Almanya’nın 1915 olaylarındaki rolü ne?

Almanya'nın 1915 olaylarındaki rolü ne?

1915 yılında Anadolu Ermenilerinin yaşadığı katliamlar ve tehcir konusu Almanya'da, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nun müttefiki olarak Anadolu'da görev yapan Alman subay ve diplomatlarının olaylarda oynadığı rol üzerinden tartışılıyor. 1970'li yıllardan beri Almanya'da yaşayan araştırmacı yazar Serdar Dinçer, bu konuda en kapsamlı araştırmalardan birini yaptı. Dinçer ilk kez konuyu Almanya Dışişleri ...

devamını okumak için tıklayınız

1916: İranlı yazarın güncesinden Ermenilerin yaşadıkları

1916: İranlı yazarın güncesinden Ermenilerin yaşadıkları

Muhammed Ali Cemalzâde, 1916'da Ermeni azınlığın uğradığı zulme şahit olmuş. Cemalzâde, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Osmanlı idaresindeki Bağdat'ta görev yapan bir grup genç İran vatandaşından biriydi. İngiliz güçleri Bağdat'a yaklaşırken, Cemalzâde, İran jandarmasında görevli iki İsveçli subayla birlikte İstanbul'a gitmek üzere yola çıktı. Cemalzâde, yolculuğu sırasında, gördüğü, 'zalimce ve şoke ...

devamını okumak için tıklayınız

Çamaşır suyu çocukları hasta mı ediyor?

Çamaşır suyu çocukları hasta mı ediyor?

Evlerde çamaşır suyu kullanımıyla, çocukların hastalıkları bağlantılı bulundu. Etkisi her ne kadar “makul” olsa da, çamaşır suyu kullanımın teşvik edilerek arttırılması, toplum sağlığını ilgilendiren sorunlar yaratabilir. İş ve Çevre Sağlığı dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, evlerinde pasif olarak çamaşır suyuna maruz kalan çocuklarda solunum yolu ve diğer bazı enfeksiyonlar daha yüksek ...

devamını okumak için tıklayınız

1915’te neler oldu?

1915’te neler oldu?

Kévorkian; Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Harput, Sivas, Trabzon, Ankara, Kastamonu, Edirne, Bursa, Aydın, Konya, Adana Vilayetleri ile Maraş, Antep, Antakya, Urfa Mutasarrıflığı’ndaki tehcirler ile katliamları tek tek irdeleyip betimlemiş. Hüsnü Mansur ve Besni [kazaları] arasındaki sınırda çürüyen cesetler olduğunu öğrendik. Cesetlerin, çürümek üzere açıkta bırakılması gerek hükümetin bakış açısından gerekse sağlık ...

devamını okumak için tıklayınız

Bir Âşığın Portresi Olarak Orhan Veli

Bir Âşığın Portresi Olarak Orhan Veli

Edebiyatımızda insanın kendi yol öyküsünü, bireyin içsel macerasını anlatabilme yeteneğinin I. Yeni olarak adlandırdığımız Garipçiler ve Orhan Veli şiiriyle başladığını söylemek çok da abartılı bir tespit sayılamaz. Orhan Veli’nin “Küçük İnsan”ı anlama ve yorumlama, o küçük insanı aslında kendinde var olan bir sıradan, olağan süre gidiş olarak görme macerasında kattettiği ...

devamını okumak için tıklayınız

Amerikalıların genetik mirasında, köle ticareti ve kolonileşmenin izleri…

Amerikalıların genetik mirasında, köle ticareti ve kolonileşmenin izleri…

Amerika Kıtasına yüzyıllar önce yapılan göçlerin genetik izlerini araştıran bir çalışma, köle ticaretinin ve kolonileşmenin izlerini, bugün yaşayan Amerikalı bireylerde tespit etti. Araştırmacılar, yaşayan Amerikalıların genomlarını Afrikalı ve Avrupalı bireylerin genomlarıyla karşılaştırdı. Londra Kolej Üniversitesi ve Roma’da bulunan Universita del Sacro Cuore’de görev yapan araştırmacıları içeren takım, 64 farklı topluluktan ...

devamını okumak için tıklayınız

Aziz Nesin’i ünlülerden dinleyeceğiz

Aziz Nesin’i ünlülerden dinleyeceğiz

Aziz Nesin’in tüm külliyatı sesli içeriğe dönüştürülüyor. Sesli içerik platformu Yodiviki’nin Nesin Vakfı’yla imzaladığı anlaşma sonucunda Nesin’in tüm eserleri Şehir ve Devlet Tiyatrosu oyuncularının sesiyle hayat bulacak. Bu yıl doğumunun 100’üncü yılı kutlanan kısa öykü, roman, anı, tiyatro ve şiir dalında birçok eseri edebiyatımıza kazandıran Aziz Nesin’in 100’üncü yıl çalışmalarının bir ...

