Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü Mehmet Ercan’a verildi

mehmet ercan1940 kuşağı şairlerinden Ceyhun Atuf Kansu adına düzenlenen şiir ödülünü, bu yıl “Sevdam Sığmadı Düşlerime” dosyasıyla Mehmet Ercan aldı. Şiirinde gelenekle çağdaş şiirimizin atılımlarını, özgün dili ve etkili imgeleriyle birleştirmesi nedeniyle ödüle değer görülen Mehmet Ercan’a ödülü, 22 Haziran 2016’da Ankara’daki Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen törenle verildi.

Tiyatro Sanatçısı Boğaçhan Sözmen’in sunuculuğunu yaptığı törende, Seçici Kurul adına Emin Özdemir’in, her yıl olduğu gibi “Ceyhun Atuf Kansu’ya Mektubu” okundu. Kendisinin edebi kişiliğinin gelişmesindeki payına vurgu yaptığı mektubunda, ülkenin ve halkın cehalete, savaşa ve sanata saldırıya maruz kalmasının acılarını işleyen Emin Özdemir, Mehmet Ercan gibi şairler yetiştikçe aydınlık Türkiye’nin güçleneceğini dile getirdi.
Kısa yaşamöyküsü ve yapıtları tanıtıldıktan sonra sahneye davet edilen Mehmet Ercan’a ödülünü, Ceyhun Atuf Kansu’nun kızı Prof. Dr. Bahar Gökler verdi. Kansu ailesine teşekkür eden şair, konuşmasında şunları dile getirdi: “Değerli Konuklar, bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayarak, yanımızda olmanızdan dolayı hepinize teşekkür ederim.
Ayrıca “ Sevdam Sığmadı Düşlerime ” isimli dosyamı ödüle değer gören seçici kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli Dostlar,
40 kuşağının değerli şairlerinden olan Ceyhun Atuf Kansu’ yu saygıyla yâd ediyorum.
Ceyhun Atuf Kansu’nun şiiriyle benim şiirim damardaştır, kardeştir.
Farklı pencerelerden aynı yere bakar şiirimiz.
Ayrı yüreklerde aynı sevda için atar şiirimiz.
Tınısı farklı olsa da aynı türküyü söyleriz.
1940 kuşağının çektiği acıların, günümüzde de sürmekte olduğunu görmek, her insan gibi biz şairlere de acı vermektedir.
Her kimden gelirse gelsin, sivil insanlarımıza yönelik soykırımcı, imhacı, yok sayıcı eylemleri ve söylemleri insanlık dişi bulduğumu belirtmek istiyorum.
Sevgili Yoldaşlar,
Tarih bize şunu göstermiştir: Ne kadar savaşırsak savaşalım, yengi gelen barış olmuştur.
Bu anlamda Kürt coğrafyasına sefer edenlerin zaferle döndükleri görülmemiştir.
Onun için, bu coğrafyaya girip zafer bekleyenlerin beklentisi boşunadır.
Yaşadığımız ve okuduğumuz tarih bunun kanıtıdır.
Bu yüzden süren bu kirli savaşın bir an önce bitmesini diliyorum.
Asıl gerçekleşmesi gereken halkların kardeşliği ve eşitliğidir.
Değerli Kardeşlerim,
Bir ödül töreninde bunları söylemeyi hiç istemezdim.
Politik bir şair olarak yaşadığım zamanın hem tanığı, hem sanığı olmuşsam, bu kadar söz söyleme hakkımın olduğunu düşünüyorum.
Tabi ki şair profesyonel siyasetçi değildir.
Fakat şiiriyle siyaset yapmalıdır, bu onun en doğal hakkıdır.
Yoksa bu dil, bu söz sanatı neye yarar, niçin var?
Neye yarar halkını, halklarını savurmadıktan sonra.
Değerli Şiir Dostları,
Şiirim bana, ben şiirime benzerim.
Eskiyle yeniyi buluşturarak sentez bir şiir yaratmaya çalışıyorum.
Şiirim Ahmede xani, Mele Ciziri, Fakiye Teyra ve Ciğerwin’den ne kadar etkilenmişse,
Karacaoğlan, Dadaloğlu, Pir Sultan ve şiirin Everest’i Nâzım’dan da o kadar etkilenmiştir.
Eskinin şiir peteğinde, yeni şiirin balını oluşturmaya çalışıyorum.
Bu bal halklarımızın oğul balıdır.
Ne kadar tutar bilemiyorum.
Ben halklarımızın arısıyım, balım kardeşlik balıdır, barış balıdır, sevgi balıdır.
Bu balın tutmasını diliyorum ve umuyorum.
Şiirim Fırat’tan, Dicle’den beslenerek Anadolu coğrafyasını aşıp Kızılırmak ve Yeşilırmak’la buluşur.
İşte bu ırmakların buluştuğu yerdedir şiirim.
Yoksul Anadolu köylüsünün, emekçisinin, işçisinin şairiyim.
Şiirim onların sorunlarıyla yoğrulmuştur.
Bu yüzden şiirim hırçındır, kavgacıdır, asidir.
Şiirimde renk, dil, cins, ulus, halk ayrımı yoktur.
Bunun için Türkçe ağlar, Kürtçe ağıt yakarım.
Konuşmama son verirken, hepinizi halklarımız adına selamlıyor ve saygılarımı sunuyorum.
Sağ olun, var olun, şiirle kalın.”
Konuşmasını yaptıktan sonra iki şiirini de okuyan Mehmet Ercan’ın heyecanlı olduğu görüldü.
Tiyatro sanatçıları Ferahnur Batur ve Tuncer Yığcı tarafından Ceyhun Atuf Kansu’nun şiirleri seslendirildi. Ayrıca Soprano Ayça Nur Kip Akyol, Kansu’nun şiirlerinden bestelenmiş “ninni”leri okudu. Piyanist Kenan Tatlıcı eşliğinde seslendirilen parçalar, dinleyenler tarafından uzun süre alkışlandı.
Programın sonunda Prof. Dr. Bahar Gökler ve Işık Kansu tarafından sanatçılara armağanlar verildi.

Yorum yapın