Venedik’ten İstanbul’a Modern Ermeni Tiyatrosu’nun İlk Adımları – Boğos Levon Zekiyan

“Bu çalışmamızın amacı, Ermeni tiyatrosunun ilk yıllarına ait bulguların köklü bir araştırmasını yapmak değildir. Konudaki bir inceleme kendi halindeki mütevazi makalemizin sınırlarını oldukça aşar. Kaldı ki bugüne kadar yapılan araştırmalar ve yayınlar sonucunda Ermeni tiyatrosunun doğuşu ve geçirdiği evreler hakkında oldukça yeterli bilgiye sahip olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu konuda elimizdeki veriler dikkatimizi belli bir konuya yoğunlaştırabilmemiz ve Ermeni tiyatrosunun 18. yüzyılda filizlenmeye başlayan Ermeni Rönesansı (Veradzınunt) ile kendiliğinden oluşan ilişkisini konuşabilmemiz

Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu’ndan Kartpostallarla 100 Yıl Önce Türkiye’de Ermeniler (2 Cilt Takım)

Bu kitabın ilk cildi 2005 yılında “Sireli Yeğpayrıs” (Sevgili Kardeşim) adlı bir sergiyle birlikte okurların karşısına çıktı. Sergi o yıllarda Türkiye’nin en çok ziyaret edilen sergilerinden biri olurken yurtdışında da aralarında Frankfurt, Paris, Cenevre, Londra ve Erivan’ın da bulunduğu bir dizi şehirde gösterildi. Kitabın ikinci cildinde bu topraklarda yüz yıl önce yaşayan Ermenilerin hayatlarına 900 kartpostalın eşliğinde yeniden bakılıyor. Kitapta yer alan kartpostalların çoğunluğu 1900-1914 yılları arasında yayınlanmış, Ermenilerin yaşadığı şehirleri, mahalle ve köyleri gösteren,

Hrant Dink’in Hayatı “Acımızı onurla sırtlayıp taşıyoruz.”

* “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.” 19 Ocak 2007’de Agos Gazetesi’nde yazdığı son makalesi
* Kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlamak hastalıktır. Kimliğini yaşatabilmek için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıktır.
* “Evet, biz Ermenilerin bu topraklarda gözümüz var. Var, çünkü kökümüz burada. Ama merak etmeyin. Bu toprakları alıp gitmek için değil. Bu toprakların gelip dibine gömülmek için…”

Bu Köşedeki Adam – Hrant Dink

Bu Köşedeki Adam, Uluslararası Hrant Dink Vakfı Yayınları?nın ikinci kitabı. Bu Köşedeki Adam adıyla yayımlanan kitapta, Dink’in 1996-2007 arasında yazdığı, yayın yönetmeni olduğu haftalık Agos, Yeni Binyıl ve Birgün gazetelerinde yayımlanan köşe yazıları yer alıyor.
 Yıllarca Dink’le birlikte çalışmış olan gazeteci Karin Karakaşlı’nın yayıma hazırladığı “Bu Köşedeki Adam”da, Dink’in Türkiye’ye, dünyaya, sol siyasete, azınlıklara, Kürt sorununa, başörtüsü tartışmalarına, Türkiye Ermenilerine, Türk-Ermeni meselesine, Batı’ya, Diaspora’ya ve Ermeni kimliğine ilişkin ilişkin, gözlem,

Baskı ve Harf – Ermeni Matbaacılık Tarihi (Ermeni Alfabesinin 1600. ve Ermeni Matbaacılığının 500. Yılında Dib U Dar 100 Yıl Sonra Türkçe) Teotig

Mesrob Maşdots tarafından 412’de yaratılan Ermeni alfabesinin ve Meğabart Hagop tarafından 1512’de başlatılan Ermeni matbaacılığının, Ermeni kültürünün oluşması ve gelişmesinde çok önemli etkileri olmuştur. Farklı bir alfabeye sahip olmaları, Ermenilerin komşu ve egemen kültürler içinde erimeden varlıklarını sürdürmelerine yardımcı oldu. Matbaa ise birbirinden uzakta yaşayan cemaatler arasında bağların korunmasını kolaylaştırdı.

