Category Archives: Biyografiler

Fazıl Say’ın müziği, Genco Erkal’in sesiyle Nazım Hikmet’in görüntülü cenaze töreni

nazım hikmetCenaze Merasimim
Bizim avludan mı kalkacak cenazem?
Nasıl indireceksiniz beni üçüncü kattan?
Asansöre sığmaz tabut
Merdivenlerse daracık.

Kent ve Yazar

Kentler ve Gölgeler – Edinburgh – Sir Arthur Conan Doyle (Sherlock Holmes ‘un yazarı) Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Bologna Ravenna ? Dante Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Kopenhag ? H.C. Andersen Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Beyrut ? Amin Maalouf Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Madrid ? Cervantes Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – İskenderiye ? Konstantinos Kavafis Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Kiev ? Nikolay Gogol Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Dublin ? James Joyce Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – Prag ? Franz Kafka Belgeseli
Kentler ve Gölgeler – St. Petersburg ? Dostoyevski Belgeseli

Suat Taşer Tiyatro Fotoğrafları (Ayhan Hüseyin Ülgenay arşivi)


From SUATTAŞER TİYATRO FOTOĞRAFLARI, posted by Insanokur Kitap Sitesi on 12/24/2014 (22 items)

Generated by Facebook Photo Fetcher 2


(SUATTAŞER TİYATRO FOTOĞRAFLARI; 22 photos)

Lev Tolstoy: Doğru ve yetkin olanı arayışta dev bir yazar – Ataol Behramoğlu

Lev TolstoyEski bir Rus aristokrat ailesinin çocuğu olarak Lev Tolstoy 1828 yılı Eylül ayında (eski tarihle 28 Ağustos) Tulsk ili Yasnaya Polyana bölgesinde doğdu. Annesini ve babasını çok erken yaşta yitirdi.
Çocukluk yıllarında, bütün aristokrat aile çocukları gibi, evde öğrenim gördü. 1844 yılında, diplomat olmak amacıyla, Kazan Üniversitesi, Arap-Türk Edebiyatı Bölümüne girdi. Bir yıl sonra, aynı üniversitenin Hukuk Bölümüne geçti. Felsefe ve özellikle ahlâk felsefesi sorunlarına ilgisi o yıllarda başladı. Rousseau en sevdiği yazar oldu. Yine bu yıllarda, büyük bir tutkuyla okuduğu Puşkin, Lermontov gibi Rus yazarlarının yanı sıra, Dickens, Sterne ve Schiller de en sevdiği yazarlar arasında yer aldı.

Nazım Hikmet’in bilinmeyen gizli İstanbul ziyareti

nazım hikmetŞair Nazım Hikmet, 87 yıl önce bugünlerde gizlice bir vapurla İstanbul’a gelmiş ve geri dönmek zorunda kalmıştı. Karaya çıkıp çıkmadığı hala bilinmiyor.

Nâzım Hikmet 1931’de çıkarıldığı mahkemede şöyle demiş: “Evet, ben bir komünistim, bu muhakkaktır. Komünist şairim ve daha esaslı komünist olmaya çalışıyorum.” (Nâzım Hikmet, Memet Fuat, Adam yay. 2000, s. 107) Nâzım’ın TKP ile ilişkisi çoğunlukla gölgede kalmıştır. Son yıllarda TÜSTAV yayınlıyor da Nâzım’ın TKP ilişkisi ayrıntılarıyla ortaya çıkıyor. Bu belgelerden biri (dahası iki mektup), hemen hemen kimsenin bilmediği bir gerçeği bizle buluşturuyor.

Hacerler – Zafer Köse

hacer arikan Onlar hapishanelerde isyan çıkarmadılar. Silahları falan yoktu. İtirazlarını dile getirmek için açlık grevi dışında bir çareleri de yoktu.
Devletin denetimde, can güvenlikleri de yasalarca devlet sorumluluğunda olan mahkumlardı.
19 Aralık 2000’de, 20 cezaevinde “Hayata Dönüş Operasyonu” düzenledi devlet. 32 kişiyi öldürdü.
Hacer Arıkan, sağ kurtulanlardan biri.

“Hastanede aylar boyunca bakıma muhtaç kaldım. Zaten ayağa kalkamaz durumdayken, ayağımdan zincirle yatağa bağlı tutuluyordum.”

‘Beni ölünce onun yanaklarındaki gamzelere gömsünler’ Oğuz Atay

oğuz atayAdı Oğuz Atay. 12 Ekim 1934’te İnebolu’da doğdu. Yaşasaydı bu yıl 80 yaşında olacaktı. Ama o 13 Aralık 1977’de 43 yaşında, beynindeki ur yüzünden öldü. (Banyoda öldüğü, ölmeden 15 dakika kadar önce kendine seslenen arkadaşına “Henüz ölmedim” diye yanıt verdiği söylenir) Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademi Harita Kadastro Bölümü Ölçme Bilgisi Kürsüsünde öğretim görevlisiydi. Öldüğünde iki yıllık doçentti. Topografya adlı bir ders kitabı da var. Ama onun asıl ünü edebiyat dalındaki kitaplarından doğmuştur.

Yusuf Ziya Bahadınlı : Işıklı insanın romancısı – Müslüm Kabadayı

müslüm kabadayı29-30 Kasım 2014’te İzmir Foça’da düzenlenen “Köy Enstitüsü’nden Doğan Edebiyat” konulu çalıştayda sunmak üzere hazırladığım bu metnin girişinde, eğitim tarihimizin en önemli ve özgün kurumu olan Köy Enstitülerinin işlevine ve bugünle gelecekte bu deneyimden nasıl yararlanılabileceğine dair özlü bir değerlendirme yapmak istiyorum.

Milena Jesenská’nın gözünden Franz Kafka

milenaMilena’nın, Franz Kafka’nın yakın arkadaşı ve kitaplarını yayınlayan Max Brod’a yazdığı mektuplardan bazı bölümler:

Melih Pekdemir’in son kitabı – Zafer Köse

devrimcilil guzel sey İnsanların refahına, yaşam biçimine, varoluşuna yönelik saldırılar kabul edilemez boyutta ve gittikçe artıyor.

Ya onursuz kişilikler geliştirip kölelik ortamında yaşamayı kabul edeceğiz ya da direneceğiz. Kendimizden başka, bir araya gelmekten başka güvencemiz yok! Adres: Birleşik Haziran Meclisleri

Evet, barbarların saldırıları arttıkça ve karşılığında halk direnişi geliştikçe, birileri buna “kardeş kavgası” diyecektir. Eskisi gibi.

70’li yıllarda yaşananların “kardeş kavgası” olmadığını anlamak bu nedenle önemli.