Tag Archives: Vedat Türkali

Vedat Türkali Ayrıntı Yayınları’nda

Türkiye edebiyatının yaşayan en önemli isimlerinden yazar, şair, senarist Vedat Türkali 2014’ten itibaren Ayrıntı Yayınları’nda.

Türkali’nin Yalancı Tanıklar Kahvesi, Özgürlük İçin Kürt Yazıları II, Bitti Bitti Bitmedi adlı yapıtları yeni yılın ilk aylarından itibaren yayınevince yayımlanacak.

Kitabın gelirleri Berkin E.’ye
Ayrıntı Yayınları ayrıca, Gezi olayları sırasında başına bibergazı kapsülü

“Kanuni’nin tek günahı harem olsaydı keşke” – Vedat Türkali

Usta yazar Vedat Türkali “bize-gore.com” adlı internet sitesinde Muhteşem Yüzyıl ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Başbakan’ın Muhteşem Yüzyıl ile ilgili sözlerine değinen Türkali “Recep Tayyip Bey’in kafasını taktığı at üstündeki şanlı Sultanın tek günahı harem yaşamı olsaydı keşke!” dedi.

Yazısına “Bu ay şiir söyleşisi yaparız diyordum. Başbakan ülkenin gündemini öyle bir bağladı ki yalnız biz değil istese bile kendini de kurtaramayacak bu ağır gündemden!” sözleriyle başlayan Türkali Erdoğan’ın Ortadoğu politikalarına da değindi.

İstanbul şiiri – Vedat Türkali

“İstanbul sevgisi bir simgedir. Türkiye’ye en az onun kadar da İstanbul’a duyduğu sevgi destansıdır elbette, yurtseverliğinin bir başka göstergesidir. Bir erkeğin kadınlara yönelik sevgisinin tek bir kadının kişiliğinde ortaya çıkması gibi, İstanbul sevgisi, yazarın Türkiye aşkının ete kemiğe bürünmesidir. 1944′te Akşehir’de yazdığı, çok sevilen bir şarkı haline gelen ünlü şiiri İstanbul’u hepimiz biliriz. Fakat, birçok romanında İstanbul’un başlıca karakterlerden ve mekânlardan biri olarak yer aldığı gerçeği Vedat Türkali’nin sürükleyici ve ateşli anlatımına kapılan okurun dikkatinden kaçabilir.

Mavi Karanlık – Vedat Türkali

Vedat Türkali’nin 1983 yılında yayınladığı “Mavi Karanlık”, Korhan’la Özgür arasında bocalayan Nergis’in sevdası ekseninde; asıl, aydınlarla halk arasındaki ilişki ve çelişkinin hesaplaşmasının segilendiği bugün de güncelliğini yitirmemiş bir romandır…

Zaman: 12 Eylül 1980 Darbesi öncesinin minyatür, kaotik “iç savaş” yılları.
Yer: Bodrum…
Kişiler: Aydınlar…
Olayların eksenini, doktora Öğrencisi Nergis’in ölümle tehdit edilen sevgilisi, fizik asistanı Korhan’ı ölümden kurtarmak için Bodrum’a getirişi, orada eski sevgilisi

Türk Sinemasında Sansür

“Türk Sinemasında Sansür” adlı kitap, Kasım 2000 yılında Kolektif Kitle Yayınları’nca Burçak Evren, Hasan Bülent Kahraman, Aziz Nesin, Nijat Özön, Agah Özgüç, Metin Erksan, Onat Kutlar, Atıf Yılmaz, Çetin Öner, Atilla Dorsay, Ahmet Soner, Vedat Türkali, Işıl Özgentürk, Tuncel Kurtiz, Gani Turanlı, Yavuz Özkan, Halit Refiğ, Ahmet Boyacıoğlu, Hilmi Etikan, Mediha Sağlık, Muzaffer Hiçdurmaz, Özcan Çetin, Serap Öztürk, Turhan Gürkan imzalı ortak bir yapıt.

“Örneğin; 1966 ?İstanbul Dehşet İçinde? filminde, bir otomobilin sol lastiği patladığı için film sansüre uğruyor.

Bir Gün Tek Başına – Vedat Türkali

( * ) Vedat Türkali’nin ilk romanı ”Bir Gün Tek Başına”, Milliyet Yayınları 1974 Roman Ödülü?nü kazandıktan sonra yayımlandığında büyük ilgi görmüş, ardından 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı?nı kazanmıştı. Aslında ödüllerin pek de önemi yok. Romanın önemi, Türk siyasi tarihinin dönüm noktalarından birisini, 27 Mayıs?ı yaratan koşulları edebi dilde ifade etmekte gerçekten başarılı olmasındandı.

?Küçük burjuva aydın? dramları
”Bir Gün Tek Başına”, 27 Mayıs askeri darbesinin siviller tarafındaki hikayesini anlatır; bir yandan devrimci öğrenciler, bir yandan küçük burjuva kesimden insan tipleri çıkar karşımıza. O dönemde yazar ve eleştirmenler arasında, küçük burjuva Kenan?ın olumlu bir tip mi yoksa bu toplumun başbelası mı olduğuna ilişkin tartışmayı hatırlayanlar çıkacaktır belki de. Tartışmaların nedeninin, fikir beyan edenlerin Kenan?a olan sınıfsal

Şeytanın Kaşık Oyunları – Vedat Türkali. Çizen: Ender Özkahraman

Vedat Türkali’nin “Şeytanın Kaşık Oyunları adlı yapıtında, özellikle İstanbul’da yıllardır beklenen deprem olgusu irdeleniyor. Kitapta en iyimserlerin 100 bin kişinin ölümü ile sonuçlanacağını söylediği bu acı olayın ne yazgı, ne de doğanın acımasız oyunu olarak gösterilemeyeceğine vurgu yapan Türkali, insan yapısından doğan soygun, vurgun, yabanıl sömürünün neden olduğu yıkımı kendine has diliyle anlatıyor.

Asıl adı Abdülkadir Pirhasan olan Vedat Türkali, 1919 yılında Samsun?da doğdu. İstanbul Üniversitesi Türkoloji bölümünü bitirdi. Maltepe ve Kuleli Askeri Lisesi?nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951?de siyasal eylemlerde bulunmakla suçlanarak tutuklandı. Askeri mahkeme tarafından dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yedi yıl sonra koşullu olarak serbest bırakıldı.
Vedat Türkali 1944?1950 ağır baskı döneminde devrimci sanat çevrelerinde ilk kez el altında dolaştırılan gizli şiirleriyle (özellikle ?İstanbul? şiiri ile) tanındı. Şiir uğraşlarını gizlilik döneminden sonra düştüğü hapishanede mapusluk süresince de sürdürdü.
1958 yılında cezaevinden çıktıktan sonra sinema alanında çalıştı. 40′ın üzerinde senaryo yazdı ve