Kürt Edebiyatı | - Part 8

Category Archives: Kürt Edebiyatı

Bir Türk Subayının Ağrı İsyanı Anıları – Rohat Alakom

Rohat Alakom’un hazırladığı “Bir Türk Subayının Ağrı İsyanı Anıları” adlı kitap Avesta Yayınları arasından çıktı.

Ağrı Ayaklanması’nı konu edinen bu kitap, bir Türk subayının bir Kürt ayaklanmasını hem yaşayışını, hem de bu ayaklanmaya bakışını ele alıyor. Yaklaşık elli yıl önce Dünya gazetesinde tefrikalar halinde yayımlanan “Doğu İsyanlarında Bir Türk Subayı” adlı bu yazı dizisi 6 Mart 1953 günü başlamış, 29 Nisan 1953 tarihine kadar devam etmiştir. Değişik bölümler halinde tam 51 gün süren yazı dizisi, bu yıllardaki en uzun Kürt tefrikası olarak bilinir. Bu yazı dizisi, gazetenin bir düzeltme notunda örneğin kısaltılmış haliyle o yıllarda “Doğu tefrikası” diye de adlandırılmıştır. Yazı dizisinin

Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri (Urfa, Nusaybin, Diyarbekir, Mardin, Erbil, Kerkük, Süleymaniye, Duhok) – Ephrem Isa Yousif

Ephrem-Isa Yousif’un yeni kitabı “Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri / Urfa, Nusaybin, Diyarbekir, Mardin, Erbil, Kerkük, Süleymaniye, Duhok” adlı kitabı Avesta Yayınları arasında çıktı.

Ephrem-Isa Yousif bizi Süryani kültürünün köklerine doğru yapılan bir yolculuğa davet ediyor ve sekiz şehrin, engin Yukarı Mezopotamya bölgesine gökyüzünden düşen sekiz yıldızın hikayesini anlatıyor. Günümüzde Türkiye’de, tarihin fışkırdığı Edessa (Urfa); bilginin ve aydınlığın kenti Nsibin (Nusaybin); Diyarbekir ve onun surlardan yapılmış kara tacı; güneşin kenti Mardin.

Diwana Feqiye Teyran – Seid Dereşi

Feqiyê Teyran’ın beklenen Dîwan’ı yayınlandı!

Kalplerin fakihi, klasik Kürt şairi Feqiyê Teyran’ın birçok kimsenin uzun zamandır beklediği Dîwan’ı, Seîd Dêreşî’nin zorluklar ve sıkıntılarla dolu araştırma ve hazırlama çalışmalarından sonra, Dewlet Elî’nin Arap harflerinden Latin harflerine transkripsiyonu ve Kawa Nemir’ın editörlüğüyle, Lîs Yayınevi tarafından basıldı. Seîd Dêreşî’nin efsanevi Kürt şairi Feqiyê Teyran’ın külliyatı üstüne yaptığı bu geniş çalışmanın, üç büyük Kürt şairden olan Feqiyê Teyran’ın eserlerinin toplamı babında, esere detaylı bir şekilde bakıldığında, bu alanda büyük bir boşluğu dolduracağı, Feqiyê Teyran’ın eseri etrafında dönen yanlışlıkları ve talanı ortadan kaldıracağı û araştırma ve inceleme yapan

Kaplumbağalar da Uçar (Kusîlekaniş Ditwanin Bifirin) – Behmen Qubadi

İranlı Kürt yönetmen Behmen Qobadi?nin üçüncü uzun metrajlı filmi olan ?Kaplumbağalar da Uçar? uluslararası alanda, Uzak Doğu?dan Avrupa?ya, Avustralya?ya büyük bir ilgi gördü. Onlarca festivale katıldı, birçok ödül aldı. Türkiye?de de gösterime giren ?Kaplumbağalar?? bu kez senaryo olarak karşımızda. Behmen Qobadi?nin hayatına ve sanatına ilişkin yazıların da yer aldığı kitapta, filme ilişkin dünya medyasında yayımlanan yazılardan bir seçki ve fotoğraflar da yer alıyor.
(*) ?Behmen Qubadi dünya sinemasında son yıllarda çok ses getiren ve ‘biricik’liğini koruyan İranlı Kürt yönetmen ve senarist. Ancak o filmlerini yazılmış bir senaryoyla değil haritası tespit edilmiş bir sinopsisle yazar. Geriye kalan her şey, mizansenler, diyaloglar çekim esnasında ortaya çıkar. Qubadi ‘biricik’liğini koruyan bir yönetmen çünkü

