Uykusuz Mizah Dergisi, kapağına Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların tutuklanmasını taşıdı.

Haftalık uykusuz mizah dergisi, 24 Ocak 2013 tarihli sayısında kapağına tutuklanan avukatlara yer verdi.
“Sabah baskınlarıyla gözaltına alınan Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların 9′u tutuklandı.”

Mizah Dergisi Uykusuz’un 24 Ocak 2013 tarihli kapağı:

Denizin Işığı – Zafer Köse

Sümerler yazıyı icat etti. Homeros 2700 yıl kadar önce destanlar yazdı. Onun yazdıklarının, tarihin ilk yazılı edebiyat ürünleri olduğu söyleniyor.

İnsan, yaklaşık 5300 yıldır yazabiliyor. İcat edildikten sonra geçen sürenin yarısı kadar zamandır, yazı, edebiyat üretiminde de kullanılıyor. Bunca zamandır büyük sanatçılar yetişti, büyük eserler ortaya çıktı. Yaşar Kemal gibi, Deniz Küstü gibi…

Kürt edebiyat tarihini dinleyebilirsiniz.

soL Radyo Mezopotamya’nın Sesi Programı’nda 24.01.2013 tarihinde yayımlanan Kürt edebiyat tarihinin konuşulacağı programlardan ilki olan Orta Çağ Kürt edebiyat tarihi konuşuluyor. Özkan Öztaş’ın hazırlayıp sunduğu programda 7. yy dan 19. yy kadar geçen sürede Kürt Edebiyatının önemli isimleri anlatılıyor. Ayrıca Rojen Barnas’ın şiirinden bestelenmiş bir ezgi paylaşılıyor…

Umut Yolu – Stephane Hessel, Edgar Morin

Stéphane Hessel 95 yaşında Fransız yazar, filozof ve diplomat. Türkiyede, yaklaşık 30 dile çevrilen, Fransada satışı 2 milyonu aşan Öfkelenin adlı kitabıyla tanınıyor. Edgar MORIN ise 91 yaşında Fransız yazar, filozof ve sosyolog. Her ikisi de DİRENİŞ savaşçısı olan yazarlar ülkerinde izlenen kör siyasetin bilincine vararak, insanları ölümcül miskinliklerinden uyandıracak olan, evrensel nitelikte bir uygarlık siyasetinin, bir yurttaş hareketinin mümkün ve gerekli olduğunu ileri sürüyor ve umudun yolunu açıyorlar.

Paris cinayeti ve Mehmet Ali Birand Leman’ın kapağında!

PKK üyesi üç kadının öldürüldüğü Paris cinayeti ve Mehmet Ali Birand Leman’ın kapağında!
Kapakta ’Öldükten sonra bile gazeteci’ imajı verilen Birand, Paris’te öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’le röportaj yapabilmek için mücadele ederken gösteriliyor.
23 Ocak 2013 tarihli Leman Dergisi’nin kapağı:

Çapo’nun Öyküleri: (1) Kavakların Gölgesi – Mehmet Ercan

Çapo’yla tarlalarımız yan yanaydı. Yıllardır bu konuda Çapo’yla aramızda hiçbir sorun yaşanmamıştı. Çapo’nun çok ters bir adam olduğunu söylemişlerse de, ben o güne kadar kendisinden hiçbir kötülük görmemiştim. Ta ki ben tarlamın etrafına kavak fidanları dikene kadar. Yıllardır kuru, düz, boş arazimize yaz geldiğinde, altında serinleyecek bir gölge bulamazdık. Ben de bunun için hem tarlamın boş yanlarını değerlendirmek, hem de yaz geldiğinde gölgesinde dinlenecek bir serinlik bulmak için böyle bir şeye başvurmuştum. Bunun için gerekli yerlere dilekçeyle başvurarak,

Sait Faik’in Dünyası – Afşar Timuçin

Edebiyatımızın yapı taşlarını düşündüğümüzde ilk akla gelen kişilerden biri de Sait Faik’dir. Öykü sanatının bu büyük ustası gerçek bir insancı ve kılı kırk yaran bir gözlemci olarak bu ülke insanının yaşam değerlerini her yönüyle tartışmış bir düşünürdür. Onun öykülerinde özellikle İkinci Dünya Savaşı’yla gelen sıkıntıların yansılarını buluruz. Sait Faik gerçek bir İstanbul insanıdır. Onun İstanbul’u bütün güzellikleriyle olduğu kadar bütün açmazlarıyla İstanbul’dur. Afşar Timuçin bu kitabında

Hatay Basın-Yayınından İzlenimler – Müslüm Kabadayı

Dergilerde yazmaya başlayalı 27, gazetelerde ise 24 yıl olmuş. Yaklaşık çeyrek yüzyıldır dergi ve gazetelerde araştırma-inceleme yazılarım, deneme ve makalelerim yayınlanıyor. İlkleri 1986’da Ankara’da yayınlanan “Yaşamın Tüm Birimlerinde Yoğunluk Sanat Kitabı” ve 1988’de Samsun’da çıkan Kuzeysu dergilerinde olmak üzere şiir ve öykülerimin de okuyucuyla buluştuğu basın-yayın alanıyla içli dışlı sayılabilirim. O nedenle bu alanın toplumsal ve siyasal durumu yanında, teknik ve nitelik özelliklerine dair de epey deneyim edindiğimden, ana hatlarıyla değerlendirme yapacak kadar söz hakkımın olduğunu düşünüyorum.

Kızılcık Ağacı (Kitaplar – İnsanlar – Oyunlar – Kentler) – Neşe Baştürk

Neşe Baştürk’ün yazıları okundukta şu görülür. Yazar Neşe Baştürk, ele aldığı konuyla arasına belli bir uzaklık koyar.
Bunu önemsiyorum.
Neden.
Yazar, ele aldığı konuya belli bir uzaklıktan bakmazsa, o yazı nesnel olamaz. Burası önemli. Yazar, konuya belli bir uzaklıktan bakamazsa, yazı, neden nesnel olamıyor. Olamıyor, çünkü konuya duyguyla yaklaşıyor. Kızdığı kişinin ürününü yerden yere vuruyor. Seviyorsa o kişiyi, dostuysa, bu kez abartılı övgüleri sıralıyor.

sgk

Arşivler