Oğuz Atay’ın görüntülü ve sesli konuşması

Oğuz Atay’ın görüntülü ve sesli konuşması

Oğuz Atay’ın TRT arşivinde bulunan yüksek çözünürlüklü görüntülü ve sesli konuşması için "devamını oku"yu tıklayınız     Kaynak: www.oguzatay.net

devamını okumak için tıklayınız

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. – Aleksandr Puşkin

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. - Aleksandr Puşkin

Koğuştan taze sabah havasına çıktım. Güneş doğuyordu. Dupduru gökyüzünde iki başlı, karlı bir dağ parlıyordu. Gerinirken: “Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler . Seslerin etkisi ne kadar güçlü! Var gücümle baktım bu efsanevi dağa. Yenilenme ve yaşam ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh’un gemisini, biri idamın öteki barışın simgeleri olarak ...

devamını okumak için tıklayınız

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’nin Nisan-Mayıs sayısı tüm kitapçılarda…

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi'nin Nisan-Mayıs sayısı tüm kitapçılarda...

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi “YIKIMIN ve İNŞANIN SANATI KOBANÊ” dosya çalışmasıyla raflardaki yerini aldı. Kobanê’nin yeniden inşası çalışmaları dahilinde kültür ve sanat cephesinden bir nefes olma sorumluluğuyla hazırlanan dergimizin geliri de, Kobanê için gerçekleştireceğimiz kampanya çalışmamızın sonucu ile birlikte Kobanê’ye gönderilecek. Dosya başlığımızda dergimizde; Necmiye ALPAY: “Pax Erdoganica Mı?” ...

devamını okumak için tıklayınız

”Aramızdan biri idam edilecek ama henüz bilmiyor. Kendisinin de seyredeceğini düşünüyor”

”Aramızdan biri idam edilecek ama henüz bilmiyor. Kendisinin de seyredeceğini düşünüyor”

Kapana kısılıp kalmış bir ülke Nobel ödüllü V.S. Naipaul’un Nehrin Dönemeci Afrika’yı anlatan, önemli bir eser. Naipaul ne Afrikalı ne de Avrupalı, ne siyah ne de beyaz ama sömürgeci ahlakını yakından tanıdığı gibi, azınlık sorunlarını ve korkularını da biliyor. Bugüne kadar Afrika hakkında okuduğumuz romanların neredeyse tamamı Avrupalı yazarlar tarafından yazılmış ...

devamını okumak için tıklayınız

Bilimkurgu’ya aşk mektubu

Bilimkurgu’ya aşk mektubu

Mark Bould’un kitabı bilimkurgu sinemasına yazılmış uzun bir aşk mektubu gibi sona eriyor belki. Okurunu uzun bir izlenecek filmler listesiyle de baş başa bıraktığı için bir başucu kitabına dönüşüyor. Bilimkurgu, disiplinlerarası yaklaşımın 1970’lerden bu yana akademideki konumunu sağlamlaştırmasıyla, post-kolonyal teori, feminizm, Marksizm, psikanaliz gibi araçların biri ya da birkaçıyla birden ele ...

devamını okumak için tıklayınız

Yazarların soyadlarının anlamını öğrendiğinizde şaşıracaksınız.

Yazarların soyadlarının anlamını öğrendiğinizde şaşıracaksınız.

Çocukken isimlerimizin anlamını hep merak etmişizdir. Bizim hakkımızda ne söylüyor? Tarihle nasıl bir irtibat hâlinde? Ve anlamını öğrendiğimizde hayal kırıklığı yaşamıştır pek çoğumuz. Flavorwire.com üşenmemiş, hayranı olduğumuz yazarların soyadlarının ne anlama geldiğini açıklayan bir liste hazırlamış. Listede yol aldıkça rahatlayacak, yazar da olunsa söz konusu isim olduğunda fazla uzağa kaçılamadığını ...

devamını okumak için tıklayınız

Naif ve Bilge - Zafer Köse

Virajdan sonra ani bir uçurum. Tesadüfen yol kenarında bulunuyorsunuz ve bir aracın hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız? E, can kurtarmak için elinizi kolunuzu biraz sallamayı esirgemezsiniz herhalde. Peki, aracın içindekilerin katil, faşist, insanlık düşmanı olduğunu biliyorsanız? O güne kadar birçok insana yaşattıkları büyük acılara her an yenilerini ekleyebilecek kişilerse? Evet, hiçbir ...

