Category Archives: Romanlar

Edebiyat tarihimizdeki ilk ciddi savaş romanı – A. Ömer Türkeş

Mehmet Eroğlu, ?Fay Kırığı? üçlemesini Rojin?le tamamlandı. Savaşa karşı duruyor Eroğlu; vicdansızlığa, adaletsizliğe, akıldışılığa, kahramanlık safsatasına, insanların birbirini öldürmesine karşı çıkıyor.
Mehmet Eroğlu, ?Fay Kırığı? üçlemesine 2009 yılında Mehmet romanıyla başlamış, 2011?de Emine ile sürdürmüştü. Üçleme geçtiğimiz günlerde yayımlanan Rojin ile tamamlandı. Yaklaşık bin 500 sayfalık bu dev üçleme Türkiye Cumhuriyeti?nin 1990-2010 arasındaki uzlaşmaz gerilimlerini sergiliyor…

Edebiyatta lüzumsuzluk – Banu Yıldıran Genç

?Klasikleri okudun mu?? sorusu bu ülkede kitapla ilgili muhabbetlerdeki önemli sorulardan biridir. Okulda öğretmenler, evde anne babalar tarafından klasiklerin okunması salık verilir, taksitle, kapıdan kapıya klasik kitap setleri satılır, hatta Milli Eğitim Bakanlığı çok iyi bir iş yapar gibi 100 Temel Eser listesi hazırlayıp, sadece kendi belirlediği klasiklerin okutulmasına çalışır, okullara bu liste dışında kitap önerilmemesini önemle anımsatır.

Bu önemli kitapların çeviri niteliğinin ne kadar önemli olduğu ise hep gözardı edildi. Yazıldıkları dönem itibariyle

?İnsan, unutmada birinci? – Ömer Erdem

Yazarlığını geriye çeken karakteriyle, artist yazarlar neslinden ayrılır Büke.
Eğer hayata dair bir öykü anlatıyorsa ilkin yalın bir gerçeklikle gelmeli önümüze yazar. Yöntemi ne olursa olsun, daha ilk cümlelerinden itibaren yazdıkları sanki gerçekmiş ve içimizde, yanı başımızda olup bitenlermiş duygusunu vermeli. Birdenbire bir kalabalığın içine giriverdiğimizde ya da sebepsiz bir köşeden dönüverdiğimizde de hissetmeliyiz o satırların ruhunu.

Saramago?nun kilit taşı – Mert Tanaydın

Belki de Nobel?li yazarlar arasında ülkemizde son yılların en çok sevilenlerinden biri José Saramago. Márquez bir adım öndedir belki, Orhan Pamuk?u saymıyorum; okur onun üslubuna, mantığına ve temalarına olabildiğince alışmış durumda. Bugün bakınca, Türkiye?deki kitabevi raflarında üçüncü kez arzı endamına şahit oluyoruz, José Saramago?nun ilk başyapıtı Baltasar ile Blimunda?nın çevirisinin. İsmi, arada Manastır Güncesi de olmuştu

Ormanda Ölüm Yokmuş – Latife Tekin

“Yataktan zihin ve yürek yorgunluğuyla kalkmak yaşama katılma isteğini köreltiyordu. Kaçınılmaz bir biçimde yalnızlaşmıştı, ama buna karşılık, gündelik karmaşanın uğultusundan sıyrılıp öyle bir sessizliğe kavuşmuştu ki, sonunda içine yeniden, sessiz dünyanın bir parçası olduğu eski zamanların ruhu dolmuştu. Tümüyle ümidini yitirerek her şeyin, herkesin uzağına çekildiğinde taze bir hava sarıp sarmalamıştı onu.”

