Hicivler IV – Mehmet Ercan

SERMAYE
düşmanıyım sömürünün, özgürlüktür bütün gayem.
ben halkımın kölesiyim, ondan gayrı yoktur payem.
tek silahım dildir benim, barutumsa sözcüklerdir,
bundan gayrı yok var?yetim, budur dostlar tüm sermayem.

Normal Olmak İsteyen Kim? – Elif Kutlu

Kimi çocuk kitapları ?çocuk kitabı? olmanın çok ötesindedir. Misal Küçük Kara Balık ya da Küçük Prens çocuk kitabı olma mertebesinden ?büyük kitabı? olma mertebesine çoktan ulaşmıştır. 80?li yıllarda Küçük Kara Balık adlı öykü kitabının yasaklanması ?mahcup edici bir şekilde- bunun bir göstergesi olabilir. Belki de birileri bu balığın serüvenini ?tehlikeli/sakıncalı? bulmuştur. Öyle ya ?aile? adı altında üretilen o kutsal kurumu aşmanın yolu ?kötü çocuk? olmaktan geçer. Ayrıca ?özgürlük? bu balığın anlattığı gibi özendirici bir şey olmamalıdır. Dolayısıyla bu kitabın

Rus edebiyatçı Nikolay Gogol’un ‘Palto’ adlı tiyatro oyununa askerlikten soğutma cezası geldi.

Rus edebiyatçı Nikolay Gogol?un ?Palto? adlı tiyatro oyununa askerlikten soğutma cezası geldi. Dostoyevski’nin, “Hepimiz, Gogol’un ‘Palto’sundan çıktık? sözüyle de tanınan oyunu İzmir?de sahneleyen tiyatrocular 5?er ay hapis cezası aldı.
?Halkı askerlikten soğutma? suçlamasıyla yargılanan Yeni Kapı Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Nimet Nazlı Masatçı’nın da aralarında bulunduğu 6 sanık, 5’er ay hapisle cezalandırıldı.

Bir Kitap Bir Yazar: Ezilenlerin Pedagojisi, Paulo Freire – Ayşe Kaygusuz

GİRİŞ
Kitap daha adıyla hem çekiciliği (Ezilenlerin), hem de iticiliği (Pedagojisi) ile karşıtlığı içinde barındırıyor. Buradaki karşıtlık, Türkçe ve yabancı terim olurken, içeriği iki farklı düşünce ve davranış biçimini anlatıyor.
Kitabın kapağını açtığınız anda, kendini ele veren bir yaşam ve duruşla karşılaşırsınız. İçinde bulunduğumuz sistemi (kapitalizm-emperyalizm), hem kişilerin hem de toplumların düşünce ve davranış biçimlerini anlatmak için öylesine yerinde ve anlamlı sözcükler kullanılmış ki susup kalırsınız; başka ne söylerseniz boştur artık. Bununla birlikte

İspanya İç Savaşı Bibliyografyası – Diyar Saraçoğlu

İspanya İç Savaşı, nedenleri ve sonuçları ile birlikte İspanya sınırlarını aşan bir savaş. Kimine göre seçimle kazanılan iktidarın iç ve (özellikle) dış dinamiklerle kaybedilişinin öyküsü. Kimine göre ise faşizmin ayak seslerinin gümbür gümbür geldiğinin kanıtı. Savaş ile ilgili farklı görüşler olmakla birlikte savaşın dünya tarihi açısından önemi tartışılmaz.
İspanya İç Savaşı ile ilgili ilk Türkçe kitap savaş bitmeden yayımlanmış. Aradan geçen yetmiş yılı aşkın sürede konu ile ilgili

Gözün Büyüsü – Selman Büyükaşık

Birileri şiire ?sözün büyüsü? demiş. Ben bundan esinlenerek yazımın başlığını koydum. Çünkü göz, duygularımızın en saydam aynası bir organımız.
Göz deyince diğer duyu organlarımızın akla gelmesi kaçınılmaz. Bunlar arasında bir karşılaştırma, tercih yapmaya çalışmayacağım. Biliyoruz ki, ?gül parmaklı şafak? imgesini destanında sıkça yinelerken yaptığı betimlemelerle bizi büyüleyen Homeros kör bir ozandı ya da öyle bilinir. Milton?un, Joyce?un, Borgeis?in de kör olduklarını söylersek şaşırmayın. Ama bu yazarlar

İstanbul’dan Çizgiler – Serhat Çakın

Orhan Kemal? in İstanbul?dan Çizgiler adlı eseri onun en son; fakat en ilginç yapıtlarından birisidir. Çizgilerle ortaya konan bu yapıt; İstanbul? un 20.yüzyılın ikinci yarısındaki fiziksel ve toplumsal görünümünü ve sosyal sınıf farklılıklarını yansıtır. Bu eserde İstanbul? da yaşayan insanların birbirleriyle olan ilişkileri, yoksul insanların iş ve geçim derdi, konut sorunları ve sıkıntıları, ev sahipleriyle kurulan ilişkiler ve yaşanan gerilimler, yoksul aileleri çocuklarını okutma sorunları

Bir Gönül Borcu İfadesi – Nikolay Çernişevski

( Nikolay Aleksandroviç Dobrolyubov devrimci bir gazeteci, eleştirmen ve şairdir. 1856?da Çernişevski ve o dönem Sovremennik (Çağdaş) dergisinin yayıncısı Nekrasov?la tanışmış, bu sayede dergide yazıları yayınlanmaya başlanmış, 1857?de de derginin kadrosuna eleştiri bölümünün başı olarak girmiştir. 4 sene bu dergide çalışmaya devam etmiş, birçok önemli edebi eleştiriye imza atmıştır.

1860 senesinde yakalandığı tüberküloz hastalığının tedavisi için yurt dışına gitmiş, bir sene sonra geri döndüğü Rusya?da, 25 yaşında ölmüştür.

Ermeni Edebiyatında Kürtler (Abovyan yazıtlarında)

?En sert ve acımasız mevsim kıştır. Ama Kürtler kışın 20-25 derece soğuğunda bile yalın ayakla çalışıyor ve geziyorlar. Hastalıklarını otlarla iyileştirmeye çalışıyorlar. Yaşlıları bile çok moralli ve genç gibi ayaktadırlar. Onlarda 120-130 yıl yaşayanları az değil. Kürtleri ilk bakışta tanıyabilirsiniz cesur bakışları ve korku salan bir duruşları vardır? Kürtler söz verdiğinde, emanet aldığında yâda, sır konusunda söz vermişse onu saklarlar. Bir Kürt hayatından vazgeçer ama bu sözünden vazgeçmez.