Bir Genç Kızın Öyküsü – Nikolay Gavriloviç Çernişevskiy

Bir Genç Kızın Öyküsü, adının da ima ettiği üzere, kadının kurtuluşunu odak noktasına alıyordu. Çernişevskiy’de bu kurtuluş, ‘yeni insan’ mefhumunun merkezinde bulunuyordu ve Ne Yapmalı’da bütün o kahraman çeşitliliği içinde olay örgüsünün Vera Pavlovna etrafında kurulmuş olması bunun kanıtıydı. Yalnız bu kez yazar, kahraman Lizaveta Arsenyevna, kısaca Liza aracılığıyla, yeni insanının doğuşunu, Vera Pavlovna’dan bütünüyle zıt koşullar içinde ele almıştı.

Çernişevskiy’in yeni insanı oluşturacak ilkeler ya da

devamını okumak için tıklayınız

Gölgesi Çalınan Çocuklar – Dağhan Dönmez

Pi?nin Yaşamı filmini bilenler bilir. Roman uyarlaması filmde, bir çocuğun sirk hayvanlarıyla dolu kayıkta, hayatta kalma çabası konu alınır. Kaplanın ortaya çıktığı ana kadar çakal, maymun ve zebra eşlik eder yolculuğa. İzleyenler katılır mı bilmem ama bence filmin en üzerinde durulması gereken sahneleridir bu bölümdekiler. Zira çakal, değişen şartlardan, okyanusun ortasında birlikte verilen yaşam mücadelesinden, rüzgarın hiddetinden, dalgaların azametinden vb. koşullardan hiç etkilenmez. Yaratılışında ki saldırma güdüsüyle hareket eder yalnızca; fırsatını bulduğu her sinsi anda, vahşice atılır. Önce zebrayı, sonra maymunu öldürecektir.

devamını okumak için tıklayınız

Gece Güneşi – Karin Karakaşlı

İki kardeşin sevgi dolu, baharat kokulu öyküsü!

Çağdaş edebiyatımızın genç kalemlerinden Karin Karakaşlı, sevilen gençlik romanı Ay Denizle Buluşunca’nın ardından ilk kez küçükler için yazdı. İki kardeşin sıcacık sohbetlerine tanıklık eden öykü, anasınıfına giden ve sınırsız bir hayal gücüne sahip küçük Arda’nın, ablası Arya’nın sabrını sınarcasına sıraladığı bitmez sorularıyla renkleniyor. Okur, hem Arda’nın sorularına yetişmeye hem de oyunlarına zaman ayırmaya çalışan Arya’nın haline, aklından geçenlere ve

devamını okumak için tıklayınız

Zulüm, B. Malamud ve Ali İsmail Korkmaz – Selma Sayar

Zulüm: Güçlü bir kimsenin veya kurumun yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıyım, acımasızlık, haksızlık, eziyet, cefa olarak tanımlanıyor.

Öyle bir kıyım ki bu; yüreği bedenden ayırır, ciğeri sökün eder. Duyguları kurutur. Diline, milliyetine, cinsiyetine bakmaksızın bütün insansal dürtülerinden koparmaya çalışır insanı; en kötüsü de inançlarından?

devamını okumak için tıklayınız

Hırsız ve Burjuva – Hüsnü Arkan

“Büyük hırsızlar karanlıkların çocuklarıdır; aydınlıkta önlerini göremezler, gün ışığı gözlerini kamaştırır, tökezlerler ve yerlerde sürünürler. Bu yüzden kısa süren aydınlık çağları, bir vampir gibi tabutlarının içinde geçirirler. Sonra kapak açılır. Kapağı genellikle salağın biri açar. Artık Karanlıkana hırsızı korumaya hazırdır? İyi ruhlar mekânı çoktan terk etmişler, otoriteyi karanlığa bırakmışlardır.”

