Canım Aliye, Ruhum Filiz adlı kitaba dair Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali ile söyleşi – Serhan Yedig

Yazar Sabahattin Ali?nin eşine evlilik öncesi, kızına ise ölümünden birkaç yıl önce hapisten ve İstanbul?dan yazdığı mektuplar ?Canım Aliye, Ruhum Filiz? adıyla YKY?den yayımlandı. Müzikolog, yazar Filiz Ali, babasının kişiliğinin tüm boyutlarıyla kavranabilmesi açısından mektuplarının önemli olduğunu söylüyor ?Son mektuplarında çaresizliği, kuşatılmışlığı belirgin şekilde görülüyor? diyor.

Babanızın iki mektubunda birden bahsettiği Cici?nin akıbeti ne oldu?
– Cici çok güzel bir Ankara kedisiydi. Tüm Ankara kedileri gibi sağırdı. 7-8 yaşlarındaydım, babamla sokakta bulmuştuk. O yıllarda Ankara?da evde kedi besleyene çok nadir rastlanırdı. Yazın Ayvalık?a giderken, babamın önerisiyle, hayvanat bahçesine bırakmıştık. Mektupta, ürkekliğini attığını yazmış. Tatilden dönüşte hayvanat bahçesinden aldık. Beşinci katta, terasta oturuyorduk. Cici bir gün ortadan kayboldu. Sanırım balkondaki sarmaşıktan aşağıya indi, bir daha dönmedi. Bu ilk ve son kedim oldu… O günlerde Facebook yoktu… Şimdi herkes kedisinin fotoğrafını kendi sayfasına yüklüyor. Bizim kedi sadece mektuplara geçti…
Kitapta annenize eski Türkçe yazılmış mektupların altında, size yeni alfabeyle kısacık mektuplar yazmış. Bu mektuplar hayatınızı ne kadar etkiledi?
– Mektuplarını hep heyecanla bekledim. Kısacık olmasını önemsemezdim. Ben mektuplarımda ona Ankara?daki maceralarımı anlatırdım. Her hafta TRT Ankara Radyosu?nda, Ayşe Abla?nın Çocuk Kulübü?ne gidiyordum, Çocuk Kulübü?ndeki yeni oyunlarda rol alıyordum, bunları ve okulu anlatıyordum. O da cevap veriyordu.

MUZİPLİKTEN VAZGEÇMEDİ

Yaşadığı zorlu koşullara rağmen muzipliği elden bırakmamış. Örneğin miyop gözlerinden öperim, diyor bir mektubunda…
– Muzipliği ve muhalifliği elden bırakmazdı. Ankara?da troleybüs seferleri başlamış, ben de binmek için ısrar etmiştim. Bir zarfa koyduğu parayı balkondan aşağıya, bana atarken, herkesin duyacağı şekilde bağırmıştı: ?Yeni hükümetimizin büyük hizmeti… Fıttıroleybüs için bilet parası…?
İki yıl önce ?Filiz Hiç Üzülmesin? adıyla yayımlanan anılarınızda babanızın mektuplarına da yer vermiştiniz. Bu kitaptakiyle karşılaştırdığınızda ne gibi farklar var?
– Daha çok son döneminde ne kadar köşeye sıkıştığı, çaresizliği, siyasi baskının ötesinde yoksullukla mücadele ettiği ortaya çıkıyor.
Sabahattin Ali?nin edebiyatçı kişiliğini tanıma açısından bu mektupların önemi var mı?
– Özellikle hapishaneden yazdıklarının edebiyatçı kişiliği açısından çok önemli olduğunu fark ettim. Evlendikten sonra daha kısa mektuplar yazıyor. Bu mektuplarda bile açık yüreklilikle içini döküyor. Nişanlılık romantizminin yerini, günlük hayatla ilgili pratik konular, öneriler alıyor. Annem pek becerikli değildi. Babam her konuda yol gösterirdi…
Yayımlanmayan, kayıp olan, bir gün ortaya çıkmasını beklediğiniz günceler, mektuplar var mı?
– Edebiyat çevrelerinin çok iyi tanıdığı, daha sonra şair Arif Damar?la evlenen Nahit (Fıratlı) Hanım?a gençliğinde yazdığı aşk mektupları kayıp. Nahit Hanım bu aşktan çok rahatsız olmuş, belki saklamamıştır. Fakat yıllar sonra babamın adına imzaladığı kitaplar açık arttırmada satılmıştı. Birlikte dergi yayımladığı Aziz Nesin?e mektupları da kayıp. Melahat Togar, babamın mektuplarını yaktığını bana söylemişti, fakat diğer kişilere gönderilenlerin akıbetini bilmiyoruz. Belki bir gün ortaya çıkar.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/, 25 Ocak 2014

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro