Category Archives: Kürt Edebiyatı

Kürdolojinin Bahçesinde (Kürdologlar ve Kürdoloji Üzerine Söyleşi ve Makaleler) – Martin van Bruinessen

Özellikle Kürtlerin tarihi, siyasi ve toplumsal yapısı ile ilgili yaptığı araştırmalarla dünya çapında tanınan bir biliminsanı olan Martin van Bruinessen, Kürdolojinin Bahçesinde’de yine zengin gözlem ve analizler ortaya koyuyor.

Kitaptaki yazı ve söyleşilerde, 1970’li yıllardan itibaren Kürtlerle ilgilenmeye başlamasının arkasında yatan nedenleri anlatan, Kürtlerle ilgili araştırmalarının gelişimi konusunda Evliya Çelebi’den İsmail Beşikçi’ye ve Wadie Jwaideh’e uzanan yelpazeyi sunan van Bruinessen, Kürt varlığını inkâr edenlerin argümanlarının zayıflığını da gözler önüne seriyor.

Yasaklı Bir Dilin Homeros’u Dengbéjler – Özkan Öztaş

Modern insanın elli bin yıllık bir tarihi olsa da yazıya dair en eski bulguya M.Ö. yaklaşık 3500 yıllarında rastlıyoruz. İlk olarak Mezopotamya?da Sümerlere ait olduğunu bildiğimiz çivi yazısı ile yazılı kültür başlamış ve ?tarih? kayıt altına alınmaya başlanmıştır. İlginçtir ki yazıyı ilk kez keşfeden bu coğrafya, yine kendisini izleyen yüz yıllar boyunca yazıyı en az kullanan toplumlara ev sahipliği yapmıştır.

Yazının icadı, yeryüzünün en önemli ilerlemelerinden biri olsa da insanlığın, konuşma yeteneği ve sesin büyüleyiciliği daima sözlü edebiyat üzerinde durup düşünmelerini sağlamıştır.

Ermenistan’da Latin alfabeli Kürtçe eğitim başladı

Ermenistan makamları tarafından 2010 yılında kabul edilen Latince alfabeli Kürtçe eğitim ve öğretime resmen başlandı. İlk kez bu yıl bütün ilköğretim sınıflarına fon ayıran Erivan hükümeti, Kürtçe eğitim kitapları bastı. Kürtçe eğitim yılının start alması nedeniyle Kürt köyü Elegez’de tören düzenlendi.

Ermenistan’da yaşayan Kürtler, 1941’den 2010 yılına kadar sadece Kürtçe Kiril alfabesiyle eğitim görmek zorundaydılar. Uzun yıllar süren Kürtlerin mücadelesi sonucu Erivan hükümeti 2011 yılında Latince Kürtçe eğitime izin verdi.

Orta Anadolu Kürtleri ve ?Masumlar? – Özkan Öztaş

?Hatırlamak, işlenmiş bir günahın teyididir bazen.?

Eğer o günahı işleyen değil de yok yere cezasını ödeyenseniz, masumsunuz demektir bir yanıyla da.

Evet, işlenmemiş bir günahın cezasıdır, Orta Anadolu?ya yapılan göçler. Ancak bu göçlerin kimi göçlere göre büyük bir farkı vardır. O da yapılan göçlerin kitlesel oluşu ve gittikleri yerlerde, ?kendilerinden olmayanları içlerine almadan? yerleşkeler kurmalarıdır.

Emekçilerin şairi Cigerxwin (Ciğerhun / yüreği yaralı), Şeyhmus Hasan’ın Hayatı

Cigerxwin (Ciğerhun / yüreği yaralı), *“1903-1984 yılları arasında yaşamış bir Kürt şairidir. Doğum yeri Mardin’in Gercüş ilçesinin Hesar köyüdür. Asıl adı Şeyhmus Hasan’dır. Küçük yaşta önce babasız sonra anasız kalan Şeyhmus, evli olan kız kardeşine sığınır. Kız kardeşinin evi de yoksul bir evdir. Küçük Şeyhmus, bölgede bugün de pek çok yoksul çocuğun yaşadıklarını yaşar. Zengin evlere hizmetkar olarak verilir. On bir yaşına kadar ağa ve bey evlerinde, hodaklık, çobanlık, ırgatlık yapar. Sınıflararası çelişkileri yaşayarak öğrenir. 1. Dünya Savaşı’nın “Kaç Kaç” diye adlandırılan kargaşa günlerinde göçlerden birine katılarak, bugün Suriye sınırları içindeki Kamışlı’ya yakın olan Amud köyüne gider.

