İnsancıl Dergisi Ağustos 2016 sayısı çıktı

insancıl ağustosİnsancıl Ağustos 2016 Sayısından

1 Cumali Karataş – Tutsak Toprak Ana (Şiir)
2 Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 2
Felsefenin bir düşünme yolu, bir bilme yolu olarak insanı konu edindiği ve ayrıca bir yaşama yolu olarak da insana yaşama dünyasında yol gösterdiği, danışmanlık yaptığı savını ileri sürebiliriz. Bunun en tipik örneğini Sofistlerin kuram-eylem bağının hatta bağlamının bir temsilcisi olarak verdiklerini daha baştan temel sav olarak belirleyebiliriz. Bu savımızı aşağıdaki ileri sürüşlerle, saptamalarla temellendirmeye çalışacağız.

5 Hüseyin Kandil – Umuttan Fazla (Şiir)
6 Temel Demirer – Umudu -Tüketmeden- Çoğaltandı Sennur Sezer
Tersanede bir ustabaşının intihar edip ardında mektup bırakması Sezer’i derinden etkiledi ve yaşanan bu olay ile ilgili, “Yazmanın herkes için bir kendini ifade biçimi olduğunu on altı yaşlarındayken anladım” diyecekti. Tersanede çalışması, ‘Türk edebiyatının emekçi kalemi’ Sezer’in yazı ve şiirleriyle hayatı boyunca emek mücadelesinin içinde olacağının ve sol görüşü desteklemesinin de ateşini fitilledi.
11 Hasan Akarsu – “Şiir Gündemi”
Ozan, yapıtına yazdığı önsözde, şiirin, yurdumuzda sanat denince ilk akla gelen tür olduğunu anımsatır ve ne yazık ki en az okunan tür olduğunu da vurgular. Şiir Gündemi’ndeki yazıların, İnsancıl dergisinde şiir yazanlarla bir mektuplaşmak olduğunu belirtir. Bu yazılarda şiirle ilgili akla gelebilecek birçok konunun irdelendiğini gözleriz.
12 Alican Güçlü – İnsan (Şiir)
13 Berrin Taş – Hep Yolda
13 Haziran 2016
Bu yabancılaşma edebiyatımızın temel olarak iki karşıt çizgi üstünde yol olmasına neden olmuş. Bu nedenle ülkemizde direnen edebiyat güçlü bir edebiyattır. Nazım Hikmet bu karşıtlığın çatışmaya dönüştüğü noktada bulunuyor. Bu çatışmayı en sert biçimiyle yaşadı. Bedellerini de ödedi. N. Hikmet’in şiirini evcilleştiremediler. Şiiriyle yaşamı kavgasının ürünüydü. Bu nedenle N. Hikmet’in açtığı yol şiirde gerçekçi bakışa güçlü bir olanak sağlar.
17 Bedir Dadır – Bakire İncelik (Şiir)
18 Bedriye Korkankorkmaz – Sessizliğine Sığınan Asi Bilge: Thomas Hardy
Aklım bu türden sorularla doluyken hiçbir yere sığamadığımı hissediyordum. Beni ardı ardına böylesi sorular yumağıyla aklımı esir eden nedense şair/yazar Thomas Hardy’nin masamda duran romanlarıydı. Onun ruhuna ulaşmak ve onunla dost olmak için ortak bir dil geliştirmenin sancısını çekiyorum. Bir düzine kahramanının yaşanmışlıkları birer birer beynime üşüşürken düşüncelerimi ifade edememenin umarsızlığını yaşıyordum. Hardy’nin insanlığa armağan ettiği yapıtları sayesinde onun yaşanmışlığını mercek altına almak istiyorum.
31 İ. Deniz Aslan – Guillaume (Şiir)
32 Rana Ulaş – “Kırmızı Saçlı Kadın” Üzerinden Orhan Pamuk’u Okumak
Örneğin, Orhan Pamuk’u neden okuyoruz ya da okumalıyız? Başka bir ifadeyle neden okumuyoruz veya okumamalıyız? Bu soru, çok tartışılan ve üstelik bir de Nobel ödülü almış bir yazar söz konusu olunca daha da önem kazanıyor. Ayrıca Orhan Pamuk’un “neden okunduğu ya da okunmadığı” sorusunun ötesinde, ortada bir de “okunamamak” gibi ciddi bir sorunu da var. Bildiğiniz gibi Pamuk’un yapıtlarına başlayıp yarım bırakanlar dernek bile kurdular.
36 Mustafa Göksoy – Yaşamı Kucaklayan Dizeler (Şiir)
37 Asım Öztürk – Dilin Son Sınırıdır Şiir
Sınır kavramının zaman zaman yönlendirici, zaman zaman da engelleyici özellikler taşıdığını hep yaşadım. Öyle anlar olmuştur ki bu sınırların düşüncemizi ne denli dar alanlara sürüklediğini, bir türlü bu sınırların dışına çıkma yetisini geliştiremediğimiz için yanlışlar yaptığımız olmuştur.
39 Aylin Yıldız – İkinci Yeni, Cemal Süreya, Sıcak Nal
Bu yazıda “İkinci Yeni” şairlerinden Cemal Süreya’nın “Sıcak Nal” adı altında toplanan şiirlerinden birkaçı incelenecektir.
41 Zeynep Alpaslan – Buyruksuz (Şiir)
42 Mustafa Günay – Ankara’da Bozkır Gemisi’yle Bir Şiir Yolculuğu
İnsanın yaşadığı ve gönül bağı kurup bağlandığı şehirler vardır. Bir bakıma sevgili gibidir şehir. Şikayet etseniz de bazı yönleriyle ve özellikleriyle, seversiniz, sevmeye devam edersiniz. Koparılması güç bağlarla bağlanmışsınızdır o kente. Bundan dolayı şairseniz bir de, şiirde kendini dile getirmek ister o kent ya da başka deyişle siz o kentin ruhunu dile getirmek istersiniz dizelerinizde. Şiirin esin kaynağı, konusu ve ruhu olur şehir.
44 Ahmet Aslan – İskender ve Kütüphanesi
Bu yazımda şaşmaz denilen tarih sahnesinde büyüklüğünü kanıtlamış herkesin ve her kesimin yakından tanıdığı bir komutandan, bir kraldan söz etmek istiyorum; II. Filip’in oğlu III. A. İskender’den. Yunanların gereksinimi olmadığı -ki tarihe damgasını vurmuş onca düşünen beynin varlığına karşın- sahiplendikleri Makedonların bu hükümdarı Pella’da İÖ 356’da doğar, üzülerek belirtelim ki sineklerden saçılan bir virüs mü, yemeğine konulan bir zehir ya da alkol komasından mı; yani nedeni bilinemeyen bir ölüme yenik düşer gencecik 32 yaşında, Babil’de savaşırken.
47 Hasan Çapik – Neye Üşür Nuh’un Annesi (Şiir)
48 Kadir İncesu – “Sennur seni çok özledim” (Söyleşi)
İstanbul Kitap Fuarı kapılarını bu yıl 34. kez açtı. Kitapseverler heyecanla, coşkuyla koştular bu yıl da fuara… Ben de öyle…
Fuarın ilk günü başka bir yere uğramadan doğruca Evrensel Basım Yayın standına gittim. Adnan Özyalçıner bu kez yalnızdı. Bugüne kadar her yerde, her zaman birlikte olduğu sevdiceği, 7 Ekim’de sonsuzluğa uğurladığı Sennur’u yoktu yanında…
51 Nurten Ergen – Kapı ile Lodos Arasında Erdem (Şiir)
52 Tahir Şilkan – Cin Düğünü (Öykü)
Siz inanır mısınız bilmiyorum ama ben cine, periye, şeytana, meleğe inanmıyordum. Ama bu konuda o kadar yalnızdım ki ne zaman cin, peri dense dımdızlak, yapayalnız orta yerde kalıyor, hem doğduğum şehirdeki tanıdıklarım hem de öğretmenlik yaptığım köydekiler, bunlara inanıyor, benim inançsızlığıma şaşıyor, şaka yaptığımı sanıyorlardı. Biraz da bu nedenle olacak, beni bu inançsızlığımla suçlamıyor, yine de seviyorlardı.
54 Özgür Akbudak – Dünyayı Sırtlayanların Türküsü (Şiir)
55 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi
1 Haziran Çarşamba
Yarım yüzyıldan beri okuduğum Cumhuriyet’i Can Dündar yüzünden aylar önce bıraktım…
Kimi kişilerin yazar adıyla yazı yazması benim elli yılda oluşturduğum birikime saygısızlıktır. Bırakıverdim Cumhuriyet’i… Tek üzüntüm Orhan Bursalı’nın yönettiği bilim dergisiydi…
Sonra duydum. Gazete yönetimi bilim dergisini kapatma kararı almış. O zaman düşündüm.
Cumhuriyet’i bırakmam doğruymuş.

İNSANCIL AYLIK KÜLTÜR VE SANAT DERGİSİ
İNSANCIL YAYINLARI:
SAYI:313

AY : AĞUSTOS – 2016
TÜRKÇE, 64 SAYFA, 3.HAMUR CİLTSİZ, 18,5*27 cm

Dergi Fiyatı :15 TL

İSSN 1300-4158 —2013— RESİMLİ

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro