Category Archives: Biyografiler

Biyografiler

Fırtınayla çarpışıp bize limanı gösteren şair, Pierre – Jean de Beranger

pierre_–_jean_de_berangerFransız şair Pierre-Jean de Beranger, sansüre ve her türlü baskıya karşı çıktı; toplumun üst tabakalarının asalaklığını, din tüccarlarını, politikacıların kişiliksizliğini yerdi; insan özgürlüğünü ve yaşam sevgisini övdü.
Yapıtlarının yarattığı etki işinden kovulmasına ve birkaç kez hapse atılmasına neden oldu. Fransız Akademisi üyeliğini kendisine sunulan bütün resmi ödülleri ve unvanları reddetti. İsteği dışında milletvekili seçildi ama istifa etti. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler

Ümit İlkan Kaftancıoğlu “Garip Tatar” hakkında – Ayhan Hüseyin Ülgenay

Biyografiler

Eğer katil değilseniz, beni öldürün

kafkaKafka
Dünyanın ilk can pazarını haber veren davulların sesi giderek yaklaşırken, Franz Kafka Metamorfoz adlı romanını yazdı. Ve kısa bir süre sonra, başlayan savaşla birlikte Dava doğdu.
Bunlar iki kolektif kâbustur:
Bir adam kocaman bir bokböceğine dönüşmüş olarak doğar ve en sonunda bir süpürgeyle süpürülene kadar bunun nedenini anlayamaz;
ve tutuklanan, suçlanan, yargılanan ve mahkûm edilen başka bir adam en sonunda cellatlar tarafından hançerlenene kadar bütün bunların nedenini anlayamaz. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler

Kemal Tahir’in Hayatı

Biyografiler

Adnan Yücel Hakkında Bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

adnan_yucel_sairADNAN YÜCEL
10.02.1955 Elazığ / Seli doğumlu Baba adı; Hasan Ana adı; Zeliha. Evli (17.19.1972) üç çocuk babası Öğretmen, Şair, Yayıncı, Araştırmacı, Yazar
Adnan YÜCEL ilk tahsilini Elazığ da orta okulu Elazığ Lisesi Orta bölümünde Liseyi Elazığ Lisesinde başladı ( 1970 ) lise ikinci sınıfından sonra evlendiği için bir sene eğitim hakkı elinden alındı.1971—1972 dönemini okuyamadı Tunceli ye sürgüne gitti.1974 – 1975 döneminde Tunceli Lisesinden mezun oldu. Hukuk Fakültesini kazandığı halde devam etmedi Diyarbakır Eğitim Enstitüsü’nden 02.07.1976 Tarihinde diploma aldı. Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Yüksek Lisansını bitirdi. 23.01.1980 Tarihinde diploma aldı.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler

John Berger ‘in Hayatı

Sanat eleştirmeni, şair, ressam, politik filozof, roman, öykü ve senaryo yazarı Berger, her zaman kapitalist üretim ilişkilerinin üzerini örttüğü insani potansiyelleri açığa çıkarmanın önemine inandı. Plastik sanatlar ve fotoğrafçılık hakkında yazdıklarıyla görsel antropolojiye önemli katkılarda bulunan yazar, romanlarında ve incelemelerinde de Avrupa?nın ezilen insanlarının tecrübelerine yer verdi.
John Berger, 5 Kasım 1926?da Londra, Stoke Newington?da işçi sınıfından bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası 1. dünya savaşı?nda batı kıyısını korumakla görevli bir birlikte de yer almış bir süvari subayıydı. The Observer?a verdiği röportajda ”12 yaşımdan itibaren başka bir yere, daha az boğucu bir yere ait olduğumu düşündüm,” diyor. Annesi işçi sınıfındandı. Babası ise Muhasebeciler Enstitüsü?nün bir kolunun başkanı. Onu Oxford?a St. Edmond Okulu?na yatılı göndermeye, babası Stanley Berger karar vermişti. ”6 ile 16 yaşım arası korkunç yatılı okullarda geçti,” diyor. 1944?de orduya alınan Berger, eğitimi yüzünden hemen subay yapılmak istendi. Ama bunu reddetti ve üstlerine karşı geldiği için Kuzey İrlanda?ya ?sürüldü?. ”Askere alınmış eğitimsiz ve genç insanların arasındaydım,” diyor, ”Bu, işçi sınıfından çağdaşlarımla ilk kez gerçekten tanışmamdı. Onlar için ailelerine ve sevgililerine mektuplar yazardım. Bu ilk kez toplum için yazmaya başladığım DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler

