Asker Kaçağı / Savaşa Karşı Bilimkurgu Öyküleri – Philip K. Dick

Asker KaçağıSavaşa ve militarizme karşı bir öyküler derlemesinin bilimkurgu alanından seçilmesinin anlamı nedir? Edebiyatta bilimkurgu dışında da anti-militarist olunabilir kuşkusuz. Ancak bilimkurgunun büyük bir avantajı var: Gündelik yaşamımıza sorgulanmaz bir biçimde yerleşmiş olan savaşperverliği, militarizmi, üniforma, emirkumanda ve daya biçiminde bir parçamız olan askerliği doğası gereği, çok daha rahat bir biçimde yadırgatabilir bilimkurgu. Bunu bir robotmasalı biçiminde yapabilir, asker kafasıyla açık açık dalga geçebilir, ya da beraberce kendi gezegenlerine ihanet ederek ölümü seçen bir Arzlı’yla tonlarca ağırlıkta bize şekilsiz görünen bir Jüpiterli’nin acıklı öyküsünü anlatabilir. Militarizmin insani değerlere yaptığı tahribatı bütün şairlerin yok olduğu bir dünyadan daha iyi ne anlatabilir? Bugün farkına bile varmadan kabullendiğimiz birçok ufak tefek politik kararın yarın yol açacağı sonuçları, geleceğe gidip “yerinde ve zamanında” görmekten daha iyi ne sokabilir kafamıza?

devamını okumak için tıklayınız

İrademizin bize sunduğu, yasalarınsa herhangi bir şekilde engel koymadığı o ayrıcalıklı durumlarda bile bizi esir alan bir zorba…

Adabımuaşeretin Zararları“Güzel bir ismi kendisine siper edinmiş bir zorba var. İrademizin bize sunduğu, yasalarınsa herhangi bir şekilde engel koymadığı o ayrıcalıklı durumlarda bile bizi esir alan bir zorba… Bu zorba, tabiata da karşı çıkar ve onun insanoğlunu özgürce şekillendirmesine izin vermez. Bu zorba adabımuaşeretten başkası değildir. Bu zorbaya kafa tutanlarsa haksız biçimde terbiyesiz yaftası yerler. Bu adabımuaşeret, özellikle de kendini tabiat yasalarının akışına bırakmayı sevenler ve mutluluğu bu akışta bulmak isteyenler için çekilecek dert değildir… Bu zavallıların ne çileler çekip ne haksızlıklara uğradıklarını anlatabilmek adına birkaç örnek vermek yerinde olacaktır…

devamını okumak için tıklayınız

Küçük Ağaç’ın Eğitimi – Forrest Carter

küçük ağacın eğitimiSevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen muhteşem bir kitap… Egemenlik ve güç tutkusu peşinde koşan Beyaz Adam’ın acımasızca yok ettiği Çeroki’lere ithaf edilen bu kitap, insanı ‘umursayan’, acılarını ‘paylaşan’, yaşamın bütünselliğini ‘savunan’ bir kültürün mesajı… Evrensel dostluk ve barışın hikâyesi… İnsani duyarlılığın görkemli direnişi… Yüzeysel ve mekanik ilişkilerin hakim olduğu günümüzde, yitirilen değerlere saygı duruşunda bulunma denemesi… Heidi, Küçük Prens, Şeker Portakalı ya da Martı’daki samimiyeti, dürüstlüğü özleyenler; coşmak, sevmek, özgür olmak, hüzünlenmek, doya doya ağlamak isteyenler için… En çok da kitle iletişim araçlarının kölesi olanlar, yaratıcılığı körelten eğitimi sorgulamak isteyenler için…

devamını okumak için tıklayınız

Yeni Dünya – Sabahattin Ali

Yeni Dünya1930’lu yıllarda öyküye taze bir soluk getiren Sabahattin Ali, hikâyelerinde insanın zavallılığını ve gücünü sarsılmaz bir üslupla, masalsı ve destansı biçimde yansıtmayı başardı. Şiir, hikâye ve roman yazan, çeviriler yapan Ali, tüm eserlerinde insan ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Türk edebiyatının büyük yazarından, içinde sinemaya da aktarılan Hasanboğuldu’nun olduğu 13 düşünen öykü…

devamını okumak için tıklayınız

Tutunmak – Gönül Çatalcalı

TutunmakİsimsiZ adlı romanı yayınevimizden çıkan Gönül Çatalcalı, bu kez dördüncü öykü kitabı TUTUNMAK ile okurla buluşuyor.

