Zahit Atam’a Linç Kampanyasına Yanıt (Ek: 1)

(Önceki yazıyı görmek için tıklayınız)

SOL LİBERALLER NASIL ?DÜŞÜNCE SUÇLUSU? YARATIR?
Senaryodan çatışmayı kovmak mümkün müdür?
Ekler: Dramaturji dersleri (isteyen okusun, âlimlere duyurulur, halk dilinden anlatıyorum)
Arthur Schopenhauer/ Okumaya ve Okumuşlara Dair adlı kitabından
?Ateşli hayal gücü öteden beri hep mektep kaçağıdır.
Ah bu kadar çok okuyabilmek için ne kadar az düşünmek zorunda kalmış olmalılar!
Benzer şekilde yeni ve büyük fikirler ile derin anlayışa ancak bilgiyi kendileri için elde etmek isteyen ve bunu araştırmalarının doğrudan amacı haline getirip başkalarının bilgisiyle ilgilenmeyenler ulaşacaklardır.
Onlar meslek erbaplarının daha iyi bildiklerini zannederler, dolayısıyla bir şeyle yaşayanları o şey uğruna yaşayanlarla karıştırırlar, oysa bu ikisi nadiren bir ve aynıdır.
Birinci sınıf kafalar asla uzman olmazlar. Çünkü yaradılışları gereği onlar hayatın şu veya bu sahasını değil tümünü mesele haline getirirler ve onların her biri bu konuda insanlığa yeni bir form ve yeni bir tarzda yeni bilgi sunarlar. Deha ismini yalnızca o hak eder, sadece o, şeylerin bütünlüğünü, onların temel ve külli veçhesini eserlerinin konusu olarak seçer, bütün ömrünü şeylerin birbirleriyle özel ilişkilerini açıklamaya çalışmakla tüketmez.
Her bir dille farklı düşünürüz; dolayısıyla her bir yeni dil öğrenimiyle düşünmemiz yeni bir değişim geçirir, önünde yeni ufuklar açılır.
Tragedya bizi iradenin ve onun peşinde koştuğu şeylerin üzerine yükseltir.?
1. Çatışma ve futbol üzerine: 12 EYLÜL ÜZERİNDEN BİR ÖRNEKLE SENARYO DERSİ
12 Eylülden sonra milleti televizyon başında oturtmak ve sosyal hayattan el etek çektirmek bir devlet politikasıydı. Aynen şu olgu Türkiye?de yaşanmıştır: İktidar, şu müthiş deneyi yaptı, Futbolun en heyecanlı yeri, heyecanın doruğa çıktığı yer nedir?
Gol,
Gol olma olasılığını artıran nedir?
Penaltı,
Penaltı öncesinde ve gol olduğunda ne oluyor, müthiş bir heyecan, millet stadyumda insanlar televizyon başında kitleniyor.
Gol sonrasında ise heyecan doruğa çıkıyor,
O zaman bir program yapalım, canlı yayında yayınlayalım.
Ne mi yaptılar? Penaltı müsabakası.
Kaleciler vardı, millet sırayla geçiyor ve penaltı atıyor, kaleciler bir sağa bir sola atlıyor.
Neyse program başladı,
Stadyumda yapılıyor, sanıyorum İnönü stadında yapıldı,
Yarışma biletli, ücretli, ama televizyondan da canlı yayınlanıyor.
Canlı yayın başladı, hem tribünde hem de televizyonda çok az insan seyretti.
Müsabaka elemeliydi ve gittikçe finale gidilecekti penaltı yarışmasında.
Sonuçta ne oldu?
Tribünlere gelen çok az insan bile sıkıldı, çoğu çıktı.
TRT spikeri bunu anlattı ve yarın daha çok insanın geleceğini umut ettiğini bildirdi.
Ama ertesi gün çok daha az insan geldi,
Televizyonda seyredenler sokağa döküldüler. Kahvede kağıt oynayanlar oyuna devam ettiler, bir iki kişi attı mattı dedi sadece. Program başarısız oldu.
Peki, programın duyurusunda bir eksiklik var mıydı? TRT tek kanaldı, bütün gazeteler yazdı, Türkiye?de hemen herkesin haberi vardı, duyuruda hiçbir eksiklik yoktu, üstelik o programla rekabet edecek bir başka program da yoktu.
Şu anlaşıldı, eğer rakipler olmasa, mücadele içinde pozisyon oluşmazsa, diğer rakibe gol atmanın heyecanı olmazsa, heyecan da olmaz, penaltı da insanları ekrana da sahaya da çekmez, çatışma ya da mücadele esastır. Dahası eğer şampiyonluk yarışı son maça kalırsa, hele iki rakipten yenen şampiyon olacaksa o zaman heyecan doruğa çıkar.
Şimdi bir uluslararası deneyi anlatayım: Bir ara futbolda, uzatmalarda gol atan galip kuralı getirdiler, heyecan doruğa çıkacaktı ve gol atıldıktan sonra maç o an bitecekti, olmadı aksine gerilimin bir anda bitmesi kabul edilmedi, bu kural kaldırıldı, çünkü tek atımlık barut gerilimin birikmesine izin vermez.
Bazıları sahte heyecan arıyorsa, buyursunlar Ustanın Hikâyesi?ni seyretsinler, ne oldu, onca ünlü insan, onca medyatiklik, onca sosyal medya birinciliği, ama reytinglerde o gün için bile ilk yüze giremediler. Çatışma olmazsa, tek yönlü övgü olursa, anlamı kalmaz.
Teorik dramaturji dersi, ödev: Açın Kral Lear?i okuyun, bakalım ne olacak?

Yorum yapın