Friedrich Nietzsche: Acı çekenin ve failin yanılgıları

NietzscheZengin, yoksulun sahip olduğu bir şeyi (örneğin bir prens, köylünün sevgilisini) elinden alırsa, yoksulda bir yanılgı oluşur; sahip olduğu az şeyi elinden alması için, zenginin tamamen alçak olması gerektiğini düşünür. Oysa zengin tek bir mülkün değerini pek de derinden duyumsamaz, çünkü çok şeye sahip olmaya alışkındır: bu yüzden kendini yoksulun ruhunun yerine koyamaz ve yoksulun zannettiği kadar da haksızlık etmemektedir.

İkisi de birbirleri hakkında yanlış tasarımlara sahiptirler. Tarihte en çok can sıkan, güçlünün haksızlığı, göründüğü kadar büyük değildir. Büyük iddiaları bulunan, yüksek bir varlık olmaya yönelik kalıtımsal duygu bile oldukça soğukkanlı kılar ve vicdanı rahatlatır: hatta hepimiz kendimizle bir başka varlık arasındaki fark çok büyükse, artık hiçbir haksızlık duyumsamayız ve örneğin bir sivrisineği, hiçbir vicdan azabı duymadan öldürürüz. Örneğin (tüm eski Yunanlıların olağanüstü asil olarak tanımladıkları) Kserkses’in bir babanın oğlunu elinden alarak, ordunun bir seferine duyduğu korkak, uğursuz bir güvensizliği dile getirdiği için parçalattırmasında, hiçbir kötülük belirtisi yoktur: bu olayda birey can sıkıcı bir böcek gibi bertaraf edilir, bir dünya hâkiminde eziyet verici duygular uyandıramayacak kadar düşük biridir o. Her zalim, kötü davrandığını zannettiği ölçüde zalim değildir; acının tasarımı, acı çekmenin kendisiyle aynı şey değildir. Küçük samimiyetsizliklerle kamuoyunu yanıltan gazetecinin, adaletsiz yargıcın durumu da aynıdır. Tüm bu örneklerde neden ve sonuç tamamen farklı duygu ve düşünce gruplarıyla çevrilidir; oysa ister istemez, failin ve acı çekenin aynı şeyi düşündükleri ve duyumsadıkları varsayılır ve bu varsayım uyarınca birinin suçu, diğerinin çektiği acıyla ölçülür.

FRIEDRICH NIETZSCHE

İNSANCA, PEK İNSANCA-1
ÖZGÜR TİNLİLER İÇİN BİR KİTAP
almanca aslından çeviren: MUSTAFA TÜZEL
Türkiye iş bankası kültür yayınları, 2009

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro