Francis Bacon’un hayatı

İnsanlığın özlediği cennet, geçmişte değil, gelecekte aranmalıdır.” Francis Bacon
Francis Bacon, karlı bir kış günü arabasıyla giderken bir kulübenin önünde durarak sahibinden bir tavuk satın aldı. Hemen oracıkta kestirdi. Kendi eliyle tavuğun içini karla doldurdu. Soğuğun eti kokmadan ve bozulmadan koruyup koruyamayacağını öğrenmek istiyordu. Bu deney yaşamına mal oldu. Ansızın hastalanınca arkadaşı Lord Arundel’in evine götürüldü. Lord, evinde yoktu, bir hizmetçi hemen bir yatak hazırladı. Hastayı yatırdılar. Fakat çarşaflar nemliydi. Bacon daha da kötüleşti, yaşlılığı ve zayıflığı yüzünden iyileşemedi. 9 Nisan 1626’da, altmış beş yaşındayken bronşitten öldü. St. Albans kasabasında bir kilise mezarlığına gömüldü.
Bacon’ın Yaşamı (1)
Francis Bacon 22 Ocak 1561’de Londra’da doğdu. Babası Sir Nicholas Bacon Kraliçe Elizabeth’in Mühür Lordu, annesi Ann ise Sir Anthony Cook’un kızlarından biriydi. Daha çocukken

Read more…

Bilime ve aydınlığa adanmış bir yaşam İrene Joliot Curie

“Bir kara haber de verdi
bu akşam radyo:
Irene Joliot Curie ölmüş.
Daha gençti.
Yıllar var
bir kitap okudumdu
ölenin anası üstüne yazılmış.
Bir yerinde iki kız çocuğundan
bahseder,
-satırlar gözümün önüne geldi-
sarışın iki Yunan heykeli gibi, der.
İşte bu çocuklardan biri öldü.
(…)

Read more…

Niçin okula gitmedim?

Besteci, yazar, beş dil bilen bir özgür eğitim uzmanı… André Stern, bu sıfatları bir gün bile okula gitmeden edinmiş.
Kendisi ile yapılan bu röportaj eğitim hakkında doğru kabul ettiklerimizi tekrar sorgulamamız için bir fırsat olabilir…

Read more…

Çok kişilik aşk, iki kişilik mezar

Simone de Beauvoir, 20. yüzyılın en önemli filozoflarından ve oyun yazarlarından biri. Ona “modern kadın hareketinin annesi” de deniyor. Jean-Paul Sartre, ünlü Fransız yazar ve düşünür. Kimine göre “Ahlaksız”, kimine göre “Özgür” bir ilişkiydi onlarınki.

Read more…

Kıbrıs’ta Afif Mapolarla çoğalan hayat… Alper Akçam

Gordon Childe, “Kendini Yaratan İnsan”da beynin evrimi ile dil kaslarının gelişimi arasındaki koşutluğu görünür kılan notlara yer verir. (G. Childe, Kendini Yaratan İnsan, s 27). F. Jameson ise dili bir kâğıda benzetir. Bu kâğıdın bir yüzünde düşünce, bir yüzünde ses yer alır. (Jameson, Dil Hapishanesi, s 15)

Read more…

Ahmed Arif (Ahmed Arif Önal) hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

ahmed_arif21.04.1927 Diyarbakır doğumlu.Baba Adı;Arif Hikmet Ana Adı;Sare. Evli.(26.06.1967) bir çocuk babası.Siverek İlkokulu(1939),Urfa Orta Okulu (1942), Afyon Lisesi(1945), Dil Tarih Ve Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümünde okudu(1947) yarım bıraktı.Şair,Yazar, Gazeteci, Siyaset adamı.
Şiir yazmaya Orta Okulda başladı.TAŞPINAR Dergisi (GÖZLERİN 1942), MİLLET Dergisi (YOLLARDA 1942),Afyon Lisesi’nde okurken (SEÇME ŞİİRLER DEMETİ ‘Dergi’ 1943) şiirleri yayınlandı .Afyon Lisesi bitiminde Uşak ta kaldı. Daha sonra Diyarbakır’a döndü.