Orhan Kemal; daktilo sesi ve tütün kokusu

erk-acarer15 Eylül 1914… 2 Haziran 1970… Bu ay içinde Orhan Kemal’in 101. yaş gününü kutladık. İmgelemlerin büyüsüne takılmayan, kelimeleri gerçek öykülerden çıkaran büyük edebiyatçıyı, İstanbul’un kadim semtlerinden biri olan Cibali’nin gölgesinde anıyoruz. Biraz durursanız, hâlâ sokaklarda yankılanan daktilo seslerini duyar, surlara sinmiş tütün kokusunu alırsınız…

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler Makaleler

Kafka’nın zahiri: Gregor Samsa

kafka“İnsanlar hiç aldatmadı beni, ama mektuplar ele verdi hep; başkalarının yazdıkları değil, kendi yazdıklarım.” F. Kafka

Gregor Samsa’nın Kafka’nın kendisi olmadığını söyleyecek biri şimdiye kadar çıkmadı (en azından benim takip ettiğim kadarıyla).

Bu saatten sonra da çıkması pek mümkün görünmüyor. Biri çıkıp bunu dile getirecek olursa ne derecede gülünç bir duruma düşeceğini bilir. Bu bilme, onun bu yana doğru evirilişine ket vuracaktır.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler Makaleler

Ölümsüz Bir Gölgedir Sadık Hidayet

sadık hidayetSiz hiç kendi gölgenize kendinizi anlattınız mı, yahut anlatmayı denediniz mi?
“Bazen tavana bakarak tabutunda sıkışmış olduğunu düşünen bir adam gibiyim, bazen kapının arkasına konulmuş fıstık yeşili elbiseli bir plastik manken. Kendimi görüyorum bazen yollard, yorgunluktan bayılmak üzere aylak bir köpek; bazen ölümle dalga geçen, mezarının başında bekleyen bir ölü.
Bazen dudaklarımda bir kelime, gideni ararmış gibi; gulbebu…”

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler

Troçki ve Stalin arasındaki rekabet: ‘balık türlerinin araştırılması’

Biyografiler

Dostoyevski’nin yirmi sekiz yaşında ağır hapisle cezalandırılmasına ve sürülmesine yol açan olayın içyüzü – E. H. Carr

Dostoyevski’nin yirmi sekiz yaşında ağır hapisle cezalandırılmasına ve sürülmesine yol açan olayın ana hatları iyice bilinmektedir; ayrıntılardaki belirsizlikler ise güvenilemeyecek belgelerin çokluğundan gelmektedir. Bu olaya adı karışanlar -bunların çoğunun Soruşturma Komisyonu?ndaki yazılı ifadeleri bilinmektedir- komisyonun bildiğine inandıkları konularda aşırı bir açık sözlülük göstermişler, saklayabileceklerini ümit ettikleri konularda ise ustaca yalanlar söylemişlerdir. Komisyonun ve suçluları yargılayan askerî mahkemenin resmî tutanaklarından, önemsiz şeyler üstünde ısrarla durulduğu, isnat edilen suçun DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Biyografiler

Sabahattin Ali’nin sevdiği şairler ve yazarlar

Okuma yazma öğrendiği günden ölene dek sürekli okuyan, arkadaşı Muvaffak Şeref’in dediği gibi, “Dünya edebiyatını gerek Rus, gerek Fransız, gerek Amerikan, özetle dünya edebiyatının günü gününe, tabii klasikleriyle, eskileriyle izleyen” özellikle de Alman edebiyatını çok iyi bilen, yaşadığı donemin edebiyatıyla ilgilenen ve aynı zamanda eski edebiyatı da Çok iyi bilen Sabahattin Ali’nin beğendiği, sevdiği şair ve yazarlar oldukça geniş bir yelpazededir. Kendisiyle yapılan anketlerde de sık sorulan sorulardan biri beğendiği şair ve yazarların kim olduğudur. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