Kirlenmek Güzeldir veya “Metropol”e Dair – Erinç Büyükaşık

Kent üzerine bilinç-akışıyla düşüncelerimi sağaltmayı istiyordum günlerdir. Bu kent tüm kalabalığının içinde yalnızlığımla beni kuşatırken her gün aksamadan süren koşturmacanın içinde yitirdiğim veya yitirdiğimiz “görmek” ve “göz teması” olgusunu irdelemeliydim zihnimde. Şehirliliği taşrayla ilişkilendirdiğimiz modernlik algım “kent”i yüceltirken, kentliliğim yitik bireyi içimde yeniden inşaa ediyordu şantiyeler boğulmuş metropolde.

Yazarlar Kitaplarını İmzalıyor!!!

Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde 6 Ekim Cumartesi günü saat 14:00 ‘da yazarlar kitaplarını imzalıyor. Bu etkinliğe katılacak yazarların isimleri ise alfabetik sırayla şöyle:

Katılımcı Yazarlar
A.Adnan Azar
Abdullah Nefes
Abdülkadir Budak
A. Galip
Adnan Acar

Aram Kitabevi basıldı, yasal kitaplar toplandı

Diyarbakır’da bulunan Aram Kitabevi, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler tarafından basıldı. Savcılığın kitabevinde “Yasadışı yayın bulunduğu” iddiasıyla arama kararı aldığı ve bu doğrultuda baskın gerçekleştirdiği öğrenildi. Aramada Yazar Elif Şafak’ın “Aşk”, Cemal Süreyya’nın şiir kitapları, BDP’li vekil Demir Çelik’in “Özgürlüğünde kaldı gözlerim” adlı 2 ciltlik kitabı ile toplatma kararı bulunmayan “Hêviya Jinê” Dergisi’ne el konulması dikkat çekti.

Arap Baharı Aldatmacası / Ortadoğu’da Emperyalist Restorasyon – Yazarlar: Alper Birdal, Yiğit Günay

“Bu kitaba Tunuslu emekçi Buazizi’nin kendini yakmasının hikayesiyle başladık. Buazizi’nin eline benzin bidonunu neden aldığını anlamak için… Tahrir Meydanı’nı dolduran yoksulların üzerine salınan baltalı çeteleri anlattık. Ve Mübarek’in devrilmesinden sonra iktidara yerleşen orduya karşı mücadele ederken düşen bedenleri… Bütün bunlar bir devrime dönüşme potansiyelini barındıran bu süreçlerin yenilgisinin öyküsü. Bize göre bu öykü, bir yenilginin kısa tarihidir. Yenilgiden öğrenmek, sürecin nereye doğru seyrettiğini görmeye çalışmak,

Yaşar Kemal’in yeni çıkacak eseri ‘Çıplak Deniz Çıplak Ada’ dan bir bölüm…

Yaşar Kemal için en güzel tanımlamayı Elia Kazan yapmıştır belki de. “Yaşar Kemal, Homeros’tan bu yana gelen en eski geleneksel anlatıcıdır. Başka bir sesi olmayan halkın sesidir” diyor kazan. “Yaşar Kemal çağdaş dünyanın en büyük anlatıcılarından biridir. Onu okumak yaşamın kendisini anlamaktır. O, korkusuz bir kahraman gibi yazıyor” diyen John Berger’in hakkını da yememeli…
Yaşar Kemal’in ‘Bir Ada Hikâyesi’ serisinin dördüncü kitabı ‘Çıplak Deniz Çıplak Ada’ 4 Ekim’de kitapçı raflarındaki yerini alacak.

Yeni Birikim Modeline Geçiş: 24 Ocak 1980 Kararları – Nazım Ümit Tol

Özet
Türkiye ekonomisinde yeni sanayileşme stratejisine, yeni birikim modeline geçiş süreci 1970’lerin ortalarından itibaren ekonominin ödemeler dengesi krizine girmesiyle başlamıştır. Gelişen süreçte, muhtelif politikalarla içine girdiği bunalımdan kurtulamayan Türkiye, bunalımın etkilerini bertaraf etmek adına IMF ile masaya oturarak, 24 Ocak 1980 kararları ile yeni bir döneme girmiştir.
Bu kısa makalede, 1970’li yılların ortalarından itibaren

Pantagruel – François Rabelais

Rönesans’ın başlangıcını müjdeleyen yazarlardan biri olan François Rabelais, baba-oğul iki dev olan Gargantua ve Pantagruel’in maceralarını anlattığı beş ciltlik eseriyle Fransız ve dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Pantagruel, bu külliyatın ilk cildi olmasına karşın, Gargantua’nın devamı niteliğindedir.

Bir şövalyelik güldürüsü sayılabilecek olan bu roman, insanlık tecrübesine doyumsuz bir merak duyan bir devin doğumundan gençliğine kadarki maceralarını anlatıyor.

İsa Bu Köye Uğramadı – Carlo Levi

Italo Calvino ile Jean-Paul Sartre’ın Önsözleriyle…
Carlo Levi’nin bu kitabını ilk okuduğumda çarpılmıştım. Italo Calvino da söylüyor ya, bence de doğru. İnsanları, hayvanları, bitkileri öylesine büyük bir aşkla tasvir ediyordu ki, sanki zamanın ötesinde bir şeyden, bir büyük hakikatten, bir büyük aşktan söz ediyordu. Bunu bir tek Yaşar Kemal’de gördüm ben: Kimyası yavaş yavaş bozulan, dönüşen, farklılaşan dünyada insanı insan yapan ve değişmese çok iyi olacak olan şeylerin olduğunu bunca güzel, bunca etkileyici, bunca müthiş nasıl anlatır insan? Şöyle düşünün, bir zamanlar bir dünya vardı ve

3. Tavır Kültür Sanat Festivali Başladı

İdil Kültür Merkezi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Tavır Kültür ve Sanat Festivali, “Aydın ve Sanatçılar Son Sözü Faşizme Bırakmaz” şiarıyla başladı. Bu hafta sonu (21-22-23 Eylül) Okmeydanı, Sibel Yalçın Parkı’nda yapılan festivalde kitap stantları, resim sergileri, konserler ve söyleşilerin yanı sıra imza masaları da yer alıyor.

Festivali bu yıl önemli kılan etkenlerden biri geçtiğimiz hafta Grup Yorum’a yönelik faşizan uygulamalardan sonra grubun sahneye çıkacağı ilk konser olması. Ayrıca