Bilim İnsanlarına Göre Zihinsel Anlamda Çok Güçlü Olduğunuzu Gösteren 17 İşaret

beyinZihinsel olarak güçlü olmak ve kalmak zordur; ve bunu yapabilmeyi öğrenmesi vakit alır.
“13 Things Mentally Strong People Don’t Do” isimli kitabında, psikoterapist Amy Morin zihinsel olarak güçlü insanların yaptıklarını ve yapmadıklarını incelemiş. Morin’e ve diğer araştırmacı bilim insanlarına göre, zihnen kuvvetli biri olduğunuzu gösteren işaretler şöyle:

1. Duygularınızın düşüncelerinizi, düşüncelerinizin de duygularınızı ne şekilde etkilediğini anlayabiliyorsunuz.
Yani ne tümüyle duygusal, ne de yalnızca mantıksal seçimler yapıyorsunuz. Seçim ve kararlarınızda duygu ve mantığı dengeleyebiliyorsunuz.

2. Değişimler rahatsız edici olsa bile, verimsiz eylemler hiç size göre değil.
Tüm zorlu durumlardan ve her tür değişimden kaçınmak, bahane üretmek, çok sık sızlanmak ve devamlı başkalarını suçlamak gibi verimsiz eylemler, zihnen kuvvetli insanlarda çok nadiren görülüyor. Bu da enerjinizi doğru kanala yoğunlaştırma alışkanlığınız ve yeteneğinizin gelişkin olduğuna işaret ediyor.

3. Yüzleşilmeyen korkunun, insanı ancak geri bırakacağının bilincindesiniz.
Kendinizi başkalarına kanıtlamak gibi bir derdiniz pek yok. Korkmanın, zaman zaman güçsüz hissetmenin ne kadar doğal bir şey olduğunu bildiğiniz gibi, zapt edilmeye çalışıldığı taktirde sizi durduracağının da farkındasınız.

4. Sadece zihinsel olarak zayıf insanlar hata kabul etmenin ve özür dilemenin kendisini “küçülteceğini” düşünecek kadar ahmak olur.
Hata yaptığınızda bunu itiraf etmek, hatanın sorumluluğunu üstlenmek ve özrünü dilemek sizce asla “küçülmek” değil. Siz hatalara bahane bulup özürlerden kaçınmak yerine tekrarlamamaya odaklanıyorsunuz.

5. Kendini olduğu gibi kabul etmenin, öylece bırakıp hiç geliştirmemekle aynı şey olmadığını biliyorsunuz.
Zihinsel olarak güçlü insanlar, kişisel gelişimleri için ihtiyaç duydukları şeylerin farkında olduklarından, kendilerini oldukları gibi kabul etmekle kendilerini geliştirmek arasında denge kurmaya çalışıyorlar.

6. Başkaları başarılı olduğu zaman bundan mutsuz olmuyorsunuz.
Zihinsel olarak zayıf insanlar, diğer kişilerin başarılarının bir şekilde kendi başarılarını azalttığını zannederler ve bu size hep çok garip gelmiştir. Siz gayet samimi bir şekilde tebrik ediyorsunuz.

7. Sahip olduklarınızla ve yeteneklerinizle gösteriş yapmak aklınıza bile gelmez.
Onaylanma ve takdir edilme ihtiyacı sizde gösteriş yapmakla eşdeğer bir karşılık bulmuyor; bu sizin için bir motivasyon biçimi hiç olmadı. Bir yeteneğiniz varsa siz onu biraz daha iyi hale getirebilmekle ilgileniyorsunuz.

8. Gerçek bir hayatınız var…
İnandığınız değerlerle yaşadığınız hayatın çelişip çelişmediği konusunda kendinize karşı dürüst davranıyorsunuz. Gerçekte yaşadığınız hayatla hiçbir ilgisi olmayan sanal persona’larınız yok; normalde nasıl bir insansanız, internette de osunuz.

9. Kendinize verdiğiniz değer ne başardığınıza değil, kim olduğunuza bağlı.
Hayatta hiç kaybetmemek diye bir şeyin olmayacağını biliyorsunuz ve başarısızlıkları yolun sonu olarak görmüyorsunuz. Başarısızlık gelecekte atılacak adıma yönelik bir “bilgi”; sizin için hepsi bu.

10. Gerçekçi olabilmek adına mutlak kötümserlik yapmıyorsunuz.
İşlerin iyi yanını da görmeye çalışıyorsunuz. Aşırı iyimser veya kötümser eğilimlerinin gerçeğe karşı gözlerinizi kör etmesine izin vermek size göre değil.

11. Minnettarlık konusunda farkındalığınız yüksek.
Sürekli sahip olmadığınız, gerçekten eksik olan veya size eksikmiş gibi gelen şeyler konusunda feryat etmek yerine her şeyden önce sahip olduklarınız konusunda farkındalığınız var ve minnet duymayı biliyorsunuz.

12. Kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanıyorsunuz.
Hava durumu, trafik, iş yerinde gelişen olaylar, maç sonuçları, olur olmadık her şeye can sıkıp moralinizi düşürmek yerine kendi kontrolünüzde olan şeylere daha odaklısınız. Genellikle de çözümlerle ilgilenirsiniz.

13. Etrafınızdaki herkesten bir şeyler öğrenmeye açıksınız.

Devamlı olarak içinde bulunduğunuz durum ve ortamda öğrenebileceğiniz yeni bir şeyler ararsınız. Yargılamak yerine soru sorar, cevap alır, merak edersiniz.

14. Aslında tüm bunlar, duygusal zekanızın çok yüksek olduğuna işaret.

“Kendinizin farkında değilseniz, sizi rahatsız eden duygularınızı kontrol edemiyorsanız ve empati sahibi değilseniz, ne kadar zeki olursanız olun, çok fazla ilerlemezsiniz.” Araştırmacı profesör doktor ve aynı zamanda Emotional Intelligence: Why It Can Matter More Than IQ kitabının yazarı Daniel Goleman böyle söylüyor.

15. Duygusal zekanın (EQ) ne olduğunu hatırlayalım:

Dünyanın en prestijli psikoloji yayınlarından Psychology Today’a göre EQ, duygularınızı doğru ve net bir şekilde tanımlayıp kontrol edebilme, duygularınızı yaptığınız işlere uygulayabilme, empati kurabilme ve gelişkin farkındalık ışığında ilişkilerde bulunabilme yeteneği.

16. Kişinin iş ve sosyal hayatında başarılı ve huzurlu olmasının olmazsa olmaz şartı.

EQ, Yale Üniversitesi’nden psikologlar John D. Mayer ve Peter Salovey’in, bu kavramı ilk tanımladıkları ve literatüre geçirdikleri 1990 yılından beri gündemde. Mayer ve Salovey’e göre, yüksek EQ’ya sahip insanlar yukarıda listelenen alışkanlıkları geliştirebilmiş kişiler oluyor.

17. Kısacası öz farkındalığın önemini iyi kavramış, duygusal ve sosyal yetenekleri yüksek bir insansınız.

Bu da sizin profesyonel-özel hayat dengesini iyi kurabilmenize, zor zamanları fazla dramatize etmeden atlatabilmenize, iç huzurunuzu daha rahat koruyabilmenize yabana atılamaz bir katkı sağlıyor.

Yorum yapın