Category Archives: Ermeni Edebiyatı

Yalnızlar – Zaven Biberyan

Zaven Biberyan, Türkiye’nin yakın tarihine farklı bir açıdan baktığı Yalnızlar adlı bu romanında, siyasi iktidarın el değiştirmesiyle toplumun da hızlı bir dönüşüm geçirmeye başladığı 1950’li yılların başlarında, İstanbul’un Anadolu yakasında bir sayfiye yerinde, Erenköy’de, bir yaz hafta sonunda yaşananları anlatıyor. Yazar, bu iki günde yaşananlarla, toplumsal sınıfların ve beraberinde çeşitli statülerden bireylerin iç dünyalarının derin bir psikolojik tahliline girişirken, başta insanlar, sonra da Türk, Ermeni, Yahudi, Rum toplulukları arasında iletişimsizliği, ruhların derinliklerinde gizli şiddet eğilimlerini ve bunların sonucunda kişisel-toplumsal davranış kalıplarında oluşan tahribatın getirdiği yalnızlaşmayı konu ediniyor.

Musa Dağ’da: Kırk Gün – Franz Werfel

Franz Werfel’ın başyapıtı olan “Musa Dağ’da: Kırk Gün”, Almanya’da basıldığı ilk yıllarda Naziler tarafından yasaklanmıştır. Yazarın diğer eserleri ile birlikte bu kitapta meydanlarda yakılmıştır.
 Bu eser gerçek bir yaşam öyküsü olup “Musa Dağ?da Kırk Gün” Franz Werfel’in 1929 yılında Suriye ve Antakya’yı dolaşmasından sonra 1932-1933 yılları arasında Şam’da yazılmıştır.
Kitabın Belge Yayınları tarafından basılmasında sorumluluk sahibi olan Ragıp Zarakolu, Türkçe-Ermenice yayımlanan haftalık Agos gazetesinin 70. sayısındaki röportajında şöyle tanıtıyor kitabı:

Hrant – Tuba Çandar

Türkiyeliyim… Ermeniyim… İliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip geleceğimi “Batı” denilen o “hazır özgürlükler cennetinde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere, sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu.
Şu anda yaşayabildiğim ya da yaşayamadığım haklara da bedavadan konmadım, bedelini ödedim, hâlâ da ödüyorum…

Tespih Taneleri – Mıgırdiç Margosyan. “Her bir tespih tanesi bir yaşamdır. Yanyana dizdiğimiz tespih taneleri hiç dağılmasın.”

Mıgırdiç Margosyan’ın “Tespih Taneleri”, yazarın doğduğu yer Diyarbakır?ı, oradaki Ermenileri, Kürtleri, Türkleri, Süryanileri, Keldanileri, Yahudileri, bugün artık tarih olmuş bir kent yaşantısının en içten hikâyelerini anlatan, derin bir duygusal yolculuğun güncesi niteliğinde bir yapıt. Mıgırdiç Margosyan, Türkçe, Kürtçe ve Ermenicenin olanaklarından ve özyaşam öyküsünden yola çıkarak dağılan hayatları anlatıyor.

Andib Tertıs – Zareh Yaldızcıyan

Andib Tertıs (yayınlanmamış sayfalarım) adlı bu Ermenice eser Zahrad?ın basılmamış ve kitaplarının dışında kalan, birçoğu gençlik dönemi şiirlerinden oluşmaktadır. Andib Tertıs ayrıca Zahrad?ın gizli kalan yönlerini, çevirmenliğini ve düzyazı ustalığını da gün yüzüne çıkarmakta. Kitapta Zahrad?ın 278 şiirinin yanı sıra başka dillerden çevirdiği 11 şiir ve kendi kaleminden 13 düzyazısı yer almakta.(Tanıtım Yazısı)

Ermeni Edebiyatı Numuneleri 1913 – Sarkis Srents

Aras Yayıncılık, 99 yıl önce Osmanlıca olarak yayımlanan Ermeni Edebiyatı Numuneleri?ni bir asır sonra bugün, Latin harfli Osmanlıca ve Türkçe olarak tekrar okuyucularla buluşturuyor.
Ermeni Edebiyatı Numuneleri sekiz ünlü Ermeni yazardan on dört öykü içeriyor. Öyküleri Ermeniceden Osmanlıcaya çevirerek Servet-i Fünun dergisinde yayımlayan Sarkis Srents, dört ünlü Osmanlı aydınından aldığı beğence yazılarını da ekleyerek Numuneler?i 1913 yılında kitaplaştırmıştı.

İstanbul Yolcuları – Esther Heboyan

Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan İstanbul Yolcuları, kırdan kente göçle ve modernleşmeyle gelen büyük değişimin hemen öncesindeki, bugün artık sadece soluk izleri kalmış bir İstanbul’a ait öykülere yer veriyor. 1955’te İstanbul’da doğan yazar Esther Heboyan, öykülerinde Ermenilerin, Türklerin, Rumların, Yahudilerin bir arada yaşadığı kentin o eski mahallelerinde gezinirken, ailesinin ve komşularının yaşayışını, özlemlerini, yoksunluklar içindeki mutluluklarını, iyi bir fotoğrafçıya has keskin sezgilerle resme diyor.

