Selma Sayar ile Söyleşi – Musa Artar ve Canan Başkaya

Selma Sayar

Musa Artar:Sayın Sayar, Defnenin İzini Sürenler olarak kültürümüze gönül veren ışıkları tanıtmayı ilke edindik. Okurlarımız için bize kendinizi tanıtır mısınız?
Selma Sayar: 1973 Antakya/Aknehir doğumluyum. Ilk- orta ve lise öğrenimimi Antakya’da tamamladım. 1995 yılında Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdim . Iki yıl Niğde Bahçeli’de edebiyat öğretmenliği, 1997 yılından beri Mersin’de Türkçe öğretmenliği yapmaktayım. Bu süre içinde “eleştiri” alanında yüksek lisansımı tamamladım. MEB’in yurtdışı sınavını kazanıp

Çocuklara kim masal anlatacak?

İngiltere’de yapılan bir araştırma, çoculara uyku öncesi masal anlatma geleneğinin çarpıcı biçimde gerilediğini ortaya çıkardı.
Giyim ve ev eşyaları perakendecisi Littlewoods’un 0-7 yaş arası çocuk annesi 2 bin kadın arasında yaptığı ankete katılanların yüzde 91’i kendilerine çocukken uyku öncesi masal anlatıldığını belirtmesine karşın sadece yüzde 64’ü kendi çocuklarına masal anlattığını belirtti.

Kapitalizmin Kıskacında Doğa, Toplum ve Bilim / Onur Hamzaoğlu Olayı – Cem Terzi, Emel Yuvayapan, Erkin Başer

“Onur Hamzaoğlu Olayı”, son dönemlerde yaşanan ve pek çok gerçeği daha da çarpıcı olarak gözler önüne seren bir örnek olarak zihinlere kazındı. Akademik/bilimsel çalışma ve özgürlüğün Türkiye’deki sınırlarını gösterdiği gibi, birbirinden bağımsız gibi görünen akademik faaliyet ile toplum hayatı ve yargı sisteminin nasıl kopmazca birbirine bağlı olduğunu da ortaya koydu.
Peki neydi Onur Hamzaoğlu Olayı?

Bir Mikro Siyasal Alan İncelemesi- “Denizli’de Politik Haritalar ve Eğilimler*” – Mehmet Emin Kurnaz

Laodikya yayınevi tarafından geçtiğimiz ay basılan “Denizli’de Politik Haritalar ve Eğilimler” başlıklı çalışmasına dair Güney Çeğin ile bir röportaj gerçekleştirdik. Halikarnas Kitapevi’nde bir araya geldiğimiz Güney Hoca, içilen çayların ve hoş sohbetin ardından bizlere, geçtiğimiz ay raflarda yerini alan çalışmasını anlattı. Siyasetin arka planını teşkil eden sosyolojik yapılara dair bir mikro alan çalışması olan bu inceleme, gerek çalışma yöntemindeki titizlik gerekse ortaya çıkardığı ilginç bulgular açısından önemli bir çalışma.

Anamdan inciler – Yusuf Değirmenci

Ne güzel sevecen olmak, bir şeyleri özlemek gibi… İnsan, güzel insan nelere kadir derler; onu var eden en yakınındakilere bakış açısı, o bakışın yarattığı duyguların saflığı işte. Sevmek bu olsa gerek… İnsan sevmeyi biliyor dedirten bir kitap 12 Eylül’de de Çok Güldük Netekim / Anamdan İnciler – Necmettin Yalçınkaya, Ozan Yayıncılık.

Kadın varlığımızın temel taşı. Özlemlerimizin dünü, bugünü ve yarını… Hapsedilmiş gerçeklerin ipucunu bize veren

Nasıl Ölürüz (Yaşamın Son Döneminden İzlenimler) – Sherwin B. Nuland

Bugüne dek okuduğum en güçlü ve duygusal, en sert ve acımasız kitap.
-Oliver Sacks-

Bir hayat öpücüğüdür Nasıl Ölürüz, ölümün kasveti, çekildiğimiz köşemize gelip çöktüğünde. Aslında korktuğumuz ölüm değil bizi o kaçınılmaz sona götüren süreçtir. Ölümle uykuda karşılaşmayı isteriz; geldiğini hissettirmeyen, acısız ve çektirmeyen bir ölüm. Ancak çoğumuz böyle ölmeyecek. Hayatımızın bir film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçeceği bir matineye hiç gitmeyeceğiz.

Ateş Ormanları Arasından (CD’li) – Hasan İzzettin Dinamo

Vefatının yirmi beşinci yılı yaklaşırken kızı Işık Dinamo’nun büyük bir özenle günümüze dek sakladığı arşivi içerisinden Cemil Acar’ın topladığı çeşitli eserler bu kitapta bir araya getirildi. Bir derleme kitap olarak okuyucularımıza sunduğumuz bu eser; bir kısmı Hasan İzzettin Dinamo’nun kendi sesinden okunmuş, eski kitaplarından ve arşivlerden toplanmış, kimi daha önce yayınlanamamış şiirlerinden ve Dinamo’nun yaşamından kesitler sunan fotoğraflarından oluşmaktadır.

İşçi Sınıfı Kimlikler Arasında (ABD’de Sivil Haklar Mücadelesi ve Toplumsal Hareketler) – Michael Zweig

Leo Panitch, William K. Tabb, Frances Fox Piven, Dorothy Sue Cobble, Michael D. Yates, Katie Quan, Gregory Defreitas, Niev Duffy, Bill Fletcher Jr, Barbara Jensen, R. Jeffrey Lustig, Michelle M. Tokarczyk.

Cinsiyet, ırk, ulus, etnik köken, din, mezhep gibi politik kimliklerin öne çıkarıldığı bir çağda yaşıyoruz. “Sınıf” ise kimilerince çoktan müzelik oldu bile. Toplumun ortalaması alınıp nüfusun neredeyse tamamı “orta sınıf” kurgusu kapsamına dahil ediliyor. Sınıf, gelir ve yaşam tarzına göre

Şehir Hastaneleri: Hizmet değil, soygun – Mustafa Sönmez

İstanbul’da düzenlenen törenle 14 ilde kurulacak şehir hastanelerinin “müjdesini” veren RTE, 24 bini aşkın yatak kapasiteli bu kampüslerin “Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO)” ile gerçekleştirileceğini söylerken her zaman olduğu gibi yargıdan yakınıyor, örtülü olarak davacı T.Tabipler Birliği’nden yaka silkiyordu. Ama, özel bir yasa çıkarmış, engelleri aşmıştı artık .

Kamu hastanesini devlet yapar, bunu böyle bilir halk. Ama “Şehir hastanesi” adı altında yapılacakları devlet yapmıyor, sağlık gibi kamunun temel işi olması gereken bir alan, iyice özel firmaların sömürüsüne açılıyor.