İlk Bilim Kütüphanem – Hayvanların Dünyası

Hayvanların dünyasına eğlenceli bir geziye ne dersiniz?
Gezegenimizi paylaştığımız bu harika canlıları yaşam alanlarında ziyaret edelim. Yağmur ormanlarında, bataklıklarda, gökyüzünde, Afrika savanlarında ya da soğuk tundrada yaşayan birbirinden ilginç hayvanları daha yakından tanıyalım.

Takma adla kendi kitabını öven yazar

Gizem ve polisiye dallarında ABD ve İngiltere’de birçok ödül alan yazar RJ Ellory‘nin, Amazon‘da sahte kullanıcı ismiyle kendi kitaplarını övdüğü ortaya çıktı.

‘Jelly Bean’ rumuzuyla siteye yorumlar yazan Ellory kendi eserlerini övmekle kalmayıp, rakibi olarak gördüğü yazarları da kötülemiş. Durumun ortaya çıkmasından sonra 47 yaşındaki yazar yaptığı yazılı açıklamayla hem okuyucularından hem de edebiyat camiasından özür diledi.

Jack London – James L. Haley

Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Deniz Kurdu, Martin Eden, Demir Ökçe, Uçurum İnsanları, Ademden Önce, Ay Vadisi gibi romanları ve Ateş Yakmak başta olmak üzere onlarca hikâyesiyle dünyanın en tanınan edebiyatçılarından biri olan Amerikalı yazar Jack London (1876 – 1916), San Francisco’da bedensel çalışmayla geçen yoksul hayatının bir noktasında stratejik bir karar verdi ve altın arayıcılığından servet edinme hayaliyle atıldığı Klondike macerası sırasında kaldığı madenci kulübesinin duvarına bu kararını kazıdı: “Jack London Madenci Yazar 27 Ocak 1898″. 21 yaşındaydı.

Söz Üzerine – Erinç Büyükaşık

Bir sessiz çığlık yazmak eylemi. Kendinle baslayan yolculukta kılavuzunun sözcükler olduğunu fark ettiğinde yalnızlığınla barışırsın bu eylemci tavrında. Korkunla yuzleşemediğinde söz büyüsüyle kuşanır. Yola çıkılmıştır artık, yeni ülkeler ve yüzler sığıverir anlatılan her öyküye. Öykü sensin, siz, onlar ve herkes. Yeter ki büyüsünü yitirmesin söz ırmağı.Sözün olduğu yerde başlıyor insanın öyküsü. Söz yazıya dökülüyor, en umulmadık yerde, en mahrem dışavurumlarla şekilleniyor söz. Yola çıkış öyküleri anısalllıktan çıkıp sözel bir kıyafete bürünüyor. Söz hapishanelerin kapılarını açıyor düşünen beyinlere.

İstanbul Rumları / Bugün ve Yarın – Hazırlayan: Foti Benlisoy, Anna Maria Aslanoğlu, Haris Rigas

“Yaklaşık bir asırlık dönemde Anadolu ’nun ve İstanbul ’un insan yapısında inanılmaz bir değişim yaşandı. Geç gelen “ulus-devlet” bilincinin savaşlarla harmanlanması, cumhuriyet Türkiye ’sinin kuruluşuna trajik “yok oluşlar”ın eşlik etmesini de beraberinde getirdi. Anadolu ’nun ulusal zenginliği ortadan kalktı, İstanbul ise tek kelimeyle “çoraklaştı”.
1920’de bile, yani 1915 “büyük Ermeni tehciri ”nden yıllar sonra bile, Diyarbakır ’da Müslümanların toplam nüfusun yüzde 40’ını oluşturduğunu, bunların yarı yarıya kendilerini Türk ve Kürt diye tanımladığını, kent nüfusunun Katolik ve Ortodoks Rumlar, Ermeniler, Süryaniler, Yezidiler, Keldaniler ve diğerlerini barındırdığını biliyor muydunuz? Bir imparatorluk başkenti olarak İstanbul ’un zenginliğini varın siz değerlendirin…”

Hapishane Defterleri (3. Cilt) – Antonio Gramsci

Gramsci’nin düşüncesini ve Hapishane Defterleri’nin karmaşık oluşum süreçlerini hiç kimse Valentino Gerratana ve Antonio Santucci kadar iyi anlamamıştır. Bu edisyonun ilk iki cildini hazırlarken onların uzmanlığından ve öğütlerinden fazlasıyla faydalandım. Ne keder ki, her ikisi de erkenden göçüp gittiler fakat bu cildin metin tenkidini inşa ederken yine de Gramsci’nin fikirlerini tartışmak ve metnini anlamak için birlikte harcadığımız saatler içerisinde bana verdikleri bilgileri ve görüşleri kullandım.
Joseph A. Buttigieg

Foucault ve İran Devrimi / Toplumsal Cinsiyet ve İslamcılığı Ayartmaları – Janet Afary, Kevin B. Anderson

“Mart 1979’da ilk eşcinsel idamlarından sonra 14 Nisan 1979’da, Foucault’nun, Mehdi Bezirgan’a yazdığı ‘açık mektup’ta yer alan şu ifadeler, filozofun içine düştüğü durumu göstermesi bakımından oldukça dramatiktir. “İnsan haklarını iddia ederken insanları ezen tüm rejimlerden bahsetmiştik. O zamanlar İranlıların geniş kesimlerin desteklediği İslamcı hükümet kurma arzusunun içindeki bir umudu ifade etmiştiniz. Bu haklar için gerçek bir teminat bulunabilir diyordunuz. …göstermiştiniz. …söylemiştiniz. ‘Mollalar hükümeti’ tarafından yönetilme arzusu değildi bu.”

Emniyet Müdürlüğü, 67 kitaba daha yasak istedi.

Ankara Emniyet Müdürlüğü, “3. yargı paketi”ndeki düzenleme doğrultusunda, 31 Aralık 2011’e kadar, Ankara mahkemeleri veya Bakanlar Kurulu kararıyla hakkında toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararı bulunan yayınların listesini, yasaklama kararının değerlendirilmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi. Hakkında toplatma kararı verilen 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankartın yer aldığı liste, piyasada satılan Aziz Nesin, Nâzım Hikmet, Yaşar Kaplan, Lenin, Sultan Galiev, İsmail Beşikçi,

Ulus Devletleşme Sürecinde Tarihçiliğin Rolü ve Tarih Yazımında Nesnellik Tartışmaları Üzerine Kısa Değerlendirme – Nazım Ümit Tol

Ulus devletlerin ortaya çıkmasıyla birlikte tarihte sapmalar yaratmak gereksinmesi yoğunluk kazanmıştır. Bu süreçte devletler tarihi, otoritelerini kendi tebasına ya da cemaatine ya da başka unsurlardan oluşan teba ya da cemaatlere meşrulaştırırken bir araç olarak kullanmışlardır. Tarihçiliğin, ulusa ilişkin kimliğin inşasında oynadığı bu işlevsel rol, tarih yazımında nesnellik tartışmalarını gündeme getirmiştir.
Bu kısa yazıda, ulus devletleşme süreciyle birlikte tarihçiliğin üstlendiği rol ve tarih yazımında nesnellik sorununa kısaca değinilmiştir.