Alfabenin bulunuşunun 1500. ve ilk Ermeni matbaasının 400. yıldönümüne denk gelen 1912’de hazırlanan bu kitapta,

Ermeni Edebiyatında Kürtler (Abovyan yazıtlarında)

?En sert ve acımasız mevsim kıştır. Ama Kürtler kışın 20-25 derece soğuğunda bile yalın ayakla çalışıyor ve geziyorlar. Hastalıklarını otlarla iyileştirmeye çalışıyorlar. Yaşlıları bile çok moralli ve genç gibi ayaktadırlar. Onlarda 120-130 yıl yaşayanları az değil. Kürtleri ilk bakışta tanıyabilirsiniz cesur bakışları ve korku salan bir duruşları vardır? Kürtler söz verdiğinde, emanet aldığında yâda, sır konusunda söz vermişse onu saklarlar. Bir Kürt hayatından vazgeçer ama bu sözünden vazgeçmez.

Çanakkale’den Filistin Cephesi’ne – Yüzbaşı Sarkis Torosyan

Kayseri?nin Everek (Develi) kazasında doğan Yüzbaşı Sarkis Torosyan 1914 yılında Harbiye Topçu Okulu?nu bitirdi. Önce, Osmanlı Ordusu tarafından Almanya?da Krupp fabrikasında staja yollandı. Daha sonra, Çanakkale Cephesi?ndeki Ertuğrul Tabyası?na komutan olarak atandı. Düşman donanmasının 19 ve 25 Şubat 1915 tarihlerindeki saldırılarına karşı askerleriyle birlikte kahramanca direnen Torosyan, 18 Mart 1915 günü Rumeli Hamidiye Tabyası?nda savaştı ve ağır yaralandı.

Aşkale Yolcuları / Varlık Vergisi ve Çalışma Kampları – Rıdvan Akar

Rıdvan Akar, ilk baskısı 1999’da yapılan “Aşkale Yolcuları’nda, azınlık karşıtı politikaların tipik bir örneği olan Varlık Vergisi olayına ışık tutmaya çalışıyor. Resmi tarih anlayışını eleştirel bir bakışla irdeleyen çalışmasında Akar, Varlık Vergisi’nin öncesindeki gelişmeleri; kanunun nasıl çıktığını; fişlemelerin nasıl yapıldığını; azınlık mallarının haraç mezat satılışını; azınlıklara verilen cezaları; çalışma kamplarını; basının ve aydın kesimin Varlık Vergisi’ne nasıl yaklaştığını; vergiyle ne amaçlandığını ve vergi sonrası tartışmaları kapsamlı bir bakışla ele alıyor. Çalışma, Varlık Vergisi ve doğurduğu sosyo-ekonomik sonuçlarla ilgili tartışmaya nitelikli bir katkı

Ermeni Kültürü ve Modernleşme (şehir – oyun – mizah – aile – dil) – Anahide Ter Minassian

Aras Yayıncılık’tan çıkan kitap; Ermeni kültürel, toplumsal ve siyasal yaşantısıyla ilgili yaptığı tarih çalışmalarıyla tanınan ünlü tarihçi Anahide Ter Minassian’ın, farklı yer ve zamanlarda yayımlanmış altı makalesini bir araya getiriyor. Ermeni Kültürü ve Modernleşme adını taşıyan bu derleme, Osmanlı Ermeni toplumunun modernleşme sürecinde yaşadığı mücadele, direniş ve dönüşümleri, bunların kültürel ve entelektüel alana, günlük yaşama yansımalarını, iç ve dış gelişmeleri de göz önünde bulundurarak mercek altına alıyor.

