Category Archives: Öykü Kitapları

Serkan Türk’ten Yeni Mevsim Öyküler – Ömer Turan

Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim“Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim”, Serkan Türk’ün Dedalus etiketiyle raflarda yerini alan son öykü kitabının adı.

Hız çağının birey üzerindeki etkileri göz önüne alındığında yalnızlaşma olgusunun öncü sarsıntılarıyla yüz yüze gelen insan, kendi içinden başlayarak sosyal yaşamın bütün alanlarına kadar uzanan bir yabancılaşmanın döngüsüne giriyor. Sistemin dayattığı değerler (ki değersizlikler demek daha doğru) ile bireyin öz değerleri çarpışınca, insanı bütünleyen temel yapılar içten içe çürümeye ve dağılmaya başlıyor.

Şapkamızı değil maskemizi çıkarmak

Düşsel Konçertoİnsanlığın yok oluşunun şerefine!
Uygarlığın bir maskeden oluştuğunu anlatmak için sayısız öykü kaleme alan bu yazarı ve eserini övmek için yapabileceğimiz en manidar hareket, şapkamızı değil maskemizi çıkarmak olurdu herhalde.

Yazar ve çizerler “Maden”de buluştu – Adil Okay

maden öyküleri“Ömer Leventoğlu’nun editörlüğünü yaptığı bu kitapta yer alan ‘Maden’ temalı öyküler ve resimler yazarların – çizerlerin karanlık zamanları betimlemesidir…”

Edebiyat her dönem toplumsal altüst oluşlarda tanıklık yaparak, tarihin ve kamunun vicdanı olmuştur. Edebiyatçılar, tabi ruhunu şeytana satmayan edebiyatçılar, resmi tarihin tahrif ettiği ya da yok saydığı hakikatleri kamuya -farklı biçemlerle, akımlarla- kimi zaman açık, kimi zaman da metaforlarla- duyurmuşlardır. Sanat özü gereği muhaliftir. Sanatçıların da duyargaları açıktır. Gerçekleri görüp gözlemleyip harmanlarlar, sonra onları ses, nota, heykel, fotoğraf, şiir, öykü, roman halinde değiştirip, dönüştürüp estetize edip sunarlar.

Öyküler – Yeorgios Viziinos

Yeorgios Viziinos1849’da yazın hayatı boyunca geçmişi, kökeni ve imgelemini besleyen bir hatıra olarak soyadında tarihe mal ettiği Vize’de doğan Yeorgios Viziinos, şiirleri ve özellikle halk diliyle yazdığı öyküleriyle Çağdaş Yunan Edebiyatı’nın kurucu ustalarındandır.

Sağlam kurgularıyla öne çıkan öykülerinde Viziinos, anlatımını polisiyeyi andıran şaşırtmacalar ve okuyucuda merak unsurunu canlı tutan baht dönüşleriyle canlı tutar. Ancak Viziinos’un en büyük özgünlüğü cinsiyet, din ve milliyet gibi hassas konuları ele alışındaki ezber bozucu yaklaşımıdır.

Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu – Haldun Taner

Haldun TanerŞişhane’ye Yağmur Yağıyordu’da, Behçet Necatigil’in deyişiyle, “Olayları rintçe bir bakışla gülünç taraflarından alan, kıvrak, sürprizli, esprili bir üsluba aktaran” Haldun Taner’in unutulmaz öykülerinden dokuzu var: Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu, Kantar Kâtibi Ali Rıza Efendi, Konçinalar, Ablam, Atatürk Galatasaray’da, Fraulein Haubold’un Kedisi, Eczanenin Akşam Müşterileri, Fasarya, Memeli Hayvanlar.

Anlatılan işte onların hikayesidir

‘Toplayıcılar’ günümüzde edebiyattan gittikçe dışlanan yoksulların öykülerine yer veriyor. Mürüvet Yılmaz’ın yazdığı öykülerde çöplerden beslenen insanlardan, tersanelerde ölümle yüz yüze çalışmak zorunda kalan işçilere dek uzanan yoksullar gerçeğine bütün çıplaklığı ile okuruz

Gerçeğin büyülüsü makbuldür

Nikolay Leskov’un “Büyülü Gezgin” başlıklı seçme öyküleri Türkçede. Leskov böylece diğer Rus klasikleriyle kitapçı raflarında buluşmuş oldu. Seçkide, Büyülü Gezgin dışında oldukça kısa dört başka öyküyle birlikte Walter Benjamin’in altı çizilecek cümlelerle dolu bir yazısı da yer alıyor. Yankı Enki’nin değerlendirmesi…

Bozguncu – Maksim Gorki

maksim gorkiİnsan ruhunun en büyük araştırmacılarından biri olan Gorki, genellikle özyaşamöyküsel olan edebiyat eserlerinde insanı, iradesi ve iradesizliğiyle, yeteneği ve yeteneksizliğiyle, en çelişkili yönleriyle anlattı. Yaşamın her katmanından insanları anlatan edebiyatıyla hem çarlık döneminde hem de Sovyetler döneminde dile gelmemiş hayatların gür sesi oldu. Bu derlemede yer alan ve 19. yüzyıl sonunda Rusya’nın engin bozkırlarına, sayısız şehrine dağılmış değişik kesimlerden bireyleri anlatan öykülerde öne çıkan tema, olağan hayat içindeki yakıcı umut öğeleri ve bütün kahramanların ortak yanı olan özgürlük arzusudur.

İmkânsızın Sınırlarında “Adalet” – Murat Özbek

Ryunosuke AkutagavaRyunosuke Aktagava hayatının son onaltı yılında tüm eserlerini, son on yılında ise en önemli eserlerini kaleme almıştır. Eserlerinde ulus bilincinden ziyade sınıf bilincine yönelik temalar işleyen yazarın görüşlerini Şuiçi Kato Japon Edebiyatı Tarihi isimli kitabında şöyle bir alıntıyla örnekler: “İçinde bulunduğumuz çağın ötesine geçemeyiz, içinde bulunduğumuz sınıfında öyle.”

Yaşam İçin ve Yaşama Karşı Kurbanlar – Bulut Yavuz

YAZ ORTASINDA ÖLÜM“Savaş Yolu anlamını ölümle kazanır. Ölüm kalım durumunda, çabucak seçilecek olan ölümdür. Tereddüte yer yoktur. Kararlılıkla ölüme ilerlemek gerekir”; Yamamoto’nun bu sözleri Yukio Mişima’yı anlamak için elzemdir. Mişima bütün yaşamını ve yaşamı boyunca ürettiklerini bu anlamı yakalamaya doğru yazmıştır. Kalbi artık saflaştığında (hiçleştiğinde) seppuku yapması da bunu doğrular niteliktedir. Hagakure Nyūmon adıyla Yamamoto’nun Hagakure’sinin modern versiyonunu yazan birisinin, savaşçının yolunda geçen, düşünce ve eylemi aynı andalığına bağlayabilmesinin tek yolu da bu tarz bir ölümdür. Yamamoto nasıl Edo Dönemi’nin fiziki dağılmasında yazdıysa, Mişima da Meiji ile başlayan ve sonucu İkinci Dünya Savaşı’ndaki yıkım olan kültürel dağılmada yazmıştır.