Hırsız ve Burjuva, neo-liberal dogmaların beslediği

devamını okumak için tıklayınız

La Tierra Esta La Notre* – Başak Baysal

İkinci Dünya Savaşı?nın ardından 1950?lerde Amerika?da tüketimin yüceltilmeye başlandığı bir dönemde yaratılan değerlere karşı çıkan Jack Kerouac, Allen Ginsberg, William S. Burroughs ve Neal Cassady başta olmak üzere bir grup insan bu değerleri hiçe sayıp sürüden ayrılarak engel olunamayacak bir karşı kültür hareketinin, bir gençlik isyanının öncülüğünü üstlenirler. Beat Kuşağı olarak adlandırılan bir kuşağın oluşumunda önemli bir rol oynarlar.

devamını okumak için tıklayınız

Platanov’un Mutlu Moskovası – Esra Ertan

Kelimeleri bizim yerimize düşleyenlerin aldırmazlığa terk edilmesi ne büyük talihsizlik. Tarihinin susturulup sürgün edilmesi?

Andrey Platonov, metinlerinin değerliliği hak ettiği ilgiyi sonradan kazanan, Rus edebiyatının önemli kalemlerinden biri. Eski rejimin yıkılmasıyla dolaşımı hız kazanan metinleri, artık pek çok dile çevriliyor, kendisine tecrübe etmek nasip olmayan kıymetli bir ilgiyi görmeye devam ediyor?

devamını okumak için tıklayınız

Dalga – Todd Strasser

Einstein’a mı daha çok benziyorsunuz, yoksa Hitler’e mi?
Morton Rhue’nun şoke edici klasik romanı: Dalga.
California’da bir lisede yapılan gerçek bir deney…
20. yüzyılın en çok ses getiren, filmlere konu olmuş romanlarından biri.
Ben Ross ve öğrencileri, sizi de ilgilendiren bir ders işlemek üzereler.
Ross, II. Dünya Savaşı’nın vahşetini anlatmak için yeni bir eğitim tekniği uygulayacak.

devamını okumak için tıklayınız

Mujik – Maksim Gorki

“Yakında büyük bir ucube yazmaya başlayacağım. Bir mujik tasviri yapacağım; eğitimli, mimar, düzenbaz, zeki, elbette yaşama tutkuyla bağlı olacak.”

Maksim Gorki, 1899 yılında Anton Çehov’a yazdığı bir mektupta Mujik’in ortaya çıkışını böyle anlatıyordu. Gorki’nin bir taşra kentinde aydın olmanın nasıl bir şey olduğunu hassas bir gözle ve sert eleştiri gücüyle ele aldığı bu kısa roman tamamlanmadan kaldı fakat sürekli yeni projelerle halk yararına işler yapmaya çalışan

devamını okumak için tıklayınız

Ella’nın Bebeği – Zafer Köse

Bir çocuğun olursa sürdürür, hiç olmazsa,
O tatlı varlığıyla senin güzelliğini.

Shakespeare

Ella May ile Tike, genç bir çift. Tanıdık. Hemen şurada, Amerika?da, Texas taraflarında yaşıyorlar. 1930?larda, kiralık bir arazide çiftçilik yapıyorlar. Aslında bütün zamanlarda ve her yerdeler. Etrafımızda, gözümüzün önünde, aramızda dolaşıyorlar.

devamını okumak için tıklayınız

Alıklar Birliği – John Kennedy Toole

Alıklar Birliği’nin kahramanı obur, aksi, tembel, bencil, her şeye karşı, her şeyden hoşnutsuz, toplum düşmanı İgnatius. Annesi mutlaka bir iş bulup çalışması gerektiğini söylüyor, kız arkadaşı cinsel güdülerini serbest bırakırsa bütün sorunlarının çözüleceğini düşünüyor. Ama tamamen eşcinsellerden kurulan ordularla dünyanın barış dolu bir yer olacağını iddia edip bunu gerçekleştirmek üzere eşcinselleri örgütlemeye kalkışmak gibi tuhaf girişimlerin adamı olan İgnatius, onlara ve modern zamanlara inat, geğirerek, yellenerek ve

