Category Archives: Romanlar

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok – Erich Maria Remarque

Remarque’ın, I. Dünya Savaşı’ndaki bir grup askerin hikâyesini on dokuz yaşındaki bir çocuğun gözlerinden anlattığı Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, yayımlandığı günden bu yana, devamı niteliğinde olan Dönüş Yolu’yla birlikte tüm dünyada büyük ilgi görmeye devam etmekte. Canlı çarpışma sahnelerinin yanısıra savaşın abesliğinin ve askerlerin ıssızlığının vurgulandığı cephe arkası bölümleriyle de okuru içine hapseden roman, Yaşar Kemal’in sözleriyle

Bir Çocuk, Bir Kadın, Bir Anne – Elif Kutlu

Bu bir kadının ve onu çok seven çocuğunun öyküsü gibi görünse de ?yaşanan her şeyi Kenan aktarsa da- aslında bütün hikâye Dilber Hanım?ın imgesiyle ifade edilen Anadolu kadınının hazin öyküsüdür. Bir kadının yaptıkları, yapamadıkları, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda oldukları ile oğlu Kenan?ı ?okutmak? uğruna verdiği mücadele ile örülmüş bir ?ölüm-kalım? meselesi. Dilber Hanım?ın imgesinde kadın emeğinin görünmezliği, ataerkil zihniyetin kadına dayattıkları ve kadının bu ataerkillikten sıyrılarak çocuğunu büyütme çabaları açığa çıkar.

Aslen Şiir Ülkesinin Yerlisi Nihat Ziyalan?ın Son Romanı: ?Attım Kapağı Yurtdışına?* – Duran Aydın

?Dıbbooa?dıbbooa?dıbbooa!?
Yoğun yıldız yağmurları altında hem üşüyerek, hem uyuklayarak filmler izlediğimiz sinemalarda, birbiri ardı sıra ve böylesi abartılı bir tonlamayla gelirdi o yumruk sesleri?
Çoğunlukla o ?anadan doğma kötü adamlar? daha filmin jönü yumruğunu savurmadan, bir metre öteden yüzlerini sağa-sola çevirir; yana döner, saman yığınının ya da istiflenmiş kaçak sigara kutularının üzerine atlayarak en fazla üçüncü yumrukta ?bayılır? ve ?ölür?lerdi!

Uygarlık Yolunda Özgürler: ?Konstantinopolis Kapılarında? – Yavuz Angınbaş

Daha çok ?İstanbul Dörtlüsü? ve ?Dekadans Geceleri? gibi eserlerinde modern insanın varoluşsal bunalımlarını ve topluma ayak uyduramayan kaybedenlerin öykülerini ele alması ile tanıdığımız Hikmet Temel Akarsu bu defa tarihi bir roman ile karşımızda. ?Kontantinopolis Kapılarında?, yazarın 2008 yılında yayımlanan ?Özgürlerin Kaderi? ile başlattığı ve Türklerin Anadolu?yu yurt edinmelerini anlatan seriyi devam ettiriyor. Eserin konusu, kitabın arka kapağında da belirtildiği gibi tarihimizin Küçük Asya?daki serüveninin başlangıcına dayanıyor:

Hayrig Hayrig – Ara Aginyan

Hayrig Hayrig romanı, Van doğumlu Mıgırdiç Khrimyan’ın (Khrimyan Hayrig- 1820-1907) hayatını anlatmaktadır. O ilk defa Van’da matbaa kurmuş ve Ermenice gazete yayımlamıştır. O Van’da dini lider (1856), Muş’ta dini lider (1862), İstanbul’da Patrik (1869-73) seçilmiştir. Khrimyan Hayrig birçok gazete yayımlamış ve birçok eserler vermiştir.

Hotel Europe – Ferhad Pirbal

Hôtel Europe bi kurmancî derket

Romana Ferhad Pîrbal Hôtel Europe bi kurmanciya Besam Mistefa di nav weşanên Avesta de derket. Çîrokên Pîrbal jî berê bi navê Çolistan bi kurmancî derketibûn. Avesta hemû roman û çirokên Ferhad Pîrbal werdigerîne kurmancî.

Konstantinopolis Kapılarında (Bir Bahadırlık Romanı) – Hikmet Temel Akarsu

Bizans’ın önlerinde bir ordu… Esir düşmüş bir bahadır… Bizans’ın içinde Türk casuslar… Anadolu’da ilk Türk devletinin kuruluş hikâyesi.

Konstantinopolis Kapılarında, Malazgirt Meydan Muharebesi’nin ardından beş yıl gibi kısa bir sürede tüm Küçük Asya’yı boydan boya fethederek dönemin dünya imparatorluğu Bizans’ın başkenti Konstantinopolis’in kapılarına dayanmış özgür Türkmen boylarının hikâyesine odaklanmış tarihi bir roman.

Kader Kuyusu (Bütün Yapıtları – Roman) – Mehmed Uzun

Kader Kuyusu (Bîra Qederê), Mehmed Uzun’un 1995 yılında Kürtçe olarak yayına hazırladığı Celadet Ali Bedirhan’ın romanıdır. Romanda Uzun, Kürt aydınlarından Celadet Bedirhan’ın doğumundan ölümüne kadar geçen yaşamını anlatmaktadır. Bedirxan ailesinden ünlü Kürt aydını ve dil bilimcisi Celadet Bedirxan?ın hayatının dönem dönem anlatılduğı kitapta dönemler fotoğraf kareleri şeklinde belirtilmiştir.

Harput’taki Hayalet – Metin Aktaş

Harput’taki Hayalet, Osmanlı’nın askeri olmamak için Harput’ta medreseye giden, burada gayrimüslimlerin, Ermenilerin katline tanık olan Roc adlı bir gencin hayat hikâyesi. Ermeni bir kıza âşık olan Roc, bu aşk için kendini tehlikeye atıp Hamidiye milislerinin komutanını öldürünce, Dersim’e kaçarak hayatını başka bir isimle ve bambaşka bir biçimde sürdürmek zorunda kalır. Hayatının geri kalanında onu çetin bir kaçış serüveni ve zorlu savaş yılları beklemektedir.

Geride Kalanlar – Binnaz Öner

Doğu illerinde başlayan zorunlu Ermeni göçü, kulaktan kulağa yayılmaktaydı. Kayalık köylüleri haberi Kulağı Delik Musa’dan duyar. Osmanlı’nın savaşı bırakıp, Ermenilerle uğraşması onlara delilik gibi gelir. Hem bu topraklar onların vatanıdır.

Bu arada göç yollarında yaşanan olaylar, Muhtar Kör Yusuf’u çok korkutur. Ergen kızların başlarına gelecek tehlikeleri düşünmek bile istemez.