Son Kürt İsyanı – Mesut Yeğen

“Kürt meselesi: Niye var?” Mesut Yeğen’in elinizdeki kitaptaki sorgulaması, bu basit ve temel soruyla başlıyor. Yıllarca etrafında dönülüp durulan ve bir türlü içinden çıkılamayan bir meseleyi ilk defa karşılaşıyormuşçasına yalın, açık seçik ortaya koymak zihin açıcıdır. Mesut Yeğen, bu ‘sadeleştirmeyi’ yapıyor. Fakat orada kalmıyor, aynı zamanda Kürt Meselesinin somut görünümlerine, zorlu ayrıntılarına giriyor. Kürtçe eğitim, demokratik özerklik gibi en hararetli tartışma başlıkları masaya yatırılıyor kitapta. Bu konular, reel politika aktüalitesine
sıkışmadan, kavramsal bir berraklıkla ele alınıyor. Sarılmamış yaralar, tarihsel arka plan: Dersim, Şark Islahat Planı da görüş ufku içinde. Kürt Meselesinde “nispeten iyi, sakin” bir dönemden geçerken, Kürt Meselesinin ağır tarihsel mirasının ve yaşanan

Dersim Alevi Kürt Mitolojisi – Gürdal Aksoy

Dağların kişilik bulduğu bir coğrafyadır Dersim. Hele ki bu, dinsel bağlamda değerlendirildiğinde… Çünkü, Dersim?deki inançlar bir anlamda dağlarla vücut bulmuştur. Gerek ?heterodoks? inanç kütlelerine bir sığınak olması bakımından, gerekse en bilinen örneklerini Duzgı, Tujik ve Munzur dağlarında gördüğümüz kadarıyla dağlar Dersim Aleviliğinin dinsel kaleleri olagelmiştir.

Kitap Duzgı?dan Munzur?a, Kureş?ten Bamasur?a dek bu gizemli dinin mitolojik karakterlerinin tarihsel arka planına ilişkin önemli bulgular sunmakta, yeni savlar içermektedir. Duzgı ve Munzur Zerdüşti tanrılarından Mithra ile Ahura Mazda?nın birer veli olarak kişileştirilmiş uzantıları mıdırlar? Kureş ve Bamasur gerçek kişiler miydi?

Türkiye’nin Düzeni ve Kürt Sorunu (Emekçiye Mektuplar 1) – Haluk Gerger

90’lı yılların başında hem uluslararası alanda, hem Türkiye’de etkileri kuşaklar boyu sürecek olaylar yaşandı. Dünyada Körfez Bunalımı ve Savaşı ile başlayan, Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’daki rejimlerin yıkılmasıyla süren, Yeni Dünya Düzeni ile doruğa çıkan gelişmeler gündemi belirlendi. Beynelminel sermayenin insanlık ve emek karşısındaki zaferleri, askeri müdahaleler, savaşlar, özelleştirme, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik harcamalarının kısılması, işsizlik, enflasyon, bunalım, medya terörü, yükselen değerler gibi olgularla sürdü. Sosyalizm düşüncesi, sosyalist örgütler ve genel olarak işçi sınıfı ve emek kuşkusuz dünyanın her yerinde bu gelişmelerden olumsuz etkilendi.
Türkiye’de ise, ekonomik bunalım, işsizlik, hayat pahalılığı, bunların toplumsal-ahlaki etkileri, 12 Eylül sonrası genel tahribata katlanarak eklendi. Kürt sorunu, inkar ve imha politikalarının cenderesinde korkunç bir savaşla boyutlandı.

Kürdocul İşler – Özgür Amed

Kürt mizahının genç bir kalemi olan Özgür Amed?in ilk kitabı ?Kürdocul İşler? Tevn Yayınları’ndan çıktı.
“Özgür Amed, ‘Kürdocul İşler’de Yeni bir Tür: Uçan Kürtler’le tanıştırıyor bizi, Panzer Seviciler’le, Heval Schoupenhaur’la… Dengbej Şakiro gibi ölülerin dilinden, yeryüzünü paylaşamayanlara sesleniyor.
İkinci nesil internet hizmetleri başlığı altında toplanabilecek web 2.0?dan ilhamla yeni sürüm Kürt insanı tanımlı Kürt 2.0 teorisi üzerinde çalışıyor Özgür Amed. Belki duydunuz belki duymadınız, bijwen 2.0 isimli netteki ilk Kürtçe sözlüğün varlığında da emekleri büyük. Yeni Özgür Politika?da köşe yazıyor aynı zamanda. Klişeleri aşmış, ufku genişletmiş Kürt 2.0?ın oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla çok çalışıyor. İlk kitabı ?Kürdocul İşler?, bu çalışmanın ilk duyurusu bir nevi. Amed?in zamanla çok daha iyi kitaplar yazacağının

