Masal Irmaklarının Okyanusu (2 Cilt Takım) Somadeva

XI. yüzyılda yaşayan Hintli şair Somadeva Masal Irmaklarının Okyanusu adlı eseriyle eski Hint kültürünün çağımıza ulaşmasında önemli bir rol oynamıştır. Gunadhya’nın günümüze ulaşmayan Brihatkatha adlı eserinden derleyerek oluşturduğu Masal Irmaklarının Okyanusu çerçeve öykü içinde iç içe geçmiş masal tekniği ile kurulmuştur. Eserde yer alan öyküler Hint mitolojisinden Hint halk masallarına kadar pek çok kaynaktan beslenmektedir. Binbir Gece Masallarına esin kaynağı olduğu düşünülen Masal Irmaklarının Okyanusu, Avrupa edebiyatında Boccaccio, Goethe, La Fontaine ve Shakespeare’i de etkilemiştir.

Masal Irmaklarının Okyanusu’nu

Denizler’den Terzi Fikri’ye Türkiye – Tuncay Çelen

Geçmişi zihinlerimize kendi istedikleri gibi kazımak, değerlerimizi hafızalarımızdan silip atmak isteyenler, onca uğraşlarına rağmen, insanların kalbinden Baba İshak’ları, Şeyh Bedreddin’leri, Pir Sultan’ları söküp atamadılar.

Tuncay Çelen, Deniz Gezmiş’le ve o dönemin diğer gençlik önderleriyle yakın arkadaşlıklar kuran, onlarla aynı safta mücadele ederek hem yakın tarihin tanığı, hem de ona yön vermeye çalışanlardan biri… Çelen, arkadaşlarını darağaçlarıyla, katliamlarla susturmaya çalışanlara inat, bizi 60’lı, 70’li yıllara götürerek, tüm gerçekleri gözler önüne seriyor, o dönemi yaşayanları geçmişle buluştururken, kimilerine onların bile bilmediği çarpıcı olayları anlatıyor.

Bir Türk Subayının Ağrı İsyanı Anıları – Rohat Alakom

Rohat Alakom’un hazırladığı “Bir Türk Subayının Ağrı İsyanı Anıları” adlı kitap Avesta Yayınları arasından çıktı.

Ağrı Ayaklanması’nı konu edinen bu kitap, bir Türk subayının bir Kürt ayaklanmasını hem yaşayışını, hem de bu ayaklanmaya bakışını ele alıyor. Yaklaşık elli yıl önce Dünya gazetesinde tefrikalar halinde yayımlanan “Doğu İsyanlarında Bir Türk Subayı” adlı bu yazı dizisi 6 Mart 1953 günü başlamış, 29 Nisan 1953 tarihine kadar devam etmiştir. Değişik bölümler halinde tam 51 gün süren yazı dizisi, bu yıllardaki en uzun Kürt tefrikası olarak bilinir. Bu yazı dizisi, gazetenin bir düzeltme notunda örneğin kısaltılmış haliyle o yıllarda “Doğu tefrikası” diye de adlandırılmıştır. Yazı dizisinin

Lenin’in Fedaisi Kamo – Jacques Baynac

Jacques Baynac’in 1970 yılında titiz bir araştırma sonucu hazırladığı Lenin’in Fedaisi Kamo adlı eseri, bir dönemin az bilinen bazı yönlerini ve büyük bir devrimcinin destansı yaşamını öğrenmemizi olası kılıyor. İnanıyoruz ki, Kamo’nun yasamı her okuyanın yüreğini titretecek, belleğinde iz bırakacak ve de onu düşündürecektir.
Kamo, Ekim Devrimini yaratan Lenin çağının devrimciler kuşağından, Bolşevik devrimci tipinin en özgün kişiliklerinden biridir: Devrimci mücadeleye bütün varlığı ve benliğiyle katılmak. Yaşamını devriminin zaferine adamak. Çelikten bir iradeye, tükenmez enerjiye ve sarsılmaz bir inanca sahip olmak. Zorluklardan ve engellerden yılmamak ve umutsuzluğa düşmemek. Hiçbir koşulda boyun eğmeye, uzlaşmaya ve fırsatçılığa yanaşmamak. Devrimin çıkarlarını ve devrimci onuru her şeyin üstünde

Hasretinden Prangalar Eskittim – Ahmed Arif

Eşitlikçi bir dünya düşü Ahmed Arif şiirinin damarlarıydı. Doğu’nun yoksul, emekçi halkının yaşadığı, duyumsadığı her şey bu şiirin kaynakları olacaktı. Daha önemli olan bu duyarlılıkları şiire dönüştürürken, bu kültürlerin efsaneleri, türküleri, masalları ve ağıtlarından kıyasıya yararlanarak kurmuştu kendi imgelemini. Anadolu’nun halk şiiri de belki kısmi bir esin perisiydi. Bu şiirde benzersiz bir sözcükler dünyası oluşmuştu. Ve bu sözcükler yoluyla ortaya çok ilginç bir ses ve anlam beliriyordu. İmge sisteminde yararlandığı sözcük ve dizelerde hiçbir şairin şiirinde rastlanmayan bir ritim oluşturmuştu.