“Vaktin en suskun saatlerinde çiçeklenir ruhlar. Goncayı gül eyleyen sabır usulca bekler… Su uyur, akarken mavi dalgın bir rüyada. Ateşi harlandırmak için pusar kuytuda rüzgâr. Ruh diner, yalnız göz kalır beden.
Hikâyeler hayat gibi akmaya devam eder; yazı, sonsuz döngünün kıyısında olmaktır, ona b/akmak, uzanmak, biraz dokunmak… Denizine ulaşamayacağını bile bile akan suları izlemek hüzünle… Köze değmek, yakın ve uzak iklimlerden gelen rüzgârların harladığı ateşin sesini dinlemek, uğultuyu sözcüklere işlemek…”  diyor Gönül Çatalcalı, TUTUNMAK’a başlarken.

devamını okumak için tıklayınız

Gönül Çatalcalı’nın Tutunmak’ı – Düriye Ayyıldız

Tutunmak“Ya düşündüğün gibi yaz, ya da yazdığın gibi düşün.” G.Ç.

Gönül Çatalcalı’nın daha önce üç öykü kitabı yayımlanmıştı: Hiçbir Şeyin Beklentisi (2006), Yedi Yeşil Fil (2009) ve Güvercin Beyazı (2011). İsimsiZ adlı ilk romanından sonra yeni öykü kitabı “Tutunmak”, Nisan 2016’da Tekin Yayınevi’nden çıktı, TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nda dumanı üstündeydi.

devamını okumak için tıklayınız

Vur Ulan Vur : Linç Öyküleri – Derleyen: Levent Cantek , Tanıl Bora “Hikâyeler feci namussuz bir şeyi anlatıyor.”

Vur Ulan Vur - Linç Öyküleri

Kitap için ilk çıkış noktamız, edebiyatçıların, tarihin tam da bu anında, söyleyecek sözü olduğuna inanmamızdı, belki kayıt düşmek, belki vicdani bir çığlık atmak, belki edebi bir öfke göstermek… Kahırlandığımızı anlatmak, irkilmemiz gerektiğini hatırlatmak, empati kurmak, muktedirlerin körlüğüne, kalabalıkların kalpsizliğine söz söylemek istedik.
Toplumlar, habisleştiklerini, haksız yere cana kıydıklarını kolay unuturlar. Kayıt düşmekten kastımız buydu, utanmak ekseriyetle iyileştiricidir çünkü…
Hikâyeleri toparlarken, şunu fark ettik. Kimse uzun uzadıya anlatmıyor, kısa yazmak istiyor ve çoğu yazar, doğrudan doğruya linçi resmetmiyor, dolaylı olarak “konuşuyordu”.

devamını okumak için tıklayınız

Julio Cortazar’dan Küba destanı: Buluşma

julio cortazar buluşma_Julio Cortázar Reunion’da Küba Devrimi’ni kurgusal bir şekilde ele alıyor. İdealist bir adamın duruşunu ve dostluğu konu alan kitapta Che Guevara’dan Fidel Castro’ya Küba devrimine dair pek çok şey bulacaksınız.

Çocuğumu düşünüyorum ama o uzaklarda, kilometrelerce uzakta, hâlâ güne yataklarda uyanılan bir ülkede; imgesi bana gerçek değilmiş gibi geliyor, gittikçe silikleşiyor ve ağacın yaprakları arasında kayboluyor ve bana her zaman eşlik eden bir Mozart ezgisini anımsatıyor, Av kuartetinin ilk bölümü, kemanların huzurlu sesinin çağrıştırdığı av borusu; vahşi bir merasimin, berrak ve dalgın bir hazza dönüşümü.

devamını okumak için tıklayınız