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyat yasaklansa ne değişir?

Edebiyat yasaklansa ne değişir?

“Kültür ve sanatta bize ‘en iyi’ diye sunulanlar esasında sadece seçim sürecini tekelinde bulunduran güçlerin bize uzattığı menüdeki tercihlerle sınırlıdır.” Umberto Eco Yarın Türkiye’de fırıncılar çalışmasa milyonlarca insan aç kalırdı. Yarın otobüs sürücüleri grev yapsa on binlerce insan gitmek istedikleri yerlere gidemezdi. Yarın sağlık çalışanları işlerini bıraksa, yüz binlerce insan sağlık ...

devamını okumak için tıklayınız

Kayıp Kitaplar Kütüphanesi – Alexander Pechmann

Kayıp Kitaplar Kütüphanesi - Alexander Pechmann

Hemingway'in eşi, yazarın tüm elyazmalarını nasıl çaldırmıştır? Balzac neden yayıncısına kızıp Köy Hekimi romanının ikinci cildini imha etmiştir? James Joyce, Stephen Hero adını taşıyan iki bin sayfalık elyazmasını neden ateşe atmıştır? Edebiyat tarihini, yayımlanmamış ve okurla buluşma şansına sahip olamamış eserlerden yola çıkarak yeniden okumak olası mı? Alexander Pechmann, adeta edebiyat ...

devamını okumak için tıklayınız

Acıdığı için öldürmek…

Acıdığı için öldürmek...

Modern Yunan edebiyatının kurucusu olarak bilinen Aleksandros Papadiamantis’in en önemli eseri ‘Hadula Bir Ada Öyküsü’ günlerde yayımlandı. Herkül Millas’ın da önsözde belirttiği üzere Türk ve Yunan edebiyatı çok da kaynaşmadı bugüne dek. Halit Ziya, Hüseyin Rahmi gibi yazarların Yunancaya çok geç çevrilmesini açıklayamadığımız gibi, Papadiamantis’in Türkçeye ancak bu yıl çevrilmesini ...

devamını okumak için tıklayınız

Aşk meşru bir şey olamaz. O da şiir gibi meşrulaşınca ölür. Cemal Süreya (Söyleşi, 1983)

Aşk meşru bir şey olamaz. O da şiir gibi meşrulaşınca ölür. Cemal Süreya (Söyleşi, 1983)

Cemal Süreya “Babam yoksuldu ama belli etmek istemezdi” Cemal Süreya ile “konuşa konuşa”ya başlamak güç. Nereden başlamalı? On küsur yıldır girip çıktığı, oturup konuştuğu, çay içtiği, sohbet ettiği, yazı verdiği, tartıştığı şu gazete odasında, yeryüzünün en utangaç, en içine kapalı inşam gibi görünen birine “Yoksuluz gecelerimiz çok kısa/Dört nala sevişmek ...

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyat dünyasının bilinmeyenleri

Edebiyat dünyasının bilinmeyenleri

Klasikleri okudunuz, çok satanlar listelerini incelediniz, yazarların hayat hikayelerine gözattınız. Ama tüm bunları yapmanız, edebiyat dünyasının magazin haberlerine aşina olduğunuzu göstermez. Size bu konuda da yardımcı olmak istedik: 1. Vladimir Nabokov, Lolita?yı Amerika?da kelebek toplamak üzere seyahat ederken kartların üzerine not alarak yazmıştı. 2. Karısı Vera Nabokov, yazarı Lolita?nın tamamlanmamış taslaklarını yakmaktan ...

devamını okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı hâlâ nasıl en çok okunan kitaplar listesinde?

Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna’sı hâlâ nasıl en çok okunan kitaplar listesinde?

Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna’sı, yayımlanmasından bu yana yaklaşık yetmiş yıl geçmesine rağmen hâlâ en çok okunan kitaplar listesinde, üstelik ilk üçte yer alıyor. Romanın bunca yıla meydan okuyarak ilk sıralarda yer almasının nedeni nedir? Sabahattin Ali 1907 yılında doğdu. İstanbul Muallim mektebini bitirdi. Almanya'da edebiyat eğitimi gördü. Anadolu'nun çeşitli illerinde ...

devamını okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin sevdiği şairler ve yazarlar

Sabahattin Ali'nin sevdiği şairler ve yazarlar

Okuma yazma öğrendiği günden ölene dek sürekli okuyan, arkadaşı Muvaffak Şeref’in dediği gibi, “Dünya edebiyatını gerek Rus, gerek Fransız, gerek Amerikan, özetle dünya edebiyatım günü gününe, tabii klasikleriyle, eskileriyle izleyen” özellikle de Alman edebiyatını çok iyi bilen, yaşadığı donemin edebiyatıyla ilgilenen ve aynı zamanda eski edebiyatı da Çök iyi bilen ...

devamını okumak için tıklayınız

Haritada Bir Nokta – Sait Faik Abasıyanık

Haritada Bir Nokta - Sait Faik Abasıyanık

Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar... Robenson Kruzoe'yu okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. Onun zoruyla mavi boyaların üstünde bir garip ada ismi okuyunca hülyaya daldığımı sanmıyorum. Romanlar yüzünden adaları sevdiğimi pek ummuyorum ama belki de o yüzdendir. Haritada ...

devamını okumak için tıklayınız

Ağrı’da ‘seçim çalışması’ Gırgır’ın kapağında!

Ağrı'da 'seçim çalışması' Gırgır'ın kapağında!

Ağrı'da 'seçim çalışması' Gırgır'ın kapağında! Haftalık mizah dergisinin yeni sayısının kapağında Ağrı'daki çatışmaya yer veriliyor. İşte kapak:

devamını okumak için tıklayınız

Erdoğan Uykusuz’un kapağında: ‘İnşaat sektörü biterse…’

Erdoğan Uykusuz'un kapağında: 'İnşaat sektörü biterse...'

Mizah dergisi Uykusuz yarın piyasaya çıkacak olan sayısının kapağında; Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İnşaat sektörünün olmadığı bir ülke bitmiş demektir" sözlerine yer verdi. İşte, Uykusuz'un bu haftaki kapağı:

devamını okumak için tıklayınız

Erdoğan başkanlık adağı kesiyor! LeMan’ın kapağında

Erdoğan başkanlık adağı kesiyor! LeMan'ın kapağında

Erdoğan başkanlık adağı kesiyor! LeMan'ın kapağında Mizah dergisinin yeni sayısının kapağında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve başkanlık 'rüyasına' yer veriliyor. işte kapak:

devamını okumak için tıklayınız

Neden ve nasıl arkadaş seçeriz?

Neden ve nasıl arkadaş seçeriz?

Ünlü yazar CS Lewis, “‘Ne! Sen de mi? Bir tek benim sanıyordum’ dediğimiz anda başlar arkadaşlık,” diyordu. Aynı şekilde Yunan düşünür Plato da “benzerlikler arkadaşlıkları doğurur” demişti M.Ö. 360 yılında. Aristo benzer bir yorum yapmıştı: “Kendimize benzeyenleri sevdiğimiz söylenir.” Düşünce ve zevk paylaşımı üzerinde yeşeren arkadaşlıklar içgüdüselmiş gibi görünür; fakat ...

devamını okumak için tıklayınız

Yeteneksizler neden kendilerini yetenekli sanır?

Yeteneksizler neden kendilerini yetenekli sanır?

