Çukurova 6. Kitap Fuarı, 15-20 Ocak tarihleri arasında açılıyor.

Çukurova 6. Kitap Fuarı, 15-20 Ocak tarihleri arasında, TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde kapılarını kitapseverlere açmaya hazırlanıyor.
TÜYAP Adana Fuarcılık A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle, Adana Büyükşehir Belediyesi desteğiyle düzenlenecek Çukurova 6. Kitap Fuarı, yılın ilk kitap fuarı olma özelliği taşıyor.

205 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen Çukurova 6. Kitap Fuarı kapsamında panel, söyleşi, şiir dinletisi ve çocuk etkinlikleri gibi

Dünyayı Deviren Kentler (Manchester, Paris, St. Petersburg, Selanik, Varna) – Mustafa Tabak

?Çok gezen mi bilir çok okuyan mı?? Ne yalnızca çok gezen ne de yalnızca çok okuyan bilir. Bilmek için çok gezmenin yanında çok da okumak gerekir. Çünkü gezmek bir uygulamaysa okumak onun kuramıdır. Uygulama, deneme yanılmayla değil de önceki deneme yanılmaların, deneyimlerin sonucu olan kuramla gerçekleşirse daha başarılı olur. Örneğin, bir yeri gezmek sözkonusu olduğunda yalnızca o yere ilişkin yazılanları okumak o yeri tanımayı sağlamaz. Aynı biçimde o yere ilişkin hiçbir şey okumadan o yeri gezmek bakan kör gözlerle dolanmaktır.

?Dünyaya kendi utancını gösteren kitaplar? – Güney Özkılınç

Son günlerde çeşitli gazetelerde, artan kitap yasaklamaları haberlerini okuyoruz. Haberler okunduğunda bunun merkezi hükümetten değil de yerel bazı yöneticilerin eksikliklerinden kaynaklandığını veya bu yasaklamaların istisna olduğunu düşünenler olduğunu da tahmin edebiliyoruz.

Son birkaç yıl içinde basılmadan toplanan kitaplar, üstü örtülü baskılar sonucu işinden olan gazeteciler ve bu baskılara direnenlere verilen cezalar; had safhaya ulaştı.

Yeni Gökler Bekler Seni – Baha Çıtakoğlu

?Yeni Gökler Bekler Seni? bir ilk kitap. Baha Çıtakoğlu?nun ilk kitabı damıtılmış şiirlerden oluşuyor. Yaşamdan şiir süzmek zaman alıyor. Uzun yıllar boyunca şiir yazmayı sürdüren Baha Çıtakoğlu şairlik yolunda yürümeye karar verse de kitabı yayımlansın diye acele etmedi. Şiirleri sanki zamanın içinde sınavdan geçti. Zamanın içinde birikti sözcükler.
Baha Çıtakoğlu sözcükleri biriktirdikçe damla damla oluşturdu şiirini. Ölçe biçe sözcükleri, dizeleri koklaya koklaya, yanlış yapmaktan korka korka ördü şiirlerini.

ABD, Ortadoğu, Türkiye – Haluk Gerger

Ortadoğu, neden son altmış yıldır ABD’nin saldırılarına hedef oluyor? Ortadoğu’da devlet sınırları neden cetvelle çizilmiş gibi düzgün? Bölge, neden kanlı savaşlarla, etnik çatışmalarla anılıyor? Haluk Gerger, bu sorulardan yola çıkarak, Osmanlı sonrasından günümüze modern Ortadoğu tarihinin çok boyutlu, bütüncül bir analizini sunuyor. Kitapta yüzyıllık tarih kesiti derinlikle inceleniyor, olgular bilimin, teorinin imbiğinden geçirilerek sonuçlar çıkarılıyor; sosyoekonomik ve sistemik temeller üzerinden hayatın bütün boyutları dikkate alınarak kavranmaya çalışılıyor.

Muzaffer İzgü ile kitabının yasaklanması ve son dönemde artan sansür girişimleri üzerine söyleşi

Ülke ve dünya edebiyatında yer etmiş kitapların, yüzyıllardır ülke topraklarında şiirleri okunan halk ozanlarının sansüre uğramasıyla gündemde bu ara AKP iktidarı.

Son olarak Bursa?dan Muzaffer İzgü?nün ?Zıkkımın Kökü? isimli kitabının 7. Sınıf öğrencilerine yasaklanması haberi geldi. Yaşamında 80 yılı geride bırakan ülkenin en önemli gülmece yazarlarından İzgü?nün bugüne kadar yayımlanmış 150 kitabı bulunuyor ve bunların büyük çoğunluğu çocuklar için yazılmış. Halen yazmaya devam eden İzgü?nün son kitaplarının

Ayşe Kaygusuz’un Öykülerinde Anlamsal Yapı – Mehmet Akif Tutumlu

Ayşe Kaygusuz’un öykülernideki anlatı mesafesine baktığımızda mimetik olmaktan çok diegetik bir yazı kipinin egemen olduğunu söylemek mümkün: Genelde anlatıcının öyküyü doğrudan anlattığı bir yazınsal dil. Olayın aktarımı ise genelde birinci planda olmakla birlikte, anlatıcının fikir dünyasını dolaylayıp betimleyen bir dramatik kurgu niteliğinde yazınsal söyleme eklemlenmekte.
Ancak bu kısa bildiride amacım, Ayşe Kaygusuz’un öykü dilini inşa ederken kullandığı teknikleri ve söylem tarzlarını çözümlemek

Eleştiri – Selma Sayar

Eleştiri zor iştir. İnsanlık günlük yaşantısında eleştirilmeye gelmezken, bunu sanatta, edebiyatta, sporda, bilimde yapmak daha da güç. Oysa eleştiri yerinde ve zamanında yapılırsa çok olumlu sonuçlar doğurabilir.

Bu gün Türk ve dünya edebiyatını yönlendiren yapıtların kalitesinin artmasında eleştirinin payının büyük olduğunu düşünüyorum.

Eleştiri genel tanımıyla herhangi bir konuda, dalda, alandaki nesne, olay, olgu ya da davranışı değerlendirmek demektir.

PEN Yönetim Kurulu, Fazıl Say?a destek olduğu için savcılığa ifade verdi.

PEN Yönetim Kurulu, Fazıl Say?a destek olduğu için savcılığa ifade verdi. 3 Haziran?da Fazıl Say?ın yargılandığı dava ile ilgili açıklama yapan PEN, 301. madde bağlamında savcılığa çağrıldı. Devletin manevi şahsiyetine hakaret ve adli yarıyı etkilemekle itham edilen PEN, dün savcılığa verdiği ifadede ?bir anayasal ve yasal hakkı olan eleştiri hakkının kullandıklarını? dile getirdi.

PEN?i 288 ve 301 maddelerden dolayı ifade vermeye çağrılmasına neden olan 3 Haziran tarihli Fazıl Say için yaptığı açıklama ise şöyle: