Galeano’nun anahtarları – Önder Göksal

Galeano’nun anahtarları - Önder Göksal

Son günlerde bütün iyi yazarlar söz birliği etmişçesine terki diyar ediyor. Yaşar Kemal, Günter Grass derken bir de Latin Amerika’nın kıtaları birleştiren sesi Eduardo Galeano edebiyat severleri üzdü. Sevdiğim bir yazar hayatını kaybedince kitaplığımdan o yazara ait kitapların hepsini çıkarır göz gezdiririm, o kitaplardan rastgele bölümler açar birkaç sayfa okur, kitabı ...

devamını okumak için tıklayınız

“Ben sizin için çıldırıyorum, siz bana aldırış bile etmiyorsunuz” Nazım Hikmet

Ben sizin için çıldırıyorum, siz bana aldırış bile etmiyorsunuz Nazım Hikmet

Şükûfe Nihal’e áşık olan isimlerden biri de Názım Hikmet’ti... Názım Hikmet’in aşkı 1920’li yıllar... Erenköy bahçelerinde, köşklerinde şairler yan yana gelip edebi sohbetler yapıyorlardı. Bu toplantıların birinde... Názım Hikmet bir káğıda bir şeyler yazıp Şükûfe Nihal’e vermesi için Halide Nusret’e (Zorlutuna) uzattı. "Bir Devrin Romanı" adlı eserinde Zorlutuna olayı şöyle yazdı: "O (Şükûfe Nihal) okuduktan sonra, gülerek ...

devamını okumak için tıklayınız

Hep ideal aşkı arayan bir şair: Şükûfe Nihal – Soner Yalçın

Hep ideal aşkı arayan bir şair: Şükûfe Nihal - Soner Yalçın

Nazım Hikmet ona aşıktı. Faruk Nafiz Çamlıbel, ona olan sevdasını dizelere döktü. Cenab Şahabeddin’in kardeşi şair Osman Fahri, ona olan aşkına karşılık bulamayıp canına kıydı. Şair Ahmet Kutsi Tecer, ona tutkundu. Edebiyatçı Mithat Sadullah Sander ve politikacı Ahmet Hamdi Başar ile evlendi. Yaşamı köşkte başlayıp huzurevinde biten şair, yazar, öğretmen Şükûfe ...

devamını okumak için tıklayınız

Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar

Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar

“Kimim ben senin için, kimim bunca yıldan sonra?” diye sorar 20. yüzyılın en büyük romanlarından biri olan Malina’nın yazarı Ingeborg Bachmann hiç gönderilmemiş veda mektubunda Paul Celan’a. Mektuplaşmaları 1948’den 1967’ye kadar aralıklarla ama çok yoğun sürer. Bu kısacık birliktelik, bitmeyen bir aşka dönüşmesinin ardından, Sen Nehri’nin karanlık sularında ve Roma’da ...

devamını okumak için tıklayınız

Sordum Durdum – Melek Özlem Sezer

Sordum Durdum - Melek Özlem Sezer

Masal Kahramanlarına Sorular Pek çok masalda, doğru olmayan kimi mesajların gizli olduğunu biliyor muydunuz? Pamuk Prenses, Hansel ve Gretel, Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Fareli Köyün Kavalcısı, Keloğlan ve daha niceleri... Adlarını sürekli duyduğunuz ve maceralarını hep dinlediğiniz bu masal kahramanlarını daha yakından tanımaya var mısınız? Peterica Pan'ın meraklı sorularıyla, Melek Özlem Sezer'in ...

devamını okumak için tıklayınız

Oğuz Atay’ın görüntülü ve sesli konuşması

Oğuz Atay’ın görüntülü ve sesli konuşması

Oğuz Atay’ın TRT arşivinde bulunan yüksek çözünürlüklü görüntülü ve sesli konuşması için "devamını oku"yu tıklayınız     Kaynak: www.oguzatay.net

devamını okumak için tıklayınız

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. – Aleksandr Puşkin

“Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler. - Aleksandr Puşkin

Koğuştan taze sabah havasına çıktım. Güneş doğuyordu. Dupduru gökyüzünde iki başlı, karlı bir dağ parlıyordu. Gerinirken: “Ne dağı bu?” diye sordum. “Ararat” dediler . Seslerin etkisi ne kadar güçlü! Var gücümle baktım bu efsanevi dağa. Yenilenme ve yaşam ümidiyle onun doruğuna yanaşan Nuh’un gemisini, biri idamın öteki barışın simgeleri olarak ...

devamını okumak için tıklayınız

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’nin Nisan-Mayıs sayısı tüm kitapçılarda…

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi'nin Nisan-Mayıs sayısı tüm kitapçılarda...