Read more…

Milan Kundera’ya Bakış* – Hatice Balcı

1968 Prag Baharı, Çek kökenli yazar Milan Kundera’nın sürgünlüğünü hazırlayan koşulları beraberinde getirmiştir. Yazar, Sovyetlerin – o günkü adıyla – Çekoslavakya’yı işgali ile birlikte sadece işinden uzaklaştırılmakla kalmaz, vasıfsız çalışana dönüşür, ne iş bulursa onu yapar. Ancak hayatını sürdürebilmesi için ona yardımcı olan arkadaşlarının bile tehlike içinde yaşadıklarını anlaması, yazarın ülkeyi terk etme sürecini hızlandırmış, 1929 doğumlu Kundera 1975 yılında, kırk altı yaşında Fransa’ya yerleşmiştir.

Read more…

Puslu Yıllar – Zafer Köse

Babasının tarlasında kızgın güneşin altında burçak yolan kadınlara bakıyor, delikanlı. Çalışmak zorunda olan insanları, çalışanlar sayesinde refah içinde yaşayanları, bu çarkın nasıl döndüğünü düşünmüyor. Henüz bu açıdan bakmıyor dünyaya. Ama akşama kadar burçak yolmanın karşılığı olarak 20 kuruşluk ücreti az buluyor. Afyon Ziraat Bankası müdürü olan babasının bu tarlayı kazanç elde etmekten çok, hafta sonu eğlencesi amacıyla aldığını bilmenin rahatlığıyla, kadınların yevmiyesini 25 kuruş olarak ödüyor.

Read more…

Yaşar Kemal’den kalan şarkılar

Yaşar Kemal yalnızca romancı değildi. Türküler, ağıtlar derledi. Şiirler yazdı. Şiirlerinden besteler yapıldı. Kitaplarının etkisiyle türküler yakıldı.

Yaşar Kemal öldü. En mutlu günlerimden birinde öldü. Can arkadaşım Sevda ile doğum günümü kutlamıştık, “gelecek güzel günler”den söz ederken önümüze düştü haber. Bekliyorduk, inanamadık. Böyle olur hep: Beklense de, ölüm çok koyar. O gece KadıköySahne’de Mabel Matiz konserinde çaldım, repertuvarda Yaşar Kemal şarkıları da vardı.

Read more…

Çukurovalı’ya veda

Cumhuriyet tarihinin en büyük yazarlarından Yaşar Kemal’i yitirdik. Okuyanlar, insanları aşağılamasınlar, sömürmesinler, insanlara zulüm edemesinler, insanlar açken onlar tok yaşayamasınlar umuduyla yazmıştı romanlarını. 92 yaşındaydı.

Read more…

Anadolu dilini yitirdi

Türkiye bugün yasta. Çünkü hem en büyük hem de en sevdiği romancısını kaybetti. Yaşar Kemal, kendi hikâyesiyle, yazdıklarıyla ve kişiliğiyle Türkiye’de görülmemiş bir sevgiyle kuşatılmış, unutulmaz bir yazar olarak kalacak.

Read more…

Yaşar Kemal’in okurlarına vasiyeti

Kasım 2014’te Bilgi Üniversitesi’nin kendisine fahri doktora unvanı vermek için düzenlediği törene sağlık sorunları nedeniyle katılmayan Yaşar Kemal’in gönderdiği mesaj, okurlarına bırakılmış bir vasiyet niteliğindeydi.

Yaşar Kemal gönderdiği mesajda şöyle demişti:

Read more…

BBC’nin 1992’de hazırladığı Yaşar Kemal filmi

BBC’nin 1992’de hazırladığı Yaşar Kemal filmi
Türkiye edebiyatının en önemli isimlerinden, usta yazar Yaşar Kemal hayatını kaybetti.

BBC’nin 1992 yılında hazırladığı, Yaşar Kemal’in hayatını ve işlerini konu alan, senaryosu yine Yaşar Kemal tarafından yazılmış ve onun doğduğu topraklarda çekilmiş olan “Çocukluk” filmini buradan izleyebilirsiniz…

Read more…

Yaşar Kemal: Çeltik tarlalarından yazı ustalığına

Irgat kâtipliği, ırgatbaşılık, öğretmen vekilliği, kütüphane memurluğu, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük…
Osmaniye’nin bir köyünde 1923’te (nüfus kaydına göre 1926) dünyaya gelen Kemal Sadık Gökçeli, ortaokulu son sınıfta terk ettikten sonra bu tür işlerde çalışmaya başlamıştı.
Daha o zamandan şiirler kaleme alıyordu.
O şiirler, Gökçeli’nin hayatını yönlendirecek, onu yazarlığa ve ‘Yaşar Kemal’ olmaya sürükleyecekti.