Musa Dağ’da: Kırk Gün – Franz Werfel

Franz Werfel’ın başyapıtı olan “Musa Dağ’da: Kırk Gün”, Almanya’da basıldığı ilk yıllarda Naziler tarafından yasaklanmıştır. Yazarın diğer eserleri ile birlikte bu kitapta meydanlarda yakılmıştır.
 Bu eser gerçek bir yaşam öyküsü olup “Musa Dağ?da Kırk Gün” Franz Werfel’in 1929 yılında Suriye ve Antakya’yı dolaşmasından sonra 1932-1933 yılları arasında Şam’da yazılmıştır.
Kitabın Belge Yayınları tarafından basılmasında sorumluluk sahibi olan Ragıp Zarakolu, Türkçe-Ermenice yayımlanan haftalık Agos gazetesinin 70. sayısındaki röportajında şöyle tanıtıyor kitabı:

Hrant – Tuba Çandar

Türkiyeliyim… Ermeniyim… İliklerime kadar da Anadoluluyum. Bir gün dahi olsa, ülkemi terk edip geleceğimi “Batı” denilen o “hazır özgürlükler cennetinde kurmayı, başkalarının bedeller ödeyerek yarattıkları demokrasilere, sülük misali yamanmayı düşünmedim. Kendi ülkemi de o türden özgürlükler cennetine dönüştürmek ise temel kaygım oldu.
Şu anda yaşayabildiğim ya da yaşayamadığım haklara da bedavadan konmadım, bedelini ödedim, hâlâ da ödüyorum…

Tespih Taneleri – Mıgırdiç Margosyan. “Her bir tespih tanesi bir yaşamdır. Yanyana dizdiğimiz tespih taneleri hiç dağılmasın.”

Mıgırdiç Margosyan’ın “Tespih Taneleri”, yazarın doğduğu yer Diyarbakır?ı, oradaki Ermenileri, Kürtleri, Türkleri, Süryanileri, Keldanileri, Yahudileri, bugün artık tarih olmuş bir kent yaşantısının en içten hikâyelerini anlatan, derin bir duygusal yolculuğun güncesi niteliğinde bir yapıt. Mıgırdiç Margosyan, Türkçe, Kürtçe ve Ermenicenin olanaklarından ve özyaşam öyküsünden yola çıkarak dağılan hayatları anlatıyor.

Andib Tertıs – Zareh Yaldızcıyan

Andib Tertıs (yayınlanmamış sayfalarım) adlı bu Ermenice eser Zahrad?ın basılmamış ve kitaplarının dışında kalan, birçoğu gençlik dönemi şiirlerinden oluşmaktadır. Andib Tertıs ayrıca Zahrad?ın gizli kalan yönlerini, çevirmenliğini ve düzyazı ustalığını da gün yüzüne çıkarmakta. Kitapta Zahrad?ın 278 şiirinin yanı sıra başka dillerden çevirdiği 11 şiir ve kendi kaleminden 13 düzyazısı yer almakta.(Tanıtım Yazısı)

Ermeni Edebiyatı Numuneleri 1913 – Sarkis Srents

Aras Yayıncılık, 99 yıl önce Osmanlıca olarak yayımlanan Ermeni Edebiyatı Numuneleri?ni bir asır sonra bugün, Latin harfli Osmanlıca ve Türkçe olarak tekrar okuyucularla buluşturuyor.
Ermeni Edebiyatı Numuneleri sekiz ünlü Ermeni yazardan on dört öykü içeriyor. Öyküleri Ermeniceden Osmanlıcaya çevirerek Servet-i Fünun dergisinde yayımlayan Sarkis Srents, dört ünlü Osmanlı aydınından aldığı beğence yazılarını da ekleyerek Numuneler?i 1913 yılında kitaplaştırmıştı.

İstanbul Yolcuları – Esther Heboyan

Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan İstanbul Yolcuları, kırdan kente göçle ve modernleşmeyle gelen büyük değişimin hemen öncesindeki, bugün artık sadece soluk izleri kalmış bir İstanbul’a ait öykülere yer veriyor. 1955’te İstanbul’da doğan yazar Esther Heboyan, öykülerinde Ermenilerin, Türklerin, Rumların, Yahudilerin bir arada yaşadığı kentin o eski mahallelerinde gezinirken, ailesinin ve komşularının yaşayışını, özlemlerini, yoksunluklar içindeki mutluluklarını, iyi bir fotoğrafçıya has keskin sezgilerle resme diyor.

This site is protected by wp-copyrightpro.com