Platon: Yönetimdekiler adalet ve eşitliği temel alan bir yönetim şeklinin ismine bile katlanamazlar.

“Platon’un Mektuplar’ında özellikle Yedinci Mektup’ta cunta idaresi sırasında Atina’nın yaşadığı tarihsel olayları anlatan Platon, cunta üyelerinin başlangıçta beyan etmiş oldukları niyetlere sadık kalacaklarını ve devleti adalet yoluna sokacaklarını düşündüğünü, fakat diktatörlüğün sonuçlarına ve tiranların “eski dostlarından birine, gelmiş geçmiş en adil insana” reva gördükleri muameleye tanık olunca, ne kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını ifade eder.

devamını okumak için tıklayınız

Platon: İnsana boyun eğmek ölçüsüz bir davranıştır.

Platon’dan Dion’un akrabalarına ve dostlarına iyilikler.
Gerçek anlamda başarılı olmak için neler yapmanız, nasıl davranmanız gerektiği konusunda sizlere elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.

devamını okumak için tıklayınız

Onat Kutlar: “Yaşadığımız günlerin toprağına acının, yalnızlığın tohumları ekiliyor her gün”

Yaşadığımız günlerin toprağına acının, yalnızlığın tohumlan ekiliyor her gün. Ama gene de hiç unutmadan yapabileceğimiz bir şey var: Bir insan elinin sıcaklığındaki dayanışmayı gerçekleştirmek. Her şeyi değiştirebilir bu.

devamını okumak için tıklayınız

Onat Kutlar “Nasıl bir alacakaranlık… Geceyle gündüzün arasına sıkışmış uzun bir kör saat. Geçmişle geleceğin, doğuyla batının, ölümle yaşamın arasına sıkışmış.”

onat-kutlarNasıl bir alacakaranlık… Geceyle gündüzün arasına sıkışmış uzun bir kör saat. Geçmişle geleceğin, doğuyla batının, ölümle yaşamın arasına sıkışmış. Alacakaranlık görünmez bir çevrintiyle yutup götürüyor her şeyi.

devamını okumak için tıklayınız

Franz Kafka: Bu olağanüstü, bu öldürücü gerginlikte yaşamak en doğru yol

Bugün hiçbir şey yapamadım… Oturdum, birkaç kitap karıştırdım, o kadar… Önemli bir şey yapamadım. Şakaklarımın, için için zonklamasını dinledim arada. Bütün gün mektuplarınla didindim… Üzüntü, sevgi ve dert içindeydim; kesin olmayan bir şeye karşı, bilinmeyen bir korkuyla kaplıydı yüreğim…

devamını okumak için tıklayınız

Franz Kafka: Adımı da yitirdim! Küçüle küçük “Senin” kaldı yalnız.

Seni gördüm düşümde bu sabah gene. Yan yana oturuyoruz… Sen itiyorsun beni, ama kızmadan; gülerek. Üzülüyorum, ittiğin için değil, seni itmeye zorlayan davranışıma üzülüyorum.

devamını okumak için tıklayınız

Fidel’in vasiyeti: “Size önemsizliği bırakıyorum”

fidel castro“Yurttaşlarım,
Sonunda size ne bırakabilirim?
Son saatimde, şerefle olan sıkı ilişkinin beraberinde getirdiği sıkıntı ve yükümlülüklerle dolu uzun yıllar boyunca en çok özlediğiniz şeyi sizlere hediye etmeye karar verirsem sanırım ki hepiniz onaylayacaksınız. Çok basit:

devamını okumak için tıklayınız

Sevgi Soysal: “Bir ara koğuşta ışıklar söndü, başımı kaldırıp baktım yukarıya, uzakta da olsa aydınlık, umut verici bir şeylerin mutlaka var olduğu inancıyla.”

sevgi_soysal25 Haziran 72, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu, Ankara

Canım Mümtaz,

Dün gece, sayımdan önceydi galiba, bir ara koğuşta ışıklar söndü, başımı kaldırıp baktım yukarıya—parmaklıklı pencerenin oraya, uzakta da olsa aydınlık, umut verici bir şeylerin mutlaka var olduğu inancıyla.

devamını okumak için tıklayınız