Suçlu Kim? – Aleksandr İvanoviç Herzen ‘Kendilerinin olan hiçbir şeyleri yoktur bu tür insanların, onlarınmış gibi görünen her şey çağlarınındır.’

Tolstoy’un, “parlaklık ve derinlikle ışıldamanın nadir bir birleşmesi” olarak nitelediği, devrimci demokrat, materyalist filozof, yazar ve yayıncı olan Aleksandr İvanoviç Herzen, Rusya’da sosyalist Narodnik köylü hareketinin kurucularındandır.
 Yaşamı hep mücadele içinde ve hep gerçeğin peşinde koşturmakla geçen Herzen’in Suçlu Kim? (Kto Vinovat?) adlı toplumsal eleştiri amaçlı romanı, Klasik Rus Edebiyatı’nın başyapıtları arasındadır.
 Aleksandr İvanoviç Herzen, 6 Nisan 1812’de Moskova’da doğdu. Yapıtlarında İskender takma adını kullanır.

Hikmet Temel Akarsu’dan yeni kitap; Şairlerin Barbar Sofraları

İstanbul Dörtlüsü, Kayıp Kuşak, Ölümsüz Antikite gibi roman serileri ile iz bırakan yapıtlar ortaya koyan romancı, öykücü ve oyun yazarı Hikmet Temel Akarsu edebiyatın derin sularında seyreden okurların yakından tanıdığı bir isim.
“Şairlerin Barbar Sofraları” ile Hikmet Temel Akarsu toplumda daima merak duyulan edebiyat mahfillerinin iç dünyalarına götürüyor bizi. Dışarıdan parıltılı, ışıltılı, yaldızlı gözüken şairler dünyasının içsel acılarını, özlem ve tutkularını, bîçare adanmışlığını, kimi zaman dekadan yaşam tarzını,

Kitap Varsa Ben de Varım

Münevver Oğan’ın yazdığı çocuk kitapları için, çizer Ülkü Ovat ile Ümit Öğmel’in yaptığı resimlemelerden oluşan sergi Kitap Varsa Ben de Varım, 1-10 Ekim 2013 tarihleri arasında (Vakıf Eserleri Müzesi Atatürk Bulvarı No:23 Opera Karşısı Ulus / ANKARA) ziyaret edilebilir.
Sergi süresince okulöncesi ve ilkokul 1 ve 2. sınıflara yönelik atölye çalışmaları “Bil Bul Tamamla” ve “Şaşırtmacalı Nasrettin Hoca, Karagöz ve Simetri Oyunları Yapbozları” yapılacaktır. Ayrıca Ülkü Ovat, Ümit Öğmel ve Münevver Oğan kitaplarını imzalayıp çocuklarla söyleşecektir.

Bu eylül “Utanç Duyuyorum”

Her ayı bir yazara ithaf eden Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, eylül ayının kitabı olarak Fethiye Çetin’in Utanç Duyuyorum’unu seçti.

Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, eylül ayını, Hrant Dink’in dava sürecini ele alan aynı zamanda bu süreçte Dink’in avukatlığını üstlenen Fethiye Çetin’in Utanç Duyuyorum adlı kitabına adadı.

Metis Yayınları’nca yayımlanan eserde, Fethiye Çetin cinayetin öncesi ile sonrasına dair tanık olduklarını, süreçte rol alanları, açılan davaları ve kararları anlatıyor. PEN bu ayki seçimini,

Hayatın romancısı – Sennur Sezer

Suat Derviş 1944’te yazdığı Niçin Sovyetler Birliği’nin Dostuyum adlı broşürden sonra iş bulmakta, yazılarını kendi adıyla yayımlatmakta zorluklar yaşamaya başladı. Aynı yıl, eşi Reşat Fuat Baraner ile birlikte tutuklanıp 8 ay cezaevinde kaldı.
Suat Derviş (1905–1972) röportaj, öykü, çeviri ve roman gibi farklı türlerde yazmıştır. Ancak toplumsal içerikli popüler romanların yazarı olarak tanınır. İstanbul’un Bir Gecesi, Bu Roman Olan Şeylerin Romanıdır, Sınır gibi odağına işçi sınıfını alan romanlarının yanı sıra, Yeni Edebiyat dergisinde

Yürek Çatlağı – Müslüm Kabadayı

Çömlekçi sırtındaki evlerinin balkonundan Ganita Burnu’na doğru süzülen bakışlarındaki nemi, o anda hiçbir şey ifade edemezdi. Sanki dipsiz bir uçurumda her tutunmaya çalıştığı çentiğin eline geldiği, aşağıya doğru çarpa çarpa indiği, her çıkıntıda bir organının takılı kaldığı, en çok da damar damar kabarmış acılı yüreğinin tutunacak hiçbir yer istemediği bir karmaşıklık içinde hissediyordu kendini. O anda dibe vurup da yükseleceği bir tutamak bulmaktan başka bir çaresinin kalmadığını düşünüyordu. İp inceldiği yerden kopmuştu.

Şimdi Marx okuma zamanı – Aysel Sağır

Marksist Klasikleri Okuma Kılavuzu, çok yazarlı bir çalışma. Eserde, Türkiye’den ve dünyadan etkin Marksist kuramcılar bir araya gelerek, Marksizm okuyucusuna rehberlik ediyor. Tabii, Taner Timur’un Marksizm klasiklerinin okunmasına dair giriş yazısında çizdiği uzun bir hattın üzerinden başlıyor bu yolculuk. Timur, daha başlangıçta, okuyucunun adımını attığı tünelin ucuna kadar ışık tutarak bu rehberliğin önünü açıyor. Ardından da sırasıyla, Aijaz Ahmad, August H. Nimtz, Cem Eroğul, David McNally, E. Ahmet Tonak, Ellen M. Wood, Erkin Özalp,

Edebiyat tarihimizdeki ilk ciddi savaş romanı – A. Ömer Türkeş

Mehmet Eroğlu, “Fay Kırığı” üçlemesini Rojin’le tamamlandı. Savaşa karşı duruyor Eroğlu; vicdansızlığa, adaletsizliğe, akıldışılığa, kahramanlık safsatasına, insanların birbirini öldürmesine karşı çıkıyor.
Mehmet Eroğlu, “Fay Kırığı” üçlemesine 2009 yılında Mehmet romanıyla başlamış, 2011’de Emine ile sürdürmüştü. Üçleme geçtiğimiz günlerde yayımlanan Rojin ile tamamlandı. Yaklaşık bin 500 sayfalık bu dev üçleme Türkiye Cumhuriyeti’nin 1990-2010 arasındaki uzlaşmaz gerilimlerini sergiliyor…

“Hamburg´da Edebiyat” Ekim Ayında Çıkıyor

“Hamburg´da Edebiyat” edebiyatı, bu şehirdeki izdüşümlerini karınca kararınca bugüne kadar ele alınmadığı boyutlarıyla, göçmenlerin cephesinden derinlemesine incelemeye çalışan alçakgönüllü bir başlangıç olarak değerlendirilmelidir. Arkasını yeni kuşak yazarların, edebiyatta daha donanımlı gelecek nesillerin getirecekleri, sıfırın altından alınan, bulunan yakalanan mevzileri daha üst noktalara çıkartacakları muhakkak. Siyasilerin, futbolcuların, reklamcıların edebiyatın bayrağını