Wêje û Rexne’nin ikinci sayısı çıktı

Wêje û RexneKürtçe araştırma, eleştiri ve edebiyat teori dergisi Wêje û Rexne’nin ikinci sayısı yayımlandı.
Derginin bu ikinci sayısında yayın kurulunda değişiklik olduğu gibi, derginin editörü Dawid Yeşilmen’in yanı sıra Abdullah Çelik de Zazakî editörlüğü görevini üstlendi.
Dergi İran Kürdistanından EtaNihayî’nin Kürt edebiyatında edebî eleştiri konulu makalesi ile başlıyor. Bu yazı Besam Mustafa tarafından Soranî lehçesinden Kurmancî lehçesine aktarıldı. Dergide ayrıca

Yeryüzüne Âşık Gezgin Bir Şair: Achım Wagner – Öznur Özkaya

Hafif Coğrafya Achim WagnerŞiire tutkun bir milletiz diye övünürüz, şiir kitaplarımız çok satmasa da. Her şairden birkaç dize bilir, şiire duyduğumuz hayranlığı durmadan dile getiririz. Dostlarla bir araya geliriz zaman zaman, biriktirdiklerimizi masalara dökeriz. Hiçbirimizin aklına gelmez şiirin izini sürmek için şairin yurduna gitmek, dizelerini anlayabilmek için hayatımızı değiştirmek. Gezmeyi pek bilemeyen halklardan olarak şu yeryüzünde, korkarım “şiir, şiir” diye sayıklarken öleceğiz kendi evimizde.

Bizim Deniz – Mare Nostrum… Can yücel

Şair Can Yücel, unutulmaz  “Mare Nostrum” adlı şiiri Türkiye’de devrimci gençlik hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş’in anısına yazmıştır. “Mare Nostrum” latincede “Bizim Deniz” anlamına gelmektedir. “Mare Nostrum” kavramı ilk kez M.Ö. 100? M.Ö. 44 yılları arasında yaşamış, Köle Devleti Roma İmparatorluğu’nun askeri ve politik lideri Jul Sezar (Gaius Julius Caesar) tarafından Akdeniz için kullanılmıştır.

Sonsuzluğa Yolculuk (Stephen’le Hayatım) – Jane Hawking

Sonsuzluğa YolculukStephen Hawking’i çoğumuz, tüm sinir sistemini felç eden motor-nöron hastalığı ve kozmolojiye yaptığı büyük katkıların yanı sıra akıl almaz çıkışları ve tabuları yıkan açıklamalarıyla tanıyoruz. Ateist olduğunu ilan etmesine rağmen, Papalık Bilimler Akademisi tarafından XI. Pius Altın Madalyası’yla ödüllendirilmesi, dehasının bir kanıtı olarak kabul edilebilir.

Bu sansasyonel ve merak uyandırıcı

“Göğe bakar bir çocuk usanınca coğrafyadan” – Öznur Özkaya

Kızıl Kuğular GecesiBir söyleşisinde “…Dürüstçe itiraf etmem gerekiyor: sanatı ve özelde şiiri politikaya hizmet aracı olarak görüyorum, bu şiirin ve sanatın bir üstyapı olduğunun da altını çiziyorum. Dolayımlı olarak da şiiri büyük insanlıktan ayıramayacağım bir varlıkbilim ve etik sorunu olarak algılıyor ve şiirle bu tez üzerinden ilişki kuruyorum. Bir hesaplaşma veya yüzleşme yapmak gerekiyor sanırım. Şiirin ancak düşünce alanında kendi tamamlanma hareketi içinde

Söylem Analizini Yeniden Düşünmek – Salih Dost

SÖYLEM ANALİZİNİ YENİDEN DÜŞÜNMEK / AKP-CHP GERGİNLİĞİNİ ŞEKİLLENDİREN SÖYLEMLER

30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde yaşananlar Türkiye siyasetinde önemli değişiklikler yaşanacağına dair bir algı üretse de sonuçlar pek öyle gerçekleşmedi. Türkiye 2002’den beri kurulan dengelerin çok sarsılmadığı, AKP hegemonyasının bir şekilde devam ettiğini gördük. Seçim dönemlerindeki ifadeler, suçlamalar, kamplaşmalar Türkiye siyasetinde değişimin

Gabriel García Márquez… – Faiz Cebiroğlu

Gabriel García Márquez6 Mart 1927 doğumlu Kolombiyalı yazar, 17 Nisan 2014 yılında, Meksika’da, Meksiko City’de fiziki olarak aramızdan ayrıldı. Gabriel García Márquez, gazateci, yazar, toplumsal yorumcu ve büyük bir romancıydı. Ama Gabriel García Márquez’in herkesin kalbinde “taht“ kurmasını, elbette onun insani bakış açısında aramak gerekiyor. Gabriel García Márquez, her şeyden önce bir sosyalistti. 70’lerde Kolombiya diktatörlügüne karşı en ön saflardaydı.

“Bir Ceza Hikayesi” – Baha Okar

Bir Ceza Hikayesi Suzan Yılmaz OkarSuzan Yılmaz Okar’ın Bir Ceza Hikayesi adlı kitabından bahsedeceğim. Suzan eşim; sevdiği içeride olan bir tutsak yakını ne yaşamış, ne hissetmişse onu anlatmış.

İnsanın kendisinin de parçası olduğu bir hikâye üzerine yazması kolay değil. Hele de böyle bir hikâye ise. Kolay olan kısmından, Bilim ve Gelecek okurlarının zaten bildiklerinden başlayayım. 2010 yılının Eylül ayında

Yanlış Anlaşılan Özgürlük !

Eugene DelacroixEugene Delacroix burnunun dibinde gerçekleşen devrimden hoşnut değildi. Üstelik devrimin sokakta rahat rahat gezme hakkını engellediğini ve tehlikeli olduğu içinde tehlikeli buluyordu.

Derdi neydi bu insanların ortalığı karıştırdılar !

3 silahşör ün yazarı Alexandra Dumas onu bir gün cadde kenarında görmüş ve hakkında şöyle yazmıştır; Biraz pısırık bir adam.