Karnaval ve Direniş – Burak Özçetin, Doğuş Sarpkaya

Gezi direnişi boyunca sürekli olarak gündeme gelen konulardan biri “isyancıların” ve “direnişçilerin” ortaya koyduğu mizahi performans oldu. Afişlerle, duvar yazılarıyla, şarkılarla, sloganlarla, Twitter temaşasıyla, sosyal medya paylaşımları, web siteleri ile direnişin mizahi yönü öne çıktı. Direnişçiler İstanbul sokaklarını, Gezi Parkı’nı ve Türkiye’yi bir eylem ve karnaval mekânına çevirdiler. Gelişmeler, toplumsal hareketlerin mizahi ve ayrıksı yönleri ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle 1980’lerin ortalarında Batılı akademik çevrelerde

Devrim Koçak

Erich Maria Remarque
Nahid Sırrı Örik
Miguel de Unamuno
Jose Saramago

‘Fevkalade’ bir kitap: NTV Tarih tarafından sansüre uğrayan Gezi Direnişi sayısı kitap

Bugün, Albert Camus’nün yüzüncü doğum günü. Bir sözü, kulaklarımda çınlıyor: “Asi nedir? Hayır diyen insan…”
Ardından, ABD’li hukukçu ve insan hakları savunucusu Clarence Darrow’un sözleri düşüyor aklıma: “Dünya var olduğu sürece yanlışlar yapılacaktır, ama hiç kimse karşı çıkmadığı ve isyan etmediği sürece bu yanlışlar sonsuza dek sürecektir…”

‘ASİ GENÇLİK…’
Geçen yaz, binlerce, on binlerce genç, İstanbul’un Taksim Gezi Parkı’ndan yükselip pek çok kentin meydanlarında, sokaklarında, pencerelerinde yankılanan gür bir sesle “Hayır!..” demişti. Kimsenin beklemediği bir anda, bir “Asi Gençlik” belirmişti meydanlarda.

Bir Yeniçerinin Hatıraları – Konstantin Mihailoviç

Sırp Konstantin Mihailoviç İstanbul’un fethinden iki yıl sonra, 1455 yılında, Niş yakınlarındaki köyünden Türkler tarafından alınıp başkente götürülür. Yirmi yaşındaki Mihailoviç kısa süreli bir eğitimden sonra Yeniçeri Ocağı’na kaydedilir ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Balkan topraklarından, Ege kıyılarına ve Tuna’ya uzanan fetihlerine, başarısızlığa uğrayan Belgrad Kuşatması’na, 1458 Mora, 1461 Sinop ve 1462′de Uzun Hasan’a karşı Trabzon Seferi’ne ve daha birçok savaşa ve sefere katılır.

Ahmet Ümit’ten Tarlabaşı reklamına izin yok!

Yazar Ahmet Ümit, basında yer alan “ Beyoğlu ’nun En Güzel Abisi romanı Tarlabaşı projesi reklamlarında kullanılacak” haberine tepki gösterdi.
Habertürk gazetesinin 16 Kasım tarihli haberine göre Çalık Gayrimenkul, Tarlabaşı’ndaki kentsel dönüşüm projesinin reklam yüzü olarak Fransız aktör Jean Reno ile anlaştı. Habere göre Çalık Gayrimenkul Yönetim Kurulu Üyesi Feyzullah Yetgin, “lansmanda romana da atıfta bulunacaklarını ve Jean Reno’yu yerleşimin ‘en güzel abisi’ olarak tanıtacaklarını” söyledi.

Guillaume Apollinaire’nin yargılanmasına üç Fransız kuruluşundan tepki

Üç Fransız kuruluşu, “‘Genç Bir Don Juan’ın Maceraları’ bir yazarın kişiliğinin ifadesi olmanın yanı sıra bir dönemin tanıklığıdır ve bütün ahlaki kriterlerin ötesindedir” diyerek yayıncı İrfan Sancı ve çevirmen İsmail Yerguz’un yeniden beraatını istedi.
Fransız şair ve yazar Guillaume Apollinaire’in Sel Yayıncılık tarafından yayımlanan “Genç Bir Don Juan’ın Maceraları” kitabının “müstehcenlik” suçlamasıyla yargılanmasına, Fransız Yazarlar Birliği (SGDL), Fransız Yayıncılar Birliği (SNE) ve Fransız Çevirmenler Birliği’nden (ATLF) ortak tepki geldi.

CIA, Che’yi böyle öldürdü

Türkiye’de de aralık ayı başında yayımlanacak olan Che’yi Kim Öldürdü adlı kitapta efsanevi gerilla liderinin CIA tarafından nasıl öldürüldüğü belgeleriyle anlatılıyor.
Küba Devrimi’nin mimarlarından efsanevi Ernesto “Che” Guevera’nın CIA tarafından öldürüldüğünü kanıtlayan belgeler, Michael Ratner ve Michael Steven Smith adlı avukatlar tarafından kaleme alınan Che’yi Kim Öldürdü adlı kitapta yer aldı. CIA’in yıllar içinde hazırladığı Che Guevara’ya dair pek çok dokümanı içeren kitap, Türkiye’de İthaki Yayınları etiketiyle aralık ayı başlarında raflarda yerini alacak.

Burjuvazinin Sosyolojisi – Michel Pinçon, Monique Pinçon-Charlot

Burjuvazinin Sosyolojisi, burjuvazinin gizemlerini usulünce kapatan örtünün bir köşesini kaldırarak burjuva egemenliğinin sürmesine yarayan ayrıcalıkları gösteriyor.

Kapitalizmin bitmeyen inşasını tanımlayan temeller, elbette ki “ekonomi dünyası”nda, başka sınıfları ekonomik olarak sömüren mekanizmada aranır. Ekonomik sömürü sonsuzdur ve “işte, sömürü şurada bitiyor!” diyebileceğimiz bir hudutla da işaretlenemez. Ekonomik sömürü görülür, en azından alım gücünün erişemediği “tüketim nesneleri” karşısında algılanır.

Umberto Eco’dan hayali haritalar

İster Atlantis, ister Mordor olsun, sanatçılar ve haritacılar, uzun zamandır gerçekte hiçbir insanın ayak basmadığı topraklara dair haritalar hazırlıyorlar. Yazar Umberto Eco da son kitabı The Book of Legendary Lands’de (Efsanevi Topraklar Kitabı) din, folklor ya da edebiyatın işaret ettiği bu toprakları keşfediyor.
Aşağıda ilk çağlardaki dünya algısını (yuvarlak değil de düz bir dünya bu) ortaya seren haritaların yanı sıra, Ulysses’in Homer’in destanında aldığı yolu ve kayıp şehir Atlantis’i de bulacaksınız.

Arşivler