Stoacıların Paradoksları – Marcus Tullius Cicero

Stoacıların Paradoksları adıyla Latinceden Türkçeye aktarılan bu yapıtta Marcus Tullius Cicero, tarih boyunca insanların farklı anlamlar yüklediği, fakat hiçbir zaman üzerinde uzlaşmaya varamadığı, onur (honestia), erdem (virtus), mutluluk (beatitudo), eşitlik (aequitas), özgürlük (libertas), bilgelik (sapientia) ve zenginlik (divitiae) gibi kavramları ele alır. Cicero, stoacıların felsefe okullarında tartıştıkları bu kavramları halkın anlayabileceği sade bir dille tartışmaya açmayı amaçlayarak şu altı paradoks üzerinde durur:

Bilimsel Devrimin Başyapıtları

De Revolutionibus / Nikola Kopernik
Dialogo Sopra i due Massimi Sistemi del Mondo / Galileo Galilei
Discorsi e Dimostrazioni Matematiche Intorno à due Nuoue Scienze / Galileo Galilei
Astronomia Nova / Johannes Kepler
Traiute de la Lumiere / Christiaan Huyghens
Principia Mathematica Philosophiae Naturalis / Isaac Newton
The Sceptical Chymist / Robert Boyle
Traite Elementaire de Chimie / Antoine Laurent Lavoisier

Marksizm ve Kriminoloji Teorisi (Kavramsal Araçlar ve Eleştirel Bir Değerlendirme) Mark Cowling

Çalışmalarını uzun zamandır kriminoloji alanına hasreden Cowling, aynı zamanda Marksizm üzerine yapılan yıllık bir yayının da editörlüğünü üstlenmiştir.

Bu kitap yalnızca bir Marksist kriminoloji kitabı değildir. Bir başka deyişle, kriminoloji ve ceza hukuku alanındaki çalışmalarını Marksist kurama dayanmaksızın yürütme talebindeki muhtemel okur, kitapta umduğundan fazlasını bulacaktır.

Capon Çayevi – Mahmut Şenol

Çekes Adil Paşa’nın Tahsildarlık Günleri romanı ile başlayan Mahmudiye Üçlemesi’nin ikinci kitabı olan Capon Çayevi’nde naif bir insan üzerine bir o kadar naif bir hikaye anlatıyor Mahmut Şenol. Çanakkale Vilayeti’nin Biga kasabasındaki, ahalisi serâpa Çerkes olan Mahmudiye Köyü’nden Nurettin Karasu’sunun, ahalinin deyişiyle Nuridin’in hikayesi bu.

Mahmut Şenol komiği ve trajiği bir araya getirmedeki ustalığını bir kez daha sergilediği Capon Çayevi’nde yine unutulmayacak bir roman kahramanı yaratmış. Don Kişot’u hatırlatan Çerkes Adil Paşa’sından sonra,

İhtilafın Dili(*) – Faiz Cebiroğlu

İhtilâfın dili, bir gecikmiş yazıdır. Bu önemli konu üzerinde, daha önceleri yazmak istiyordum, ama araya, başka konular girdi. Gecikti. Şimdi yazıyorum. Sorarak başlıyorum: İhtilâf nedir? İhtilâfın dili, nedir?
?Konflikt?, aynı anlama gelmek üzere ?ihtilâf?, ya da ?uyuşmazlık? üzerine, birçok tanım bulmak mümkün. Ama ben burada, daha çok günlük yaşamda ve çocuk eğitim dalından hareketle şöyle bir tanım yapmak istiyorum: İhtilâf, başkalarıyla, fikir ayrılığına düşmek

Solun hapishane tarihi* – Adil Okay

?Yakın tarihimizde şu ya da bu siyasi ekolün hayatında hapishane belirli dönemlerde yer alırken, solun hayatında her dönem yer almıştır.? Şaban Öztürk

Şaban Öztürk?ün Yar yayınları tarafından çıkan, ?Türkiye Solunun Hapishane Tarihi?(2) , adlı 2 ciltlik kitabını dağınık biçimde okudum. Dağınık diyorum zira bu kitap(lar) ansiklopedi kapsamında değerlendirilebilecek zenginlikte.

Antikapitalist Sözlük – David E. Lowes

Antikapitalizmin, kapitalizmin kendisi kadar eski olduğunu belirtmek; bazılarına malumun ilanı diğerlerine de totoloji olarak görünebilir. Muhalif gücün soy kütüğü; medyadaki çoğu kişi, üniversiteler ve kurumsallaşmış siyasi partiler tarafından görmezden gelinmiş, karartılmış ya da önemsizleştirilmiştir.

Antikapitalist Sözlük, antikapitalist teori ve pratiğin tarihini ve etkilerini yok sayan veya marjinalize eden bir çok politika sözlüğüne alternatif olarak tasarlanmıştır.

Gazzali (Felsefesi ve İslam Modernizmine Etkileri) – Hasan Aydın

Bir İslam düşünürü olarak, klasik İslam düşüncesinin evriminin zirvesini ve en yalın ifadesini temsil eden Gazzâlî’yi inceleyen Hasan Aydın’ın bu kitabı, Türkçede bu filozof üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmadır. Yazar Gazzâlî’nin düşünce sistemini tarihselliği içinde ele almakta, bu sistemin 19. yüzyıl ve sonrasında İslamcı düşünürler üzerindeki etkisini incelemektedir.

Kitap birbiriyle ilintili üç temel amacı gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Bunlardan ilki, Gazzâlî’nin düşün sistemini, bir diğer deyişle Tanrıya,

Aforizmalar V – Mehmet Ercan

cellat dahi sorgularken kendini;
nedense sorgulayamazlar,
? celladına sevdalananlar? kendilerini
***
karanlığın terazisi,
güneşi tartmaz.
***