Dilya ve Zalar – Mîr Qasimlo

Ar Yayınevi tarafından Mîr Qasimlo’nun kaleme aldığı 999 sayfalık “Dilya ve Zalar” romanı yayınlandı.
Roman, Dilya ve Zalar?ın yaşadığı aşkı, aile ve çevreleriyle yaşadığı sorunları anlatıyor. Romanda, farklı inançlara sahip halkların yaşadığı mağduriyetler, kadın ve erkek ilişkileri, kadınların öldürülmesi, sünnet edilmesi ve transseksüellerin trajedilerinin görüleceği hikayeler de yer alıyor. Kürtçe yazılan roman, sade diliyle dikkat çekiyor.

Mirovên Hejar (Sefiller) – Victor Hugo

?EdîtorêMîlanoyî yê ku wergera îtalyanî ya Mirovên Hejar çapkiriyedîbêje ku evberhem ji bo hemî gelan hatiye nivîsîn, rast e, xebera wîye. Ez nizanimku wê pirtûk ji alî herkesî ve bê xwendin an na, lê mînew ji bo herkesînivîsandiye. Mirovên Hejar, çendî ji bo Îspanya,Fransa, Îrlanda hatibenivîsîn ewende jî ji bo Brîtanya, Îtalya,Almanya û hwd; çawa ji boîmperetoriyên ku li ser milên hejaran hatineavakirin hatiye nivîsînwiha jî ji bo komarên koledar hatiye nivîsîn.Pirsên civatî sînoran nasnakin. Birînên mirovayetiyê, ew birînênbêsînor ku hemî rûdinyê digrin,li xetên sor an hêşîn ên nexşeyan hovenadin, ranawestin qet.

Kürt Tarihini Yeniden Okumak – Naci Kutlay

Kürtlerde kimlik inşası neden gecikti?

Bu soru, sadece politik Kürtler açısından değil, çeşitli disiplinlerden sosyal bilimciler için de güncelliğini ve önemini koruyor. Şüphesiz bu soruya yönelik yanıt arayışlarının doğurduğu pek çok tartışmadan ve açıklama girişiminden söz edilebilir. Gerçekten de gecikmeyi açıklayan birçok neden var, ancak en az ilki kadar ilgi çekici olan bir diğer soru da şudur; Kürtlerin kendi kimlikleri için mücadele etmelerinin gecikmesine neden olan en önemli faktör nedir?

Zend dergisi, anadilde eğitimi tartışıyor

İstanbul Kürt Enstitüsü tarafından üç ayda bir yayımlanan Zend dergisi, yeni sayısını okuyucularla buluşturdu. Kürtlerin anadil talebinin ele alındığı sayıda, Kürt dilinin geliştirilmesi ve Kürtçe eğitim üzerine yazılar dikkat çekiyor. Dergi bu sayıda ayrıca anadil üzerine eğitim modellerini tartıştırıyor.

Zend Kürtçe eğitimi tartışıyor

İstanbul Kürt Enstitüsü tarafından üç ayda bir yayımlanan Zend dergisi, yeni sayısını okuyucularla buluşturdu.

Kürt Vatandaş – Hamza Aktan

Kürt vatandaşlarımız…

Türkiye’de Kürt “realitesi” yarı-resmî veya yarım ağız tanındığından beri, bu sözü sıkça duyuyoruz. Kürt kimliğini Türkiye vatandaşlığı bağlamında anlamlandıran bir ifade bu.
Peki, ‘Türkiye’nin Kürt vatandaşı’ olmanın anlamı ne, gerçekten? İkinci sınıf bir vatandaşlık mı bu? Türkiye’de Kürt olmak nasıl bir vatandaşlık deneyimidir?

Hamza Aktan bu yalın sorunun cevabını ararken, “Kürt realitesinin” toplumsal yüzlerine bakıyor. Büyük resmi oluşturan somut yaşam dünyalarına mercek tutuyor.