Psikologlar insanların kendi yeteneklerini yargılama konusunda iyi olmadığını, en yeteneksiz insanların en kötü değerlendirmeleri yaptığını belirtiyor. Psikologlar kendi başarısızlıklarımızı sandığımızdan daha fazla görmezden geldiğimizi söylüyor. Yeteneksiz bazı insanların kendilerini överek bu kadar sinir bozucu görülmelerinin nedeni de budur belki. 1999’da New York’taki Cornell Üniversitesi’nden Justin Kruger ve David Dunning herhangi ...

devamını okumak için tıklayınız

Çanlar Kimin İçin Çalıyor – Ernest Hemingway

Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Hemingway’in en güzel romanlarından biridir. İspanya iç savaşının anlatıldığı roman, 1940’larda yazılmıştır. Böyle olmasına karşın, hâlâ birçok ülkede çevirisi yayımlanmakta, hâlâ en çok okunan kitaplar arasında yer almaktadır. Bu ilginin nedeni, bir serüven romanı oluşundan ya da Hemingway’in o kendine özgü anlatış biçiminde aranabilir. Ancak şöyle bir saptama da yapılabilir: Çanlar Kimin İçin Çalıyor’da Hemingway, ülkü birliği etmiş insanların inançlı kavgası yanında, romantizmi de etkileyici bir öğe olarak kullanmıştır. En güç koşullarda, ölümle yüz yüzeyken bile sevgi, umut, korku bütün canlılığıyla yaşanır romanda. Ortak amaç doğrultusunda, bir toplumsal kavga için, ayrı ulustan bilinçli insanların öyküsüdür Çanlar Kimin İçin Çalıyor.

Kitabın adı, şair John Donne’ın bir katedralde başrahip olduğu dönemdeki vaazlarından birinden alıntıdır. Vaazların metinleri sonradan yayınlanmıştır.
“Ada değildir insan, bütün hiç değildir bir başına; anakaranın bir parçasıdır, bir damladır okyanusta; bir toprak tanesini alıp götürse deniz, küçülür Avrupa, sanki yiten bir burunmuş, dostlarının ya da senin bir yurtluğunmuş gibi, ölünce bir insan eksilirim ben, çünkü insanoğlunun bir parçasıyım; işte bundandır ki sorup durma çanların kimin için çaldığını; senin için çalıyor.” John Donne