Sancı Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi “YIKIMIN ve İNŞANIN SANATI KOBANÊ” dosya çalışmasıyla raflardaki yerini aldı. Kobanê’nin yeniden inşası çalışmaları dahilinde kültür ve sanat cephesinden bir nefes olma sorumluluğuyla hazırlanan dergimizin geliri de, Kobanê için gerçekleştireceğimiz kampanya çalışmamızın sonucu ile birlikte Kobanê’ye gönderilecek. Dosya başlığımızda dergimizde; Necmiye ALPAY: “Pax Erdoganica Mı?” ...

devamını okumak için tıklayınız

”Aramızdan biri idam edilecek ama henüz bilmiyor. Kendisinin de seyredeceğini düşünüyor”

”Aramızdan biri idam edilecek ama henüz bilmiyor. Kendisinin de seyredeceğini düşünüyor”

Kapana kısılıp kalmış bir ülke Nobel ödüllü V.S. Naipaul’un Nehrin Dönemeci Afrika’yı anlatan, önemli bir eser. Naipaul ne Afrikalı ne de Avrupalı, ne siyah ne de beyaz ama sömürgeci ahlakını yakından tanıdığı gibi, azınlık sorunlarını ve korkularını da biliyor. Bugüne kadar Afrika hakkında okuduğumuz romanların neredeyse tamamı Avrupalı yazarlar tarafından yazılmış ...

devamını okumak için tıklayınız

Bilimkurgu’ya aşk mektubu

Bilimkurgu’ya aşk mektubu

Mark Bould’un kitabı bilimkurgu sinemasına yazılmış uzun bir aşk mektubu gibi sona eriyor belki. Okurunu uzun bir izlenecek filmler listesiyle de baş başa bıraktığı için bir başucu kitabına dönüşüyor. Bilimkurgu, disiplinlerarası yaklaşımın 1970’lerden bu yana akademideki konumunu sağlamlaştırmasıyla, post-kolonyal teori, feminizm, Marksizm, psikanaliz gibi araçların biri ya da birkaçıyla birden ele ...

devamını okumak için tıklayınız

Yazarların soyadlarının anlamını öğrendiğinizde şaşıracaksınız.

Yazarların soyadlarının anlamını öğrendiğinizde şaşıracaksınız.

Çocukken isimlerimizin anlamını hep merak etmişizdir. Bizim hakkımızda ne söylüyor? Tarihle nasıl bir irtibat hâlinde? Ve anlamını öğrendiğimizde hayal kırıklığı yaşamıştır pek çoğumuz. Flavorwire.com üşenmemiş, hayranı olduğumuz yazarların soyadlarının ne anlama geldiğini açıklayan bir liste hazırlamış. Listede yol aldıkça rahatlayacak, yazar da olunsa söz konusu isim olduğunda fazla uzağa kaçılamadığını ...

devamını okumak için tıklayınız

Naif ve Bilge - Zafer Köse

Virajdan sonra ani bir uçurum. Tesadüfen yol kenarında bulunuyorsunuz ve bir aracın hızla yaklaştığını görüyorsunuz. Ne yaparsınız? E, can kurtarmak için elinizi kolunuzu biraz sallamayı esirgemezsiniz herhalde. Peki, aracın içindekilerin katil, faşist, insanlık düşmanı olduğunu biliyorsanız? O güne kadar birçok insana yaşattıkları büyük acılara her an yenilerini ekleyebilecek kişilerse? Evet, hiçbir ...

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyat yasaklansa ne değişir?

Edebiyat yasaklansa ne değişir?

