Category Archives: Biyografiler

Kafka: Küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez

kafka

“Engelleyici tüm düşünceleri ve dertleri neredeyse dayanılmaz ve iğrenç yük olarak duyumsadığımı sanma Felice, her şeyi severek silkip atmak istediğimi, düz giden yolu tüm diğer yollara tercih ettiğimi, hemen ve şimdi küçük doğal çevrede mutlu olup, daha çok da mutlu etmek istediğimi. Ama şimdi olanaksız bu. Yük benim üzerime bindi bir kere, memnunsuzluk beni sarsıyor, başarısızlığı tam olarak gözümün önünde tutsam bile, hem yalnız başarısızlığı değil, aksine tüm umutların yitirilişini ve tüm suçların düşünülüp taşınmasını – gene de kendimi geri çekemezdim.” FKafka

Beklenmedik bir durakta inen yolcu: Tezer Özlü

tezer-ozluYazmak benim için salt yaratmadır. Öykü olsun, roman olsun, bütün anlatılar, eleştirel bir deyimlemeye uygun olarak “kurmaca”dır salt. Yaşamla yazmayı karıştıranlarla da pek aram iyi değildir. Ne var ki, bu yaklaşımımı tepetaklak eden yazarlar da var. Özellikle Amerikan şiirinin bir bölümüne alabildiğine egemen olmuş “Günah Çıkaran Şairler”, “İtiraf Eden Şairler” diye adlandırılan John Berryman, Robert Lowell, Sylvia Plath örneğin. Bu yazarların yanına, bizim edebiyatımızdan hiç düşünmeden koyacağım bir isim de Tezer Özlü.

Bilime adanmış bir yaşam: Galileo Galilei “Dünya, yine de dönüyor…”

galileiTarihin sayfalarına dönüp baktığımızda, bilimsel yöntemin gelişmesine katkıda bulunmuş pek çok bilim insanı görüyoruz. Bu kişilerin arasında hayattayken buluşları sayesinde saygı görenleri olduğu kadar, kimi zaman saygınlıkları, kimi zaman özgürlükleri, hatta bazen de canları pahasına bilimsel yöntemi savunmuş olanları da var. Galileo Galilei bu ikinci gruba girenlerden biri ve hatta belki de en önemlisi.

Cemal Süreya, Deniz Baykal’ı yazmıştı: ‘Köksüz ama sürekli bir veliahd duygusu içinde’

cemalsüreyaDeniz Baykal, yine rol çaldı. Ama alkışlar kendi partisinden değil, iktidardan geldi. “Bana seni kimin alkışladığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” diye bir atasözü var mı? Yok, ama olabilirmiş!…

Cemal Süreya, tam 29 yıl önce bir Deniz Baykal portresi yazmıştı. Portre yazılarının toplandığı 99 Yüz kitabının Deniz Baykal’lı sayfalarını birlikte çevirelim:

A’dan Z’ye Tezer Özlü

tezer-ozlu18 Şubat 1986’da ayrılmıştı aramızdan Tezer Özlü. Ama geride bıraktığı eserleriyle birlikte hep yanı başımızda. Tam da bugün için, İpekli Mendil öykü sözlüğünün yazarlarından Gülda Şahin, Özlü’nün eserlerinden yola çıkarak mini bir sözlük hazırladı. Bu vesileyle, Tezer Özlü’yü buradan bir kez daha anıyoruz.

Ahmet Telli ve Şükrü Erbaş’ın en sevdiği aşk şiiri

nazım2Saman Sarısı

I

Seher vakti habersizce girdi gara ekspres

kar içindeydi

ben paltomun yakasını kaldırmış perondaydım

Ece Temelkuran’ın en sevdiği aşk şiiri

ece_temelkuranAşk

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git

Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.

Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin

Ahmet Ümit’in en sevdiği aşk şiiri

ahmet_ÜmitAhmet Ümit’in en sevdiği aşk şiiri:

Üçüncü Şahsın Şiiri
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
​Çöp gibi bir oğlan ipince

Dmitri Mendeleev Kimdir?

Dimitri MendeleyevDimitri İvanoviç Mendeleyev, (d. 8 Şubat 1834 Tobalska – ö. 2 Şubat 1907 St. Petersburg), Rus bilim adamı.
On yedi kardeşin en küçüğü olan Mendeleev,Sibirya’nın Tobolska şehrinde doğmuştur (1834). Babası bir lise müdürü, büyük babası ise Sibirya’nın ilk gazetesinin yayımcısı idi. Dimitri ilk tahsilini sürgünde iken yaptı. Babasının ölümünden sonra annesi onun daha iyi bir eğitim alması için St. Petersburg’a göç etti. Dimitri Mendeleyev, St. Petesburg Üniversitesinde kendini tanıttı. Tezini “alkol ve suyun birleşmesi” konusu üzerine yaptı (1856). Fransa ve Almanya’da, Bunsen ve bir çok Avrupalı bilim adamıyla buluşup, çalışan Dimitri Mendeleyev, 1858 yılında Almanya’daki Karlsruhe (Kalzrue) konferansına katıldı. Bu konferansta “Avogadro hipotezi” üzerine şiddetli tartışmalar olmuştu.

Tezer Özlü: Kendi çizgisinden hiçbir zaman uzaklaşmayan bir kadın

tezer-ozlu“Dünya da herkesi sevebilirsin ancak herkesi kucaklayamazsın. Bu yüzden insan en yakınındakini kucaklar. Ben de kızımı kucakladım. O da uyuyor.” Tezer Özlü

Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı roman, küçük yaşlarda yaşanılan buhranların, aile problemlerinin, okul yıllarının, arkadaşlıkların ve hayatı sorgulamasıyla başlayan bir maceranın; evlilikte bulmak istediği sevgiyi bir türlü bulamayıp, umut yolculuğuna uzanan bir hayat hikâyesini anlatıyor.

En Karanlık Işık: Knut Hamsun

knut_hamsunNorveç ve dünya edebiyatının en büyük yazarlarından, 1920 Nobel ödülü sahibi Knut Hamsun, ikinci dünya savaşı yıllarında, henüz ülkesi işgal edilmeden evvel Nazi taraftarlığı ve propagandası yapıp ülkesinin işgaline zemin hazırlamaya çalışır. Ve sonunda Norveç işgal edilir. Acı dolu günler yaşanır. Savaş bitip işgal sona erdiğinde son derece kırgındır Norveçliler en büyük yazarlarına. Devlet tarafından yargılanır ve cezalandırılır. Fakat Norveçliler ne hakaret ederler, ne bağırıp çağırırlar ne de intikam hissiyle saldırıya geçerler.
Peki, ne mi yaparlar?

Michel Tournier ve Tahsin Yücel’i kaybettik – Adil Okay

tahsin_yücel

Tahsin Yücel

Nazım usta’nın dediği gibi: “Sevgilim / bu ayak sesleri, katliam ve gözyaşları arasında / ekmeğimi hürriyetimi ve seni kaybettiğim oldu/ ama gelecek güzel günlere olan inancımı kaybetmedim / hiç bir zaman…”