Ehmede Xani’nin Kaleminden Kürtlerin Bilinmeyen Dünyası – Faik Bulut

Faik Bulut, ilk baskısı 1995 yılında yapılan “Ehmedê Xanî’nin Kaleminden Kürtlerin Bilinmeyen Dünyası” adlı çalışmasında, 1651-1707 yılları arasında yaşamış şair, düşünür, tarihçi ve sufi Ehmedê Xanî?nin eserlerinde yer bulmuş Kürt toplumundaki siyasal ve sınıfsal mücadeleyi; Kürt müziğindeki çalgı ve makamları; Kürtlerin gelenekleri, görenekleri, töreleri ve toplumsal kurallarını inceliyor.
Bulut?un çalışmasında bunun yanı sıra, Kürt şiirinde efsane, erotizm, astronomi ve gökbilimin nasıl işlendiği; Xanî?nin kadın portreleri; Xanî?de Kürt meselesinin tezahürleri ve Kürt sufi düşüncesinin kendine has yönleri gibi konular da ele alınıyor.

Osmanlı Arşiv Belgelerinde Kürtler ve Kürt Direnişleri (1817 – 1867) – Sinan Hakan

Etkileri günümüze kadar ulaşan “Osmanlı-Kürt İlişkilerinin Klasik Son Dönemi”ni çeşitli yönleriyle aydınlatmayı hedefleyen bu kitabın hazırlanmasında yüzlerce Osmanlı arşiv belgesinden yararlanılmıştır.
Osmanlı Arşivleri, dönem Kürdistanı’na, Kürt Mirleri’nin birbirleri ve Osmanlı ile münasebetlerine ve Osmanlı Devleti’nin bölgedeki yönetimi ve bölgeye bakış açısına dair çok muazzam verilere ulaşmamızı, pek çok karanlık noktayı aydınlatmamızı sağlamaktadır.

Söz konusu arşivlerde sadece Osmanlı yetkililerinin Kürdistan’a dair tahribatlarına veya Dersaadet’te (İstanbul’da) kaleme alınan bölgeye ilişkin raporlara değil, Kürt Mirleri’nin kendi aralarındaki pek çok yazışmasına dahi rastlamak mümkündür.

Kültür Bakanlığı’nın Mem ü Zin Çevirisine Eleştirel Bir Yaklaşım – Kadri Yıldırım

Ardımızda bıraktığımız 2010?un en dikkat çeken kültür-sanat olaylarından biri, Kültür Bakanlığı?nın, 1650-1707 arasında yaşamış Ehmedê Xanî?ye ait ?Mem û Zîn?i Türkçeye kazandırmasıydı. Devletin bir bakanlığının klasik Kürt edebiyatının başyapıtlarından olan bir eseri çevirmesi, kuşkusuz önemli bir gelişmeydi. Fakat Namık Açıkgöz?e yaptırılan çeviri, eksikleri nedeniyle eleştirilere maruz kaldı. İşte Kadri Yıldırım elimizdeki çalışmasında, söz konusu çeviriyi eleştirel bir bakışla yorumluyor; Açıkgöz?ün çevirisindeki hataları beyit sırasına göre ortaya koyuyor.
Yıldırım, Açıkgöz?ün hatalarının daha çok iki nedenden kaynaklandığını söylüyor. Birincisi, çevirmenin bu eseri tercüme edecek kadar Kürtçe bilmemesi, ikincisi de, Mehmet Emin Bozarslan?ın ilk baskısı 1968 yılında yapılan Türkçe çevirisini taklit etmesi.

Öteki Kürtler / Sömürge Irak’ında Ezidiler – Nelida Fuccaro

Yüzyıllar boyunca şeytana tapanlar olarak adlandırılan, türlü dışlanmışlıklara ve katliamlara maruz kalan Ezidi Kürtleri, çoğu zaman içe kapalı ve yalıtılmış cemaatler olarak algılandı. Yapılan az sayıda incelemede ise, heterodoks inanç sistemlerinden ötürü Ezidileri kemikleşmiş bir toplumsal ve kültürel varlığa sahipmiş gibi gösterme eğilimi oldu.

