Marx’ın ve Engels’in Anket Defteri Sorularına Yanıtları

karl marxTürkiye’deki ortaokul ve lise öğrencilerinin ilgi gösterdiği anket defterleri, 19. yüzyılın ikinci yarısında İngiltere’de bir hayli popüler olmuş. 1849 yılından itibaren İngiltere’de yaşayan Karl Marx da (1818-1883), bazı tanıdıklarının ve akrabalarının anket sorularını yanıtlamış.

devamını okumak için tıklayınız

Füruğ Ferruhzad’ın hayatını alt üst eden şiir: “Günah”

furuğ_ferruhzadFuruğ Ferruhzad’ın 1955 yılında, önce basın ve sonra kendi ikinci toplu şiir kitabının. Duvar”ın başlarında, yayımladığı ve onun birinci şairlik dönemi zihniyetini, yani ” Tutsak”, “Duvar” ve “İsyan” kitapları dönemini anlamamız açısından gerekli olan şiir, “Günah” şiirdir. Biz, onun birinci dönem şairliğini işte bu şiiri aktararak onun ışığı ve ekseninde inceleyelim:

devamını okumak için tıklayınız

Jean-Paul Sartre: Tüm haklarımızı yitirmiştik, hele en başta konuşma hakkımızı.

sartreSartre 1936-1943 yılları arasında bir yazar olarak yoğun bir çalışma sonunda ortaya birçok yazınsal ve felsefi yapıt koymuştur. İmge gücü üzerine yazdığı denemenin hemen ardından 1937’de tanınmış Fransız edebiyat dergisi «Nouvelle Revue Française»de ilk uzun öyküsü Duvar yayınlandı. 1938′ de ilk romanı Bulantı (İğrenme) / La Nausée çıktı, 1939’da Duvar öyküsünün başlığı altında, Oda (La Chambre), Hérostrat, Gizlilik (Intimité) ve Bir Şefin Çocukluğu (L‘Enfance d’un chef) adlı öyküler yayınlandı.

devamını okumak için tıklayınız

Friedrich Nietzsche: “Schopenhauer’ın metinleriyle karşılaşmamın üzerimdeki etkisi”

egitimci-olarak-schopenhauerEğer Schopenhauer’ın metinleriyle ilk defa karşılaşmanın benim için nasıl bir olay (Ereignis) olduğunu tanımlayacak olursam, gençliğimde neredeyse tüm diğer düşüncelerden daha yoğun bir sıklık ve ivedilikle aklıma gelen bir düşünce üzerinde kısaca durmalıyım. Arzularımı kalbimin hoşnutluğu için seferber ettiğim gençlik günlerimde, kaderin, kendimi eğitmek gibi korkunç bir çaba ve görevden beni kurtaracağını düşünürdüm:

devamını okumak için tıklayınız

Emrah Serbes’i yazmaya iten 2 kitap

Emrah SerbesYazmaya ne zaman karar verdin?

– Hep yazıyordum. Ortaokul, lise zamanlarında karalıyordum.

Peki yazmaya iten şey neydi?

devamını okumak için tıklayınız

Lev Tolstoy’un okumanızı istediği yazarlar ve romanlar

TolstoyBalzac’a şahsen ne borçlu olduğumu bilemem ve söyleyemem fakat onun genel olarak Rus edebiyatına etkisi çok büyüktür. Bu husus, Lev Tolstoy tarafından da kuşkuya yer bırakmayacak şekilde doğrulanmıştır. Bana şu soruyu sormuştu:

devamını okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali: Siyasal iktidar baskısına taviz vermeyen yazar – Bahar Akpınar