Z. Heyzen Ateş ?in 26/05/2006 Tarihinde Radikal Kitap Eki?nde Yayınlanan Yazısı
20. yüzyıl Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden olan Ernest Hemingway, gazeteci-yazar kimliği ve yapıtlarıyla olduğu kadar hayatıyla da dikkat çeker. Gertrude Stein’ın verdiği adla Kayıp Kuşak’ın, yani 1920 Paris grubunun bir parçası, dönemindeki bütün savaşların yakın takipçisi ve onunla ilgili anılardan anlaşıldığı kadarıyla çok da ‘kaliteli’ bir serseridir. Zaten bu serseri olma hali romanlarının kahramanlarında da kendini sıkça gösterir.
Birinci Dünya Savaşı sırasında orduya alınmayan Hemingway, savaşı yakından izlemeyi kafasına koymuş olduğundan, Kızıl Haç’a katılıp İtalya’ya doğru yola çıkar. İtalya’ya gitmeden önce Almanlar tarafından bombardıman altında tutulan Paris’e geçen yazar Kızıl Haç’a tanınan nispeten güvenli bölgelerde durmak yerine muharebelere olabildiğince yakın olmaya çalışır. Pek çok biyografi yazarının iddia ettiği üzere Milan’daki patlamaya kadar da savaşa belirli bir hayranlık besler. Ancak İtalya’da göreve başladığı ilk gün gerçekleşen bu patlama, savaşla ilgili düşüncelerini tamamen sarsacaktır. Kızıl Haç ekibiyle beraber çoğu kadınlar ve çocuklardan oluşan cesetleri fabrika yıkıntıları arasından çıkartırken vahşetin büyüklüğüyle de tanışmış olur…
Savaşın getirdiği aşk
Bu olay savaşa bakışını değiştirmiş de olsa ilgisini azaltmamıştır. 1918’de İtalya’da askerlere mühimmat iletirken yaralanır ve İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Şeref Madalyası’yla ödüllendirilir. Hemingway üzerine çekilen popüler filmlerin çoğu -başta Attenborough’un ‘In Love And War’ı olmak üzere- yazarın hastanede geçirdiği dönemi ve Rahibe Agnes von Kurowsky’ya âşık oluşunu konu alır. Rahibe, ABD’ye döndüğünde başka bir adamla evlenir; Hemingway de bu olayları, aşkını ve savaşı anlattığı Silahlara Veda’yı yazar.
Savaştan sonra ABD’ye dönüp evlenirse de kısa sürede bu yaşamın ona göre olmadığına karar verecektir Hemingway. 1921’in sonlarında karısıyla beraber Paris’e yerleşirler ve bir gazete için Türk-Yunan savaşını yazmaya koyulur. Yine bu dönemde edebiyata ve kısa öykülere yönelir. Paris’te yaşadığı dönemde iki isim ön plana çıkar Hemingway’in hayatında: Gertrude Stein ve Ezra Pound.
Ne var ki Paris’teki hayatları çocuk yetiştirmek için çok da uygun olmadığından Hemingway çifti daha sakin bir hayat sürmek amacıyla Fransa’dan ayrılıp Toronto’ya yerleşirler. Yazar, bu dönemde hikâyelerini yayımlar ve minimalist yazı biçimini muhafazakâr edebiyat camiasına kabul ettirmeye çalışır. Yaklaşık aynı zamanlarda F. Scott Fitzgerald ile tanışır ve çok iyi arkadaş olurlar. En başlarda neredeyse bütün boş zamanlarını birlikte içerek ve yazı taslaklarını birbirlerine okutarak geçiren iki yazarın arası Fitzgerald’ın eşi Zelda nedeniyle bozulur.
Derken Hemingway kendini yeniden savaş meydanlarına atar: İspanya İç Savaşı… Yazar, savaşı İspanya’dan takip eder, savaş alanlarında, gerillalar arasında dolaşır, faşizm karşıtı hareketleri destekler ve gazeteye yazdığı haberlerde de taraf tutuğunu, Franco karşıtı olduğunu gizlemez. Ne var ki 1939’da Franco’nun iktidara gelmesiyle kendi tabiriyle ‘evini kaybetmiş’ olur. Bu dönemde ikinci eşinden boşanıp İspanya’da tanıştığı Martha Gellhorn ile evlenir ve en önemli eserlerinden olan Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u yazar. İspanya İç Savaşını ele alan kitap büyük başarı elde eder.
Gerilla ve hükümet açmazı
Adını John Donne’un ’17. Meditasyon’undan alan Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Robert Jordan adlı bir Amerikalının İspanya İç Savaşı sırasında faşizm karşıtı gerillalara katılmasını ve onlarla yaşadıklarını konu alır. Bir bomba uzmanı olduğundan Segovia yakınlarındaki bir köprüyü ortadan kaldırmakla görevlendirilen Jordan’ın işi hiç de kolay olmayacaktır. İspanyol güzeli Maria’ya âşık olması da işlerin daha da karışmasına yol açar.
Romanın asıl özelliğiyse bu macera/aşk/devrim karmaşasında ülkenin iç savaş sırasındaki durumunu, politik sıkıntıları, hem gerillaların hem de hükümetin açmazlarını çok net gözlemlerle masaya yatırmasıdır. Aynı zamanda romandaki bütün karakterler bu görevin sonunda öleceklerini bildiklerinden hepsinin ayrı ayrı ölümle yüzleşmeleri, kafalarındaki neden-sonuç ilişkileri ve sorumlulukları incelikli bir biçimde anlatılır. Robert Jordan’ın romanda dediği gibi, öleceklerini bile bile bu görevi kabul ederler çünkü “iyi adamlar böyle yapmalıdır.” Çanlar Kimin İçin Çalıyor’da intihar fikri de karakterler yoluyla sıkı tartışılan fikirlerdendir ki, Hemingway’in bu düşünceyi kafasında uzun uzadıya tarttığını gözden kaçırmak mümkün değil.
İkinci Dünya Savaşı, yeni bir boşanma, yine bir evlilik, İhtiyar Adam ve Deniz, Pulitzer, Nobel, sağlık sorunları (çalışmayan böbrekler, beyin sarsıntısı, sol gözün körleşmesi, karaciğer rahatsızlıkları) ve geçirilen bir uçak kazasının ardından (gazeteler öldüğünü düşünerek manşetten verirler ölüm haberini) Ketchum, İdaho’da inzivaya çekilir. Ne var ki sağlık sorunları depresyonu, depresyon da paranoyayı tetikler ve hayatı fiziksel olarak olduğu kadar zihinsel olarak da içinden çıkılmaz bir hal alır. 1961’de ilk intihar denemesini gerçekleştirse de kurtarılır. Ancak kafasına koymuş olacak ki aynı yılın haziranında, doğum gününe üç hafta kala bir av tüfeğiyle beynini uçurur. Kendisi İspanya İç Savaşı sonrası kiliseyi bırakmışsa da kilise onu bırakmaz, Papalığın resmi kararıyla intihar ettiğinde akli dengesinin yerinde olmadığı, bu nedenle de intiharından sorumlu tutulamayacağı kabul edilerek Katolik mezarlığına gömülmesine izin verilir.
James Joyce’un, öyküleri için “gelmiş geçmiş en iyi öykülerden”, Salinger’ın “keşke onun gibi kısa öyküler yazabilsem” dediği Hemingway birçok yazarı etkiler. Başta Kerouac olmak üzere Beat kuşağı yazarları, Marquez’in de aralarında olduğu Latin Amerikalı yazarlar ilk akla gelenlerden… Hemingway’in dolaylı ya da dolaysız mirası bu kadarla da bitmez. Bilimkurgu yazarı Joe Haldeman Hemingway Hoax ile Hugo ve Nebula ödüllerini alır, Metallica’nın For Whom The Bell Tolls (Çanlar Kimin İçin Çalıyor) albümü listelerde bir numaraya kadar yükselir. Hemingway üzerine veya Hemingway’in romanlarını konu alan, sayısı kırkı bulan filmlerden bahsetmeye gerek bile yok.
Bugün Hemingway’le bir şekilde ilintili olan her eserin kaydı Hemingway Resource Center’da tutulmaktadır ve sayıları birkaç bini geçmiştir. Ancak bir dipnot olarak bilinen en ilginç Hemingway biyografisinin yine büyük bir yazar olan Anthony Burgess’a ait Ernest Hemingway and His World (Ernest Hemingway ve Dünyası) olduğunu belirtelim.

