Category Archives: Öykü Kitapları

“Bil ki burada karşılaştığın iflah olmayacak kendi benliğindir.”

Aşkın Suçları Marquis de Sade“Suç ve erdem” söz konusu olduğunda, Marquis de Sade’ın Aşkın Suçları’nı yayımladığı 1800 yılından bu yana insanlık yerinde saymıyor olsa da, aldığı yol pek de iç açıcı olmasa gerek. Geçen zaman boyunca iki kavramın devasa hacmi içinde ve insan zihninin karmaşık labirentlerinde biraz daha alt katmanlara inebilmişsek bile, hâlâ 200 yıl önce yazılmış bir eser canlılığını koruyabiliyorsa, sarmal yolda adım adım varılan durak da işte böyle bir bugün oluyor ya da insanın varoluş sorunlarının kısıtlılığını, aslında dönenip durduğumuzu kabullenmek gerekiyor.

Vadide, Steinbeck’le birlikte…

Uzun Vadi John SteinbeckBir yüzyıla damgasını vuran muhteşem romancılığının yanı sıra öykü türünde de nefis örnekler veren John Steinbeck’in erken ama erken olduğu kadar da olgun öykülerinin bir araya gelmesinden oluşan bir çalışma Uzun Vadi.

Bir Yılbaşı Öyküsü – Vladimir Dudintsev “Bir dakikasını bile ziyan etmek istemeyeceğimiz bir hayat ve her saniyesini yüreğimizde hissedebileceğimiz günlerin hayalini kurmak…”

Bir Yılbaşı Öyküsü Vladimir DudintsevVladimir Dudintsev, Bir Yılbaşı Öyküsü’nü yazdığında bu öykünün Türkiye?de bu kadar sevileceğini tahmin edemezdi. İnsanlığın derin aclarını dindirmek için uğraş verilen bir araştırma laboratuarında ?zaman öğretmen?in bilim insanlarına baykuş kılığında musallat oluşunun büyüleyici öyküsüdür bu.
Bir yılbaşı öyküsü, yeni yılla yüz yüze gelmek isteyenler için bire birdir: Ben bir peri masalı dünyasında yaşıyorum. Bir peri masalı ülkesinde, imgemde canlandırdığım bir kentte. Orada olağandışı yaşamları vardır insanların; ben de bu olağandışılıktan kendi payıma düşeni aldım. Size onlardan söz edeceğim biraz, çünkü yılbaşı gecelerinde insanlar böyle imge ürünü öyküleri dinlemeyi pek severler. Bu öyküde zamanın bize oynadığı oyunları, onun bizi kandırmasını konuşacağız.?(*)

Ölüler Evinden Anılar – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski “Gerçek, anlatılan bir hikâyeden daha etkilidir.”

Ölüler Evinden Anılar

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 1849’da I.Nikola’nın baskıcı rejimine muhalif Petraşevski grubunun üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kurşuna dizilmek üzereyken cezası sürgün ve zorunlu askerliğe çevrildi. Cezasını tamamlayıp Sibirya’dan döndükten sonra Petersburg’da Vremya dergisini çıkarmaya başladı.
1861-1862 yıllarında bu dergide yayımlanan Ölüler Evinden Anılar Dostoyevski´nin Sibirya´da geçirdiği sürgün yıllarının izlenimlerini bütün canlılığıyla yansıtır.

Sibirya’da geçen dört yıllık bir sürgün hayatı,

Öyküsünü anlatan yaşlı adam sustu

Gönül Öyküleri Guy de MaupassantMaupassant bana göre “başkasını yazmayı” en iyi becerebilmiş yazarlardan. Hem de kendiymiş gibi değil, hakikaten başkasıymış gibi.

Maupassant’nın yazdıklarını anlatmaya Maupassant’dan başlamak gerek. Aslında, bir biçimde bu yazının okuruna Maupassant’ı ilk defa işitiyormuş gibi davranmanın, bu minvalde şeyler yazmanın anlamı yok. Yine de işitmek yetmiyor – Maupassant’ı yazmak ve okumak için onu iyi tanımak gerekiyor.

Halikarnas Balıkçısı’ndan Merhaba Akdeniz

Merhaba Akdeniz - Halikarnas BalıkçısıBilgi Yayınları Merhaba Akdeniz’i, 1962 yılında yapılan ilk baskısına sadık kalarak Balıkçı’nın okurlarına sunuyor.
Bilgi Yayınları yeni yıla girerken öykü türünün ölümsüz örneklerinden bir olan Halikarnas Balıkçısı’ndan “Merhaba Akdeniz” kitabını Murat Sayın kapak deseni ile yayımladı.

Bitmeyen bir şarkı: Bobby Sands “Evet, bizim de günümüz gelecek!”

Bobby SandsBobby Sands ve yoldaşları, dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insana ilham veren bir direnişin simgesidir artık: “Evet, bizim de günümüz gelecek!”

Açlık grevi ve ölüm orucu denince dünyada akla ilk gelen isim Bobby Sands olacaktır. 5 Mayıs 1981 tarihinde ölüm orucunun 66. gününde yaşama gözlerini kapamasının ardından tüm dünya saygı duruşuna geçti. Hindistan ve Fransa meclisleri, dünyanın her yerinden insanlar sokaklarda Bobby için ayaktaydı. Türkiye’de 12 Eylül cuntası Bobby Sands haberlerini sansürlemişti; gençleri işkence tezgâhından geçirirken Türkiye’nin kulaklarını tüm direnişlere kapatmak istiyordu.