sabahattin_ali“Namuslu olmak ne zor şeymiş meğer. Bir gün Almanlar’ın pabucunu yalayan, ertesi gün İngilizler”e takla atan, daha ertesi gün de Amerika’ya kavuk sallayan soysuzlar gibi olmak istemedik… Kanunlu, kanunsuz baskılar altında ezile ezile pestile döndük. Bugünün itibarlı kişileri gibi, kese doldurmadık, makam peşinde koşmadık. İç ve dış bankalara para yatırmadık. Han, apartman sahibi olmak, sağdan soldan vurmak ve milleti kasıp kavurmak emellerine kapılmadık. Bütün kavgamızda kendimiz için bir şey istemedik. Yalnızca ve yalnızca milletin derdine derman olacak yolları araştırmak istedik. Bu ne affedilmez suçmuş meğer!” Sabahattin Ali

devamını okumak için tıklayınız

Bertolt Brecht’in sanat ve edebiyat anlayışı – Güney Dergisi

bertolt_brechtBrecht bizimdir!
Brecht’in sanat ve edebiyata ilişkin görüşleri, çeşitli makalelerinin ve notlarının toplandığı “Edebiyat ve Sanat Yazıları”nda ve görüşlerini netleştirmenin de bir aracı olarak tuttuğu “Çalışma Günlükleri”nde yeralmaktadır.

devamını okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali şiiri olduğunu bilmediğiniz 11 bilinen şarkı

sabahattin aliTürk Edebiyatı’nın önemli yazar ve şairlerinden olan Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna olmak üzere, birçok kitabı yeni nesil tarafından tanınmaya ve ilgiyle okunmaya başlandı.

Sabahattin Ali, aynı zamanda severek dinlenilen şarkıların da sözlerini yazdı. İşte o şarkılar:

devamını okumak için tıklayınız

Tevfik Fikret Üstüne – Cemal Süreya

tevfik_fikretTevfik Fikret’in “fikri” şiirleri birtakım siyasal sloganlara dayanır. Ateist bir dünya görüşünü önerir. Ama bunlarda yine de dinsel değerlerden hareket eder Tevfik Fikret. Laik değildir. Öte yandan, aynı şiirlerde bile bu görüşünü sağlam birtakım şiirsel ayrıntılarla besleyemez. Sloganın ve ana fikrin büyüsü içindedir. Çıkış noktasını sevinçle geliştireceği yerde, melankolik ve yitik mısraların sonuna bağladığı kuru öğütlerde tamamlama, bir bakıma harcama eğilimindedir.

devamını okumak için tıklayınız

Milena: Franz Kafka ‘nın yazdığı kitaplar şaşırtıcıdır, ama kendi daha çok şaşırtıyor insanı.

Milena

“Çok kötü günlerimdeydi, telgraf çekmiş, telefon etmiş, mektuplarımda yalvarmıştım: Kalk gel, demiştim, Tanrı hakkı için, hiç değilse bir günlüğüne gel, demiştim… Ne denli yalvarmıştım anlatamam. Gelseydi ne iyi olacaktı benim için, ama gelmedi. Aklıma gelen bütün kötülükleri yağdırmıştım başına. Uykuları kaçtıydı, günlerce gözüne uyku girmemişti, üzüldü, kıvrandı, sayfalar dolusu mektuplar yazdı, ama gelmedi, gelmedi, gelmedi… Neden mi? Çalıştığı yerden izin istiyemezmiş de ondan! Müdürün karşısına çıkıp, bana geleceğini söyleyemezmiş! “

devamını okumak için tıklayınız

Ruhi Su’nun 24 “bilinmeyen”i

ruhi su1. 1912 yılında Van’da doğdu. Günü, ayı bilinmiyor. Annesi, babası bilinmiyor. Adı Mehmet’ti. Kimin koyduğu bilinmiyor. Soykırım yapanların ‘kılıç artığı’ dediği Ermeni çocuklardan biri olduğu söylenir. 4 yaşındayken Adana’da çocuksuz bir ailenin yanına verdiler. Kimin verdiği bilinmiyor.

devamını okumak için tıklayınız

This site is protected by WP-CopyRightPro