Üşüyen / Efsıri – Sema Kaygusuz

Her öğlen üç tas yemek götürmem lazım babaanneye. Genellikle hoşaf, pilav, kıymalı patates. Annem sefer tasını yerleştirdiği bir naylon torbayı elime tutuşturup (çok değerli naylonlarını geri getirmemi sıkı sıkıya tembih ederek) beni babaanneye gönderir. Bazen torbaya bir iki elma da atar. Bir tanesi benim hakkım. (…)

Her nîvro dive ez se tas xwarin bibim ji pîrika xwe re. Piranî xoşav, birinc, kartolem bigoşt.

Benim Kawam – Kawaye Min – Hazırlayan: Bülent Ulus

Çığlığın Destanı Kawa

Yayınevimizce iki dilli (Kürtçe-Türkçe) olarak hazırlanan “Benim Kawam-Kawayê Min” (Bülent Ulus) kitabı, “Benim İstanbul’um” (Adnan Özyalçıner), “Benim Nasrettin Hocam” (Sennur Sezer) serisinin üçüncü ve Kürtçe Kitap dizisinin 15’inci kitabı.

“Benim Kawam”da, Ahmet Tulgar, Cîhan Roj, Çiya Mazî, Dilawer Zeraq, Fehîm Işik, Halil İncesu, Kawa Nemir, Lal Laleş, Mehmet Atlı, Murad Canşad, Receb Dildar, Sennur Sezer, Vecdi Erbay, Yaqop Tilermanî, Zeynelabîdîn Zinar dünden bugüne taşınan kendi Kawa’larını “bizim Kawamızı” yazdılar.

Yol / Re: Dersim İnanç Sembolizmi (Antropolojik Bir Yaklaşım) – Dilşa Deniz

Dersim, kendine mahsus bir dünya. Üst başlıklardan taşan, Kürtlerle, Zazalarla, Alevilikle ilgili etno-dinsel ve kültürel tasniflere sığmayan bir yanı var. Dilşa Deniz, Dersim’e eğilen ilk antropolojik çalışmaya dayanan kitabında, bu kendine mahsus dünyaya davet ediyor okuru. Dersim’le ilgili yüceltici ve karalayıcı efsanelerin perdesini kaldırıp, olağanüstü incelikli bir bakışla, gerçek inanç dünyasına ve “gerçek efsanelere” eğiliyor. Şu merakın peşinde:”Orada, kendi halinde bütün baskılara ve engellere, saldırılara karşı sessiz, mütevazı özellikle de yaşlıların omzunda ısrarla taşınan o direngen, doku ve sembolleri neydi?”

Bedirhan / Bir Cudi Söylencesi – İlhami Sidar

“… Kitabın akıcı, sürükleyici, ilgi çekici bir dille yazıldığını hemen vurgulamam gerek. Kitap yakın Kürt tarihine bakışın romanı olduğu için dikkatle okunması gereken bir eser, özellikle tarih bilinci zayıf olan Türk ve Kürt insanının bu kitaptan öğreneceği çok şey var. İlhami Sidar başarılı bir eser vermiştir, okuyucunun ilgi ile okuyacağına inanıyorum.”
Haydar Işık

Pinokyo – Carlo Collodi (Kürtçe)

Pînokyo İlk Kez Kürtçede
Özgür bir çocuk olmak istiyorum!

Dünya Çocuk Klasikleri’nin Kürtçe diline, dolayısıyla başta Kürt çocuklarına kazandırılması perspektifiyle, Kürtçe kitap dizisindeki 14. kitap Pînokyo, raflardaki yerini alıyor. İtalyan yazar Carlo Collodi’nin 1881 yılında yazdığı Pînokyo, dünya çocuk edebiyatının klasikleşmiş başyapıtlarından biridir. Yüzyılı aşkındır neredeyse dünyanın bütün dillerine defalarca çevrilen, birçok çizgi romana,

Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik – Mustafa Sönmez

Kürt sorununu, özellikle konunun ekonomi politiğini 1990’lardan bu yana analiz eden Sönmez’in 400 sayfalık kitabında “Demokratik Özerklik” ayrı bir yer tutuyor. Bu konuda BDP eşbaşkanı Gültan Kışanak ile uzun bir söyleşiye yer veren Sönmez, konuyu, ayrıca Milliyet yazarı Kadri Gürsel ile de tartışıyor.

Kitapta İspanya’nın özerk bölge deneyimi mercek altına alınıyor.

“Kürt Muhalefeti ve Sosyalist Siyaset” başlığı altında sosyalist solun Kürt sorununa bakışını

Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır ve Ölüm – Müjde Arslan

Kürt yönetmenler Bahman Ghobadi ve Hiner Saleem’in kazandıkları ödüllerin ardından ilginin arttığı ve son yıllarda gelişimini hızlandıran Kürt sineması, gazeteci-yönetmen Müjde Arslan’ın derlemesiyle “Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır ve Ölüm” adıyla kitaplaştı.
Müjde Arslan’ın derlediği ve iki makalesinin de yer aldığı kitap toplam beş bölümden oluşuyor.
“Kürt Sineması Tarihi, Gelişimi” adlı ilk bölümün yazılarını Devrim Kılıç, Muhammad Kamal, Mehmet Aktaş, Rohat Alakom ve Artsvi Bakhchinyan kaleme aldı.

Bilim Dilinde Kürtler / Kürt coğrafyasının flora ve faunasına giriş – Edib Polat

“Edib Polat, “Bilim Dilinde Kürtler / Kürt coğrafyasının flora ve faunasına giriş” adlı bu eserde, Kürt coğrafyasındaki bitki ve hayvan türlerini, sadece bu coğrafyaya has olanlarını çok çeşitli kaynaklara başvurarak inceliyor. Ortaya şaşırtıcı bir tablo çıkıyor: Bu topraklara has çok sayıda bitki ve hayvan türü var. Bu türleri ele alan yazar, özgünlüğe kaynaklık eden coğrafik ve iklimsel koşulları da ortaya seriyor. Böylece Kürt coğrafyasının flora ve faunasına ilişkin derli toplu bir eser ortaya çıkarıyor. Yazarın bir giriş saydığı eser, umuyoruz ki bu alandaki araştırmacıları harekete geçirecek, yeni çalışmalarla Kürt flora ve faunası daha zengin ayrıntılarla bilinir olacaktır.
Kürt coğrafyasının flora ve faunası hakkında bilimsel bilgileri bir araya getiren bu önemli çalışmanın en az o kadar değerli bir diğer hizmeti de, bilimi şovenizme alet edenlere karşı açtığı ve haklılığını ispatladığı savaştır. 19. yüzyıldan bu yana,

Saragöl – Ömer Polat

Ömer Polat’ın romanı, Doğu’nun gerçeklerinden derlenmiş, kendi dil özellikleriyle ifade edilmiş, Kürt-Ermeni ilişkileri, halkların kardeşliği temeli üzerine kurulmuştur. Şartlandırılmış kişilerin kışkırtmasıyla dostlukların, kardeşliklerin düşmanlıklara dönüşmesi işlenmiştir Saragöl’de…
(Tanıtım Bülteninden)

Zuwan Vinibose – Fahri Ergun

Kürtçenin Dımıli lehçesiyle yazılan bu şiirler, hem sizi alıp oralara götürecek hem de derin derin düşünmenizi sağlayacak.
Bu topraklardaki çok kültürlülüğün bize vermiş olduğu bu zenginlikten ya bi haberiz veya sağırlaştırılmışız.
Bu çok renkliliğin, bu çok sesliliğin ve melodi yüklü nağmeler ya dinlettirilmedi bizlere veya yok sayıldı!
Bir halkın acıları, sevinçleri ve hüzünleridir ki onu diri tutan. Ve bu topraklarda yaşayan halklar o kadar çok acı çektiler ki, çekiyorlar ki onları yok saymak, onları yok etmek, şimdiye kadar yapılamadığı gibi bundan sonra da yapılamayacak.
Bir dilin yok olması için, asimilasyon için yapılanların hepsinin ters teptiği artık aşikar.

