Hiçbir dil “fonetik” denilen imlayı uzun vadede koruyamaz. Türkçede de göreceksiniz öyle olacak

Sözünü ettiğim /x/ sesi Eski Yunancada var, χ harfi ile yazılıyor. Ama Latincede yok, dolayısıyla Latin alfabesinde eşdeğer bir harf de yok.

Eski Romalılar Yunan kültürüne pek hayran olup, elit eğitimini bile Yunan diliyle verdiklerinden, Yunancadan aldıkları kelimelerde ne yapsınlar, o harfi kendi dillerinde CH çiftharfiyle göstermişler. Ama dilleri o sese dönmediğinden, bunu alelade C harfi gibi /k/ telaffuz etmişler. Misal, χαρτα (papirüs tabakası), Latincesi charta, okunuşu ama /karta/. χαρακτηρ (oyulmuş damga, mühür), Latincesi character, söylenişi /karakter/. χρομή (renk), Latince chroma, telaffuzu /kroma/. Vesaire.

İngilizce imla ile cebelleşiyorsanız, buyurun sizi bir muammadan kurtardım. İngilizcede ch çiftharfi biliyorsunuz çoğu zaman /ç/ okunur ama bazen /k/ okunur. Ne zaman /k/ okunur? Latinceden İngilizceye direkt gelen TÜM kelimelerde. Ayrıca modern çağda Eski Yunancadan türetilmiş yeni kelimelerde de “Latince usul böyledir” hesabı yine /k/ okunur. Character, chrome, architect, chorus, school, archeology böyle. Çarakter değil karakter, arçitekt değil arkitekt.

Fransızcada daha başka bir durum var, sırası gelmişken ona da bakalım. Kelime başında kalın sesliden önce gelen /k/ sesi, Latincenin Kuzey Frengistan halk lehçesinde /ç/ sesine dönüşmüş – tıpkı çöpek, çestane, çitap diyen Ciresunlular gibi konuşmaya başlamışlar yani. 11. yüzyıla doğru nihayet “ya bu bizimki Latince değil ayrı dil” diye karar verdiklerinde yerel lehçeye özgü bu /ç/ sesini ifade edecek bir harf aramışlar. Latincede böyle bir harf yok, mecbur CH çiftharfinde karar kılmışlar, “normal k değil çatlak söylenecek” anlamında.

Dava gene bitmemiş. 13. yüzyıl başlarında Fransızcada Büyük Sessiz Kayması gerçekleşmiş, /ç/ sesi (ve daha başka üç ses) Fransız dilinden pat diye düşmüş, bütün /ç/ler olmuş /ş/. Ama o arada Fransızca imla iyi kötü oturmuş olduğundan, bir daha imla değiştirmekle uğraşmamışlar. CH çiftharfini /ş/ diye okumakla yetinmişler.

Bu yüzden bakın ne olmuş. 11. ila 13. yüzyılda Fransızcadan İngilizceye geçen binlerce kelime var. O kelimelerde eski Fransız telaffuzu aynen korunmuş. Oysa asıl Fransa’da dil almış başını başka yere gitmiş. Aslan Yürekli Richard’ın adı mesela iki dilde aynı yazılıyor. Ama İngilizler /ç/ ile /riçırd/ derken, Fransızlar /rişar/ diyorlar.

Peki bundan bize ne? Şu: Hiçbir dil “fonetik” denilen imlayı uzun vadede koruyamaz. Türkçede de göreceksiniz öyle olacak. İmla fosilleşirken, telaffuz başka ufuklara yelken açacak. Bir bakacağız ki, aynen İngilizcedeki gibi, sözlüklerde Türkçe kelimelerin yanına parantez açmışlar, “o kelime öyle yazılır ama siz bakmayın, böyle okunur” diye açıklama gereği duymuşlar.

Sevan Nişanyan
18 Kasım 2009
Kelimebaz
Propaganda Yayınları

Yorum yapın