devamını okumak için tıklayınız

Hipnozcunun Yeğeni – Yevgeniy Panteleyeviç Dubrovin

Oto tamir fabrikasında mühendislik ardından Genç Komüncü gazetesi genel yayın yönetmenliği, son olarak 5-6 milyon tirajlı dünyaca ünlü merkezi bir mizah dergisi olan Krokodil’in genel yayın yönetmenliğini yapan; Dubrovin’in ürünleri de yaşamı gibi çok yönlüdür. Aile-çocuk, gençlerin eğitimi gibi konuların yanında ikiyüzlülük, asalaklık, çok para kazanma hırsı, vurdumduymazlık gibi konuları toplumsal bir yergi tarzında ele almış ve bu özellikleri insanlara iyi yüreklilikle yaklaşmayı da göz ardı etmeksizin işlemiştir. Yazar, kendini

devamını okumak için tıklayınız

Woody Guthrie’den “Toprak Ev” – Celâl Üster

Efsanevi folk müzikçi Woody Guthrie?nin tek romanı “Toprak Ev”, ABD?den sonra Türkiye?de.

“Bu toprak senin toprağın?”
Geçen ay, 27 Ocak?ta, Pete Seeger?ın ölüm haberi geldiğinde, derin bir sızı duymuştum yüreğimde. Haberi gazete için toparlamaya çalışırken, Amerikan folk müziğine yepyeni bir yön vermekle kalmayan, insan hakları savaşımını müziğinin ayrılmaz bir parçası kılan Seeger?ın bir zamanlar

devamını okumak için tıklayınız

Bir Gölge Gibi – Michel Schneider

Hayali Ölümler ve Marilyn’i Kurtarmak gibi kurgu-ötesi yapıtlarıyla tanınan müzikolog ve psikinalist Michel Schneider, son romanı Bir Gölge Gibi’de, Cezayir savaşına katılmış abisi Bernard hakkında bir roman yazmak isteyen Michel Forger’in, abisinin savaşta yaşadıklarını, savaş sonrası kayıtsızlığını ve ölümünü araştırırken ona karşı beslediği kıskançlık ile acıma arasında gidip gelen duygularıyla da yüzleşmek zorunda kalmasını sıradışı bir kurguyla anlatıyor… Bir Gölge Gibi savaş, vahşet, kadınlar ve ölüm üzerine karanlık

devamını okumak için tıklayınız

Parçalanmış Ermenistan – Arşaluys Mardiganyan

1915?in karanlık günlerinde yaşananları dünyaya haykıran Arşaluys Mardiganyan?ın ibret verici hikâyesi neredeyse bir asır sonra Türkçede.
Yazar Ayşe Kulin?in televizyon ekranından, ?Biz Ermenileri, Almanların Yahudilere yaptığı gibi durup dururken kesmedik? deyip daha sonra da ?yanlış? anlaşılmasını, ?Maksadım bana atfedilen, ?Ermeniler hak ettikleri için kesildiler? demek asla değildi. Bunu söylemeyeceğimi, böyle düşünmeyeceğimi beni tanıyan veya kitaplarımı okuyanlar bilir. Benim ifade etmek istediğim; ?Bu ülkede Ermenilere yapılanlar,

devamını okumak için tıklayınız

Korkağın Türküsü – Necati Tosuner

Korkağın Türküsü, Necati Tosuner’in 2008’de Attilâ İlhan Roman Ödülü’nü kazanan Kasırganın Gözü ve 2012’de yayımlanan Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı! adlı romanlarıyla birlikte bir üçleme oluşturuyor. Olayların zihindeki izdüşümlerinin insan ruhundaki yansımalarına ayna tutan bu yoğun üçlemede yazarın yöneldiği yeni üslup ve ifade özellikle öne çıkıyor. Korkağın Türküsü bir kaçıştan daha çok, kişinin özlediği kendisine kavuşmasının romanı. Daha yeni buharlaşmış gözyaşı kokusu, havada. Yaşamak zerdali çekirdeğine benzemez mi?..

devamını okumak için tıklayınız