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 142
Marx?ın Tüccar Sermayesi Kategorisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 142
Tadil Edilmiş Üretim Fiyatları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 144
Daha Karmaşık Bir Düzeyde Tüccar Sermayesi . . . . . . . . . . . . . . 145
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 147
12
Bankacılık Sermayesi ve Faiz Teorisi . . . . . . . . . . . . . . . . 148
Faiz Getiren Sermaye . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 149
Para-Sermaye ve Mali Sistem . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 150
Bir İktisadi Kategori Olarak Faiz . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 153
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 157
13
Marx?ın Tarımsal Rant Teorisi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 158
Farklılık Rantı 1 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 160
Farklılık Rantı 2 . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 162
Mutlak Rant . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 165
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 168
14
Sonuç: Marksizm ve Yirmi Birinci Yüzyıl . . . . . . . . . . 170
Sınıf . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 171
Devlet ve Küreselleşme . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 174
Sermayenin Çevresi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 177
Sosyalizm . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 179
Tartışma Konuları ve Tamamlayıcı Okuma Önerileri . . . . . . . . 183
Kaynakça . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 185
Dizin . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 195

MARX?IN KAPİTAL?İ
Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho,
Çeviren: Nail Satlıgan,
Yordam Kitap,
iktisat, 204 sayfa

Alfredo Saad-Filho
Londra Üniversitesi’ne bağlı Doğu ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü (SOAS) Kalkınma Ekonomi Politiği Bölümü’nde öğretim üyesidir. Yayınlanmış eserleri şunlardır: Marx’ın Değeri: Çağdaş Kapitalizm İçin Ekonomi Politik (2002) [çev. Ertan Günçiner, Yordam Kitap, 2006], Marx’ın Kapital’i (Ben Fine’la birlikte, 2003), Kapitalizme Reddiye: Marksist Bir Giriş (Hazırlayan, 2003).

Ben Fine
Ben Fine is Professor of Economics at the University of London’s School of Oriental and African Studies. He is the author of a number of key works in the broad tradition of heterodox economics, and has made contributions on economic imperialism and social capital. Perhaps his most significant book to date is Social Capital versus Social Theory (2001). He took his doctorate in economics at the London School of Economics, under the supervision of Amartya Sen. He was professor at Birkbeck, University of London and the University of Cambridge.

Selected bibliography
* Class Politics: An Answer to its Critics, (with other authors) (1985)
* Social Capital versus Social Theory: Political Economy and Social Science at the Turn of the Millennium (Contemporary Political Economy) (2001)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>