Ve Durgun Akardı Don’un Ahmet Ümit’in yaşamındaki yeri

Yıl 1984, 12 Eylül Askeri Darbesi olmuş. Bir örgüt evindeyim, kızım 3 yaşında. Üniversite gençliği sorumlusuyum. Adım Ali. Örgütten bir arkadaşı içeri almışlar, gerçek adımı bilmediği için bana ulaşmaları zor. Zaten işkence yapsalar da adımı söylemez. Söylememiş de yani bildiği adımı…

Moralim bozuk. Çok bozuk. Nasıl oldu, nereden aldım, hatırlamıyorum ama Şolohov’un “Ve Durgun Akardı Don” kitabını okumaya başladım. Çok sevdim bu kitabı, o kadar ki bana

Arif Dino, Abidin Dino ve Don Kişot’un Yaşar Kemal’in yaşamındaki önemi

Beni ilk etkileyen kitap ?Don Kişot? oldu. Onu okuyunca yeni bir dünya buldum, önce bir karanlığa düştüm, sonra da içimde bir aydınlanma, yücelme oldu. Bu kitabı bugünlerde bile okumalıyım.

On yedi yaşındaydım, bir gün Arif Dino?yla karşılaştık “Hadi gel, bir çay içelim,” dedi. Gittik oturduk. “Kemal oğlum,” dedi, “sana hayatının en güzel hediyesini veriyorum. Git kitapçıdan al, hepsini oku.”

Mizah dergisi Gırgır, paketin getirdiği ‘demokrasi’yi gaz maskeleriyle karşıladı…

Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı ‘Demokratikleşme Paketi’ haftalık mizah dergisinin bugün çıkan sayısının kapağına taşındı. Gırgır, ‘Yaşasın demokrasi’ dedi, ama gaz maskeleriyle beraber…

İşte Gırgır’ın o kapağı:

Müslüm Kabadayı ile söyleşi duyurusu

5 Ekim 2013 tarihinde Cumartesi günü saat 15.00’te Ekinsanat Dergisi’nin Karanfil Sok. No: 24/17 Kızılay-Ankara adresinde Nehir Söyleşiler programı çerçevesinde Müslüm KABADAYI ile söyleşi yapılacaktır. Bu söyleşiye katılacaklar soru ve görüşleriyle katkıda bulunabilirler.

Paranın Toplumsal Yeniden Üretimi – Gökhan Gökgöz

Ulusal merkez bankaları, ülke ekonomilerinin finansallaşması sürecine paralel, toplumsal hayattaki en etkili kurumların başında gelir. Yine merkez bankası başkanları, dünyanın en etkili isimler listesinde her daim ön sıralarda yer alır. Neden? Devletin alanı içerisinde ancak ötekiler kadar yer kaplayan bir kamu kurumunu diğerlerine göre daha merkezi kılan husus nedir veya bir kamu bürokratını listede devlet başkanlarının hemen ardına yerleştiren gücün kaynağı nereden gelir?

Edebiyatı katliama dönüştürenler – Mert Tanaydın

“Bireyler yazar, önderler işaret eder, fanatikler öldürür? sarkacı durulana kadar, daha neler görürüz kim bilir.”

Bir gün bir roman yazarsınız ve hayatınız değişir: Romanınız edebiyattan anlamayan insanlar tarafından okunur, siyasi ve dini liderler tarafından şeytanlaştırılırsınız, taşlanmanız ya da kitabınızın yakılması yetmez, öldürülmeniz gerektiği söylenir. Kütüphanelerin insanı olmaktan çıkar, jeostratejik paylaşım mücadelelerinin manevralarından biri haline gelirsiniz.

LeMan’dan Tuncel Kurtiz’e veda kapağı

LeMan dergisi bu haftaki kapağına geçen hafta hayatını kaybeden Tuncel Kurtiz’i taşıdı. Kapağında Kurtiz’in Gezi Direnişi mesajına yer veren dergi, “Sen de çok güzeldin Tuncel abi, hem de çok güzel” dedi.

İşte LeMan’ın veda kapağı:

Katliam Öyküleri – Mehmet Söğüt

Yazar Fikret Güneş farklı bir yazar. Kitaplarında Alevi ve Kürt katliamlarını kendine eksen alır. Olanları adeta gözümüzün önünde canlandırır. İnsanların dramlarını okudukça nutkumuz tutulur. Yaşananlar yüreğimizi burkar. Ve insanlığımızdan utanırız.

Dersim, Maraş derken, sıra Çorum Katliamı?na gelmiş. Gitmiş mağdurlarla görüşmüş, onların anlattıklarını ve yaşadıklarını öyküleştirmiş. İyi de yapmış yazarımız.
Fikret Güneş?in ?Kırkların Direnişi? adlı kitabı Ozan Yayıncılık?tan çıkmış. Öyküleri tanıkların anlatımlarından oluşuyor.

Penguen: ‘Gaz bombaları hala sıcak, fazla demokratiklemiş olamayız’

Haftalık mizah dergisi Penguen’in bu haftaki kapağının konusu Erdoğan’ın açıkladığı “demokratikleşme paketi” oldu.
Derginin bu haftaki kapağına “Biber gazı bombaları hala sıcak, fazla demokratiklemiş olamayız” ifadesine yer verildi.

İşte Penguen’in bu haftaki kapağı: