Beyaz Dünya – Andrew Mcgahan

1992 yılının sonbaharında, sekiz buçuk yaşındaki William arka verandadan baktı ve gökyüzünde ancak nükleer bir patlamanın neden olabileceği mantar şeklindeki o devasa bulutu gördü. Şaşkınlık içinde bakakaldı. Bulutun rengi yer yer griye kaçan kirli bir siyahtı. Masmavi gökyüzüne yükselirken kabarıp katlanıyor, ardındaki tepelerin üzerine devasa bir gölge düşürüyordu(…) Gitgide genişleyen bulut rüzgara kapılarak kaymaya başladı. Evin üzerine ulaştığında yayılan gövdesinden gökte yavaş yavaş düşen meteorları andıran izler çıktı.

devamını okumak için tıklayınız

Bu topraklar hem senin hem benim için?

Bob Dylan?dan Pete Seeger?a pek çok sanatçıyı etkileyen efsanevi ozan şarkıcı Woody Guthrie?nin Toprak Ev?i, kaleme alındığı 1940?lar için hayli cesur sahnelerle örülü. Roman, dönemin Amerika kırsalını derinden hissettiriyor.

Woody Guthrie, hem yaşamı hem yapıtları mükemmel bir bütünlük oluşturan sanatçılardan. Gerek romanını gerek şarkılarını yaşadığı gibi yazmış ve yazdığı gibi yaşamış? Yaşamının, tanıklık ettiği olayların hemen her sahnesi, Pete Seeger?dan Bob Dylan?a pek çok sanatçıyı etkileyen

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyatta zoru sevenlere ziyafet

Thomas Mann’ın son büyük eseri Doktor Faustus’u İngilizceye çeviren Lowe-Porter, bu romanı, ?Katedral gibi bir kitap,? olarak tanımlamış. Gerçekten de 20. yüzyıl edebiyatının en yoğun metinlerinden biri. Tarih, felsefe, teoloji, sembolizm ve müziğin iç içe bir nakış gibi işlendiği; kinayeler, alegoriler, metaforlar içeren bir roman. Bizim için en büyük handikap, romanın çevrilmesi ile sorunun bitmemesi; zira Almanca baskısının yorumlar ve notlar içeren

devamını okumak için tıklayınız

Müziği toprak, sözleri kerpiç tuğlalar

“Bu makine faşistleri öldürür,” yazıyordu Woody Guthrie’nin gitarının üzerinde. Büyük Buhran’ın kendini gösterdiği, Teksas topraklarını kasıp kavuran “Toz Fırtınası”nın çiftçilerin yaşamını cehenneme çevirdiği 1930’lardan itibaren endüstriyel tarıma, daha büyük bir başlık altında kapitalizme savaş açan Guthrie’nin gitarı bu savaşın simgesi haline gelmişti.

Bir yandan “God Bless America (Tanrı Amerika’yı Korusun)” adında vatansever bir şarkı yazılırken,

devamını okumak için tıklayınız

Yürek Sürgünü – Mehmet Eroğlu

Dünyanın değişmeyen yanında olmaktan, geleceği güzelleştiren rüyalar görmekten ve vazgeçmemekten mutlu, dakikalardır hasır bir sandalyenin üstünde, sanki kımıldarsa her şeyi yitirecekmiş gibi soluk almadan oturuyordu. Sürgündeydi, buraya yüreğinin peşinden gelmişti.Hiçbir şey değişmemişti. Çok şey değişmişti. Bir yanında 1969, diğer yanında 1991. Eski fotoğraflar, silinmeyen hatıralar, alışkanlıklarının kozasında yaşayan yorgun erkekler ve fedakâr kadınlar, yarım kadehler…

devamını okumak için tıklayınız

Medarı Maişet Motoru – Sait Faik Abasıyanık

Medarı Maişet Motoru Sait Faik’in kaleminden bir ilk romandır. Henüz Yeni Mecmua’da tefrika edildiği sırada (1940-41) dönemin baskıcı siyasi ortamında sakıncalı bulunup roman olarak yayımcı bulmakta zorlanacak ve Sait Faik’in annesinin maddi desteğiyle Ahmet İhsan Basımevi’nden 1944’te yayımlanacaktır. Ancak dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkarılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur.

devamını okumak için tıklayınız

Tılsım – Roberto Bolano

Tılsım bir güç gösterisi. Bu yarı sanrı yarı gerçek anlatıda, melankoli ile Latin Amerika’nın kanlı yakın tarihi, bir kadının, Meksika şiirinin anasının sesinde hayat buluyor. On iki gün boyunca üniversitenin dördüncü katındaki kadınlar tuvaletinde kapalı kalan bir kadının aklından neler geçer? Doğrusal zamandan kurtulur ve geçmiş, gelecek ve şimdinin birbirine girdiği kâbusta hayatını, kayıp dişini, genç şairleri, yitik ressamları, “Meksiko’nun ruhunun karanlık gecesini”, olmuş olanları ve bin yıl sonra olacakları hatırlar.

devamını okumak için tıklayınız

Yakın tarihin romanı ya da Doktor Faustus – Sennur Sezer

Dr. Faust adını duymayan azdır. Ancak şeytanın bu ?muteber? adının kaynağı pek bilinmez. 1540?1585 arasında Dr. Faustus adında bir adamın ?gizli bilimler?e merak salıp şeytanlar tarafından öldürüldüğüyle ilgili yazılar yayımlanmış. (Bu arada Nâzım Hikmet bir şiirinde onun Prag?daki evinden söz eder.) 1587?de de Dr. Fausten?in öyküsü yayımlanmış: Historia von D. Johann Fausten. Bu öykü/efsane kısa süre sonra Almancadan İngilizceye çevrilmiş (Doktor Fausten?in adı Faustus olmuş).
İnsanlarla ruhları karşılığında olanaksız işler için

devamını okumak için tıklayınız