Biyografiler | - Part 2

Category Archives: Biyografiler

Cemal Süreya’nın annesi ve babası

Cemal-SureyaANNE
Annem çok küçükken öldü
Beni öp, sonra doğur beni

Cemal Süreya’nın annesi Gülbeyaz, Erzincan’ın Karatuş köyünden, kara kaşlı, kara gözlü bir Zaza kızı. Öylesine beyaz tenli ki, nüfusta Güllü olarak kayıtlı olduğu halde yakın çevresindeki adı, Beyaz. Annesini çok küçükken kaybetmiş, babası Çanakkale’de şehit düşmüş; onu ve erkek kardeşini amcası büyütmüş.

Shakespeare Hakkında Bilmediğiniz 9 Şey

shakespeareShakespeare Hakkında Bilmediğiniz 9 Şey:

1. Shakespeare’in babası ‘bira gurmesi’ gibi birbirinden farklı birçok işte çalıştı
Bir çiftçinin oğlu olan Shakespeare’in babası John Shakespeare, 1551’de Stratford kentine geldiğinde birçok işte çalıştı. Deri, yün, malt ve mısır satan John uzun süre farklı alanlarda esnaflık yaptı. 1556 yılında ekmek ve malt likörü teftişinden sorumlu ‘bira gurmesi’ olarak atandı. 1557 aristokrat bir ailenin kızı olan Mary Arden’la evlendiğinde sosyal statüsü de arttı. John bir süre sonra da Stratford’un belediye başkanı olarak göreve başladı.

Ahmet Oktay: Halide Edip, Benerci’yi bir başyapıt, Nazım ’ı da dahi olarak nitelemiştir

ahmet oktay

NAZIM’A VE ŞİİRİNE DAİR
Yeniden yurttaşlığa alınmasını sağlamak amacıyla yapılan girişimlerle çeşitli etkinlikler ve Milliyet’le yayınlanmaya baş­layan Vera’nın Anıları, kamuoyunda Nazım Hikmet’i yeniden popüler bir ad haline getirdi. Nazım Hikmet’in yurttaşlık, sorununu sağlığında fazla ciddiye aldığını sanmıyorum. Çünkü, kendisine yurttaşlık belgesini nüfus memurluğunun ya da daha başka bir makamın değil, doğrudan doğruya Türkçe’nin verdiğini biliyordu.
Nazım Hikmet’i bu yüzden yurttaşlıktan çıkarabilecek ya da Türkçe’den sürebilecek hiçbir güç yoktur.

Lenin: Tolstoy ve İşçi sınıfının mücadelesi

TolstoyTOLSTOY VE İŞÇi SINIFININ MÜCADELESi
Tolstoy egemen sınıfları olağanüstü bir güç ve içtenlikle yermiş ; günümüz toplumunun ayakta durmasına yardım eden kilise, adalet, militarizm, «yasal» evlilik, burjuva bilimi gibi tüm kurumların iç yalanını çarpıcı bir biçimde belgelemiştir. Böyle olmakla birlikte, Tolstoy’un öğretisi, yaşamla, emekle ve bugünkü düzenin mezar kazıcısı durumunda bulunan işçi sınıfının mücadelesiyle tam bir uyuşmazlık halindedir.
Peki ama, Leon Tolstoy’un öğütlerinin yansıttığı görüş hangi görüştür? Bugünkü yaşamın efendilerinden öteden beri nefret eden, ancak, bu efendilere karşı girişilecek bilinçli ve tutarlı mücadeleye, sonuna kadar ve amansızca sürdürülecek kavgaya henüz ulaşmamış olan o Rus halk yığınları, o milyonlarca insan Tolstoy’un ağzı ile konuşuyorlardı.

Slavoj Zizek ‘e göre Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler

zizekSlavoj Žižek (Okunuşu: Slavoy Jijek) (d. 21 Mart 1949 Ljubljana, Slovenya) Sloven Marksist sosyolog, filozof ve kültür eleştirmeni.
Ljubljana, Slovenya’da (o tarihte Yugoslavya’nın bir parçasıydı) doğdu. Felsefe doktorasını Ljubljana’da aldı ve Paris Üniversitesi’nde Psikanaliz eğitimi gördü. 
Žižek popüler kültürün yeniden okunmasında Jacques Lacan’ın çalışmalarını kullanmasıyla ünlüdür. Şu konuları da içeren sayısız konuda yazmaktadır; ideoloji, köktendincilik, hoşgörü, politik doğruluk, küreselleşme, öznellik, insan hakları, Lenin, mit, internet, postmodernizm, çokkültürlülük, post-marksizm, David Lynch ve Alfred Hitchcock. Çağdaş felsefenin görmezden gelinemeyecek önemli bir ismidir.