Hasretinden prangalar eskittim
Seni, anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni, anlatabilmek seni,

Kriz ve Maliye Düşüncesinde Değişim “İzzettin Önder’e Armağan” – Abuzer Pınar, Ahmet Haşim Köse, Nihat Falay

İktisatçı Prof. Dr. İzzetin Önder?e armağan olarak hazırlanan ve pek çok iktisatçının yazılarından oluşan Kriz ve Maliye Düşüncesinde Değişim; ?İzzettin Öndere Armağan?, Sosyal Araştırmalar Vakfı?ndan okurlarla buluştu.
Abuzer Pınar, Ahmet Haşim Köse ve Nihat Falay tarafından derlenen kitapta Korkut Boratav ve Erinç Yeldan gibi usta iktisatçıların yazılarının yanı sıra İzzettin Önder?in köşe yazılarından oluşan bir bölüme de yer veriliyor.

“Hocamız İzzettin Önder?i bir meslek alanının sınırladığı düşünce insanı olarak tanımlamak onun geride bıraktığı düşünce birikimine ve tabi yaşam pratiğine haksızlık yapmak olur. Bu anlamda Hoca elbette salt bir maliye düşünürü değildir. Eğer bir tanım yapmak gerekirse onu bu ülkenin önemli bir ekonomi politik

Behzat Ç. / Bir Ankara Polisiyesi / Her Temas İz Bırakır – Emrah Serbes

Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK İşhanı, Dil-Tarih, Atakule, öğrenci evleri… ve Emniyet… Cinayet Masası. Behzat Ç., “yeni müktesebata” uyum sağlayamamış, lambur lumbur, “dişli” bir başkomiser. Müzik dinlemez, polis telsizi dinler. Kitap okumaz, gazeteye spor sayfasından başlar. Herhangi bir siyasi görüşü yok. “İçimizden birinin” üçüncü sayfa haberlerine yansımış hali gibi, adı bile tam değil. 1. Amatör’de duran toplara iyi vuran bir stoperken, topçuluğu bırakıp başkalarını tekmelemeye başlamış. Mesela beş lira için kalbinden adam bıçaklayanları, on üç yaşında kızlara tecavüz eden, namus için en yakın akrabalarını vuranları… Kendi adalet anlayışı bakımından sorun yok; “it uğursuz” kimdir, belli gibi görünüyor… Ama acaba öyle mi?

Bir Edebiyat Öğretmenin Dünyası – Süleyman Deveci

Cevdet Kudret deyince aklımıza hep edebiyat tarihçisi, eleştirmen bir yazar gelir. Üstadın çok yönlü muazzam derecede üretken bıkmaz tükenmez bir yazın enerjisi olduğunu çoğumuz bilmeyiz. Edebiyat en azından ülkemizde hala solundur, dahası solda hem üretkenliğini hem yaşama ihtiyaçlarını, dahası kendini bulur. Havada Bulut Yok başlı başına bunun kanıtına yetmeli. Yarattığı bu kahramanının solculuğu yazara etmediğini bıraksa dahi Cevdet Kudret edebiyatımızın onurlu, yiğit, kişilikli ustalarından biridir.

?Havada Bulut Yok? siyasi içeriği bir yana, yazarın iyi bir romancı olduğuna yetkin bir kanıttır sadece. Yapıt, aslında bir ırmak romanın, nehir romanın ikincisi olarak tasarlanıp

Erzurum Yolculuğu – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin

“Erzurum Yolculuğu, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin’in gezi türünde yapıtıdır. Çarlık yönetiminin baskısı altında bunalan özgürlükçü Puşkin için yurtdışı yolculuğu büyük bir özlemdi. Yazık ki bu özlemi gerçekleşemedi. Baskıcı yönetim büyük şaire yurtdışına çıkma izni vermedi. Buna karşılık Puşkin, 1829 yılındaki Osmanlı-Rus savaşı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkarak Erzurum’a kadar geldi. 1836’da yayımlanan ”Erzurum Yolculuğu” bu yolculuğun izlenimlerini yansıtır. “Erzurum Yolculuğu” Puşkin’in çok yönlü zekâsının, kültürünün ışıltılarıyla parlayan, Batılı ”oryantalist” yazarların bu alandaki ürünlerinden çok farklı bir yapıttır. Puşkin, oryantalistlerden farklı olarak, süslemeksizin ve abartmaksızın, Doğu’yu kendi kimliği ve özellikleriyle,