Category Archives: Mektup

Erdal Eren’in annesine mektubu

erdal_eren13 Aralık 1980’de 12 Eylül rejimince yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in daha önce yayınlanmamış mektubu Evrensel Gazetesi’nde yayınlandı.

Erdal Eren’in kardeşi Erkan Eren abisinin mektubunu ilk kez yayınlanması amacıyla Evrensel Gazetesi’ne teslim etti. Erdal Eren 10 Nisan 1980’de yazdığı mektupta şunları yazmış:

Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar

Kalp Zamanı“Kimim ben senin için, kimim bunca yıldan sonra?” diye sorar 20. yüzyılın en büyük romanlarından biri olan Malina’nın yazarı Ingeborg Bachmann hiç gönderilmemiş veda mektubunda Paul Celan’a. Mektuplaşmaları 1948’den 1967’ye kadar aralıklarla ama çok yoğun sürer. Bu kısacık birliktelik, bitmeyen bir aşka dönüşmesinin ardından, Sen Nehri’nin karanlık sularında ve Roma’da bir evde çıkan yangının cehenneminde son bulur. Paul Celan’ın kendini Sen’in sularına bırakmasının ardından yalnızca üç yıl sonra Bachmann, sayısız alkol tedavisinin ardından, yatağında uyuya kaldığında elinden düşen sigara izmaritinden doğduğu söylenen bir yangın sonrası ayrılır hayattan. Ölüm Üçlemesi’nin yalnızca birinci cildini, Malina’yı yayımlamıştır henüz. Celan, Malina’ya “Rüya-Ben” olarak girer. Siyah paltolu, harika, ince uzun adam. Gölgeler içinde. “Hayatım sona erdi, nehrin akıntılarında boğuldu gitti, o benim hayatımdı. Ben onu kendi hayatımdan daha çok sevdim.” Bu yalnızca edebi bir ifade miydi Bachmann için, yoksa gerçekten böyle miydi?

İnsanın şiiri aşk

Kalp Zamanı“Mesafelerin ayırdığı ama duyguların birleştirdiği iki şairin” hem edebi hem insancıl mektuplarından oluşuyor Kalp Zamanı…

Ne kalır bu mektuplardaki aşkı aradan çıkarsak, geriye tam olarak ne kalır? Belki tam olarak, Celan’ın Bachmann için kurduğu şu son cümle kalır; “İyilikler diliyorum! İçtenlikle.” Böylesine siner dil ve böylesine kuraklaşıp soğur. Oysa o değil midir daha önceden; “Sana rastladığımda benim için hem tensel hem ruhsal olandın. Bu ikisi birbirinden asla ayrılamaz, Inbeborg” diyen. Yine de evet evet yine de bir çizgi, bir ünlem hatta bir soru işareti kullanıp, Ingeborg Bachmann’ın mektuplarını devreden çıkarsak, onun âşık ve tutkulu dilini çekip alsak ne kalır diye sormalıyız.

‘Selam olsun insanlık tükenmeden umudun tükenmeyeceğini gösterenlere’ Yaşar Kemal

yaşar kemalÇağdaş Gazeteciler Derneği 2011 yılında Onur Ödülü’nü kabul eden Yaşar Kemal’in kendilerine yazdığı mektubu

“Beni bu ödülle onurlandırdığınız için teşekkür ederim. Bugün sizinle birlikte olamadığım için üzülüyorum. Yine de, fırsat buldukça birçok yerde söylediğim, yazdığım düşüncelerle karşınızdayım.

“Laik – Bilimsel Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykottayız!”

Haydi Veliler, Okuldan Kaçmaya!
Okuyan, doğru kitapları okuyan, kitapları doğru okuyan çocuklar için…

İnsanokur olarak, “Laik – Bilimsel Anadilinde Eğitim ve Demokratik Yaşam İçin Boykottayız!” çağrısını destekliyoruz. Dostlarımızı, büyüklerimizi, kardeşlerimizi, tüm duyarlı yurttaşları, 13 Şubat günkü boykota ve etkinliklere katılmaya çağırıyoruz.

Şirin’den Rakel’e, Dirençle, Sevgiyle – Zafer Köse

sirin-sinan 31 Mayıs 1971’de Nurhak’ta öldürüldü Sinan. Şirin’in, Şirin Cemgil’in eşi Sinan…

Devlet eliyle veya devletin göz yummasıyla yaşanan ne ilk ne de son katliamdı bu.

19 Ocak 2007’de Hrant Dink öldürüldü. Rakel’in eşi. Rakel’in ebedi sevgilisinin ardından yazdığı mektup, Hrant’a ulaşamadıysa da, dünyanın sevgililerine ulaştı.

Bu güzel kadınlar için, bu dirençli kadınlar için hayat devam etti elbette. Yüreklerindeki acının ve halklara yoldaşlık etmenin yükünü onurla taşıyorlar, taşıdılar.

Şirin, 2009’da aramızdan ayrıldı. Ölmeden iki yıl kadar önce,

Ve Spinoza’nın Mektuplar’ı Türkçede

spinozaSpinoza’nın mektupları, duygu ve düşüncenin dile getirilmesinden çok, tamamlanmış bir felsefi bilgi dizgesinin, kendi dizgesi dışındaki sorular bağlamında dile getirilmesini içeriyor.

Spinoza’nın Mektuplar’ı nihayet yayımlandı. Bu ifade, bir duygu biçimi olarak değil, bir okuma güzergâhının belirginleşmesi olarak görülmeli. Spinoza’nın mektuplarından bir kısmı, Willem van Blyenberg’le karşılıklı dört yazışmadan ibaret olan sekiz metin, daha önce [Deleuze’un adlandırdığı biçimle] Kötülük Mektupları (2008) adıyla yayımlanmıştı.

Oktay Akbal’a arkadaşı, dostu, tanıdığı 40 yazarın gönderdiği ve 70 yıllık bir dönemi yansıtan 138 mektup

oktay akbal mektuplarAkbal’a arkadaşı, dostu, tanıdığı 40 yazarın gönderdiği ve 70 yıllık bir dönemi yansıtan 138 mektup yer alıyor Oktay Akbal’a Mektuplar’da.

Başkalarının mektuplarını okumakta, buna iznimiz olduğu zamanlarda dahi hafif suçlulukla karışmış tuhaf bir zevk vardır. Mahreme adım atmaktır çünkü bu. İki kişinin arasındaki en dolaysız en samimi paylaşıma dahil olmak… Üstelik mektupların sözgelimi telefonla ya da yüz yüze konuşmaya kıyasla çok daha açık ve bir anlamda sansürsüz bir yanı da vardır. Mektup yazan kişi karşısındaki kişiye anlatırken asıl olarak kendisiyle yüzleşmekte ve bir anlamda dertleşmektedir çünkü.

Milena Jesenská’nın gözünden Franz Kafka

milenaMilena’nın, Franz Kafka’nın yakın arkadaşı ve kitaplarını yayınlayan Max Brod’a yazdığı mektuplardan bazı bölümler:

Sabahattin Ali hapiste iken mektubunda hangi kitapları istedi?

Sabahattin AliÜsküdar Cezaevi?nden Bir Mektup (Sabahattin Ali, 1947)

Sevgili Aliye,

(?)

Ben dün İstanbul Cezaevi?nden Üsküdar Cezaevi?ne nakledildim. Çünkü İstanbul Tevkifhane, cezası katileşenleri buraya gönderiyor. Burası daha sakin, daha rahat ve vukuat da olmuyor. (?)