“Kültür ve sanatta bize ‘en iyi’ diye sunulanlar esasında sadece seçim sürecini tekelinde bulunduran güçlerin bize uzattığı menüdeki tercihlerle sınırlıdır.” Umberto Eco Yarın Türkiye’de fırıncılar çalışmasa milyonlarca insan aç kalırdı. Yarın otobüs sürücüleri grev yapsa on binlerce insan gitmek istedikleri yerlere gidemezdi. Yarın sağlık çalışanları işlerini bıraksa, yüz binlerce insan sağlık ...

devamını okumak için tıklayınız

Kayıp Kitaplar Kütüphanesi – Alexander Pechmann

Kayıp Kitaplar Kütüphanesi - Alexander Pechmann

Hemingway'in eşi, yazarın tüm elyazmalarını nasıl çaldırmıştır? Balzac neden yayıncısına kızıp Köy Hekimi romanının ikinci cildini imha etmiştir? James Joyce, Stephen Hero adını taşıyan iki bin sayfalık elyazmasını neden ateşe atmıştır? Edebiyat tarihini, yayımlanmamış ve okurla buluşma şansına sahip olamamış eserlerden yola çıkarak yeniden okumak olası mı? Alexander Pechmann, adeta edebiyat ...

devamını okumak için tıklayınız

Acıdığı için öldürmek…

Acıdığı için öldürmek...

Modern Yunan edebiyatının kurucusu olarak bilinen Aleksandros Papadiamantis’in en önemli eseri ‘Hadula Bir Ada Öyküsü’ günlerde yayımlandı. Herkül Millas’ın da önsözde belirttiği üzere Türk ve Yunan edebiyatı çok da kaynaşmadı bugüne dek. Halit Ziya, Hüseyin Rahmi gibi yazarların Yunancaya çok geç çevrilmesini açıklayamadığımız gibi, Papadiamantis’in Türkçeye ancak bu yıl çevrilmesini ...

devamını okumak için tıklayınız

Aşk meşru bir şey olamaz. O da şiir gibi meşrulaşınca ölür. Cemal Süreya (Söyleşi, 1983)

Aşk meşru bir şey olamaz. O da şiir gibi meşrulaşınca ölür. Cemal Süreya (Söyleşi, 1983)

Cemal Süreya “Babam yoksuldu ama belli etmek istemezdi” Cemal Süreya ile “konuşa konuşa”ya başlamak güç. Nereden başlamalı? On küsur yıldır girip çıktığı, oturup konuştuğu, çay içtiği, sohbet ettiği, yazı verdiği, tartıştığı şu gazete odasında, yeryüzünün en utangaç, en içine kapalı inşam gibi görünen birine “Yoksuluz gecelerimiz çok kısa/Dört nala sevişmek ...

devamını okumak için tıklayınız

Edebiyat dünyasının bilinmeyenleri

Edebiyat dünyasının bilinmeyenleri

Klasikleri okudunuz, çok satanlar listelerini incelediniz, yazarların hayat hikayelerine gözattınız. Ama tüm bunları yapmanız, edebiyat dünyasının magazin haberlerine aşina olduğunuzu göstermez. Size bu konuda da yardımcı olmak istedik: 1. Vladimir Nabokov, Lolita?yı Amerika?da kelebek toplamak üzere seyahat ederken kartların üzerine not alarak yazmıştı. 2. Karısı Vera Nabokov, yazarı Lolita?nın tamamlanmamış taslaklarını yakmaktan ...

devamını okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna’sı hâlâ nasıl en çok okunan kitaplar listesinde?

Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna’sı hâlâ nasıl en çok okunan kitaplar listesinde?

Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna’sı, yayımlanmasından bu yana yaklaşık yetmiş yıl geçmesine rağmen hâlâ en çok okunan kitaplar listesinde, üstelik ilk üçte yer alıyor. Romanın bunca yıla meydan okuyarak ilk sıralarda yer almasının nedeni nedir? Sabahattin Ali 1907 yılında doğdu. İstanbul Muallim mektebini bitirdi. Almanya'da edebiyat eğitimi gördü. Anadolu'nun çeşitli illerinde ...

devamını okumak için tıklayınız

Sabahattin Ali’nin sevdiği şairler ve yazarlar

Sabahattin Ali'nin sevdiği şairler ve yazarlar

Okuma yazma öğrendiği günden ölene dek sürekli okuyan, arkadaşı Muvaffak Şeref’in dediği gibi, “Dünya edebiyatını gerek Rus, gerek Fransız, gerek Amerikan, özetle dünya edebiyatım günü gününe, tabii klasikleriyle, eskileriyle izleyen” özellikle de Alman edebiyatını çok iyi bilen, yaşadığı donemin edebiyatıyla ilgilenen ve aynı zamanda eski edebiyatı da Çök iyi bilen ...