Akira Kurosawa’nın En Sevdiği 100 Film!

akira kurosawaAkira Kurosava (23 Mart, 1910 – 6 Eylül, 1998) Japon film yönetmeni, film yapımcısı, senarist ve kurgucu. 57 senelik kariyerinde 30 film yöneten Kurosawa, sinema tarihinin en önemli ve etkileyici yönetmenlerinden biri olarak kabul edilir.

Akira Kurosawa’nın, sinema tarihinde favori 100 filmi:

Furuğ Ferruhzad’ın Tutsaklık üzerine 5 şiiri

furuğ_ferruhzadFuruğ Ferruhzad, 5 Ocak ı935’te Tahran’da, asker bir babanın kızı olarak dünyaya geldi. ı6 yaşında, Tahran’ın ünlü simalarından Perviz Şapur’la evlendi, iki yıl sonra da oğlu Kamyar doğdu. ı954’te dönemin koşullarında gözüpek sayılabilecek bir karar alarak kocasından boşandı ve oğlunu bir daha göremedi. Bu olay yaşamının en büyük trajedisine dönüştü. Kadın kimliğini yok eden her kurala, ataerkil bakışa karşı çıkarak şiire sığındı, başkaldırısını şiirle dillendirdi. Şiirin yanı sıra sinema ve tiyatroyla da ilgilendi, resim yaptı, gazetelerde editör olarak çalıştı. Tutsak, Duvar ve İ9an adlı şiir kitaplarının ardından, ı963’te yayınlanan Yeniden Doğuş, Furuğ’un şiirinde bir dönüm noktası oluşturdu.

Albert Camus ve Edebiyata Yön Veren Kitapları

Albert Camus20. yüzyılda Fransa’ya ve dünya düşünce yaşamına damgasını vurmuş sayılı birkaç aydından biridir Albert Camus. Düşünce dünyamızın, Bertrand Russell, Einstein, Sartre gibi yüceleri yanında, romanları, tiyatro yapıtları, politika yazılarıyla, tutumu, davranışı, yaşamıyla çıkarsız bir aydın örneğini vermiş bir insan olarak özel bir yeri var Albert Camus’un yüzyılımızda.

Varoluşçuluk ile ilgilenmiştir ve absürdizm akımının öncülerinden biri olarak tanınır, fakat Camus kendini herhangi bir akımın filozofu olarak görmediğinden, kendini bir varoluşçu ya da absürdist olarak tanımlamaz.

Ünlü Ressamların Hayatını Konu Alan 10 Harika Film

Van GoghVan Gogh, Pablo Picasso, Frida Kahlo başta olmak üzere dünyaca ünlü ressamların yaşamlarını konu alan filmleri derledik.

Orhan Kemal: Sait Faik ile zaman zaman canciğerdik. Zaman zaman, çünkü belli olmazdı.

orhan kemal - sait faik

Orhan Kemal ve Sait Faik, Burgaz’da

SAiT ÜZERiNE …
Dostluğumuzun öyle on beş, yirmi yıllık geçmişi olmamakla beraber, diyebilirim ki zaman zaman canciğerdik. Zaman zaman, çünkü belli olmazdı. Takışı­verir, birbirimizi kıyasıya iğneler, günler, haftalarca konuşmazdık. Yolumu değiştirdiğim, aynı işi onun yaptığı da olurdu. Böyle günlerden bir gün, Parmakkapı’da yüzyü­ze geliverdik. Bu o kadar ani oluvermişti ki , ne benim, ne de onun yolumuzu değiştirivermemize vakit kalmamıştı.

