Category Archives: Biyografiler

Dostoyevski’nin yirmi sekiz yaşında ağır hapisle cezalandırılmasına ve sürülmesine yol açan olayın içyüzü – E. H. Carr

Dostoyevski’nin yirmi sekiz yaşında ağır hapisle cezalandırılmasına ve sürülmesine yol açan olayın ana hatları iyice bilinmektedir; ayrıntılardaki belirsizlikler ise güvenilemeyecek belgelerin çokluğundan gelmektedir. Bu olaya adı karışanlar -bunların çoğunun Soruşturma Komisyonu?ndaki yazılı ifadeleri bilinmektedir- komisyonun bildiğine inandıkları konularda aşırı bir açık sözlülük göstermişler, saklayabileceklerini ümit ettikleri konularda ise ustaca yalanlar söylemişlerdir. Komisyonun ve suçluları yargılayan askerî mahkemenin resmî tutanaklarından, önemsiz şeyler üstünde ısrarla durulduğu, isnat edilen suçun

Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali ile tanışmasını şöyle anlatmaktadır:

Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali ile tanışmasını şöyle anlatmaktadır:
 “Bir gün dergi redaksiyonuna kısa boylu, gözlüklü bir genç geldi. Almanca bildiğini, hikâyeler yazdığını ve adının ?Sabahattin Ali? olduğunu söyledi, hikâyelerinden birini bıraktı, çıktı. Bu hikâye, orman işçilerinin yaşamı üzerineydi. Alman romantizminin etkisi altında yazılmış olmasına karşın, konu ve içerik bakımından Türk edebiyatında bir yenilik oluşturuyordu. Genç adamın yetenekli bir yazar olduğu, daha ilk satırlarından anlaşılıyordu. Hikâye basıldı.

Orhan Kemal 100 yaşında

Türkiye edebiyatının büyük yazarlarından ?Mehmet Raşit Öğütçü? yani ?Orhan Kemal?i doğumunun yüzüncü yılında saygıyla anıyoruz?

Tam yüz yıl önce, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde dünyaya geldi. Asıl adı “Mehmet Raşit Öğütçü”. Babası İttihat Terakki Cemiyeti üyesi sonrasında da milletvekilliği ve bakanlık yapmış Abdülkadir Kemali Bey siyasal nedenlerle 1931’de Suriye’ye kaçınca, orta öğrenimini yarıda bıraktı ve Suriye’ye giderek bulaşıkçılık ve matbaa işçiliği yaptı.

Tolstoy’un hareketli görüntüleri (52 Dakikalık Belgesel)

tolstoyTolstoy hakkında belgesel film
Film görüntülerini Drankov düzenledi. Pate ve Anonim Şirketi A. Khanzhonkov. LN Tolstoy görüntüleri 1960 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) tarafından Gosfilmofond’a restore ettirildi.

Görüntüleri seyretmek için yazının başlığını tıklayınız.

Galileo Galilei’nin Hayatı ‘Kuşku, bilimin babasıdır’

Galileo Galilei(Fotoğraf: Galileo Galilei’nin Ottavio Leoni tarafından çizilmiş portresi)
Modern fiziğin ve teleskobik astronominin kurucularından olan İtalyan bilim adamı Galileo Galilei, 1564’te İtalya’nın Pisa şehrinde doğdu. Dönemi­nin tanınmış müzikçilerinden Vincenzo Galile­i’nin oğlu olan Galileo, ilk tahsilini Floransa’da yaptı. 1581’de Pisa Üniversitesi’nde tıp tahsiline başladı. Ancak parasızlıktan okulu terk etti. 1583’ten itibaren matematiğe ilgi duyan Galileo, bu konudaki çalışmaları sayesinde, 1589’da Pisa’da profesörlük elde etti.
Sarkacın, yüzen cisimlerin ve hareketin Aristo fiziğinden farklı bir düşünceyle matematiksel olarak ele alınması gerektiğine inanan Galileo, Pisa Kulesi’nden ağırlık düşürerek Aristo’nun yanlışlığını açıkça gösterdi. Bu davranışı yaşlı profesörlerle anlaşmazlığa düşmesine sebep oldu. 1592’de Pisa’yı terk ederek, Padova Üniversitesi matematik kürsüsüne geldi.
1597’de pratikte çok faydası olan pusulayı toplumun hizmetine sunan

Cazdaki Doğaçlama: Julio Cortázar

?Mademki ?ne zaman?? sorusunun yanıtı ?şimdi? başlayalım.?

