Değerler… – Faiz Cebiroğlu

Değerlerden bahsediyoruz. Olumlu değerlerden söz ediyoruz. Bizleri ileri, daha ileri götüren değerlerden söz ediyoruz. Pedagojimizin olmazsa olmaz yönü budur ve bu olmalıdır: Değerlerdir. Pozitif değerlerdir.

Biliniyor, toplumsal yaşam karmaşık ve çok yönlüdür. Değerler de, toplumsal yaşamın değişik cephelerinde kendini gösteriyor. Bu cephelerde anlam ve önem kazanıyor…

Büyümeyi Kabul Etmeyen Çocuklar İçin – Gülşah Elikbank

Fantastik edebiyata olan ilgimi Tolkien ve Ursula Le Guin’den sonra perçinleyen isim Neil Gaiman’dır. Efsane Sandman serisinin yaratıcısı, Amerikan Tanrıları’nın, Mezarlık Kitabı’nın, Yıldız Tozu’nun ve en son Anansi Çocukları’nın yazarı olan Neil Gaiman. “Bilge kişiler ne zaman susacaklarını bilirler. Sadece ahmaklar bildikleri her şeyi başkalarına anlatırlar.” diyen Gaiman, az sözle çok katmanlı bir dünyayı anlatmayı başaranlardan. Üstelik oldukça muzip bir dili var. En mühim konuları öylesine hınzır bir üslupla ele alıyor ki, onu okurken sıkılmak mümkün değil. Belki de bu nedenle,

Çocuklar Gökseldirler – Fadime Uslu

Thomas Mann, Mario ile Sihirbaz öyküsünde “çocuklar”ın üzerinden bireysel kimliği inşa eden pek çok şeyi bir elbise gibi çıkarıp atar. “Çocuklar” der sadece. Ne isimleri, ne yaşları, ne cinsiyetleri, ne de kaç kişi oldukları bellidir. Oysa, olay örgüsü boyunca ana babasının peşinde, tatil yöresinde sürekli bir yerlere sürüklenirler. Öyküyü anlatan baba çocuklarını pek çok kez sansürcü ahlak anlayışının dışına çıkarmaya çalışır. Mann ise anlatıcı misyonunu verdiği kontrolü altındaki babayla birlikte bir yandan özgür sanatın temsili varlıkları gibi, bir yandan da sanatın estetik hazzını usul usul tatmaya çalışan okur gibi davranır çocuklara. Her ikisini,

Çocuk Gözüyle Diktatörlük – Şenay Eroğlu Aksoy

Alejandro Zambra’nın Türkçe’deki ikinci kitabı “Eve Dönmenin Yolları” Latin Amerika Edebiyatı’nın yenilikçi örneklerinden. 1975 Şili doğumlu yazar derinlikli gözlem gücüne dayalı aforizmalar ve duru bir anlatımla kuruyor romanını. Zambra’nın kalemindeki şaşırtıcı yanlardan biri, çoğu yetişkinin kaybetmiş olduğu çocuk bakışını, yenilikçi bir tutumla romanına sindirmiş olması. İnsanoğlunun, izlerini geriye kalan yaşamı boyunca yakıcı bir şekilde taşıdığı çocukluk dönemi, edebiyatçılar için de zengin bir alan oluşturuyor. Zambra’yı diğer yazarlardan ayıransa kitabın kimi bölümlerini bir çocuğun gözünden anlatırken,

Çocukların Dönüşü* – Meltem Gürle

Geçtiğimiz Mayıs ayında, Bir+Bir dergisinde “Orhan Kemal’in çocukları: Yoksulluk lekesi” adlı çok güzel bir inceleme vardı. Nurdan Gürbilek bu yazısında, Türk romanında “zavallı çocuk” hikayelerini konu alıyor ve bir dönemin sınıfsal meselelerinin çocuk karakterler üzerinden açıldığına dikkatimizi çekiyordu. Orhan Kemal ile Kemalettin Tuğcu’nun roman kişilerini karşılaştırarak okuyan Gürbilek, bu yazıda her zamanki isabetli tespitlerinden birini yapıyordu: “Bugünün karanlığına işaret eden Tuğcu değil, Orhan Kemal’di.” Şehirler artık merhametin değil, acımasızlığın ve korkunun yeriydiler.

Cumhuriyet’te Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1920-1930) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi – 2) – Nevzat Onaran

Türk burjuvazi yağmasının asırlık hikâyesi… Evrensel Basım Yayım, iki cilt olarak yayımladığı yeni kitabıyla Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğine mercek tuttu…

Kitapta, İttihat ve Terakki hükümetinin, Birinci Paylaşım Savaşı’nda ‘öteki’nin mülkinin tasfiyesi temelinde inşa ettiği ekonomi politiğinin 1915′ten bugüne geçmişi inceleniyor. Araştırmada, 1920′lerde Cumhuriyet’in ‘ulus devlet’ inşasının, İttihat ve Terakki’nin temellendirdiği ekonomi politika üzerine bina edildiğine ve bu anlamda bir organik devamlılığa dikkat çekildi.

Osmanlı’da Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi (1914-1919) (Emval-i Metrukenin Tasfiyesi – 1) – Nevzat Onaran

Türk burjuvazi yağmasının asırlık hikâyesi… Evrensel Basım Yayım, iki cilt olarak yayımladığı yeni kitabıyla Türk milliyetçiliğinin ekonomi politiğine mercek tuttu… Kitapta, İttihat ve Terakki hükümetinin, Birinci Paylaşım Savaşı’nda ‘öteki’nin mülkinin tasfiyesi temelinde inşa ettiği ekonomi politiğinin 1915′ten bugüne geçmişi inceleniyor.

Araştırmada, 1920′lerde Cumhuriyet’in ‘ulus devlet’ inşasının, İttihat ve Terakki’nin temellendirdiği ekonomi politika üzerine bina edildiğine ve bu anlamda bir organik devamlılığa dikkat çekildi.

sgk