İnsancıl Ekim 2016 Sayısı çıktı

insancil-ekimİnsancıl Ekim 2016 Sayısından

1 Asım Öztürk – Yanık Bir Nar Ağacı (Şiir)
2 Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropoontolojik Okuma 4
Biz insanlar hep başkalarıyla birlikte varız. Bedensel, zihinsel ya da tinsel varoluşumuz; daha anlaşılır bir biçimde sık sık dile getirdiğimiz gibi, toplumsal-tarihsel-kültürel varoluşumuz, işlevsel kılınan terimlerden/kavramlardan da anlaşıldığı gibi, başkalarıyla birarada oluşumuzun ürünü. Bedensel varoluş sanki bir sıçrama tahtası gibi, hatta bedensel varoluşumuzun şu ya da bu “duruş”u kendinde taşıması, tinsel varoluşumuzun etkisi altında bütünüyle. Bu iki varolma biçimini de birbirinden ayırmak olanaksız.

5 Hülya Köksal Coşkun – Her Şey Değişir (Şiir)
6 Adnan Özyalçıner – Sennur’la Konuşmalar
Düşlerde yaşıyorum seninle. Sensiz düşlerimin solukluğuna karşı sen canlı, sıcak, sahicisin. Seni özlediğimi biliyorsun. Bir yanım hep boş, sensiz olunca. Sık gir düşlerime. Çok bekletme beni, özletme kendini.
8 Mustafa Göksoy – Barış Kavgası (Şiir)
9 Berrin Taş – Hep Yolda
22 Ağustos 2016
Cumhuriyet kurulduğunda 4 yaşında Ceyhun Atuf Kansu. Cumhuriyetin kazanımlarını biliyor. Yaşamanın güzelliğini kardeşlerimize de öğretmeliyiz diyen cumhuriyetin aydınlanma felsefesidir. Şimdi vatan hainliğini doğal gösteren bir eğitim vermişler o kardeşlere. Bu dünyada canlı bombalığı öğretiyorlar. Yaşamı değil, ölümü örgütlüyorlar.
13 Hüseyin Kandil – Doğmamış, doğup ölmüş, doğup öldürülmüş bütün çocuklar için (Şiir)
14 H. Haluk Erdem – Bir Cumhuriyet Aydını Hasan Ali Yücel
Hasan-Ali Yücel beş kez değişen hükümet kabinesinin değişmeyen tek bakanıdır ve eğitim-kültür işlerinden sorumlu Maarif Bakanlığı görevini üstlenmiştir. Yücel yedi yıl yedi ay ve yedi gün görev yaptığı bakanlığı süresince 42 kez kürsüye çıkmış, “Bu ülkenin dağlarında ve bayırlarında kendi başına açıp solan çiçek bırakmayacağız.” ve “İlköğretim davası insan olma davasıdır.” sözleriyle ülkenin eğitim-kültür sorunlarını çözmek için büyük çaba harcamış bir Cumhuriyet aydınıdır.
18 Mustafa Işık – Yaa! (Şiir)
19 Ali Taş – Ataol Behramoğlu’nun Yarım Yüzyıllık Şiirleri
İzlek, içerik olarak bireysel başladığı şiirde toplumculuğa doğru yol alan şairin, şiirleri paylaşıma açık olan hayatla ilgili yaşanmışlıkların özgün bir biçimle yansıtılmasıyla insanı içerisine çeker. Burda, duygu ve lirizmin, düşünsel yapının konjektörü olduğu gözden kaçmaz. Behramoğlu şiiri, Dağlarca’nın “…elin alışır…” örneği, geleneği özümseyen bir hece/uyak yapısından gelirken, Garip şiirinin rüzgârını daha naif, gerçekçi ve müzikal/lirizm etkili olan farklı boyutlara taşıyan, İkinci Yeni’ye ise pek kulak asmamış bir özellik taşımaktadır.
25 Neriman Çelik Mavi Bulutlara Yolculuk (Şiir)
26 Yusuf Çotuksöken – Yaşlılık Üzerine (Deneme)
Yaşlılık her bakımdan çok zor bir dönem… Bebeklikten de, çocukluktan da zor bir dönem… Bunun yaşlıların, içinde bulundukları koşullardan, durumlardan hiç durmadan yakınmalarından anlarız. Haklıdırlar da. Yıllar bedenlerini yıpratmış, ruhları yormuştur; hele ağır işler (soruyorsunuz: “Hangi işler ağır değil?” diye; siz de haklısınız.)…

