Diktatoryal Bir Masal ve Dananın Kuyruğu – Mehmet Ercan

şu milletin çektiği akılsız baştan gelir.

kopacaksa kıyamet işsizle, açtan gelir.

kıçı baş yaparsanız başı hapise mahkum,

pisliklerin cümlesi inanın kıçtan gelir.

Bir varmış, bir yokmuş; evvel zamanda değil, yakın zamanda geçer bu masal.Bu yazılanları okuduğunuzda, pek şaşırmayacaksınız. ? İyi ya kardeşim bu masal değil, bu yaşanmış ve yaşanmakta olan siyasi bir gerçek? diyeceksiniz. Evet ben de onun bir siyasi gerçek olduğunu biliyorum. Bilmezlikten gelenlere bir masalmış gibi yeniden anlatmaya çalışıyorum. Hani; ? Sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az ? derler ya, işte benimki de o misal vesselam.

Dönem Adnan Menderes?in diktatoryal dönemidir. Hani şimdilerde; ? Demokrasi Şehidi ? dedikleri Menderes. Ne diyelim: ? Kör ölür badem gözlü, ?hırsız ölür pür-ü-pak olur ;? ? misali bu da öyle bir şey işte. ABD?den aldığı destekle, büyük bir çoğunlukla ( % 65 gibi bir oyla) iktidar olmuştur. ?Marşal Yardımını ? arkasına almış, ? Tek parti diktatörlüğe karşı demokrasiyi getireceğini, işçilere sendikal hak, demokratik kitle örgütlerini serbest bırakacağını, köylülerin emeğinin karşılığını fazlasıyla vereceğini, özgür ve demokratik üniversiteler yaratacağını, adil bir hukuk düzeni sağlayacağını, ? söyleyerek iktidar olan bu zat; sonu da bu günlerde yaşamakta olduğumuz faşist bir diktatörlüğe benzer bir diktatörlüğe dönüşecektir. ( Dilerim sonları Menderes?e benzemez.) Destekleyenlerini olmasa da muhalefeti büyük bir hayal kırıklığına uğratacaktır. Bu konuyu şimdilik burada bırakarak, yeni bir parantez açacağım müsaade ederseniz.

Adnan Menderes denen diktatör, DP?in illeri gelenleriyle bir toplantı yapar. Konu Kürt sorunun nasıl hal edileceğidir. DP?in ileri gelenleri: ? Eğer elli Kürt münneverini asarsak bu iş kökten hal olur, ? diye Mendo?ya görüş bildirirler. Mendo da bu görüşü onaylar.

Diktatörlerinin kafalarının pek çalışmadığını hepimiz biliriz. Çoğunlukla çevresinde ki yağcı, dalkavuk ve çıkarcıların düşüncesi doğrultusunda hareket ederler. (Hitler?in Himler ve Göbels?in düşüncelerine değer vermesi gibi gibi.) ?Bozacının şahidi şıracıdır ? misali. Neyse biz lafı fazla uzatmadan sadede gelelim.

Mendo ve şürekâsı dedikleri gibi yaparlar. Suçsuz eli Kürt aydınını tutuklatırlar. Cezaevine konulan bu aydınlar, ağır tutukluluk koşullarında yaşamak zorunda bırakılırlar. Bu ağır işkencelere dayanamayan bir Kürt vefat eder. 49 kişi kalırlar. Bu olay Kürt ve Kürdistan siyasetinde ? 49?luklar Olayı ? diye geçer. Bu tutuklanan Kürtlerin içerisinde en küçüğü Yaşar Kaya?dır.

Yine müsaadenizle bir parantez daha açarak biraz soluklanmanızı istiyorum.

Günümüzün anlı ve de şanlı padişahı Teyyo haşmetmeapları, idam cezasını geri gelmesini toplumun bir kısmının istediğini dillendirmektedir. Bunu çıkarmaya yetecek sayıları var. Kurtları da yanlarına aldılar mı ( kuzuları asmaları için) sorun kalmıyor. Biz yine de uyarmış olalım: Bu işler çitti işlerdir.

Şaka yapmaya gelmez; ? kime niyet kime kısmet ? deyip geçelim şimdilik.

Teyyo?nun bu cezayı Kürtler için istediğini çok iyi biliyoruz. Gündemi değiştirmek ya da padişah diktatörlüğünü kurmak için, ırkçı oylara oynadığı da savlana bilinir; bunu da doğru kabul edebiliriz. Fakat bu güne kadar Teyyo ne dediyse tersini yaptığına bakacak olursak, bu idam işinin olmayacağını öngörmek için kahin olmaya gerek olmadığı anlaşılacaktır.

