Yılmaz Güney’in Sürü filmi nedir ? Neyi anlatır ? – Zahit Atam (1.Bölüm)

yılmaz güney

Kore Savaşı’na Zazaca ağıt – Özkan Öztaş

Kore savaşına dair pek çok şey söylendi aslında. Akla gelenleri sıralayacak olursak dönemin ilericilerinin, aydınlarının savaşa karşı yaptıkları kampanyalar, Barışseverler Cemiyeti’nin Kore savaşına karşı örgütlenmesi, Behice Boran’lar”

Buna ilave olarak da yakılan türküler ve yazılan şiirleri de sıralayabiliriz. “Ankara’ynan şu Kore’nin arası/ Arasına boz dumanlar durası/ Öldürür bu yara yoktur çaresi/ Anama söyleyin anam ağlasın /

Yapmamayı tercih etmek: Bütün mesele bu! – Elif Şahin Hamidi

katip-bartleby

Amerikalı yazar Herman Melville’i o meşhur eseri Moby Dick’le hatırlar, anarız daha çok. İlk yayımlandığında hiçbir ilgi görmeyen, eleştirmenlerce çokça eleştirilen, ama ne ki sonradan edebiyat tarihinin en mükemmel romanı payesini elde eden, Moby Dick… Oysa Moby Dick kadar nam salmasa da en az onun kadar kıymetli bir eseri daha var Melville’in: Katip Bartleby.

Varoluşun Yaşlılık Evresi – Elif Şahin Hamidi

gunes-saygilinin-gercek-yasamiTam otuz yıldır yazıyor Erendiz Atasü. Tam tamına otuz yıl boyunca yazmakla, okumakla iç içe geçmiş, edebiyatla bütünleşmiş, varolmuş bir yaşam… Dile kolay; evet sadece dile kolay olsa gerek… . Eserleri üstüne çokça akademik çalışma yapılan çağdaş yazarımız Erendiz Atasü’nün ustalığının sırrı, edebiyatı fazlasıyla önemsemiş bir yazar olmasında yatıyor bana kalırsa…

Bilinçaltı Kişiliğinin Ödünsüz Savaşçısı: Sigmund Freud – Bedriye Korkankorkmaz

Sigmund Freud19 Haziran benim doğum günüm. Doğum günümde evimde kendime randevum vardı. Evimde ruhumun sesini dinlemek ve bilinçaltıma yolculuk yapmak için sağaltıcı koltuğum olan yatağıma uzanıyorum. Gözlerim kapalı kendime soracağım sorular üzerinde düşünüyorum. O an modern psikanalizin babası olan Sigmund Freud’u anımsıyorum. Freud psikoterapi yöntemiyle kendi bilinçaltına yolculuk yapıyor. O da benim gibi savunma kalelerini ortadan kaldırdığında insanın kendisine mi yoksa kendine benzeyen bir başka insana mı benzediğini merak ediyor.

Yüzyıllık Bir Barış Haykırışı: 1902 Doğumlular

1902-dogumlular20. yüzyılda tarihinin akışında belirleyici öneme sahip büyük olaylar yaşandı. Egemenliğini kökleştiren kapitalizm ve onun üst aşaması olan emperyalizm, varlığını sürdürmek için elbette daha fazla üretmek, dolayısıyla pazarı yaygınlaştırmak zorundaydı. Bu da ancak, daha fazla insanın “piyasa”ya katılmasını zorlayarak gerçekleşebilirdi. Dünya halkları kendi başlarına bırakılamazdı; hepsi, küresel ekonomik sistemin bir parçası haline getirilmeliydi. Dünya iktidarları bu şekilde emperyalizm yolunda ilerliyordu. Fakat bu öyle düz bir yol değildi. Krizlerden, derinleşen çelişkilerden sakınmak kolay olmuyordu. 1914’lere gelindiğinde dünya toprakları tamamen paylaşılmıştı.

Recep Dönmez “Deniz, yaşamıma renk kattı”

recep-donmezTürkiye’de sualtı fotoğrafı denince akla gelen önemli isimlerden birisi, Recep Dönmez. Sualtı fotoğrafçılığı dalında birçok ödülün sahibi olan Dönmez için, deniz ve fotoğraf büyük bir tutku. Deniz insanı olmanın yaşama değişik bir gözle bakmayı öğrettiğini vurgulayan Dönmez, “En azından yok edici pozisyondan onu geleceğe aktarıcı pozisyona geçiyorsunuz. Bu biraz da düşünsel bir gelişim. Denizle ilişkim, kendi benliğimi bulmamda etkili oldu. Estetik kaygılarım, anlatım kaygılarım, anlamlandırma kaygılarım arttı. Yaşamıma bir renk verdi deniz” diyor.