Kapital’in mezata düşen Marx imzalı kopyası ve ‘özel’ hikâyesi

karl marx“Kapital”in Karl Marx tarafından imzalı ilk kopyası, 120 bin paund (yaklaşık 520 bin TL) açılış fiyatıyla mezata çıkacak. Kitap Karl Marx’ın, iyi günlerinde “en eski arkadaşım ve yandaşım”, sonra ise “katışıksız bir hain” olarak tanımladığı Johann Georg Eccarius adına imzalı.
Marx’ın ölümüne dek gördüğü bu ilk Almanca baskının kopyalarına nadir olarak rastlanıyor. Marx’ın imzası 18 Eylül 1867, yani kitabın yayımlanmasından tam olarak dört gün sonra olarak tarihlendirilmiş. Terzi Johann Georg Eccarius, Marx’ın bir dönem yakın arkadaşı olmasının yanı sıra, daha sonra Komünist Birlik’e evrilecek olan Adalet Birliği (League of the Just) üyesiydi.

Puşkin’in intikamını hangi ünlü yazar almak istedi?

puşkinRusya’da bir modaya dönüşen düello geleneğinin en yaygın olduğu dönem 19. yüzyıldı. Rusya’nın gelmiş geçmiş en ünlü şairi sayılan Aleksandr Puşkin bağımsız, özgürlükçü kişiliği ve dönemin ilerici okur yığınları arasında geniş yaygınlık kazanan yapıtları nedeniyle monarşi yönetiminin sürekli baskıları alında yaşıyordu. Puşkin 1837 yılında komploya çok benzeyen bir düello sonucunda yaşamını yitirdiğinde henüz 38 yaşındaydı.

Gülten Akın: Orhan Veli, kendi yazdıklarının öneminden çok, kendinden sonrakilere etkisi ile dikkate değer.

Orhan Veli1936-1938 yıllarında yazılan ilk şiirleri Ahmet Haşim, Ahmet Hamdi Tanpınar şiirleri doğrultusundadır. İlkgençliğin hüzünlü yalnızlığını, düş kırıklığını, umutsuzluğunu, hasretini, aşkını söylüyor.

Dil olabildiğince yalın. Osmanlıca sözcükler sık sık kullanılmakla birlikte o yıllar için bunu doğal karşılamak gerek. Mitoloji ve masal sık başvurulan bir anlatım aracı olmuş. Romantizmi sevimsiz.

Leonardo Da Vinci’nin bilimsel mirası

da_vinci_ve_saklı_not_defteriDa Vinci optik, mekanik ve anatomi alanındaki çalışmalarının sonucu olarak bir tür plastik üretmiş, fotoğraf makinesinin bir önceki hali olan “Karanlık Kutu”yu icat etmiş, kontak lens ve buhar gücü hakkında yazılar yazmıştır. Gökyüzünün maviliğini açıklamış, insan bedeninin ayrıntılarını görüntülemek için görsel teknikler geliştirmiştir. Gemileri hareket ettirmek için tasarladığı bir çark, 19. yüzyılda Missisipi nehrinde kullanılan gemilerde ve tasarladığı çift iskeletli gemiler 20. yüzyılda petrol tankerlerinde kullanılmıştır.

İlkeler Yönünden Nietzsche ve Kant

kant

Kant

Kant, eleştiriyi en başından bütüncül ve olumlu eleştiri olarak gören ilk kişidir. Bütüncüldür çünkü ondan “hiçbir şeyin kaçamaması gerekir”; olumludur, olumlamacıdır çünkü önceden gözardı edilmiş güçleri serbest bırakmadan bilme gücünü sınırlamaz. Peki ama sonuçları nelerdir böyle büyük bir tasarının? Okuyucu cidden, Salt Aklın Eleştirisi’nde, “Kant’ın, teologların dogmalarına (Tanrı, ruh, özgürlük, ölümsüzlük) galip gelmesinin, bu dogmalarla uyuşan ideale zarar verdiğine inanıyor mu?” Ve hattâ Kant’ın böyle bir niyeti olduğuna inanılabilir mi? Salt Aklın Eleştirisi’de, Kant daha ilk sayfalardan itibaren bu kitabın hiç de bir eleştiri olmadığını itiraf etmiyor mu? Öyle görünüyor ki Kant, eleştirinin olumluluğunu eleştirilenin haklarını alçakgönüllükle kabul etmeyle karıştırmıştır.

