Tag Archives: Gülsüm Cengiz

İstanbul’da kitaplı günler başlarken… – Gülsüm Cengiz

Bugün, Tüyap ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından düzenlenen 32. İstanbul Uluslararası Kitap Fuarı açıldı. Fuar merkezinin Beylikdüzü’de olması nedeniyle biraz zorlansak da kitaplı günlerin başlaması biz yazarları heyecanlandırıyor. Nasıl heyecanlandırmasın? İstanbul Kitap Fuarı küçük bir salonda başladığı günden bu yana; çok sayıda söyleşi, konferans, imza günleriyle okur yazar buluşmasının gerçekleştiği önemli bir olanak… Son yıllarda okulların ve eğitimcilerin fuara ilgisiyse oldukça arttı. Hafta içi sabah saatlerinde, fuar alanı çocuk sesleriyle çınlıyor… O yüzdendir ki fuar yönetimi bir de çocuk etkinlik alanı ayırdı birkaç yıl önce…

Halklarınız ve okurlarınız sizi affetsin!

Orhan Pamuk’un da aralarında bulunduğu Nobel ödüllü yazarların Suriye Başbakanı Beşar Esad’a gönderdikleri mektuba tepkiler sürüyor. Türkiyeli şair ve yazarlar, yayınladıkları ortak bildiriyle, Nobel ödüllü yazarların gönderdikleri mektup ile Suriye halkını hedef aldığına dikkat çektiler.

Mektup şöyle;

“Sayın Alfred Grosser, Sayın Martin Walser, Sayın Claudio Magris, Sayın Boualem Sansal, Sayın Orhan Pamuk, Sayın David Grossman;

Kadınlar İçin Söylenmiştir / Anadolu’da Kadınların Şiirli Tarihi – Gülsüm Cengiz

Anadolu çağlar boyu acılı kadın yaşamlarına tanıklık etti. Şairlerin kıvrak, usta dilleri katıldı bu tanıklığa… 20 yıl süren bu çalışmanın amacı; insanlık tarihinin başından bu yana Ege’den Mezopotamya’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e kadar yaşadığımız coğrafyada çeşitli evrimlerden geçmiş kadın yaşamlarına şiirli bir tanıklık sunmaktır… Şiirlerin yazıldığı dönemlerdeki toplumsal ilişkilere, değer yargılarına, kadının toplumsal yaşam içindeki yerine, kadın erkek ilişkilerine, kadın yaşamlarına ışık tutabilmek…

O, Memnu Elma – Elif Kutlu

Önce kadın vardı. Kadın her şeydi. Doğurganlığı, bereketi simgeliyordu. Bu nedenle doğaya, toprağa ‘ana’ diye seslendiler. Yaşamın devam ettirilmesinde kadın önemliydi. Çünkü o mucizeyi gerçekleştiriyordu: Yaratıyordu/ doğuruyordu. Sonra ise her şey değişti. Sınıflı toplumlarla birlikte kadının yeri ve değeri yerle bir edildi. Kadın erkeğe ait bir meta, bir köle oldu. ‘Ana’ yerini ‘ata’ya bıraktı.

Nöbetçi Ayakkabıcı Dükkânı – Mustafa Balel

Nöbetçi Ayakkabıcı Dükkânı, Mustafa Balel’in öykü kitabı.
Yazarın 10?12 yaş grubundaki çocuklar için yazdığı öykülerden oluşuyor: Nöbetçi Ayakkabıcı Dükkânı, Erika’nın Kuyruğu, Safiye Sultan’ın Sırma Saçları, Geveze’nin Boş Kafesi, Sabırsız Selim, Tülbendin Kenarındaki İplik, Vişneli Dondurma, Yanlış Ezber, Tebeşir Tozu.

“Siz hiç nöbetçi ayakkabıcı dükkânı gördünüz mü? Ben görmedim ve bu adı taşıyan öyküyü büyük bir merakla okudum. Öyle ilginç geldi ki?
Erika’nın Kuyruğu adlı öykü de öyle. Biliyor musunuz, Erika bir kedi.
“Erika denen o şeytan, büyük ekran bu televizyonun üstüne biblo gibi kurulup sincap kuyruğundan farksız kuyruğunu keyifle oynatmaya başladı mı tamam… Acı bir alarm sesi dolduruyordu ortalığı.”

Çikolatalı Pasta – Gülsüm Cengiz

Gülsüm Cengiz?in Sihirli Ellerin Öyküleri adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler gibi olumsuzlukların yanı sıra, dostluk, yardımlaşma, kitap sevgisi, alın teriyle çalışmanın önemi gibi evrensel değerler de anlatılıyor.” Koray Karaermiş

Demir, cam, kâğıt, deri ayakkabı, lâstik tekerlek, çikolatalı pasta, pamuklu kumaş, sabun, ipekli kumaş, yediğimiz ekmek; nasıl yapılır, nelerden elde edilir, kim yapar, üretilene dek

Tohumdan Dokumaya – Gülsüm Cengiz

“Küçük, küçücük bir tohumdu. Bir sonbahar günü toprağa düştü. Tohum, toprağa atılınca tepetaklak yuvarlandı ve bir çukura girdi. Ne olduğunu anlamadan da kalın, kahverengi, yumuşak toprak üstünü örttü.
Tohum, karanlığı sevmedi. Korkuyla çevresine bakındı. Hiçbir şey göremedi. Bir süre sonra, toprağın altındaki canlıların kıpırtılarını ve seslerini duydu. Önce bir solucan geçti yanından. Tohum ondan korktu. Ama solucan, onun yanından geçip toprağın üstüne çıktı. Sonra, minik kurtçuklar göründüler. Tohum, onların kendisini yemesinden çok korktu. Ama onlar da tohumun yanından geçip

Köprü Olmak İsteyen Çivi – Gülsüm Cengiz

“Gülsüm Cengiz?in ?Sihirli Ellerin Öyküleri? adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler gibi olumsuzlukların yanı sıra, dostluk, yardımlaşma, kitap sevgisi, alın teriyle çalışmanın önemi gibi evrensel değerler de anlatılıyor.” Koray Karaermiş

“Çatı çivisi, bir küreğin üzerinde havaya kaldırılınca çok heyecanlandı.

Ayakkabının Öyküsü – Gülsüm Cengiz

“Gülsüm Cengiz?in ?Sihirli Ellerin Öyküleri? adlı 10 kitaplık çocuk dizisi Morpa Yayınları?ndan çıktı. Ancak bu kitaplardaki öyküler bildik çocuk öykülerine hiç benzemiyor. Bilinmeyen ülkelerde ve zamanlarda geçen, ?suya sabuna dokunmayan? öyküler değil bunlar. Bu öyküler yer ve zaman belirtilmemesine rağmen, yaşadığımız, bugünkü dünyada geçiyor. Türkiye?de yaşanan güncel gerçekleri görüyoruz; işsizlik, köye tersine göç, çocuk işçiler gibi olumsuzlukların yanı sıra, dostluk, yardımlaşma, kitap sevgisi, alın teriyle çalışmanın önemi gibi evrensel değerler de anlatılıyor.” Koray Karaermiş

“Ayakkabıcının çırağı da, siyah ayakkabıya beğeniyle baktı. Sonra,