Çelişkilerin orta yeridir Dostoyevski…

dostoyevskiİnsanın en büyük gerçeği çelişkileridir. Çelişki olmadan düşünce de olmaz. Çoğu zaman iki zıt düşünce beynimizde yan yana yer alır. Bu zıtlık, diğerinin yanlışlığı ya da çirkinliği manasına gelmez.
İkisinin de kabul gördüğünün ve aynı zamanda reddedildiğinin ifadesidir bu. Kişi, düşüncelerini zıt olan diğer yanı ile çarpıştırmadan duramaz, hatta koca bir ömrü bu iki zıt nokta arasında gidip gelmekle geçirir.
Gidip gelmeler, başlayıp bitirmeler … Günün geceye dönmesi bile zıtlığın varlığını ve yan yanalığını ortaya koymaz mı?

Çelişkilerin orta yeridir Dostoyevski… En çok bu
yönüyle etkiledi beni. Karşıtlıkları, çırpınışları, tutunuşları,
savruluşları, yani insana dair gerçekliği çıplak
haliyle ele alması ona olumlu ya da olumsuz kılıflar
giydirmeye çalışmaması…

Andre Gide, ‘Dostoyevski’ adlı eserinde, bu konuyu
şöyle dile getirir:”‘Dostoyevski’de bir duygu, ansızın
yerini tam tersi bir duruma bırakmaktadır. …
Çelişkiler ve tutarsızlıklar yönünden Dostoyevski’den
daha zengin bir yazar tanımıyorum. Nietzsche olsa,
‘karşıtlıklar yönünden’ derdi. Dostoyevski romancı
olacağı yerde felsefeci olsaydı, fikirlerini bir düzene
sokmayı deneyecekti hiç kuşkusuz ve biz de bunun
için çok şey yitirecektik.”

Kahramanları hem delice aşık, hem öldüresiye kıskançtırlar,
bazen nefret ederler sevdiklerinden.

Alyoşa … ‘Karamazov Kardeşler’ in en masum kahramanı.
Yüreği bir gül yaprağı kadar narindir, lakin
şehvetin kıvılcımları ondan uzak değildir. En aklı
başında kahramanı olan İvan ise, romanın sonunda
çıldırma noktasına gelir. Bilimsel yazılarla meşgul
olan İvan, şeytanla konuşmaya başlar. Tüm kahramanları
içinse Tanrı konusu bir problematiktir. Bir
yandan derinden severler onu, inançlarını en üst noktaya
koymaya çalışırlar. Diğer yandan da inançsızlığın
korkunç uçurumlarına doğru yol alırlar. Tüm bunlar
gerçekte de mevcuttur ‘Karamazov Kardeşler’in yazarı
Dostoyevski’de, hem de yoğun bir biçimde …
“Hayatta bana hiçbir şey, ama hiçbir şey Tanrı kadar
acı vermedi.” diyerek ömrü boyunca yaşadığı buhranları
anlatır.

Çok genç yaşta yakalandığı sara hastalığına da mistik
açıdan yaklaşır. Nöbetin gelmesinden önceki anlık
zaman diliminde ruhunun bedeninden ayrıldığını ve
Tanrı ile bir bütün oluşturduğunu hisseder. Yaşamı
boyunca Tanrı’yı arar. Bunu bir uğraş olarak kabul
eder ve yaşadığı her şeyi Tanrı süzgecinden geçirir.
İnsana büyük bir önem atfeder. Ona göre insanı tanı­
maktır aslolan. Tanrı’ya ulaşmada insanı tanımanın
son derece önemli olduğu gerçeğini kavrar. Henüz on
sekiz yaşındayken kardeşine yazdığı bir mektupta
şunları söyler:
“İnsan, kavranılıp çözülmesi güç bir
yaratıktır. Bütün hayatını bunu çözmekle geçiriyorsan,
zamanını boşa harcadığını sanma. Ben bu işi
uğraş edindim, çünkü insan olmak istiyorum.”

On dokuzuncu yüzyılın diğer edebiyatçıları gibi,
fikrini aşılamak için kahramanlarından yararlanmaz.
O, insana ulaşabilmek için çırpınır.

Tüm kahramanlarında bir çırpınış hakimdir. ‘Yer
Altından Notlar’ın biricik kahramanı, Dostoyevski’nin
kendisidir. Borçları nedeniyle kaçtığı Avrupa’ da altı yıl
boyunca kelimenin tam anlamıyla yer altında yaşar.
Yer altı, insanın iç dünyasıdır. İç dünyası yeni ikamet
alanı olmuştur. Dostoyevski yer altını iyi tanır ve
tanımlar.

Ancak buna rağmen eserlerine, hastalık derecesine
varan çekingenliğin karşısına kendini beğenmişli­
ği, bencilliği çıkarır. Onun için her şey zıddıyla bilinir.
Aşkın olduğu yerde nefret, şehvetin olduğu yerde
erdem aranmalıdır. İmanın karşısında inançsızlık,
güzel olan her şeyin karşısında çirkinlik
vardır. Vahşet ve acıma duygusu
yan yanadır.

Evliliğin, huzurlu bir yuva kurmanın
sıcaklığını kahramanlarından
birinin genelevde yaptığı
konuşmada anlatır. Onun için
suç, toplum için bir ayıpken,
bireysel anlamda
zaferdir.

Esra Uluç
Ne Demiş Dostoyevski, Carpe Diem

Yorum yapın

This site is protected by wp-copyrightpro.com

Daha fazla Biyografiler, Makaleler
Yakılmak istenen Rousseau’nun romanı “Emile”

Rousseau’nun ikinci romanı olan “Emile”, aslında yazarın insanların eğitimi ve kültürel gelişimi hakkındaki düşüncelerini yansıtıcı bir niteliktedir. Başkalarının koyduğu kurallara...

Kapat