devamını okumak için tıklayınız

Haritada Bir Nokta – Sait Faik Abasıyanık

Haritada Bir Nokta - Sait Faik Abasıyanık

Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar... Robenson Kruzoe'yu okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. Onun zoruyla mavi boyaların üstünde bir garip ada ismi okuyunca hülyaya daldığımı sanmıyorum. Romanlar yüzünden adaları sevdiğimi pek ummuyorum ama belki de o yüzdendir. Haritada ...

devamını okumak için tıklayınız

Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi Cilt: 1 – Karl Marx

Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki son ciddi girişimin önemli bir adımını oluşturuyor.

Marksist iktisat alanına hâkim yetkin çevirmenler Mehmet Selik ile Nail Satlıgan’ın Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, iki editör tarafından da gözden geçirildi. Erkin Özalp Almancasıyla, Oktar Türel ise İngilizcesiyle karşılaştırarak metni baştan aşağı gözden geçirdiler.

Yordam Kitap’ın bu basımı, eseri bütünleyen iki ek metni de kapsıyor:

Bunlardan ilki, Marx’ın başlangıçta Kapital’in I. cildine 6. bölüm olarak koymayı düşündüğü, ancak cilde dâhil etmekten daha sonra vazgeçtiği, Marx’ın ekonomi politik eleştirisinin mantığı ve “mimari”si açısından özel bir önem taşıyan 120 sayfalık el yazmasıdır. Diğeri ise Kapital’in temel kavramlarının Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe karşılıklarını içeren bir “sözlükçe”dir.

Kitap, karton kapak ve ciltli alternatifleriyle satışa sunuluyor.

“[Kapital’in I. cildi] kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülledir.”
-Marx’tan Becker-‘e, 17 Nisan 1867 tarihli mektup

“Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir çıkmadı.”
-Friedrich Engels-, “Marx’ın Kapital’i”
(Tanıtım Bülteninden)

Hikâye hâlâ seni anlatıyor – Yücel Kayıran
(29/04/2011 tarihli Radikal Kitap Eki)
Karl Marx (1818-1883), Becker?e 17 Nisan 1867 tarihli mektubunda, ?Kapital?in 1. cildi için ?kesinlikle burjuvaların (toprak sahipleri dâhil) kafasına şimdiye dek fırlatılmış en korkunç gülle? tanımını yapar. Engels ise, ?yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı? der. Bu ?gülle?ye yönelik yaygın anti-Marksist propaganda, ?Kapital?in okunmadığını ve giderek okunamadığından dolayı okunmadığını dile getirir. Nitekim bunun tipik bir örneğine de çok yakınlarda, reel sosyalizmin çöküşünden sonraki günlerde tanık olmuştuk. Uygarlık tarihinin belli başlı temel yapıtlarının ne olduğunu belirlemeye yönelik bir kanon listesinde ?Kapital?e yer verilmeyişi karşısında, ?Kapital neden yok bu listede?? sorusu karşısında, söz konusu listeyi hazırlayanlar, ?Kapital?e listede yer vermeme nedenlerini, ?Kapital?in okunmadığı gerekçesiyle açıklamaya çalışmışlardı. Öyle değil mi, tarihsel bir fenomen olarak devrimci hareketin yükselişte olduğu yıllarda okunmayan bir kitap, kurtuluş umudu olduğu insanların gönlündeki şiarı sönüp, Sovyet Devleti gibi örnek bir deneyiminin çöküşünden sonra, ne denli okunabilirdi ki, dahası okunmasının tarihsel bir faydasından söz edilebilir miydi? Öyle değil mi, Marksizm öldükten sonra, onun ana yapıtının okunmasının yaşamsal bir değerinden söz etmek ne kadar olanaklıdır?

?Marksizm?in ölümü?
Kuşkusuz, tarihsel bir dönemin veya bir deneyimin sona ermesiyle o deneyime ilham kaynağı olmuş bir felsefenin sona ermesinin, gerek felsefi gerekse olgusal bakımdan aynı türden olmadığı açık seçik olmasına rağmen, Platon?un Syrakusa deneyiminden beri daima gündemde tutulur. Bununla birlikte, Fredric Jameson?ın, ?Gerçekte Var Olan Marksizm? makalesinde yaptığı ayrımı da, ?Marksizm?in kendisini bir düşünce ve çözümleme tarzı, sosyalizmi politik ve toplumsal bir amaç ve vizyon, komünizmi de tarihsel bir hareket olarak birbirinden ayırma konusunda yeterice titiz olamayan çevrelerde Sovyet Devleti?nin sonu, ?Marksizm?in ölümü? kutlamalarına bahane oldu? ayrımını da, burada hatırlamak gerekir. Ama ?Kapital?in okunmadığına ilişkin problemin dile getirildiği felsefi bir zemin de olmuştu. ?Kapital?in okunmadığına ilişkin ilk belirleme, sosyalist hareketin yükselişte olduğu yıllarda, bilindiği gibi ilk defa Louis Althusser tarafından dile getirilmişti. Ancak Althusser?in, okunmamak sözüyle işaret ettiği, ?Kapital?in genel okunma oranındaki azlığı değil, felsefi düzlemde okuma anlamındaki okunmama durumuydu. Söz konusu olan, ?Kapital?in ?uzmanlar? tarafından okunmuyor oluşuydu. ?Kapital?in belli kısımlarının, kendi pratikleri doğrultusunda bir tarih çalışması olduğunu düşünen tarihçiler, kendi pratikleri doğrultusunda bir iktisat çalışması olduğunu düşünen iktisatçılar, ilgili bölümleri okunuyordu kuşkusuz. Dahası işçi-militanlar okuyordu ama felsefeciler, ?Kapital?e, konu nesnesinin ayrımsal niteliğine ilişkin apriori(önsel) soruyu sorabilecek uzmanlar tarafından nadiren okunuyordu. ?Kapital, felsefeciler, yani filozoflar tarafından felsefe içi bir metin kılınmamış, örneğin Aritoteles?in ?Metafizik?inin veya Kant?ın ?Saf Aklın Eleştirisi?nin okunması gibi okunmamıştı. Antik Yunan felsefesinin, dolayısıyla filozoflarının 19. yüzyılın sonunda Alman filozoflarınca yeniden keşfi, Alman felsefesine nasıl ayırt edici bir atılım sağlamış ise, Kapital?in felsefi keşfi de böyle bir atılım sağlayabilirdi. Althusser?in ileri sürdüğü ilk argüman buydu. Tam da bu nedenle, ?Kapital?i Okumak? kitabının adındaki anlamsal içerik, felsefecilere yönelik olarak ?Kapital?i oku? buyruğunu taşır.
Kanıtlamaya ilişkin ikinci argümanı da ilkini destekleyici içerikteydi. ?Kapital?i, felsefeciler gibi okuyup anlayabilenler, felsefeciler değil, profesyonel-felsefeci olmayan siyasal militanlar ve önderler olmuştu. Althusser tarihsel bir gerçekliğe işaret ediyordu. Bu önder, Lenin?di. Althusser?e göre, ?Kapital, üstüne on yıllık inceleme ve derin düşünme bu adama, Rusya ve uluslararası işçi devriminin bu önderinin şaşırtıcı siyasal anlayışını üreten, karşılaştırılamaz bir kuramsal felsefi formasyon sağlamıştır.? ?Kapital?, Lenin?de, işbaşındaki Marksist felsefeye dönüşmüştür.