Aşkın Suçları – Marquis de Sade “Felsefenin meşalesini her zaman tutkunun ateşi yakar.”

Aşkın Suçları Marquis de SadeMarquis de Sade, ilk ve tek ahlaksızlık filozofudur. Ancak Sade’ın önemi bununla sınırlı değildir. Sade’ın eserleri bütün insan ilişkilerini öyle ya da böyle etkileyen cinsel içgüdülerle ilgili her şeyi dikkatle çözümler. Sade’ın eserlerinde felsefe önemli bir rol oynar. Eserlerinde sık sık şu türden ifadelerle karşılaşılır: “Felsefenin meşalesini her zaman tutkunun ateşi yakar.”
-Iwan Bloch-

Sabaha Karşı Toprak Şifa Bulacak – Yevgeni İvoniç Zamyatin

Zamyatin dünya klasikleri arasındaki yerini geleneksel ütopya algılarını değiştirerek almıştır. Bu açıdan o, G. Orwell, W. Golding ve A. Huxley gibi anti-ütopya geleneğinin temsilcisi yazarların öncüsüdür. Ama Zamyatin yalnızca ütopya konusunu değil, insanlığın yüzlerce yıldır devam ettirdiği ve kanıksadığı için değişemezmiş gibi görünen pek çok değer yargısını (almış olduğu mühendislik eğitiminin kendisine kazandırdığı gözlem, algı, analiz ve sentez becerisini de kullanarak) sanat araçları yardımıyla yıkan “sapkın” bir yazardır.

Jestler, Birikimler – Zafer Köse

Bir arkadaşım, o sırada konuştuğumuz konuyla ilgili bir yazıyı okumam için, Nisan 1959 tarihli Yeni Ufuklar dergisini verdi. Dergide, Rauf Mutluay’ın, “Mektup” isimli bir hikayesi var. Böylece, Mutluay’ın ilk kez bir hikayesini okumuş oldum.

Hikaye, bir adamın eski karısına veya artık birlikte yaşamalarının anlamı kalmamış olan karısına yazdığı bir mektup biçiminde kaleme alınmış. “Bir kin girdi aramıza” diye başlıyor.

Hemşin Öyküleri – Mahir Özkan

Aras Yayıncılık, Hemşin Ermenicesi ve kültürü üzerine çalışmalarıyla tanınan Mahir Özkan’ın ilk öykü kitabı olan Hemşin Öyküleri’ni okurlarla buluşturuyor. Kitap, bugüne dek yayımlanmış ilk Hemşince edebiyat eseri olma özelliğini taşıyor.Hemşin Öyküleri, yazarın Hemşin yöresindeki anlatılardan ve kendi anılarından yola çıkarak yazdığı 24 öykü içeriyor.

En Masumlar İçerde – Aziz Nesin

Gülmece edebiyatının doruğundaki yazarımız Aziz Nesin’i 100. Doğum Yılında anarken onun öyküleri, yazı ve konuşmalarından derlenen tematik bir seçki sunuyoruz. “En Masumlar İçerde”de Aziz Nesin’in cezaevleri ve tutuklamalarla ilgili öykülerini bulacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

Ressamın Kedisi – Mustafa Balel

Kentin yoksul ama hayat dolu mahallelerinden biri. Ressam Şeremet, kendine bir atölye tutarak bu eski mahallede çalışmaya başlar. Rastlantıyla bir yavru kediyi atölyesine alınca, hayatında önemli değişikliklerin de yolunu açmış olur.

Bir insanla bir hayvan arasındaki dostluğun insanın iç dünyasında nerelere dek uzanabileceğini gösteren bu öyküyü, günümüz edebiyatının usta yazarlarından Mustafa Balel, renkli anlatımıyla sözcüklere döktü; Burcu Yılmaz, düşünce ile gülmeceyi birleştiren çizgileriyle resimledi.

“Ölüm Vardiyası” ve “Karaelmas Pusuda” – Adil Okay

“Takvim yaprakları 13 Mayıs 2014’ü gösterdiğinde, Manisanın Soma ilçesinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en korkunç iş kazası yaşandı. 301 madenci can verdi. 255 kadın kocasız, yaş ortalaması on olan 432 çocuk babasız kaldı. Üç gün ulusal yas ilan edildi. Yargı süreci devam ediyor. Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 176 numaralı “Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi” ise henüz imzalanmadı.”[i]

Soma’dan ağrımışken şimdi de Ermenek dedik sonra acı ve öfkeyle…

Nerelisin? Zafer Köse

“Zafir’in ve Halime’nin yaşadıkları hayat nasıl “döküntü” kelimesinin anlamını değiştirebiliyorsa, bu hikaye de okurun kafasındaki “Nerelisin?” sorusunun anlamını değiştiriyor. Bu sorunun, bu memleketteki anlamını netleştiriyor.”
Zafir, hep örnek aldığı on beş yaşındaki ablasının ardından düşe kalka koşuyor. Ama yetişmekte zorlanıyor. Ablası, elinden tuttuğu en küçük kardeşini peşinden sürüklediği halde, çok hızlı ilerliyor.