Gelibolu (Mitin Sonu) – Robin Prior

“Savaş, düşünülebilecek en romantik olmayan iştir.”

Kitap, Wall Street Journal’ın seçtiği “2009′un En İyi 10 Kitabı” arasında yer almaktadır.
Gelibolu (Mitin Sonu) kitabının yazarı Avustralyalı askerî tarihçi Profesör Robin Prior, savaş ve romantizm arasındaki çelişkiyi kitabına da yansıtıyor. Prior, en büyük çabasının Çanakkale Savaşlarını bir bütün olarak Birinci Dünya Savaşı kapsamına yerleştirmek olduğunu belirtiyor. Kitapta, farklı uluslardan askerî birliklerin savaştaki etkilerine bir denge getirme çabası da gösteriliyor. Britanya, Yeni Zelanda ve Avustralya birlikleri kadar Fransız ve Hintli birliklere de kitapta önem veriliyor.

Marksizmin Kısa Formülü – Mehmet Aksoy

Çoğunlukla sanılanın aksine Karl Marx, sosyalizm ya da komünizmin, proletarya ya da onun diktatörlüğünün, burjuvazi ya da kapitalizmin, üretici güçler ya da tarihte ekonominin rolünün kaşifi değildi. Kendisini bu kavramların tek etkin kaşifi olarak tanımlayıp tanıtanların cehaletlerini yüzlerine vurmakla kötü şöhretine neler kattı bilinemez ancak kendisi hakkındaki cehaletin en sağlam kanıt işlevi görüyor olması hali hazırda kanıksanmış bir durum olduğuna göre, cehaletle mücadelesinde yenik düşmüş sayılmalıdır. Bu noktadan itibaren ?yapıcı? olmayı seçelim ve Konfüçyus?ün öğüdüne uyarak, sövmek yerine bir mum yakmayı deneyelim.

Hatti-Hititler ve Çerkesler – Ali Çurey

Anadolu’nun kadim kültürüne ilişkin gerçekler hâlâ sislerle kaplı durumdadır. Uygarlığımızın yaratıcılarının kökenleri ve dilleri üzerine yapılan değerlendirmeler de çoğu zaman akıldışı yorumların konusu olmaktadır. Hatti-Hititlerin kültürü, hiç kuşku yok ki, bu coğrafyanın kültürel yapısını biçimlendiren önemli bir gelenektir. Anadolu kültürünün zenginliğine zenginlik katan en önemli boyutlarından birini de Kafkasya kökenli insanlarımız oluşturuyor… Kafkasya kökenli kültürlerin içinde farklı kültürel zenginliklere sahip,

Kelile ve Dimne – Beydeba

Adını “doğruluğun ve dürüstlüğün simgesi” olan Kelile ile “yanlışın ve yalanın simgesi” Dimne’nin hikayesinden alan kitap, MÖ 1. yüzyılda, “Âlimlerin Başı” anlamına gelen “Beydaba” adıyla anılan bir Hint filozofu tarafından Sanskrit diliyle kaleme alınmıştır.

Dünya edebiyatında kimi kaynaklara göre Ezop’a ve La Fontaine’e de öncülük ettiği ileri sürülen Kelile ve Dimne, yüzyıllardır okunmasını fabl türünün en iyi örneklerinden biri olmasının yanı sıra; hayvanların sigeselleştirilmesi yoluyla ulaştığı bir ahlak ve siyasetname kitabı olmasına da borçludur.

İstanbullu Rumlar – Sula Bozis

İstanbul’da bugün Pera adını verdiğimiz semt, Bizans döneminde surlarla çevrili başkent Konstantinopolis’in karşısında, Haliç’in doğu yakasında, şehir ötesi anlamı içeren “Peran” veya “Perea” adıyla anılıyordu ve Bizans’ın on üçüncü bölgesini oluşturuyordu. Bölgeye, İstanbul’un fethinden sonra yabancı elçilikler, 17. yüzyıldan itibaren de Rum tüccar aileleri yerleşmeye başladı. Pera tarih boyunca İstanbul’da Fener’den sonra en fazla Rumun yaşadığı bölge olmuştur. 1804′te Galatasaray’da inşası tamamlanıp ibadete açılan ve Meryem Ana’ya adanan Panayia Kilisesi’nin açılış ayini ile birlikte, Pera’da yaşayan Rumlar Stavrodromi-Pera Rum Cemaati’ni kurdular ve Rumların bölgedeki etkin varlığı 1955′teki 6-7 Eylül olaylarına

”Nar Çiçekleri” Üzerine Naçizane Bir Yazı – Miralem Gür

Sürgünler,yasaklar,ölümler,anılar,hayaller… Çoğu kez gerçeğe dönüştürülmüş sanal hudutlar.. Tüm bunlar dokununca bir insanın yaşamına, susturulsa da diller kalemlere gem vurulamıyor ve nar çiçekleri açıyor Mehmed Uzun’un o eşsiz sayfalarında. Yaşananlar sözleşince cümlelerle; çokkültürlülük, ötekileştirilenler ve hakları gasp edilen bireylerin yaşam mücadelesi yani ”Nar Çiçekleri” çıkıyor ortaya. Haksızlıklara karşı sesini yükselten, ben de buradayım diyen her aydın gibi Mehmed Uzun da cezaevi ve sürgünle tanışmak zorunda kalıyor zamansız. 1977 yılında İsveç’e gidiyor peşini hiç bırakmayan, şimdisinin ellerinden sımsıkı tutan anılarıyla birlikte.

Celal İlhan?ın ikinci öykü kitabı, Dokunan – Murat Erol

Celal İlhan, yirmi dört yılı aşan sanayi işçiliğinden sonra, 1999 yılında yayımladığı ?Anadolu?da Bir Nokta?, adlı araştırma kitabıyla, elli yedinci baharında edebiyat dünyasına ?merhaba? demiş bir yazar.
O yaşta biri için uzun sayılmayacak bir aradan sonra, ikinci kitabını, buram buran emek ve alınteri kokan ?Ateşle Dans? adlı öykü kitabını yayımlıyor.
?Ateşle Dans? dosyasıyla, 2003?te Sağlık Emekçileri Sendikası, Kültür ve Sanat özendirme ödülünü alırken, kitabın içinde yer alan bir öyküsüyle de (Altmış Beş Metre?de) Abdullah Baştürk İşçi Öyküleri yarışmasında birincilik ödülünü alıyor.
?Dokunan?, ilhan?ın ikinci öykü kitabıdır.

sgk