1914 Öncesi Ermeni Köy Hayatı / Anlatılar ve Fotoğraflarla – Mary Kilbourne Matossian, Susie Hoogasian Villa

20. YY başlarında Anadolu?nun kırsal bölgelerinde yaşayan Ermenilerin gündelik hayatını konu alan bu inceleme, Anadolu?nun çeşitli yerlerinde dünyaya gelmiş olan kırk sekiz Ermeni?yle yapılmış kapsamlı görüşmelere dayanıyor. Halkbilimci Susie Hoogasian Villa ve tarihçi Mary Kilbourne Matossian, Ermeni köy hayatının çeşitli yönlerini akademik bir titizlikle ele alırken, geniş aile yapısı, konut mimarisi, tarla ve ev işleri, yiyeceklerin hazırlanması ve saklanması, giyim alışkanlıkları, nişan ve evlilik âdetleri, bebeklerin bakımı ve çocukların eğitimi, dinsel uygulamalar, halk hekimliği, batıl inançlara ilişkin son derece canlı ve ayrıntılı betimlemeler sunuyorlar.

Lutsika Dudu – Hagop Ayvaz

Hayat, İstanbul’un avam Ermenicesi’ni aldı götürdü, neredeyse hiç konuşulmuyor artık. Hagop Ayvaz, 1968-1996 yılları arasında yayınladığı Ermenice tiyatro dergisi “Kulis”te yazdıklarıyla bu özgün dili Lutsika Dudu’nun ağzından yaşatmaya çalışmıştır. Türkçe ve İstanbul’da konuşulan diğer dillerle harmanlanmış bu kendine özgü ağzın dergi sayfalarında kalmasını istemedik ve H. Ayvaz’ın 1968’den ve 1996’ya kadar yayınladığı 280’e yakın Lutsika Dudu macerasını barındıran bir seçki hazırladık.

Hayrig Hayrig – Ara Aginyan

Hayrig Hayrig romanı, Van doğumlu Mıgırdiç Khrimyan’ın (Khrimyan Hayrig- 1820-1907) hayatını anlatmaktadır. O ilk defa Van’da matbaa kurmuş ve Ermenice gazete yayımlamıştır. O Van’da dini lider (1856), Muş’ta dini lider (1862), İstanbul’da Patrik (1869-73) seçilmiştir. Khrimyan Hayrig birçok gazete yayımlamış ve birçok eserler vermiştir.

Dünya Hepimize Yeter – Sarkis Çerkezyan

‘Dünya Hepimize Yeter’, 1915 tehcirinden sağ kurtularak Arap çöllerine ulaşabilen Karamanlı zengin bir Ermeni ailesinin çocuğu olarak, 15 Mayıs 1916’da bir deve ahırında doğan Sarkis çerkezyan’ın anılarını içeren bir sözlü tarih örneği. Kitap, Yasemin Gedik’in çalışmaları sayesinde ortaya çıkmış; Haluk Çobanoğlu ve Kemal Cengizkan da fotoğraflarıyla katkıda bulunmuş; 15 Mayıs 2003’te 88 yaşına giren Sarkis Çerkezyan’ın eşi Ağavni Çerkezyan’ın anısına ithaf edilmiş.

Alman Belgeleri – Wolfgang Gust

“Bizim tek bir hedefimiz var; o da Türkiye’yi bizim yanımızda tutmak. Ermeniler ister yerle bir olsun ya da olmasın, bizim için fark etmez!
Theobald von Bethmann Hollweg

24 Nisan 1915’te Osmanlı İmparatorluğu’nun İttihatçı Hükümeti başkent İstanbul’daki Ermeni toplumunun tüm elit tabakasını toplattı. Bunu birkaç ay sonra Ermeni halkının sistematik imhası izledi. Ölüm yürüyüşü sırasında ve sonrasında birçok insan dağlık bölgelerde ya da Suriye çöllerinde yaşamlarını susuzluk ve açlık nedeniyle yitirdi.

Arshile Gorky’yi kim öldürdü? Celâl Üster

Arshile Gorky’yi tanıyor musunuz? Ya da, Arshile Gorky adını duydunuz mu? Geçen yüzyılın sanatının değişmesinde önemli bir rol oynamış olan bu ressamın yaşamöyküsünü kaleme alan Nouritza Matossian’nın dediği gibi, ‘Resimleri Amerika ve Avrupa’daki büyük müzelerde asılıyken ve sanatını Ermeni kültürü besleyip zenginleştirmişken, Gorky, paradoksal bir biçimde, Ermenilerin çoğu tarafından bile tanınmamaktadır. Şüphe yok ki, doğduğu ve on üç yaşına kadar yaşadığı ülkenin vârisleri olan çağdaş Türkler de ondan tümüyle bihaberdi’.

İki Yakın Halk İki Uzak Komşu – Hrant Dink

2007 yılında katledilen gazeteci yazar Hrant Dink’in Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı’nın (TESEV) Dış Politika Programı için kaleme aldığı kitabı “İki Yakın Halk İki Uzak Komşu” Uluslararası Hrant Dink Vakfı tarafından 2008 yılının haziran ayında yayımlandı.
TESEV için yaptığı bu çalışma, onun fırsat bulup tamamlayabildiği tek kitap olma özelliğine sahip. Hrant Dink Türkiye ve Ermenistan’a dair kurguladığı ortak gelecekle, geçmişi de onarmaya talip yepyeni bir bakış açısı sergilemekte.

Saragöl – Ömer Polat

Ömer Polat’ın romanı, Doğu’nun gerçeklerinden derlenmiş, kendi dil özellikleriyle ifade edilmiş, Kürt-Ermeni ilişkileri, halkların kardeşliği temeli üzerine kurulmuştur. Şartlandırılmış kişilerin kışkırtmasıyla dostlukların, kardeşliklerin düşmanlıklara dönüşmesi işlenmiştir Saragöl’de…
(Tanıtım Bülteninden)