Fakir Baykurt: Orhan Kemal Unutulur mu?

orhan_kemalEksik olmasın, Işıl Işık sadece bana değil, pek çok insana anımsattı. Orhan Kemal ölümsüzlüğe geçeli 27 yıl oluyor. Bir geziye çıkmıştı Bulgaristan’da, yazacağı özyaşamsal romanla ilgili incelemeler yaparak, Sovyetler Birliği’ne geçecekti. Orada basılan kitaplarının yazı haklarını alacaktı.

Sovyetler paralarını korumak için dışarıya ödeme yapmıyordu. Gidip orada harcamak gerekiyordu. Büyük yazar Sofya’da hastalandı. Zaten o bir hastalık koleksiyonuydu. Milletvekili Abdülkadir Bey’in oğluydu, ama Kemali Bey emekçilerden yana Ahali Partisini kurduğu için Suriye’ye sürgüne gönderildi. Orhan Kemal’in çocukluğu Suriye’ de geçti.

Çelişkilerin orta yeridir Dostoyevski…

dostoyevskiİnsanın en büyük gerçeği çelişkileridir. Çelişki olmadan düşünce de olmaz. Çoğu zaman iki zıt düşünce beynimizde yan yana yer alır. Bu zıtlık, diğerinin yanlışlığı ya da çirkinliği manasına gelmez.
İkisinin de kabul gördüğünün ve aynı zamanda reddedildiğinin ifadesidir bu. Kişi, düşüncelerini zıt olan diğer yanı ile çarpıştırmadan duramaz, hatta koca bir ömrü bu iki zıt nokta arasında gidip gelmekle geçirir.
Gidip gelmeler, başlayıp bitirmeler … Günün geceye dönmesi bile zıtlığın varlığını ve yan yanalığını ortaya koymaz mı?

Charles Dickens’in karısı olmak

catherineÜnlü İngiliz yazar Charles Dickens’in karısı Catherine hem yazar, hem aktris, hem de iyi bir aşçıydı; ama bu yetenekleri evliliğinin gölgesinde kaldı. Lucinda Hawksley üç göbek öncesinden büyük annesi olan kadını anlatıyor.
Şubat 1835’te Charles Dickens 23 yaşını kutlamak için bir parti düzenlemişti. Çalıştığı derginin editörünün kızı Catherine Hogarth da davetliler arasındaydı. Partiden sonra kuzenine “tanıdıkça daha da iyi görünüyor gözüme Dickens” diye yazmıştı.

Ne zaman aydının iktidar karşısındaki durumu söz konusu olsa, aklımıza düşen şahıslardan biri: Miguel de Unamuno

UnamunoNe zaman aydının iktidar karşısındaki, hele de baskıcı bir iktidar1 karşısındaki durumu söz konusu olsa, alması gereken tavır, geliştirmesi uygun düşen tepki tartışılsa adı ilk aklıma düşen şahıslardan biridir Miguel de Unamuno, -şüphesiz başkalarına haksızlık etmeksizin- yurtdışından Howard Zinn, Eduardo Galeano, bizden Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Aziz Nesin gibi isimlerle birlikte. Ne mutlu ki, İnsanlığın tarihi, dünyanın ahvali, ortalığın halleri hasebiyle sık sık hatırlama imkânım olur bu kişileri ya da onlar gibilerin erkek ya da kadın kardeşlerini!

İspanya İç Savaşında Bir Rektörün Direnişi: Miguel de Unamuno ve Tarihi Konuşması – Ercan Eyüpoğlu

UnamunoKendi üniversitesinin çatısı altında baskına uğrayan Miguel de Unamuno ?işgalciler?in şaşkın bakışları altında, şu tarihsel konuşmayı yapar:
“Hepiniz, benim, susmadığımı ve susmayacağımı biliyorsunuz. Yetmiş üç yıllık ömrümde susmayı, suskun kalmayı bir türlü öğrenemedim.”
Sevgili Rona Aybay Hoca’nın 24 Mayıs 2012’de bu sütunlarda yayımlanan yazısı, pek çok yapıtı Türkçeye de çevrilen fakat gereğince tanınmayan büyük İspanyol Direnişçisi Cumhuriyetçi Miguel de Unamuno’nun soylu ve yüce anısını tazelememize vesile olabilir.