Bu Haftaki Penguen Dergisi’nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi'nin Kapağı

Bu Haftaki Penguen Dergisi'nin Kapağı Haftalık Mizah Dergisi Penguen 'in sırayla önceki sayılarının kapakları

devamı

Dostoyevski / Budala; İsa’ya az kala

Dostoyevski / Budala; İsa'ya az kala

Budala, (Henry Troyat’ın da ifade ettiği gibi) Dostoyevski’nin ilk büyük aşk romanıdır. Ne Suç ve Ceza’da Raskolnikov’un Sonya ...

devamı

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

Vedat Türkali: ‘İstanbul’ şiirini eşimin ve kızımın hasretiyle yazdım

‘İstanbul’ şiirinizde “sen ne güzelsin kavgamızın şehri” diyorsunuz, kavga devam ediyor. Sis şairine ithaf ettiğiniz bu şiirin hikâyesi ...

devamı

Vedat Türkali şiirleri “Düşlerimiz ellerimiz sizinledir”

Vedat Türkali şiirleri Düşlerimiz ellerimiz sizinledir

950'den Notlar  Yüce dağ başları dumanlı dumanlı Irmaklar yorgun ağır İnsanlar yapayalnız Nedir üstümüzdeki bu karanlık bulut Irgatın ...

devamı

Vedat Türkali’nin evinde geçirdiğim 3 gün ve “sevdalınız komünistti” – Adil Okay

Vedat Türkali'nin evinde geçirdiğim 3 gün ve sevdalınız komünistti - Adil Okay

Sürgün yıllarımda tanışmıştım Vedat Türkali’yle. Paris’ten kalkmış, onun da sürgününü yaşadığı Londra’ya, 80. doğum gününe denk düşürdüğü “Güven” ...

devamı

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına’daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

Vedat Türkali: Bir Gün Tek Başına'daki Kenan tipini sevmem, karşıyımdır ona

"Kenan tipinin anlaşılması da gene bizim toplum yapımıza, bu yapının dününü, bugününü anlayış biçimimize bağlı. Romanda açık seçik ...

devamı

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

Vedat Türkali Romanlarından 5 Kahraman

Düşlenenin gücüyle gerçekliği sanki son derece doğalmış ve bir bütünmüş gibi birleştiren, düş kurma cesareti veren büyük yazar ...

devamı

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust – Bedriye Korkankorkmaz

Trajedinin Başyapıtı: Marcel Proust - Bedriye Korkankorkmaz

Marcel Proust’un hayatını sanat yapıtına dönüştürme azim ve kararlılığı yazara kendimi yakın hissetmemi sağlıyor. Yoksa ilgilendiği ve kabul ...

devamı

İnsanlık değeri ve erdem kavramı üzerine

İnsanlık değeri ve erdem kavramı üzerine

Einstein’e göre, şu bu insanın değerini anlamak için kendi benliğinden ne ölçüde ve ne bakımdan sıyrılabileceğini aramak gerek. ...

devamı

Ernesto Che Guevara Belgeseli

Ernesto Che Guevara Belgeseli

History Channel tarafından hazırlanan Ernesto Che Guevara hayatını anlatan belgeseli. Ernesto "Che" Guevara, kısaca Che Guevara ya da el ...

devamı

Eğer – Can Yücel

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde ?onca ayrılığın birinci dereceden failidir? denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse?

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

Yorum yapın