Öteki Kürtler: Sömürge Irak’ında Ezidiler, Kuzey Irak’ın en geniş ikinci gayrimüslim cemaati olan Ezidi Kürtlerine ve Britanya mandasına ilişkin karmaşık süreçleri, farklı ve etkileyici bir yaklaşımla ele alması bakımından uluslararası literatürde bir ilk çalışma özelliği taşır. Nelida Fuccaro, etnisiteyi kendinden menkul bir kategori olarak düşünmez, etnisitenin oluşum sürecindeki politik, ekonomik ve toplumsal süreçleri masaya yatırır. Bu sayede,

Devletin ilk Kürtçe kitabı – Metin Kaygalak

Kültür Bakanlığı önemli bir ilke imza attı ve Kürt edebiyatının en önemli düşünürü ve şairi Ehmedê Xani?nin (Ahmed-i Hâni) ?Mem û Zin? kitabını bastı geçenlerde. Kürt edebiyatının kanon metinlerinden biri olan ?Mem û Zin? mesne- visinin Kürtler nezdinde Melayê Ciziri?nin ?Diwan?ıyla birlikte handiyse ikin-ci bir ?kutsal metin? gibi olduğu bilinir.

Gecikmiş bir adım
Evet, ?Mem û Zin? bir mesnevidir, ?Memê Alan? destanından süzülmüş küçük bir parça. Yıllarca medreselerde okutulan bu meşhur kitabın, bugün Kültür Bakanlığı?nın edisyonuyla Türkiye?deki kütüphanelere de dağıtılacak ve Türkçenin

Pepuk (Guguk) Kuşu Efsanesi

Munzur dağı eteklerinde kış mevsiminin, etkisini yavaş yavaş kaybetmeye başladığı günlerde. Baharın geleceğini muştulayan cemreler beklenir. Sonunda cemre, hava ve topraktan sonra suya da düşer. Hem de ateş topu bir sıcaklıkla…. Su da hava gibi, toprak gibi ısınmaya, yaşam daha kolay, daha güzel yaşanılır olmaya başlar. Cemre havanın güzelleşmesini, suyun ısınmasını ve toprakta gizlenen tohumların, bitkilerin, kuru ağaç dallarının, canlıların uyanmasına sebep olur. Bir umut olur canlı cansız tüm varlıklara.

Cemre toprağa düştükten sonra bahar geliveriri dağlara, ovalara, kırlara. Ve ardından yüreklere. Önce kardelenler, nergisler, süsenler (sosın) kaldırır bükülmüş boyunlarını gökyüzüne, ardından laleler, frezyalar, kır karanfilleri, kırkkanatlılar, yabangülleri. İç gıdıklayan kokularını etrafa yayarlar, renk renk ışıklarını sulara aksettirdiler.

Osmanlı – Türk Romanında Kürt İmgesi – Müslüm Yücel

Daha önce yayınlanmış Edebiyatta Ölüm ve İntihar, Kürtlerde Ölüm ve İntihar, Berdel ve Türk Sinemasında Kürtler gibi kitaplarıyla bilinen Müslüm Yücel, bu hacimli kitabında devasa bir kazı çalışmasına imza atıyor, Kürt imgesinin Osmanlı-Türk romanlarına nasıl yansıdığı konusuyla ilgili olarak kapsamlı bir okumaya girişiyor.
Yücel’in 1000’li yılların başlarına uzanan yolculuğu, Doğu edebiyatında Kürtlerden ilk defa bahseden Nizami’yle başlıyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Dengbejlerim – Mehmed Uzun

Mehmed Uzun, “Dengbejlerim” başlıklı uzun soluklu denemesinde, insanlığın en eski sözel yazın deneyimlerinden birini konu alıyor. Bu, Homeros’tan başlayıp günümüze uzanan ve canlı izleri hala yakalanabilen söylencelerden biridir. Burada anlatılan söylence aktarıcılarının söylencesidir bir yerde. Sözün ve dilin anlatımsız tadını yakalayacaksınız burada. Mehmed uzun, “önce söz ve kelam vardı” diyor… (Belge ve Gendaş yayınları tanıtım yazısı)