Kitaptan Bir Bölüm
Karanlıkta ormandan geçip tepeye tırmanarak üstteki dar geçide geldiler, Hepsinin yükü çok fazlaydı, bu yüzden ağır ağır tırmanıyorlardı. Atların da, eyerlerin üzerine yerleştirilmiş yükleri vardı.
Pilar, “Gerçek duyulursa yükleri kesip atabiliriz” demişti. “Ama atmayıp elimizde tutarsak, yeniden kamp kurabiliriz.”
Denklerini bağlarken, “Ya cephanenin geri kalanı ne olacak?” diye sormuştu Robert Jordan.
‘Onlar şu eyerdeki torbalarda.’
Robert Jordan, elbombasıyla dolu ceplerinin, ceketini ensesinden aşağıya doğru çektiğini, yükünün ağırlığını hissediyordu, bacaklarına yaslanan tabancasının ağırlığını, hafif makineli tüfek şarjörlerinin bulunduğu pantolon ceplerinin şişkinliğini hissediyordu. Ağzının içinde hâlâ kahve tadı vardı, sağ eliyle hafif makineli tüfeği taşıyordu. Sol eliyle uzanıp sırtındaki denklerin kayışlarını gevşetmek için ceketinin yakasını çekiştidi.
Karanlıkta Robert Jordan’ın yakınında yürüyen Pablo, “Inglés” dedi.
“Ne var, ahbap?”

Kitabın Künyesi
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
(For Whom the Bell Tolls)
Ernest Hemingway,
Çeviren: Erol Mutlu,
Bilgi Yayınevi,
2006,
496 sayfa

Kitabın Künyesi
Çanlar Kimin İçin Çalıyor
Yazar : Ernest Hemıngway
Yayıncı : Engin Yayıncılık
Çeviri: Mete Ergin
İstanbul 1992
573

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>