Hamidiye Alayları – İmparatorluğun Sınır Boyları ve Kürt Aşiretleri – Janet Klein

Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde oluşturulan Hamidiye Alayları, hedefleri ve etkileri bakımından ilgi çekici bir tarihî vakadır. Somut etkileri 1890’dan Kurtuluş Savaşı’na kadar izlenebilirken, tarihî ve siyasi etkisi günümüze uzanan izler bırakmıştır. Janet Klein, ortaya koyduğu kapsamlı bir araştırma ve geniş bir tartışmayla Hamidiye Alayları’nı, bu alaylarla sınırlı olmayan bir perspektifle ele alıyor.

Hamidiye Hafif Süvari Alayları varlık gösterdikleri otuz yıldan uzun süre içinde aşiret mensuplarının,

?Türk Romanında Tarihin Gerçeklik Boyutu? ya da Türk Romanında Tarihselliğe Yaklaşım Türleri – Hikmet Temel Akarsu

Roman nedir; ne değildir?
Roman sanatı nedir? Ne değildir? Böylesi bir sualin verilebilecek biricik, kapsayıcı ve net bir yanıtı olamaz. Fakat neyin roman olmadığını söyleyebilmek için her zaman sarih görüşlerimiz vardır. Roman sanatının başlangıç ve yükseliş yıllarındaki empresyonist anlatı onun, gerçeği gözler önüne tanrısal bir bilgelikle seren ?adaletli?(!) bir edebi form olarak algılanmasına yol açmış olsa bile; edebiyat bilgisi ortalama düzeyde olan kişiler bile bilirler ki roman özünde kurgusal bir yaratıdır.

Yavru Sığırcık Kuşun Şiirleri (I) – Mehmet Ercan

SORU

bir insan beni sevmeyebilir.
ben de sevmeyebilirim bir insanı.
ben bir kuşum babacığım;
ya nasıl sevmez bir insan bir insanı?

GÖKYÜZÜ

biz kuşlar uçmayı severiz gökyüzünde;
kimimiz yüzmeyi sever sularda.
bizde de zalim olan kuşlar var.
korkuyorum insanlardan yine de
iyi ki bir sığırcığım.
kıymıyoruz çıkar için birbirimize.
paylaşmayı öğrenirsek eyer,
gökyüzü hepimize yeter,
değil mi babacığım?

Nazım Hikmet’in bilinmeyen iki şiiri yayınlandı…

Hakan Aksay’ın T24 sitesi için kaleme aldığı yazısında Nazım Hikmet’in biri ‘unutulmuş’ biri de Fransız komünist Henri Martin için yazılmış ve bilinmeyen iki şiirine yer verdi.

Unutulmuş şiirin öyküsü
Hakan Aksay’ın yazısında yer alan bilgilere göre, Melih Güneş, Nâzım Hikmet?in 1921-1961 yılları arasını kapsayan şiirlerinden seçerek oluşturduğu, 1961 yılında Rusça yayımlanmış kitabını incelerken Türkçe son baskılarda göremediği ?Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları? bölümündeki bir şiirinin, Ekber Babayev?in hazırladığı Sofya baskılarında olduğunu fark ediyor. Şairin kendi seçtiği şiirlerinden oluşan Rusça kitapta,

Yaşarken Yazılan Tarih / Gezi Direnişi ve Halk Hareketlerinin Geçmişi

Daha önce yapmadığımız, ya da yapmaya cesaret edemediğimiz bir şeyi o gün o saat yapmamızı sağlayan nedir? Tüm varlığımızı harekete geçiren, ayağa kalkıp inandıklarımızı kararlılıkla savunmamızı sağlayan şey… Bizi sokaklara döken, bütün gece ayakta tutan, pankart yaptıran, saatlerce bilgisayar ve telefon başında mesaj gönderten, erzak taşıttıran, mıknatısla çekilircesine tekrar tekrar meydanlara sokaklara, arkadaşlarımızın çocuklarımızın yanına çeken şey? Hiç tanımadığımız, ama orada birlikte olduğumuz insanlara öyle özenli davranmamızı, yardım etmemizi, şefkat duymamızı sağlayan nedir?

Adını Unutan Adam – Mehmet Eroğlu

Ölüdeniz, Şeria, Petra, kısa etek, esmer kız… Kimim ben? 18 yıl önce o sel yatağında kim geldi peşimden? İşkence… Kim gülüyor? Kim konuşuyor? “Sakın Freud, Marx ve Einstein deme” “Dişlerim nerede?”… Önde köpekler, arkada aydınlatma mermilerinin ışığı altındaki askerler… Uzak topraklarda devrime inanan üç arkadaş… Ölen, kalan ve direnen hayaller…

Mehmet Eroğlu, belleğin, fedakârlığın ve unutmamanın romanını yazıyor. Dünyayı değiştirmek isteyenler ölümü yenerler, kahraman olurlar.

Bayramda ağaç ‘kurban’ eden Gökçek, Uykusuz’da…

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bayram tatilinde ODTÜ’ye gece baskını düzenleyerek ağaçları kesmesini ve ağaç kıyımını protesto eden öğrencilere polisin müdahalesini mizah dergisi Uykusuz kapağına taşıdı.

İşte Uykusuz’un o kapağı:

‘Sürgün müezzin’ LeMan’da: Tayyip bilir

LeMan bu hafta kapağına ‘Gezi sürgünü müezzin’ Fuat Yıldırım’ı taşıdı. Müezzin Yıldırım, ‘camide içki içildi’ iddialarına yanıt olarak, “Camide içki içildiğini görmedim” demişti.
İşte o kapak:

İslamcılık ve Din Politikaları – Erdoğan Aydın

Bu kitap bir yandan İslamcılığın toplumu fethetme ve değişim sürecini, diğer yandan da 12 Eylül devletinin onu 80’lerde besleyip büyütmesini, 90’larda engelleyip bastırmasını, 2000’lerde ona yenilmesini irdeliyor.

Bu süreç özgülünde İslamcılığın tarihsel ve yapısal özelliklerini, demokrasiyle ilişkisi ve reforma uğrama sürecini, Diyanet’i, 28 Şubat’ı ve AKP’yi ortaya çıkaran koşulları irdeliyor.