Bir Dünya Dini olarak Şamanizm – Sabri Kuşkonmaz

şamanizm“…şöyle zor bir soru bile sorulabilir: Dinsel amaçlı kurbanlarla akıtılan kanlar mı fazladır, yoksa dinsel nitelikli çatışmalarda akan kanlar mı?”

Hep söyleyegeldiğimiz bir çıkarım; bütün büyük dinler barıştan söz ederler. Ama küçüklü büyüklü bütün savaşların ana dinamiklerinden biri de büyük dinlerdir.

Bütün büyük dinlerde, dünya kıyametle sonlanır. Ama bu dünyada bildiğimiz, geçmişten bu yana yaşanan dünyevi kıyametler, bütün kutsal kitaplarda tasvir edilen kıyametleri gölgede bırakır. Hatta şöyle zor bir soru bile sorulabilir: Dinsel amaçlı kurbanlarla akıtılan kanlar mı fazladır, yoksa dinsel nitelikli çatışmalarda akan kanlar mı?

Sorun dinlerde değil, sosyal sistemlerde belki. Yani insanlarda. İnsanların toplumsal örgütlenmelerinin dinamiklerinde. Yani sınıfsal temelli bir sorun var ortada! Öte yandan, “ana-akım” dinsel sistemlerin dışında da bazı alternatifler yaşanmış ve yaşanmakta…

Şamanizm’e Giriş Kitabı

Elimizde mini mini bir kitap var; Şamanizm. Kitap mini mini ama içi dolu dolu. Tam anlamıyla bir giriş kitabı niteliğinde. Yazarı Michel Perrin. Çeviren Bülent Arıbaş. Yayınevi, İletişim Yayınları.

“Şamanizm bir dindir, yeter ki din, inancın gerektirdiği eylemlerin ayrılmaz bir parçası olan dünyayı tasarımlama biçimi olarak algılansın”(s. 27). Yazarın ortaya koyduğu, “dünyayı tasarımlama” önemli bir ölçüt. Ancak kitap boyunca çok farklı görüş, yaklaşım ve itirazları da yalın ve etkili bir biçimde sergilemesiyle, Şamanizm konusunda zihinleri açıcı bir metni bize sunuyor.

Bir Dünya Ya Da Doğa Dini

Şöyle bir genelleme yapmak olası: Ehli Kitap dinlerde temel ilişki sistematiği, insan-insan, insan-toplum, toplum-toplum eksenlidir. Şamanizm’de ise insanla doğa, insanla doğaya karışmış atalar/ruhlar arası bir ilişki sistematiği söz konusudur. Bu genelleme, Orta Asya ve Sibirya’dan tutun da, Amerika ve Okyanusya adalarına kadar, az çok geçerlidir. Bu ilişki sistematiği, dinsel şiddet tehlikesini de ortadan kaldırmaktadır. Çünkü bütün şiddeti Şaman kendi doğasında “metaforlaştırmaktadır” ve böylelikle soğurmaktadır. Bir fantezi olarak denilebilir ki, bütün dünya Şamanist olsaydı, o zaman insanlar Ehli Kitap dinlerin vadettiği cenneti kazanma şansını yitirecekti! Ama o zaman belki de dünya zaten şiddetsiz, huzurlu bir cennet olacaktı…

Müslüman Dede Korkut’un Atası Şaman Mıydı?

İslam düşüncesine, Kelâm’e göre, insanlar “Kalu Belâ”dan beri Müslüman’dır. Bu bakış açısıyla Şamanlar ve Şamaniştler de Müslüman’dır. Ancak, İslami literatürde Şamanizm hep es geçilmiştir. Sadece o kesimde değil, Türkçü literatürde de bu konuya gereken ağırlığın verildiği söylenemez. Türk kültürü, İslam ile başlatılacak olursa, -Türk-İslam sentezi ayrı bir inceleme olmak üzere- Mete, Oğuz Han, Bilge kağan, Dede Korkut… bu kültürel motifleri nereye koymalı?

Aslında Dede Korkut’u çoktan Müslüman yapmışızdır. Ancak bu son derece olağan bir kültürel sonuçtur. Çünkü tarihsel süreklilik içinde bu tür uyarlamalar hep yapılır. Yapılmasında da bir zarar, sakınca yoktur. Benzer biçimde, tarihsel süreç içinde “pagan” tapınaklar kiliseye dönüştürülmüştür. Sonra da kiliseler de camilere… Sorun, zincirin tüm halkalarına dair bilgiyi karanlıkta bırakmamakta. “Şamanizm” bu anlamda aydınlatıcı bir kitap.

Herkes fabrika ayarlarında dönsün, dünya Şamanist olsun gibi akıl dışı bir önerimiz yok. Ancak, özellikle günümüzde dinsel bağlamda teorik ve pratikte “kriz” görüntüleri yaşanırken, geçmişin deneyimlerine gözümüzü ve akıl kapımızı kapatmamamız gerekir. “Geçmişi ve tarihi bilelim” gibi sözleri her gün duyar ve söylerken, sınırı İslam geçmişimizle sınırlı tutmak, ne dürüst bir yaklaşımdır ne de bilimsel!

Şamanizm’i öğrenmek bu açıdan önemli ve elimizde yetkin bir kaynak var.

Sabri Kuşkonmaz
http://kitapeki.com/ 17.08.2016

Şamanizm
Yazar: Michel Perrin
Çeviri: Bülent Arıbaş
Tür: İnceleme
Basım Tarihi: 8. Baskı, 2015
Sayfa Sayısı: 144 Sayfa
Yayınevi: İletişim Yayınları

Yorum yapın