Bedo’nun Mevzusu Derin – Ayşegül Tözeren

Ahmet Büke, açlık grevlerini, Kürt coğrafyasında toprağa gömülmüş kemiklerin ninesine seslenişini, ring aracında yanan mahkûmların hikâyelerini güçlü anlatımıyla öyküleştirebilmiş ve bu cesaretiyle Türkiye öyküsünde yeni bir sayfa açabilmiş bir yazar.

Büke, ilk romanında yine zor olanı deniyor. Gençlik edebiyatı alanında değerlendirilebilecek olan ‘Mevzumuz Derin’le uzun anlatıya yöneliyor. ‘Mevzumuz Derin’in ana karakteri

Ursula’dan Novesma Verba* – Başak Baysallı

Ursula K. Le Guin?in 1979?da kaleme aldığı Malafrena, Cemal Yardımcı tarafından Türkçeye ilk kez çevrilerek temmuz ayında Metis Yayınları tarafından yayımlandı.

1929?da Kaliforniya?da doğan Ursula K. Le Guin; Mülksüzler, Yerdeniz Büyücüsü, Antuan Mezarları, Tehanu ve Yerdeniz Öyküleri gibi eserlerinde yarı gerçekçi / yarı fantastik temaları işledi. Gerçeğin katılığını hayali dünyanın saydamlığında eriten yazar, toplumsal sorunları fantastik dünyanın gerçekliğinde okura sundu.

Minör Bir Direniş Destanı: Kızıl Darı Tarlaları – Görkem Dağdelen

Nobel ödülleri her yıl açıklandığında, edebiyatçılar ve edebiyat eleştirmenlerine ödülü alan yazar hakkında sorular yöneltilir. Yaptığım internet taramasında, 2012?deki ödül sonrası Türkiyeli edebiyatçıların yorumlarına fazla rastlayamadım. Bunun muhtemelen en önemli nedeni, 2012 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mo Yan`ın hiçbir kitabının (o an itibariyle) Türkçe`ye çevrilmemiş olmasıydı. Türkiye`de Uzak Doğu Asya edebiyatına ilginin (Afrika edebiyatı gibi) az olmasının Mo Yan hakkındaki bilgi eksikliğinin diğer bir nedeni olduğu söylenebilir.

Faşizm Şapkadan Çıkmadı – Onur Koçyiğit

Sosyal faşist kavramı, bize 60?ların sonu 70?lerin başında angaje olmuşsa da tarihsel bağlamı daha eskidir. 70?lerden bir örnek vermek istiyorum: Bugünkü PKK?nin lideri Abdullah Öcalan, Ankara?da okurken, Ankara Devrimci Yüksek Öğrenim Derneği (ADYÖD) üyesidir. Öcalan, derneğin yönetiminde de bulunmuştur ancak daha sonra yönetimin sosyal faşist-Maocu bozkurt şeklinde nitelenmesi ve revizyonist tavırlar alması üzerine dernekten ayrılmıştır, ki günümüzün sosyal faşistleri Doğu Perinçek ve o zamanki arkadaşları ?yollarına? devam etmişlerdir. Nedeni bellidir; kendini

Yarasına Küsmüş İnsanların Öyküleri – Müslüm Üzülmez

?Gücünü iradesiz iradelere borçlu olanlar ve bu güce tapan gönüllü köleler benim gibileri sevemezler.? Erdinç Gültekin

İnsanın ne zaman, nerede olacağı hiç belli olmuyor. Diyarbakır-Ergani?de annemin bahçesindeyim. Baharın yeşilliği her tarafı kaplamış, Mayıs ayının yüzü suyu hürmetine bahçede var olan bütün güzellikler çiçeklenmiş. Bahçe renklerin gökkuşağı sanki. Güneş ışıklarının bir oyunu değil de, renkler gerçeğin ta kendisi burada. Kelebek ve arıların renklerle dans edişleri ve

Hartal ( * ) / Top-yekün sessizlik! – Nejdet Evren

( * ) Mahatma Gandhi?nin ?hartal?, top-yekün sessizlik olarak pratikleştirdiği olgu ile ?sakın konuşma? (1) yüklenimi de benzer bir olgu olsa gerek. Bu ortak payda, her ikisinin de, şiddetin belki de hiç tanımlanmayan ve hep gözlerden uzak tutulan ?yoğunlaşmasına- gösterilen bir tepkinin sonucunda ortaya çıkmış olmalarıdır. İnsanların ?çoluk,çocuk,yaşlı,kadın,hasta demeden- ve yine insan görünümlü tanımlanamayanlarca kimyasal silahlarla toplu şekillerde gark edildikleri ve katliam adı verilen bu vahşetin insana ait olduğunu görmenin yoğunluğu

Ruhi Su: Bir Komünist Ozan – Faiz Cebiroğlu

Ruhi Su?nun ölüm yıldönümü vesilesiyle herkes bir şeyler söylüyor; herkes bir şeyler yazıyor. Bazıları, Ruhi Su müziğini onun siyasi duruşundan, onun siyasi bakışından ayırarak, sözüm ona, ?üzüntülerini(!) ifade etmektedirler. ?Ne güzel türküler söylerdi!? diyerek, soyut ve anlamsız bir ?üzüntü? dile getiriliyor. Buna izin vermeyelim. Vermeyeceğiz. Zira Ruhi Su, yalnızca mükemmel bir ses ve derin müzik bilgisi değil, o aynı zamanda burjuvaziye korkular salan bir komünistti! O komünist olarak hapse, sürgüne, işkenceye meydan okudu. Komünist olarak, türkülerinde sevdanın ve kavganın sesi oldu.

Dinamo’nun yasaklı şiiri: ‘Türkiye Sovyet Cumhuriyeti’

Hasan İzzettin Dinamo’nun tüm şiirleri ve ses kayıtları gün yüzüne çıkıyor. ‘Ateş Ormanları Arasından’ adlı kitapta, Dinamo’nun hiç yayımlanmamış ‘Türkiye Sovyet Cumhuriyeti’ adlı şiiri de var.

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Hasan İzzettin Dinamo?nun bazıları daha önce hiç yayımlanmamış ve bazıları kendisi tarafından seslendirilmiş şiirleri, ölümünün 25. yılında bir kitap ve CD olarak okurla buluşuyor. Şairin kızı Işık Dinamo tarafından hazırlanan ?Ateş Ormanları Arasında?

Faşizmi Analiz Etmek – Mutlu Arslan

?Faşizm? kavramı, ülkemizde son yıllarda en sık ve en yersiz biçimde kullanılan kavramlardan birisi haline geldi. Türkiye?nin en namlı sağcıları bile, politik muarızını suçlamak için kolaylıkla ?faşist? nitelemesine başvuruyor. 80?li yıllara kadar Türkiye?deki devlet analizlerinin ve devrimci stratejilerinin anahtar kavramlarından biri olan ?faşizm? kavramı, günümüzde pek çokları için alelade bir küfür haline dönüştü.

Faşizm kavramının lümpenleşerek analitik kapasitesini yitirmesinin en önemli nedenlerinden birisi, Türkiye solunun teorik üretiminin kısırlığıdır.