“Mehmed Uzun’un akıcı bir anlatım var, okuru yormayan bir anlatım…” Fethi Naci

“Mehmed Uzun, üç dilli bir yazar, ama en çok Kürtçe ile, bu dillerinin en rencide edilmiş olanıyla üretken bir yazarlığı sürdürmekte, Kürtçe yazmanın ve Kürtçeden çevrilebilmenin,

Sen / Tû – Mehmed Uzun

Sen (Kürtçe: Tû), Mehmed Uzun’un 1985 yılında yayınladığı ilk romanıdır. Diyarbakır ve şehirde yaşananlar üzerine kurgulanmış olan romanda anlatılanlar, simgesel bir böceğe anlatılmaktadır.[1] Uzun, bu romanında şehrin kapılarının açılışını 13 sayfa boyunca anlatır. Uzun’un diğer kitaplarına bağlı olarak, Sen romanı ölüm ile başlamaz ve biyografik özellikler taşır.
‘Kürtlerde birey mefhumu çok zayıftı. Hep cemaat-kul ilişkisi ağır basıyordu. Siyasal Kürt örgütlerinde de böyleydi. Totaliter çizgiler belirgindi her zaman. İllegalite de sorundu. Bu nedenle insani, entelektüel ilişkiler geri plana itilmişti. Buna karşı çıktım. Bu ilişki yapısını eleştirdim. Onun için Tû, yani Sen koydum ilk Kürtçe romanımın adını, bireyi öne çıkarmak için…’ Mehmed Uzun (Yazarın ölümünden önce Hasan Cemal’le yaptığı söyleşisinden)

Birina Reş / Kara Yara ? Musa Anter

Musa Anter’in 1959 yılında Harbiye Askeri Cezaevi?ndeki hücresinde yazdığı ve 1964 yılında ilk baskısı yapılan Birîna Reş (Kara Yara) adlı kitabı, Türkiye’de Kürt Tiyatrosu’nun ilk oyun metnidir.

“Aziz okurlarım
Bu eseri 1959’da İstanbul Harbiyesinde 38 No’lu hücrede tutuklu iken yazdım. Vak’anın mühim bir kısmı, kendi hayat hikayemdir. Doğuda “Kara Yara”lar çoktur. Örneğin:Trahom, verem, cüzam ve bütün bu hastalıkların anası olan fakirlik ve cehalet gibi.
Bu piyesin konusu olan “Kara Yara” hastalığı ve diğer “Kara Yara”lar hakkındaki fikir ve müşahadelerimi, piyeste bulacaksınız.”

1. Kürt Kültür Sanat ve Edebiyat Konferansı 11-12 Aralık tarihlerinde Diyarbakır?da düzenleniyor.

Kürt tarihinde ilk defa Kürtlerin yaşadığı bütün ülkelerden delegelerin katılacağı 1. Kürt Kültür Sanat ve Edebiyat Konferansı 11-12 Aralık tarihleri arasında Diyarbakır’da düzenlenecek.
Kürt kültürünün, sanatının, edebiyatının tartışılacağı konferans yarın Ceğerxwin Kültür ve Sanat Merkezi?nde başlayacak. İki gün sürecek konferansa Türkiye, Rusya, İran, Suriye, Federal Kürdistan Bölgesi ve Avrupa?nın farklı ülkelerinden çok sayıda aydın ve sanatçı katılacak.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Mezopotamya Kültür Merkezi ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile Kürt kültürünün maddi ve manevi değerlerini korumak,

Kürt Romanı Okuma Kılavuzu – Abidin Parıltı, Özlem Galip

?Kürt edebiyatı var mı ki, “Kürt romanı üzerine? bir inceleme olsun?” Bu kitabı eline alan okurun sorabileceği bu soruya peşinen cevap vermeli: Evet, Kürt romanı var!

Kürtçe, eğitim dili olmadan, kamusal alanda kullanılmadan, önemli sözlüklere, enstitülere, araştırma kurumlarına sahip olmadan varlığını korumuş, ciltler dolusu roman, hikâye ve şiirin üretildiği dünyanın ender dillerinden biridir.

Kürtçe yazan yazarlar bir mucizeyi gerçekleştirmişler: Yasaklanmış, okullarda öğretilmeyen dili kendi imkânlarıyla öğrenerek bin bir güçlükle anayurdundan uzakta, hapishane koğuşlarında ya da dağ başlarında yapıtlar vermekle yetinmemiş, türlü imkânsızlıklara rağmen nadir okur kitlesine de ulaştırmayı başarmışlardır.

Page 8 of 11