Read more…

Bir Tersakan Geçti Çukurova’dan: Hasan Hüseyin Gündüzalp – Müslüm Kabadayı

Çeliğinin sertliği bakımından coşkundur dağ adamı. Dağ yeli gibi estiğinde çarpar ovalıları. Ancak her daim çıkınında yeni yolculuklara çıkaracak kadar yaşama sevinci ve mücadele azmi yüklüdür.
Toroslar’ın Gürleşen köyünde doğup Çukurova biteğinde boy atan sevgili Hasan Hüseyin Gündüzalp de yaşam coşkusunu ve mücadele azmini bulunduğu her ortamda hissettiren bir kişilikti. Onunla 1995’te tanışmıştık; o yıl Adana ve Antakya’da İnsancıl Dergisi’nin temsilciliklerini faaliyete geçirmiştik.

Read more…

Bizim Bobby – Zafer Köse

Granma teknesi, 2 Aralık 1956 günü şafaktan önce Küba’nın güneydoğu sahiline yaklaştı. Bordada dikilmiş karanlık sahile bakan Fidel’in yanı başında, kardeşi Raul ve henüz fazla kimsenin tanımadığı Ernesto Che Guevara duruyordu. Devrim başlıyordu.

Ernesto, bu yolculuğa çıkmadan önce, memleketi Arjantin’deki annesine Meksika’dan yazdığı mektupta, umutlu olduğunu, zafere inandığını ama işler yolunda gitmezse her şeyi göze aldığını anlatmıştı. Nazım Hikmet’in, “Yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim.” dizesini göndermişti, annesine.

Read more…

Van Gogh’un yıllar sonra ortaya çıkan; arkadaşı tarafından çizilmiş portresi

Almanya’daki bir müzede Van Gogh’un, ressam arkadaşı Emile Bernard tarafından çizilmiş bir portresi bulundu.
Ünlü ressam Vincent Van Gogh‘un, arkadaşı olan Fransız ressam Emile Bernard tarafından bir eskiz olarak çizilmiş portresi Almanya’daki Kuntshalle Bremen müzesinin arşivlerinde bulundu.

Read more…

Nietzsche’nin sıradışı yazı makinesi: ‘Malling-Hansen Writing Ball’

Yaşamının son on yıllık döneminde Friedrich Nietzsche‘nin giderek kötüleşen sağlık durumu, filozofu oldukça zor bir duruma soktu. Hayatının büyük bir kısmında sindirim güçlüğü, uykusuzluk ve baş ağrısı sorunlarından muzdarip olmasının yanında, 1880’lere gelindiğinde Nietzsche’nin görme yeteneğinde de bozulmalar meydana geldi. Filozofun doktoru, Nietzsche’nin “sağ gözünün yalnızca hatalı ve bozuk görüntüler algıyabildiğini” belirtti.

Read more…

Charles Dickens’ın, gençken aşık olduğu kadına şiirler yazarak edebiyata ilk adımı attığı ortaya çıktı.

David Copperfield, İki Şehrin Hikâyesi gibi unutulmaz klasiklerin yazarı Charles Dickens’ın, gençken abayı yaktığı Maria Beadnell uğruna şiirler yazarak edebiyata ilk adımı attığı ortaya çıktı.

Charles Dickens’ın Maria Beadnell’ın kişisel albümünden çıkan erken dönem aşk mektupları çarpıcı bir gerçeği gün ışığına çıkardı. Londra’daki Charles Dickens Müzesi’nde sergilenen mektuplardaki şiirlerde Beadnell’ın adı akrostişle ortaya çıkıyor.

Read more…

Ali Nesin’in, babası Aziz Nesin’le yaşadığı 15 yıllık anlaşmazlık…

Ali Nesin’in, babası Aziz Nesin’le yaşadığı 15 yıllık anlaşmazlık…

Read more…