İlk kez tanışacağın yazarın dünyasına girmenin yolu, kendi dünyanı da yeniden düzenlemekten ve yeni alanlar yaratmaktan geçiyor kuşkusuz. Mutlaka bir okuma köşesi belirlendiğinde; nesneler ve onların yerleri, sessizlik ve istenilen sesler de bu usûlde değişiyor. Her şey bütünlük oluşturduğunda okumanın ve derinleşmenin hazzına ulaşıyor insan.

“Ölüm gelecek ve senin gözlerinle bakacak”

Verimli bir yazar olarak kısacık ömrüne ?Yaşama Uğraş?ı adıyla yayımlanan günlüğünün dışında ?Senin Köylerin?, ?Tepedeki Ev?, ?Yoldaş?, ?Güzel Yaz?, ?Ay ve Şenlik Ateşleri?, ?Yalnız Kadınlar Arasında?, ?Ağustosta Tatil, ?Leuko İle Söyleşiler? adlı kitaplarını ve şiirlerini sığdırmış olan Cesare Pavese?nin ölümünün ardından 64 yıl geçti.

Torino’nun Santa Stefano Belbo köyünde, 9 Eylül 1908?de doğan Cesare Pavese, Torino Üniversitesi’nde edebiyat okur. İngiliz ve Amerikan edebiyatına duyduğu ilgi nedeniyle bitirme tezini Walt Whitman şiirleri üzerine yazar. Öğrenimini bitirdikten sonra Liceo d’Azaglio’da edebiyat ve dil dersleri verir.

Julio F. Cortazar yüz yaşında!

26 Ağustos 1914?te doğan Julio Florencio Cortazar, 70?li yıllarda gerçekleşen ?Latin Amerika Boom?u, (patlaması) içerisindeki en önemli isimlerden biridir. Latin Amerika edebiyatının altın çağı kabul edilen bu dönemde pek çok genç yazarı etkiler. Büyülü gerçekçilik olarak adlandırılan edebi yönelişe dair başarılı ürünler verir. Pablo Neruda, onun için “Cortazar okumamış insan kader kurbanıdır. Eserlerini okumamak korkunç sonuçları olan, sinsi ve ölümcül bir hastalıktır” der.

Anadolu Erenlerinden Abdullah Özkucur – Celal İlhan

Özkucur Öğretmeni yakından tanımadan önce birkaç öğrencisiyle karşılaşmıştım.
Ağızbirliği etmişçesine; O?nun, Anadolu Gandi?si, bir adanmış kişi olduğunda birleşiyorlar; günün her saati göreve hazır, elleri çalışmaya, kolları kucaklamaya, gözleri gerçeğe, gönlü sevgiye açık bir ermiş kişi olduğunu söylüyorlardı.
Öyle bir insanla tanışmayı kim istemez?

Kalbiyle gören adam: Borges – Öznur Özkaya

Tıpkı Cemil Meriç veya Aşık Veysel gibi kalbiyle gördüğüne inandığım bilge adam Jorge Luis Borges 115 yaşında. Kimi zaman politik hatalarından dem vurduk, kimi zaman şiirlerine hayran olduk. Yazılarıyla uzun uzun düşünüp, aklımızı havalandırıp yerine geri koyduk. Yazdıkları ve okuyup yorumladıklarıyla dünya edebiyatına bunca katkı sağlayan Borges?in Arjantin edebiyatı, kültürü ve sanatıyla beslenen düz yazılarında bile görülen poetik dil ve imgeci anlatım üzerine konuştuk durduk.