29 Çetin Örgen – Gün Işıyacak Ama Bir Gün (Şiir)
30 Hasan Akarsu – Oktay Akbal Kitabı: “Bir Düş Terzisi”
Gazeteci, yazar Oktay Akbal (20 Nisan 1923-28 Ağustos 2015) yazınımızda, öyküleri, romanları, denemeleriyle önemli bir yer edindi. Ölümünün ardından Türkiye Yazarlar Sendikası, onun anısına “Oktay Akbal Kitabı” hazırladı. Derli toplu bu yapıtta, Yazılarda Oktay Akbal, Anılarda Oktay Akbal, Güncelerde Oktay Akbal, Söyleşilerde Oktay Akbal bölümleriyle, ölümünün ardından yazılan görüşlerle, şiirleriyle ve eşi Ayla Akbal’a yazılan iki mektupla yazarın kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldığı gözleniyor.
32 Temel Demirer – Sözün Büyücüsü, Kültürün Simyasıcıydı Umberto Eco
Çocukluğu, İkinci Dünya Savaşı’na denk gelen ve silahlı çatışmalara tanık olan Eco, SS’ler, faşistler ve partizanlardan nasıl sakınılacağını öğrenip ‘özgürlük’ sözcüğünün anlamını irdeliyordu. Dönemin en etkili propaganda aracı olan radyonun başında da kitapların başında geçirdiği kadar zaman geçiriyordu. Daha sonraki yıllarda yazdıklarında ve üniversitede verdiği derslerde ise İkinci Dünya Savaşı dönemiyle ilgili şöyle konuşacaktı: “Bu dönemde çocuklara savaşın normal olduğu öğretildi. Beyinlere ‘düşman’ kavramı kazıldı.”
36 Sıtkı Salih Gör – Tutkusu Ağır Basanın Özlem Tüten Sümbülü (Şiir)
37 Tahir Şilkan – Nazım Hikmet’in Romanları
Hikaye ve roman, Nazım Hikmet’in şiirden sonra en çok emek verdiği, üzerinde çalıştığı, tartıştığı edebiyat alanıdır. Hikaye ve roman üzerine ne kadar çok kafa yormuş olduğunu, düşünce ürettiğini yazdığı mektuplardan öğreniyoruz. Bu mektuplarda; hikaye ve roman arasındaki farkları, Orhan Kemal ve Kemal Tahir’i, Sabahattin Ali’yi roman yazma konusunda nasıl teşvik ettiğini, yönlendirdiğini okuyoruz.
39 Osman Akyol – Karanlıkta Uyananlar’dan İş ve Ekmek’e Yeşilçam’da İşçi Filmleri
Fakat 70’lere gelindiğinde; sendikal mücadele, toplu sözleşme, grev, lokavt, iş güvenliği, işçi sorunları gibi konular işçilerin ve dolayısıyla tüm halkın gündemini meşgul eden konular haline gelmişti. Artan sanayileşmeyle birlikte çığ gibi büyüyen işçiler ve sorunlarına Türk sineması da daha fazla sessiz kalamazdı. Ne de olsa sinema, hayatın aynasıydı ve oradan besleniyordu.
30 B. Sadık Albayrak – Elveda’nın Fıtrat’lı Dili ve Devlet Felsefesi (Ahmet Ümit’in Gecikmiş Elveda’sı – IV)
Ahmet Ümit, Elveda’nın sonuna bir romanda olması beklenmeyecek üç ek koymuştur: Sözlük, kronoloji ve kaynakça. Elveda’nın kurgusu kronolojiden ibaret olduğu için olmalı, sondaki kronoloji de bir buçuk sayfalık bir kurgudan ibarettir. Ahmet Ümit’in kronolojisinde yer alan olayların niye yer aldığı, almayanların niye yok sayıldığı tamamen kurgusaldır.
50 Özden Özütemiz – Hasan Hüseyin Gündüzalp: Ağaç Dallarıyla Gürler ya da Bir Uçbeyi
Bu nedenle yerellerdeki mücadele çok önemli. İnsancıl bu bilinçle okurlarının desteğiyle temsilcilikler açtı. Ankara, İzmir, Çanakkale, Antakya, Adana, Konya… Hasan Hüseyin Gündüzalp bu mücadelede İnsancıl Adana Temsilciliği görevini Muhittin Çoban ile üstlendi.
Gündüzalp, M. Çoban ile yazdıkları bir yazıda şöyle sesleniyor. “Tersine akıtabilir miyiz ırmakları? Irmakların sadece bir tek sevdalısı mı vardır? Ya kurak çatlak topraklar? Irmakları yangınlı sevdayla bekleyen bu kuru, çorak topraklarla buluşturamaz mıyız?”
53 Yahya Numan Tek – Özlemin Eski Tadı Yok mu Simone Signoret?
Oysa ütopyalar, bir bilincin, iradenin yansımasıdır. Koşulları eşitsizlik üzerine kurulmuş bir yaşamı, daha eşit koşullara ve daha insani bir geleceğe taşımanın ifadesi. Yarına taşımanın… Çıkışsızlığın, gayya karanlıklarının, sığ kabalıkların boy gösterdiği alanlarda, ütopya, bir gereksinmedir artık.
Ütopyayı yaratan da gereksinmeden başka bir şey değil.

55 Bize Gelenler
56 Erkan Öztürk – Rıfkı Bey’in Günlük Egzersizi (Öykü)
Rıfkı Bey oturduğu sandalyeden aniden kalktı. Her zamanki gibi okuduğu gazeteyi katlayarak koltuğunun altına sıkıştırdı. Alışveriş filesinin ucundan tutarak yürüdü. Dışarıda yazdan kalma bir eylül hoşluğu vardı.
57 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi
18 Ağustos Perşembe
Darbeden sonra “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dendi… Biçimsel değişiklikler oldu…
Ben şunu sordum, kendime. Müslüman yazarlarda zihin değişikliği olur mu… Ahmet Taşgetiren’de olabilir, dedim… Taşgetiren’de de zihin değişikliği olmadı. Bugünkü yazısında Gazi’nin aydınlanma hareketi için “tsunami” diyor…
Hiçbir Müslüman yazar, zihin yapısını gözden geçirmiyor. Yalnız kendileri doğru söylüyor. Bundan milim kuşku duymuyorlar.

İNSANCIL AYLIK KÜLTÜR VE SANAT DERGİSİ
İNSANCIL YAYINLARI:
SAYI:315

AY : EKİM – 2016
TÜRKÇE, 64 SAYFA, 3.HAMUR CİLTSİZ, 18,5*27 cm

Dergi Fiyatı :15 TL

İSSN 1300-4158 —2013— RESİMLİ

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro