Büyülenme – Hermann Broch

“Broch’un Büyülenme adlı romanı yirminci yüzyılın en önemli romanlarından biridir, hattâ belki de Thomas Mann’ın Doktor Faustus’undan daha başarılı olduğu söylenebilir. Her iki eser de Hitlerizmin psikolojik köklerini açığa çıkarmaktadır.”
-George Steiner-

“Nasıl ki dünya edebiyatında, modern düzyazı alanında İngiltere’yi Joyce, Fransa’yı Proust temsil ediyorsa Hermann Broch da yeni Alman düzyazısını temsil eder.”
-Rudolf Brunngraber-

AMED: Diyarbakır’ın İlk Kürtçe Ansiklopedisi – Müslüm Üzülmez

“Anadilim benim derim ve diğer diller ise giysilerimdir. İnsan ne zaman isterse kendi isteklerine göre giysilerini değiştirebilir ama derisini değiştiremez.” -Antti Jalava

Diyarbakırlı olmam, dahası Diyarbakır’ın günümüzde yüklenmiş olduğu misyon nedeniyle Diyarbakır’da olan veya yapılan her güzel şey beni fazlasıyla duygulandırır ve sevindirir.

Amed Tîgrîs ve Yıldız Çakar’ın birlikte hazırlamış

Türkiye’de Kapitalizmin ve Fetişizmin İnşa Süreci (Bir Kavram Kapitalizm Neyi Anlatır?) – Ş. Gürçağ Tuna

İlan Edilmemiş Savaş: Bir Kavram “Kapitalizm” ve “Türkiye?de Kapitalizm”

“Ayrıca, ekonomi biçimlerinin tahlilinde ne mikroskoptan yararlanılabilir, ne de kimyasal ayıraçlardan. Her ikisinin de yerini, soyutlama gücü almalıdır. Ancak, burjuva toplumda emek ürününün meta-biçimi -ya da metaın değer-biçimi- ekonomik hücre-biçimidir. Bu biçimlerin tahlili, sığ bir gözlemciye, küçük ayrıntılar gibi gelebilir. Aslında da, küçük ayrıntılar üzerinde durulmaktadır, ama tıpkı mikroskobik anatomide yapıldığı gibi.”

Nasıl Yaşarız Neden Ölürüz (Hücrelerin Bilinmeyen Yaşamı ve Evrimi)- Lewis Wolpert

Nasıl hareket ederiz, düşünürüz ve hatırlarız? Neden hastalanırız, yaşlanırız ve ölürüz? Seçkin biyolog Lewis Wolpert, hücrelerin yaşam hakkındaki temel sorulara nasıl yanıtlar sağladığını açıklıyor. Hücre, evrendeki yaşamın temelidir. Bedenimiz milyarlarca hücreden oluşur ve inanılmaz bir karmaşıklığa sahip olan bu hücreler topluluğu hareketten hafızaya ve hayal gücüne kadar her şeyi yönetir. Yaşlanmamızın nedeni, hücrelerimizin hasar görmesidir; hastalanmamızın nedeni, hücrelerimizin hastalanması ve çalışı durdurmasıdır. Wolpert, Nasıl Yaşarız Neden Ölürüz’de

Aziz Nesin’e Açık Mektup… / “Gık” – Musa Artar

Aziz Usta,
Yeri geldikçe –ki sık sık geliyor- yaklaşık yirmi yıldır senin şu ünlü sözünü tartışıp duruyoruz: “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır”
İlk duyulduğunda, herkes dehşete kapılmıştı. Toplumun yüzde yüzü kendini yüzde 40’ın içinde görse bile bu ne cüretti… Olacak şey değildi… Haddin bildirilmeliydi… Mahkemelerle, tehditlerle, linç girişimleriyle seni hizaya getirmeye çalıştılar. Son olarak Sivas’ta yakarak bu sorunu kökten çözmeye ramak kalmıştı ki aklın başına geldi. Türk halkına haksızlık yaptığını kabul ettin.

Leman’ın kapağında ‘palalı destan’

Leman dergisi Talimhane’de halka palalarla saldıran ve hakkında ikinci kez yakalama kararı çıkarılan S.Ç’yi kapağına taşıdı.

Haftalık mizah dergisi Leman Beyoğlu’nun Talimhane bölgesinde Gezi Parkı direnişçilerine palayla saldıran, kadınlara tekme atan ve polis tarafından gözaltına dahi alınmayan ancak daha sonra hakkında yakalama kararı çıkarılan saldırganı kapağına taşıdı.

Kapakta Başbakan Erdoğan’la birlikte görünen palalı,

Cinler, şeytanlar ve melekler – Mehmet Söğüt

Doksan yıllık bir eziyetin ve direnişin hikayesini yazmak zor olsa gerek. İçinde çıkıp geldiğimiz coğrafya acılara, direnişlere ve ihanete gark etmiştir. İbni Haldun, ‘’Coğrafya kaderdir,’’ der. İşte insanlarımızın kaderi o coğrafyanın içinde bulunduğu durumla ilintilidir. Ve içinde geçilen zaman da önemlidir. Eğer baskı altındaysa o topraklar, payımıza bazı şeyler düşecektir elbette.

Adnan Yücel Şiiri Üzerine Bir Deneme – Ender Özbay

Paul Eluard’a göre “ozan esinlenenden çok esinleyendir.” Ve “şiirin temel niteliği ….. yakarıp yardımcı aramak değil, esinlemektir”. “….. bir süs eşyası değil, yararlı bir nesne” olan şiir, ciddi işlevlere sahiptir, dolayısıyla bir sorumlulukla toplumundaki “her yurttaştan daha yararlı olmalı ozan”(1) kişi de.
Bir yandan, Fırat Caner’in “unutmamak gerekiyor ki Nazım Hikmet’in ‘Kız Çocuğu’ adlı şiirindeki ‘çocuklar öldürülmesin / şeker de yiyebilsinler’ dizeleri (…) eğer bir gün bir ülke bir diğerine atom bombası atacak olursa, bundan vazgeçmesini sağlamayacaktır”(2) sözleri ise

Taksim Dayanışması: “Korkmuyoruz, gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar direniyoruz.”

45 GÜNDÜR AKP’NİN FAŞİZMİNE KARŞI DİRENİYORUZ
45 gündür Türkiye’nin dört bir yanında parkımıza sahip çıkmak için AKP’nin faşizmine, diktatörlüğe karşı direniyoruz.

45 gündür AKP’nin şiddetine, AKP’nin vahşetine direniyoruz. Korkmuyoruz yılmıyoruz.
Gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar direniyoruz.