?Bize Kapital?in mantığını bıraktı?
Althusser?in, ?Kapital?in okunmaması? derken kastettiği buydu; yoksa kitabın okunmazlığı durumu değil. Althusser?in uyarısını takip eden Alman Marksist düşünür Alfred Shn-Rethel, kapital?in felsefi olarak okunmamış olmasının sonuçlarını, ?Zihin Emeği Kol Emeği? adlı kitabında şöyle dile getirir: ?Marksist analiz iki dünya savaşından bu yana tanık olduğumuz toplumsal değişimi takip etmiş midir? (?) Bugün uğraştığımız pek çok temel sorunun böylesine güçlük yaratmasının nedeni, düşünüş tarzımızın yeterince Marksist olamayışı ve önemli bazı alanların tartışma dışı kalması[dır].? Lenin?in ?Kapital? için söylediğini bu noktada hatırlamamız gerekir: ?Marx bize bir ?Mantık? bırakmadı; ama ?Kapital?in mantığını bıraktı.? Ama yanlış anlaşılmamalı; ?Kapital? sadece felsefecilerin veya Marksistlerin okunması gereken bir kitap değil. İngiltere?deki kapitalist üretim tarzını konu nesnesi edindiği için, sadece İngilizlerle/Batılılarla ilgili bir kitap da değil kuşkusuz. Marx, bu yaftayı bildiği için, ?Kapital?in birinci baskısına yazdığı 25 Temmuz 1867 tarihli önsözünde bu yaftaya peşin yanıt verir: ?benim bu eserde inceleyeceğim şey, kapitalist üretim tarzı ve onunla uyuşan üretim ve dolaşım ilişkileridir. Bunların bugüne kadarki klasik yurdu İngiltere?dir. Teorimi geliştirirken başlıca örnek olarak İngiltere?den yararlanmamın sebebi budur. Ama Alman okuyucu, İngiliz sanayi ve tarım işçilerinin durumları karşısında ikiyüzlüce omuz silkecek ya da Almanya?da işler hiç de o kadar kötü gitmiyor diye kendisini iyimser bir havaya bırakacaksa, ona şöyle seslenmeliyim: De te fabula narratur! (Hikâye seni anlatıyor!)?
Marx, bütün okura seslenir ve yukarıdaki paragrafa gelmeden, ?Kapital?in, teorik seviyesini bu okurun seviyesine göre kurduğunu da belirtir: ?özellikle değerin özünün ve değerin büyüklüğünün analizi ile ilgili yerlerde söylediklerimi mümkün olduğu ölçüde, ortalaya okuyucunun seviyesine indirdim.?
?Kapital?, kuşkusuz Marx?ın başyapıtı, Marksizmin de temel yapıtıdır. Marx, ?Kapital?in ön çalışması olan ?Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı?nın (1859) yayımlanışından 1883?teki ölümüne kadar yaklaşık çeyrek yüzyıl boyunca üzerinde çalıştığı ?Kapital? için, ?uğruna sağlığımı, mutluluğumu, ailemi feda ettiğim kitabım? ifadesini kullanmıştır.