Şiirin Yalnız Dervişi: Yusuf Alper – Bedriye Korkankorkmaz

yolda“Acılar Alır Satarım/Siste çalan bir çan gibi/ Öyle her şeyden uzakta /Öyle boşlukta dal gibi/ Konuk gibi yeryüzüne/ Bir garip gelmiş giderim//Ben acılar tecimeni/Acılar alır satarım/ İçimde ağrılarımla/ Bir hüznü durmasız okşar/Öper çoğaltır satarım.” Yusuf Alper (Bütün Şiirleri-GGDY, sf 15)*

Fuzûlî Baba’ya Mektup – Bedriye Korkankorkmaz

fuzuli“Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge / Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı” dizelerini okuduğumda ilkokul 3. sınıftaydım. Dizelerin içimde yarattığı fırtına ruhunun sesiyle tanıştırıyordu beni. Çocuk yüreğim bana ruhsal büyünün iksirini içirdiğini kavrayacak birikimden yoksundu. Doğru zamanda karşıma çıkmış dervişimdin. Bana şiirlerinle sevgiyi, sevmeyi; kelimeyle, bilgiyle, öğretiyle öğrenemeyeceğimi anlatıyordun.

Edebiyatın, Sözcüklerin, Tutkunun, Gece Doğan Güneşin İmparatoru: Balzac – Bedriye Korkankorkmaz

balzacSevginin temsilcisidir çocuk ruhu. Çocukluğumuzda iz bırakan kişiler/ olaylar… hayatımız boyunca peşimizi bırakmıyor bizim. Sevgi odaklı bir ailede büyüyen çocuğun kişiliğini sevgi; sevgisiz bir ailede büyüyen çocuğun kişiliğini ise sevgisizlik kuşatıyor. Sistem saflığı riyakârlığa, doğruluğu yalana, iyiliği kötülüğe dönüştürmeye çocukken başlıyor. Doğan her çocuk insanlığın değil, sistemin çocuğudur.

Necmiye Alpay – M. Şehmus Güzel

necmiye-alpayDeğerli arkadaşım, 1960’larda Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden, 1970-1971’de Fransa’nın Tours kentinde doktora yapmak üzere bulunduğumuz günlerimizden kadim dostum Necmiye Alpay denince ilk akla gelen Barış’tır. Katıksız, hakiki, kalıcı Barış. Necmiye Alpay yaşamının önemli bölümünü bu davaya adamıştır. Bunu herkes çok iyi bilir.

Pagoda’da Saklı Bir Kalp… – Elif Şahin Hamidi

PagodaBugüne dek çocuklar için yazan, ayrıca birçok çocuk-gençlik romanını Türkçeye kazandıran Zeynep Alpaslan, bu kez yetişkinlere seslenen bir ilk romanla okurun karşısına çıktı. Zeynep Alpaslan ismini, çocuk kitapları ve çevirilerinin yanı sıra İyi Kitap ve Radikal Kitap’taki yazılarından biliyorum. Alpaslan’ın yaklaşık üç yıl önce yazmaya koyulduğu “Pagoda” isimli ilk romanı, yazarın çocuk kitapları ve eleştiri yazıları gibi öyle yalın, net, kolay anlaşılır bir metin değil.

Hem zamanın tanığı hem de eylemcisi halk şairi: Ali Çuhadar – Müslüm Kabadayı

ali çuhadarHalk şairleri, halk edebiyatımızın sözlü geleneğinde daha çok tarihe tanıklık ederler. Kendileri zamanın yaratıcı eylemcisi ve şiiriyle yönlendiricisi olanlar da vardır. Pir Sultan Abdal, Köroğlu ve Dadaloğlu bunlardan en çok bilinenleridir. Bilinmeyenler ise çoğunluktadır. İşte tarihe tanıklığı yanında zamanının yaratıcı eylemcilerinden olup geniş kitleler tarafından bilinmeyen halk şairlerinden biri de Ali Çuhadar’dır.

Ajanda – M. Şehmus Güzel

ajandaYeni sezon, yeni ders yılı başladı veya başlamak üzere. Yeni bir dönem, yeni arkadaşlar belki. Yeni yüzler. İki yüzler de. Yeni kitaplar. Yeni oyunlar. İkili, üçlü oyunlar da. Yeni futbol mevsimi. Yeni basketbol, voleybol … mevsimleri de. Yeni yeniler. Eskileri silip süpürebilir mi ? Zaman gösterecek. Zaman çetvelimizi ajandalarımız tutuyor olmasın ? Peki öyleyse yeni bir dönemin başında ajandamıza neler koymalı ? Neler yazmalı ? Ajandamıza neler koyuyor, neler yazıyoruz ?

Hayatı Gibi Ölümünü de Destansı Kılan, Trajedinin, Tutkunun, Aşırılıkların Sanatçısı: Kleist – Bedriye Korkankorkmaz

KleistAlmanya’nın en büyük trajedi sanatçısı olan HeinrichVon Kleist’ın mezarındayım. Bugüne değin onunla ilgili yaptığım araştırmaları aklımın süzgecinden geçiriyorum. Kişiliği hakkında aykırı düşüncelere savulmak istiyorum ve ona yaşadıklarından sesleniyorum. Sesimin tınısına yaşadıklarına ödediği bedellerin sesi karışıyor.

This site is protected by wp-copyrightpro.com