Kürtçe Dil Dersleri – Zazaca ve Hikayeler (Dersen Zuwene Kurdi-Zazaki u Sonika) – Orhan Erdem, Turan Erdem

Dil, hayatın vazgeçilmez asli unsurudur.
Dil, gelişmenin, dönüşümün, değişimin gerçekleşmesidir.
Bir halkın gelişmişliğinin bir ölçütü de, di¬li ne kadar iyi kullanabildiğidir. Çünkü dili kullanabildiği oranda hayatta kalma, dönüşümü yakalama gücüne sahip olur.
Dil ile düşünceleri, davranışları seslendiririz. Bunları ileriki kuşaklara aktarır, bu vesileyle kaybolmalarını, yok olmalarını önleriz

Bir ulusun yaşaması ve yaşamını idame ettirmesi, dilin kullanımına bağlıdır.

Benim Bütün Ördeklerim / Hemu Werdekoken Wi – Christian Duda

Aslında tilki Konrad’ın niyeti anne ördeği yakalamaktı ve az kalsın bunu başarıyordu da. Ama anne ördek, tilkinin geldiğini duyunca yumurtasını geride bırakıp kaçmak zorunda kalmıştı. Konrad yumurtayı dikkatle eve kadar taşıdı. Karnı çok açtı ve yumurtayı sahanda pişirip bir güzel yiyecekti. Ama eve vardığında, önce yumurtanın kabuğu çatladı sonra içinden bir civciv çıktı…

Dostluk, şefkat ve fedakârlık üzerine samimi ve sıcak bir hikâye.

Ji eslê xwe rovî Konrad dixwest werdeka dê bigire û hinek mabû ku serbikefta. Belê gava werdeka dê bihîstibû ku rovî tê,

Fehrenge / Kırmancki -Tırki ve Türkçe – Kırmancki Sözlük – Kamber Akbalık

Coğrafyamızda halkların varlığına ilişkin tarihsel-kültürel-toplumsal miras göz kamaştıracak zenginliktedir. Burjuva tarih bilimine göre yok sayılan ve unutturulmak istenen bu gerçeklik, bütün renkleriyle ve görkemiyle orta yerde durmaktadır. Halklar kendi iradesi üzerindeki yıkıcı, sömürücü ve saldırgan güçlerden kurtuldukça, benliklerine ait parçaları, varlıkları bir bir keşfetmeye, yeniden tanımlanır hale getirerek yaşanabilir bir düzeye kavuşturmaktadır. Bu düzey, halkların yaşamı, varlığı ve geleceği üzerindeki binbir çeşit dayatmaları tümüyle bertaraf edemese de, sosyal kurumlaşmanın en etkili,

Demokratik Barışçı Çözüm ve Kürt Sorunu – Hazırlayan: Y. Yılmaz Karataş

Yılmaz Ateş?in hazırladığı ve birçok yazarın katkıda bulunduğu eldeki çalışma, Türkiye?de halen tüm yakıcılığıyla devam eden Kürt sorununu, çok yönlü bir bakışla ele alıyor. Ağırlıklı olarak sosyalist bir perspektifle kaleme alınmış makalelerde, Kürt halkının ?kendi kaderini tayin hakkı? savunuluyor; emperyalizm ve bölge gericiliklerinin Kürtlere dair hesapları ile Kürtleri hedef alan şoven-gerici çeşitli akımlar eleştiriliyor ve sorunun demokratik çözüm olanakları araştırılıyor. Kitapta, ırkçı saldırıların kışkırtılıp halkların birbirine düşmanlaştırılmasıyla, Kürt sorunu konusunda sol kesimde yaşanan kafa karışıklığı da analiz ediliyor.

Selahaddin ve Kürtler (Haçlılar Döneminde Bir Topluluğun Kavranması) – Boris James

Boris James’in “Selahaddin ve Kürtler, Haçlılar döneminde bir topluluğun kavranması” adlı kitabı Avesta yayınları arasında çıktı.

1169 yılında, fethedilen Mısır’da, Suriye ordusunun bir Kürt emiri, Selahaddin, amcasının ardından vezirliğe yükselir. Kudüs’ün Franklardan geri alınmasıyla İslam dünyasının en ünlü sultanı haline gelen Selahaddin artık, Yemen’den Mısır’a ve Suriye’den yukarı Mezopotamya’ya kadar yayılmış bir hanedanlığın sürekliliğini sağlayacaktır. Mısır vezirliğinden, 1193’da ölümüne dek Türk, Arap, Kürt, İranlı gibi birçok halktan önemli şahsiyetlerle çalışan Selahaddin’in kadrosunda,