Her şey bilinçlerimizde bozulup çürüyor: Boşluk bile kirli orada…

Var Olma EğilimiRoma’nın artık ne kötülüklerine ne de çarelerine dayanabildiğini söyleyen kadim tarihçi, kendi çağını tanımlamaktan çok bizimkini öngörmüştür. imparatorluğun bıkkınlığı kuşkusuz büyüktü ama düzensiz ve yaratıcı olan Roma bu durumla baş etmek için yine de sinizmi, şatafatı ve yırtıcılığı beslemeyi biliyordu; ama, şu an içinde bulunduğumuz uygarlık, sıkıcı sıradanlığı içinde, o aldatıcı görünüşlerden hiçbirine sahip değil.

Bir hastalığı anımsattığı çok açık, gün gibi ortada: tuhaf bir şekilde doktoru da, hastayı da yatıştıracaktı bu hastalığın kaçınılmaz seyri: Yaşamı uyaran önyargılar reddetmiş olmakla yetinmeyip, yaşamı haklı gösteren, onu yaratan şeyi, yani oluşun önyargısını da reddettikçe, bununla orantılı bir usulüne uygun can çekişme, bir sözleşme gibi kesin, koşullu can çekişme — ne kapris ne kavga.

Boşluğa topluca giriş! Ama yanılgıya düşmeyelim: Bu boşluk, Budizmin “hakikatin durduğu yer” diye nitelendirdiği boşluktan tümüyle farklıdır — ne gerçekleşme ne özgürlük, ne olumsuz terimlerle dile getirilmiş olumluluk ne düşünme çabası, arınma ve soyunma isteği, ne de selametin kazanılmasıdır. Bu boşluk ancak yüceliği ve tutkusu olmayan bir kaymadır. Kanı çekilmiş bir metafizikten doğduğu için, bir araştırmanın ödülü ya da bir kaygının taçlandırılması olamaz. Doğu, boşluğuna doğru yürüyor, orada gelişiyor ve orada egemen oluyor; biz ise kendi boşluğumuza batıyor ve son umutlarımızı da yitiriyoruz. Kuşkusuz her şey bilinçlerimizde bozulup çürüyor: Boşluk bile kirli orada…
(sayfa 37, 38)

NOT: Bu kitabı kesinlikle satın almanızı öneriyoruz.
Emil Cioran bu kitabı oluşturan on bir bölümde ölüm gerçekliğini inkâr etmeden var olma eğilimi, “soluğu kesilmiş bir uygarlık” olarak Batı, sürgün, yazgı, roman ve başka konularda kendine özgü keskin gözlemlerini her zamanki şaşırtıcı üslubuyla bir araya getiriyor.
Hayat için öldürücü, özü itibarıyla tahrip edici olan bir bilgi vardır. Bu kitaptaki metinler işte bu bilgiden yola çıkıyor ama aynı zamanda ondan kopuyor; kendilerini bir dizi şaşkınlık ifadesi, bir kasılmanın anlatımı olarak sunuyorlar. “Olmak” ile “bilmek” arasında kalan yazar sonunda olmayı seçiyorsa, kendisine karşı, kendi kesinliklerine karşı düşünmeye idmanlı olduğu için seçiyor: Kasılmayı bu defa kendi içine, ta en derinine yerleştiriyor.

Kitabın Künyesi
Var Olma Eğilimi
Emil Michel Cioran
Çevirmen: Kenan Sarıalioğlu
Yayıncı: Metis
03 / 2016
200 Sayfa

Yorum yapın

Daha fazla Denemeler, Felsefe, Politika
1 Mayıs’ın Anlamı ve Önemi – Zafer Köse

Çalışma sürelerinin kısaltılması için yürütülen örgütlü mücadele, insanlık tarihinin en önemli konusudur! Çünkü: Yaşamak için çalışmak zorunda olan insanların kendine...

Kapat