Ormanda Ölüm Yokmuş, doğanın kucağında, zamandan azade bir hikâye anlatıyor. Resim yapmayı bırakmış ressam Emin ile öyküler

“Gençlerin Hayatlarını Kararttılar” Cemil Kavukçu ile Söyleşi – Gülşah Elikbank

Cemil Kavukçu özellikle eşsiz öyküleriyle, son dönemde bir de çocuk kitaplarıyla ilgiyle takip ettiğim, örnek aldığım yazarlardan biri. Kendisiyle ilk olarak İzmir?de bir edebiyat etkinliğinde aynı oturumun konuğu olarak tanıştım, fakat öyküleriyle tanışmam bunun çok öncesine dayanıyordu. En iyi yazar, tanışılmamış olandır, sözünü tersine çeviren yazarlardan biri Kavukçu. Bu nedenle Kavukçu?nun ilk gençlik romanı Yolun Başındakiler?i duyar duymaz, hemen alıp okudum ve oldukça keyifli olduğuna inandığım bu röportajı gerçekleştirdim.

Bedo’nun Mevzusu Derin – Ayşegül Tözeren

Ahmet Büke, açlık grevlerini, Kürt coğrafyasında toprağa gömülmüş kemiklerin ninesine seslenişini, ring aracında yanan mahkûmların hikâyelerini güçlü anlatımıyla öyküleştirebilmiş ve bu cesaretiyle Türkiye öyküsünde yeni bir sayfa açabilmiş bir yazar.

Büke, ilk romanında yine zor olanı deniyor. Gençlik edebiyatı alanında değerlendirilebilecek olan ‘Mevzumuz Derin’le uzun anlatıya yöneliyor. ‘Mevzumuz Derin’in ana karakteri

Ursula’dan Novesma Verba* – Başak Baysallı

Ursula K. Le Guin?in 1979?da kaleme aldığı Malafrena, Cemal Yardımcı tarafından Türkçeye ilk kez çevrilerek temmuz ayında Metis Yayınları tarafından yayımlandı.

1929?da Kaliforniya?da doğan Ursula K. Le Guin; Mülksüzler, Yerdeniz Büyücüsü, Antuan Mezarları, Tehanu ve Yerdeniz Öyküleri gibi eserlerinde yarı gerçekçi / yarı fantastik temaları işledi. Gerçeğin katılığını hayali dünyanın saydamlığında eriten yazar, toplumsal sorunları fantastik dünyanın gerçekliğinde okura sundu.

Minör Bir Direniş Destanı: Kızıl Darı Tarlaları – Görkem Dağdelen

Nobel ödülleri her yıl açıklandığında, edebiyatçılar ve edebiyat eleştirmenlerine ödülü alan yazar hakkında sorular yöneltilir. Yaptığım internet taramasında, 2012?deki ödül sonrası Türkiyeli edebiyatçıların yorumlarına fazla rastlayamadım. Bunun muhtemelen en önemli nedeni, 2012 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Mo Yan`ın hiçbir kitabının (o an itibariyle) Türkçe`ye çevrilmemiş olmasıydı. Türkiye`de Uzak Doğu Asya edebiyatına ilginin (Afrika edebiyatı gibi) az olmasının Mo Yan hakkındaki bilgi eksikliğinin diğer bir nedeni olduğu söylenebilir.

Hartal ( * ) / Top-yekün sessizlik! – Nejdet Evren

( * ) Mahatma Gandhi?nin ?hartal?, top-yekün sessizlik olarak pratikleştirdiği olgu ile ?sakın konuşma? (1) yüklenimi de benzer bir olgu olsa gerek. Bu ortak payda, her ikisinin de, şiddetin belki de hiç tanımlanmayan ve hep gözlerden uzak tutulan ?yoğunlaşmasına- gösterilen bir tepkinin sonucunda ortaya çıkmış olmalarıdır. İnsanların ?çoluk,çocuk,yaşlı,kadın,hasta demeden- ve yine insan görünümlü tanımlanamayanlarca kimyasal silahlarla toplu şekillerde gark edildikleri ve katliam adı verilen bu vahşetin insana ait olduğunu görmenin yoğunluğu