Diktatörler kendilerinin ebedi kalacaklarını sanırlar. Bu onların en büyük zaafıdır. Böylelerinde etik değer diye bir şey yoktur. Toplumların bütün değerlerini kullanırlar. Öreğin, Hitler Almanya da üstün ırk teorisini geliştirmiş, en büyük düşman olarak da Yahudileri görmüştü. Oysa kendisi Yahudi bir anneannenin torunudur. Üstün bir ahlak anlayışını savunduğunu söyleyen bu diktatörün, gayrimeşru olduğu, örgütlendiği yerlerin Almanya meyhaneleri, kerhaneleri ve barhaneleri olduğu çok iyi bilinmektedir. Bizim padişah diktatörümüze gelince; ilk siyasete başladığı yer in İstanbul Genelevi olduğunu biliyor muydunuz?( Garip bir benzerlik değil mi? ) Buna inanmak istemeyenler, Mehmet Metiner? in adını şimdi hatırlayamadığım kitabına ya da bizzat Mehmet Metiner?e sora bilirler. Bizim diktatörün; ?Beynimin yarası? dediği bu zatın siyasi kapasitesini düşününce, diktatörün kapasitesi kendiliğinden ortaya çıkıyor. Garip olansa bizim diktatörün ilk siyasi porboganda yaptığı İstanbul Genelevinin sermayelerini hüngür hüngür ağlatan Teyyo, daha sonra, günah yuvası deyip ilk porbaganda yaptığı bu yeri yıkmasıdır. Yine garip olan, bunca ahlak bekçiliğinden sonra da bizzat kendisinin başkanı olduğu partisinin, ?Zina Yasasını? çıkarmasıdır. Yani zinayı yasal hale getirmesidir. ? Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ? dedirten bu tavır değişikliği, Teyyo da sıkça görülecek, kendisine oy veren zavallılar ise bunu kanıksayacaklardır. Yandaşları, onu tabulaştırarak; ? Bakalım neyler, neylerse güzel eyler ? diyerek, bir zamanlar Alaman gardaşlarımız Hitler?i nasıl tanrılaştırmışlarsa; Teyyo?nun tapıncıları da bu zevatı putlaştırmaya devam ederek, kendisine hamd-u- sena ediyorlar. Ne diyelim mevla böylelerine biraz akıl, fikir versin diyip bir hiciv patlattıktan sonra, masalımıza kaldığımız yerden devam edelim.

ne diyeyim bilmem size heşmetlumuz bu cihette.

genelevde başladığın namünasip siyasette.

günah yeri deyip şimdi yıktırsan da o yerleri,

zina artık serbest oldu sayenizde memlekette.

Bizim Kürtler darağacına çekilmeyi Bekleye dursunlar. Bu arada 60 ihtilalı olmaz mı? Vay köftehor albaylar vay! Size mi kalmış lan memleket işleri! Siz gidin memleketin sınırlarını bekleyin! Size

ne siyasete karışmak, ulan densizler! Mendo nasıl olsa memleketi ağababası conilerin istediği şekilde

yönetiyor. Bre densiz küffarlar; size ne oluyor! Alın ayağınızı kıçınızın altına, oturun oturduğunuz yer-

de! Size ne memleketin işine karışmak. Size ne Mendo?ya karşı darbe yapmak. Bırakın bütün darbeleri Mendo yapsın. Öğrencileri tankların altında ezsin; sendikaları kapatsın; aydınları içeri atsın; köyleri ? sizden mi, bizden mi? ? diye ikiye bölsün. Kırşehir?i, kendisine oy vermediği için ilce yapsın. Bre densizler, siz oturun sadece Mendo?yu seyredin. Sizi komanistler sizi! Sizi Amarikan düşmanları sizi!

Diktatörlüğünü tam gaz devam ettirmekte kararıl olan Mendo muhalefeti yok sayar. Dün bunu Mendo yapıyordu, bu gün ise Teyyo yapıyor. ? Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğumu söyleyeyim ? misali. Onlara göre her şey rakamdır. Rakamları kendi istedikleri gibi kullanmayı çok Severler. Mesela Teyyo Padişahımız yüzde 49 oy aldığını söyler ( bunu her ne kadar seçim sistemine borçlu olsa da); yüzde 51?in ona karşı olduğunu düşünmek istemez. Çünkü bu zat- ı ? muhterimin işine gelmez. Yine bizim anlı şanlı Padişahımız Teyyo ?Başkanlık Sistemiyle? ilgili yapılan bir ankette kendisinin istemediği sonuç çıkınca da; ?Halkımızın yüzde % 40 başkanlık sistemi istiyor? diyerek, yüzde 60?ı görmemezlikten gelebiliyor. Çünkü bu tanımlama haşmetlu?nun işine gelmiyor da ondan. Teyyo Padişahımızın son ?İller Yasası? projesi de bir zamanlar Özal Hazretlerinin yaptığına benzer bir tavır takınmaktadır. Bu tavır, Özal Hazretlerine seçimleri kayıp ettirmiş, sonunun başlangıcı olmuştur. ? İller Yasası? Teyyo?nun sonunun başlangıcı olacaktır. Bundan adınız gibi emin olabilirsiniz. Çünkü örneği ortada. Teyyo Hazretleri, Kürt kardeşlerimi bununla kandıracağını sanıyor, ne ki kendisini aldatıyor.

Yaşayan görecektir. Çünkü Kürtler AB?nin Roman?lara verdiğine benzer özgürlükleri kabul etmeyecektir. Şimdilik her iki taraf birbirlerine elense çekseler de, hakemin artık güreşin diyeceği zaman uzak değildir. İşte dananın kuyruğu o zaman kopacaktır.

Masalın sonu dramatik biter. Altmış darbesi Kürtleri salarken, Mando?yu asarlar. Bu idama sevindiğimi sanmayınız. İdamların haklısı olmaz. Her idam, ayrı bir cinayettir. Bakın atalarımız ne demişler: ? Alma mazlum ahını çıkar aheste aheste? diye. Bu yazdıklarım birilerinin kulağına küpe olur mu bilmiyorum? Ben olacağını hiç sanmıyorum. Ya SİZ!

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro