Aziz Nesin: Sineklerin Tanrısı, kahramanları çocuklar olan ama çocuklar için olmayan bir uzun öykü

sineklerin_tanrısıWilliam Golding 1983 Nobel ödüllü yazar. Mina Urgan bu romanın birinci bölümünü 1979’da çevirdiğine göre, yazarı ödülü almadan önce çevirmiş, pek beğenmiş.

Yazık ki Noberi kazanan yazarları bile okumaya zaman bulamıyorum. Ama ne zaman bir Nobel ödüllü yazarın yapıtını okusam düş kırıklığına uğruyorum. Sineklerin Tanrısı’ nda da düş kırıklığına uğradım. Eleştirilerden öğrendiğime göre, yazarın en iyi yapıtı buymuş.

Kitabın başındaki on sayfalık açıklamada Mina Urgan romanı öyle iyi açıklamış ki bişey eklemem gerekmiyor bunlara. Ama yalnızca şunu eklemeliyim: Hiç sevmedim, ama hiç…

Kahramanları çocuklar olan, ama çocuklar için olmayan bir uzun öykü.

Sineklerin Tanrısi nı okumadan bir yıl, belki de daha uzun zaman önce, karikatürcü Ali Ulvi’nin bana yazmam için üsteleyerek önerdiği roman konusunu anımsattı bu kitap. Hani zamanım olsa da Ali Ulvi’nin önerisini gerçekleştirsem, çok kişi konuyu Sineklerin Tanrısı’ndan çaldığımı söylerdi. Ali yazmamı isteyerek verdiği konu şu: Bir turistik gemi batar. İçindekiler bir ıssız adaya çıkarlar. Dünyayla bağları kesilmiştir. Yepyeni bir toplum kurmak zorunda kalırlar. Geldikleri toplumun kötülüklerinden arınmış bir toplum kurmaya çalışırlar ama bir de bakarlar ki Yine aynı toplumun düşük bir modelini kurmuşlardır. Din adamı, bankacı, tüccar, büyük çiftçi, hekim, avukat, kısacası kendi toplumlarındaki bütün sınıf. katman ve kesimlerin temsilcileridirler. Önce takas ve değişim… Sonra para birimi bulurlar. Aşk, ihanet, cinayet… Banka. tefecilik… Alım-satım, alışveriş… Rüşvet-. Baba… Mafya… Aynen eski toplum kurulur. Bunun böyle olması doğaldır, çünkü yetişkin kişiler eski toplumlarının alışkanlıklarıyla bu ıssız adaya gelmişlerdir. Oysa Sineklerin Tanrısı’nda ıssız adaya düşenler 6-12 yaş arası çocuklardır. Büyüklerin yaşı belirtilmemiş olmakla birlikte en çok 12 yaşlarında oldukları sanılabilir.

Romanın yada uzun öykünün tezi nedir? İnsan doğasında kıyıcılığın, kötülüğün, zorbalığın olduğunun kanıtlanması… Gerçekten de böyle midir?

Salt tezini değil biçimini, kurgusunu, biçemini de sevmedim. Kanıtlamaya çalıştığı tezin doğruluğu yanlışlığı biyana, yazın değeri olarak bişey bulamadım.

Aziz Nesin
2 Temmuz 1984, Kurban Bayramı son günü

Okuma Güncesi, Nesin Yayınevi, sayfa 356, 357

Yorum yapın

This site is protected by wp-copyrightpro.com

Daha fazla İnceleme
Aziz Nesin: Şeker Portakalı’nın verdiği mutluluğu, 72 kitabımla okurlarıma verebildim mi?

Bu kitabı okumamı kimin salık verdiğini anımsamıyorum. Kim salık verdiyse sağolsun... Mutlu olmanın gittikçe zorlaştırdığı ve zorlayarak çirkinleştirdiğimiz bu dünyada...

Kapat