Emek sermaye çatışması
Kapital?in birinci cildi 1867?de Almanca olarak yayımlanır; II. cilt, Marx?ın ölümünden iki yıl sonra 1885?te Engels tarafından, III. cilt yine Engels tarafından 1894?te yayımlanacaktır. Kautsky tarafından1905-10?da yayımlanan ?Artı-Değer Teorileri? de, bilindiği gibi ?Kapital?in dördüncü ana bölümü olarak tasarlamıştır.
?Kapital?de Marx?ın en ünlü önermelerinin ardındaki muhakeme yer alır. Bu önermeler arasında, kapitalizmin ilerlemesi ve gerilemesinin temelinde üretimin yattığı; kapitalizmin tarihte iktisadi ilişkilerde sürekli altüst oluşlara dayalı ilk sistem olduğu; bir yedek işsizler ordusuna ihtiyaç duyduğu, iktisadi gücü tekeller hâlinde yoğunlaştırma eğilimi gösterdiği; ve bunalımların kapitalizmin ayrılmaz bir parçası olduğu görüşüdür. Marx, ?Kapital?in başından sonuna dek, kapitalizmin bu doğrultuda gelişmesinin emek ile sermaye arasındaki çatışmaya dayandığını gösterir. Anlatılan hikâye, işçi sınıfı ile kapitalist sınıfın, özellikle bunların iktisadi rollerinin nasıl doğduğu, geliştiği ve farklılaştığının hikâyesidir. ?Kapital?, Marx?ın tarih biliminin kapitalizmin, özellikle de onun iktisadi boyutunun tahliline uygulanışını temsil eder. Marx?ın ?Kapital?de okuru yüzleştirdiği sorular, bugünün de sorularıdır: Kapitalist ekonomi kendini nasıl yeniden üretir? Kapitalizm öncesi toplumların içinden nasıl doğmuştur? Gelişmesine, genişlemesine ve yozlaşmasına yön veren iç dinamik hangisidir? Kapitalizmin yüzeysel görüngüleri, temelde yatan ilişki ve güçlerden nasıl farklılaşır ve onları gizler?
?Kapital?deki tahlil aynı zamanda Marx?ın diyalektik yönteminin uygulamalı örneğidir. Marx, kapitalizmi anlamak için onun en basit, soyut kategorilerini tahlil etmek, bunların karşılıklı ilişki ve çelişkilerinden hareketle, giderek karmaşıklaşan ve gündelik görüngülere uygun düşen kategorileri inşa etmek gerektiğini belirtir. Kapital?in üstünde yükseldiği ilke de budur.
Yordam Kitap, Komünist Manifesto ve Hakkında Yazılanlar ile Lenin?den Seçme Yazılar?dan sonra, şimdi de Marx?ın ?Kapital?in birinci cildini yayımladı. ?Kapital? de, diğer iki kitap gibi özenli. Bu çevirinin ayırıcı özelliği, kuşkusuz Almanca aslından yapılmış olmasında.
Yayıncılık ahlakı bakımından önemli olan ise, Yordam?ın, kitaba koyduğu açıklama notu. Bu notta, ?Kapital?in, Türkçeye çeviri serüveni anlatılıyor ve bu çevirilere katkısı olan yazarlar özellikle vurgulanıyor.
?Kapital?i Almanca aslından Türkçeye çevirip yayımlamaya başlayan Hikmet Kıvılcımlı?dır. Kıvılcımlı?nın, bu girişimini ?Türkçeye, Fransızca?dakinden daha doğru bir ?Kapital? vermek gayreti? olarak adlandırması çoşku verici ve aynı zamanda etkileyicidir. Ancak Kıvılcımlı?nın, 1937 yılında başladığı bu çeviri girişimi, ?Donanma davası? yüzünden yarıda kalır.
?Kapital?i Almanca aslından Türkçeye çevirme girişimindeki ikinci adım Mehmet Selik?e aittir. Selik, birinci cildi ile üçüncü cildin ilk yarısını çevirmiştir. Birinci cilt, 1966-67 yıllarında beş cilt halinde, üçüncü cildin ilk bölümü 1970?de, Sol Yayınları tarafından basılır.

?Kapital? çevirileri…
?Kapital?in Türkçeleştirilmesi konusundaki kuşkusuz büyük adım Alaattin Bilgi?ye aittir. Bilgi?nin çevirdiği üç cilt 1975-78 yıllarında Sol Yayınları?nca yayınlanır. Bilgi?nin çevirisi İngilizceden yapılmıştır. Bu çevirinin başarısında Alaattin Bilgi?nin felsefeci oluşunun önemli katkısı vardır kuşkusuz.
Yordam Kitap?ın basımı, Mehmet Selik?in çevirmiş olduğu bölümlerin gözden geçirilmiş olarak yeniden basılmasından, ayrıca daha önce Almanca?dan çevrilmemiş olan bölümlerin (II. Cildin tamamı ile III. Cildin ikinci yarısı) Nail Satlıgan tarafından çevrilmesinden oluşuyor.
Yordam Kitap?ın bu ?Kapital? yayını, iki önemli ekle de dikkat çekiyor. Bunlardan ilki, Marx?ın başlangıçta ?Kapital?in I. cildine 6. bölüm olarak koymayı düşündüğü, ancak cilde dâhil etmekten daha sonra vazgeçtiği, Marx?ın ekonomi politik eleştirisinin mantığı ve ?mimari?si açısından özel bir önem taşıyan 120 sayfalık el yazmasıdır. Diğer ek ise, ?Kapital?in temel kavramlarının Almanca, Fransızca, İngilizce ve Türkçe karşılıklarını içeren bir ?sözlükçe?dir.

Kitabın Künyesi
Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi Cilt: 1
(Sermayenin Üretim Süreci)
Orjinal isim: Das Kapital, Kritik der Politischen Ökonomie, Band I.
Karl Marx
Yordam Kitap / Kuram / Felsefe Dizisi
Editör:Erkin Özalp, Oktar Türel
Çeviri:Mehmet Selik, Nail Satlıgan
İstanbul, 2011, 1. Basım
875 sayfa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>