devamını okumak için tıklayınız

Türkiye’nin ‘son Ermeni köyü’ Vakıflıköy’ün öyküsü

Türkiye’nin ‘son Ermeni köyü’ Vakıflıköy'ün öyküsü

Ortalığı portakal çiçeklerinin mis kokusu kaplamış. İki yanı yeşil bahçelerle kaplı yokuş bir yoldayım. Bir tarafta Kel Dağ, ucunda Akdeniz ve arkasından Suriye görünüyor. Diğer tarafta Musa Dağı’nın geniş etekleri yayılıyor. Burası "Türkiye'nin tek Ermeni köyü" Vakıflıköy. Hatay'a bağlı köy, Osmanlı İmparatorluğu öncesinden bugüne, kendilerine "Musa Dağı Ermenileri" diyen Kilikya ...

devamını okumak için tıklayınız

Özel Yükseliş Koleji Tiyatro Kolu “ Yarış ” Anılar 1969 -1970 – Ayhan Hüseyin Ülgenay

Özel Yükseliş Koleji Tiyatro Kolu “ Yarış ” Anılar 1969 -1970 - Ayhan Hüseyin Ülgenay

Bir insan kendine bir yol çizip ona devam ederse artık ondan kurtuluş yoktur. Tiyatroyu kendime yol çizdiğimden, tiyatro çalışmalarım okulunda da devam etti. Lise son sınıfta Şubat ayının sonlarına doğru okulda bir oyun sahnelemeye karar verdim.Seçtiğim oyun;Abbot ve Holmes’in YARIŞ isimli oyunu, Türkçeye Salah Birsel (Ahmet Selahattin BİRSEL ) çevirmiş.Oyun ...

devamını okumak için tıklayınız

Çarklar Arasında – Hermann Hesse

Çarklar Arasında - Hermann Hesse

Hermann Hesse'nin kendi yaşamöyküsüyle de paralellikler taşıyan "Çarklar Arasında"nın kahramanı Hans Giebenrath, Almanya'nın küçük bir kasabasında yaşamaktadır. İçedönük ama çok yetenekli bir genç olan Hans, devletin açtığı yatılı okul sınavına kasabadan gösterilebilecek tek adaydır. Snavda başarılı olmasının ardından Hans'ı sıkı çalışma günleri bekler. Tek hedefi, başarılı olmak, küçük düşmemek, ailesini ...

devamını okumak için tıklayınız

Ak Saray’ın elektrik faturası Gırgır’a kapak oldu!

Ak Saray'ın elektrik faturası Gırgır'a kapak oldu!

Ak Saray'ın elektrik faturası Gırgır'a kapak oldu! Mizah dergisinin yeni sayısının kapağında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın elektrik faturasına yer veriliyor. İşte kapak:

devamını okumak için tıklayınız

Üsküdar’a Kabe maketi kuruldu, LeMan kapak yaptı!

Üsküdar'a Kabe maketi kuruldu, LeMan kapak yaptı!

Üsküdar'a Kabe maketi kuruldu, LeMan kapak yaptı! Mizah dergisinin yeni sayısının kapağında Üsküdar meydanındaki Kabe maketine yer veriliyor. İşte kapak:

devamını okumak için tıklayınız

Vali ‘intihar’ dedi, katır konuştu! Uykusuz’un kapağında

Vali 'intihar' dedi, katır konuştu! Uykusuz'un kapağında

Şırnak Valisi'nin Roboski'de öldürülen katırlar için 'intihar etmiş olabilirler' açıklaması, Uykusuz'a kapak oldu. İşte kapak:

devamını okumak için tıklayınız

Rotterdamlı Erasmus – Zaferi ve Trajedisi – Stefan Zweig

Rotterdamlı Erasmus - Zaferi ve Trajedisi - Stefan Zweig

Stefan Zweig'ın, Kuzey Avrupa Rönesansı'nın büyük ustası, hümanist bilgin Desiderius Erasmus için kaleme aldığı bu yaşamöyküsü, bağnazlığın her türlüsüne karşı bir savaş ilanı niteliği taşıyor. Rotterdamlı Erasmus: Zaferi ve Trajedisi, son nefesine kadar bir hümanist, gerçek bir dünya vatandaşı olarak kalan Zweig'ın deneme türündeki başyapıtıdır. Her koşul altında iç özgürlüğünü koruma ...

devamını okumak için tıklayınız

Hüseyin Aygün, Yeni Şafak gazetesinin Atatürk’ün, idam edilmeden saatler önce Seyit Rıza ile görüştüğüne dair yayınladığı belgeyi yalanladı.

Hüseyin Aygün, Yeni Şafak gazetesinin Atatürk’ün, idam edilmeden saatler önce Seyit Rıza ile görüştüğüne dair yayınladığı belgeyi yalanladı.

Hüseyin Aygün, Yeni Şafak’ın haberine ilişkin, “2 yıl evvel 78 milyonun gözünün içine bakarak açıktan Kabataş yalanını söyleyenlerin 78 yıl evvel gerçekleşen bir siyasi idamla ilgili olarak iftira kapasitesini gözler önüne sermiştir” dedi. “İdamların gerçekleştiği 1937 yılında MAH imzalı ve bu kadar düzgün bir Türkçe ile bir belge ancak AKP binasında ...

devamını okumak için tıklayınız

Onlar Yoksul Eti Yerler – Enver Gökçe

Onlar Yoksul Eti Yerler - Enver Gökçe

ONLAR YOKSUL ETİ YERLER Bak Şu Dağlara Alı Al Moru Mor Saf Saf Omuz Omuza Dünya Elvan Elvandır. Bu Dirlik Düzenlik Kavgasında Yunus Kollar Daldırma Gül Ve Yürek Kocamandır. He Vallah Kocamandır. Kalabalık Yücedir Kalabalık Vatandır Ah Len Ah Onlar Yoksul Eti Yerler Ve İçtikleri Kandır. Enver GÖKÇE

devamını okumak için tıklayınız

1905 Bomba Olayı ve 1909 Adana İğtişaşı – Ayşe Hür

1905 Bomba Olayı ve 1909 Adana İğtişaşı - Ayşe Hür

31 Mart Olayı ile eş zamanlı olarak başka merkezlerde de kalkışmalar oldu ama en önemlisi Adana'da yaşandı. Olaylarda kaç kişinin öldüğü hâlâ bilinmiyor. Adana Ermeni Piskoposluğu'nun raporuna göre 17.844, İstanbul'daki Ermeni Patrikhanesi'nin Adana'ya gönderdiği heyete göre 21.330 ölü (Ermeni) vardı. Geçen hafta bıraktığım yerden devam ediyorum. Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu ve ...

devamını okumak için tıklayınız

1894-1896 Ermeni katliamları ve Osmanlı Bankası Baskını – Ayşe Hür

1894-1896 Ermeni katliamları ve Osmanlı Bankası Baskını - Ayşe Hür

26 Ağustos 1896'da Osmanlı Bankası'na baskın yapan 4 ölü ve 5 yaralı dışındaki 17 kişi Marsilya'ya gönderildi. Olaylara karıştıkları gerekçesiyle tutuklanan bazı kaynaklara göre 143 bazılarına göre 300 bazılarına göre 400 kişinin yargılaması Ekim ayının sonuna kadar sürmüş, Ermeni tarafından 90 kişi baskınla ilgili olarak çeşitli cezalara çarptırılmış, Müslüman tarafında ...

devamını okumak için tıklayınız

Hafızalardan silinmeyen 15 distopik kitap

Hafızalardan silinmeyen 15 distopik kitap

Bilindiği gibi ilk kez John Stuart Mill tarafından kullanılan distopya terimi, ütopyanın zıttı olarak “kötü bir yer” anlamına geliyor. 1. Demir Ökçe - Jack London Modern karşı ütopyaların ilki sayılan bu roman, toplumda ve siyasette gelecekte yer alacak değişiklikleri irdeler. Jack London'ın 1907'de yayımlanan Demir Ökçe adlı eseri, modern karşı-ütopyacı romanların ilki sayılır. ...

devamını okumak için tıklayınız

Yeni Şafak: İdamdan önce Seyit Rıza ve Atatürk arasında geçen konuşma

Yeni Şafak: İdamdan önce Seyit Rıza ve Atatürk arasında geçen konuşma

Yeni Şafak, Atatürk'le Seyit Rıza arasında geçtiği iddia edilen bir belge yayımladı. “MAH Başkanlığına -Hususi- Ankara’dan alınan şifreli talimatname ile İhsan Sabri beyle görüşülüp ve İhsan beyin vereceği emir ve talimatnamelere harfiyen riayet edilmesi gerektiği, bunlarla ilgili raporunda süratle Başvekalet’e iletilmesi emredildi. Bunun üzerine İhsan Sabri beyle görüşüldü. Bize hafta sonu Seyit Rıza ile ...

devamını okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’ten Mustafa Suphi ve Yoldaşlarına şiirler…

KALBİM
Göğsümde 15 yara var!.
Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!..
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!!!

*

Göğsümde 15 yara var!
Sarıldı 15 yarama
kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular!
Karadeniz boğmak istiyor beni,
boğmak istiyor beni,
kanlı karanlık sular!!!

Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak.
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!…

*

Göğsümde 15 yara var!.
Deldiler göğsümü 15 yerinden,
sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden!
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!!!

Yandı 15 yaramdam 15 alev,
kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak..
Kalbim
kanlı bir bayrak gibi çarpıyor,
ÇAR-PA-CAK!!

1925

28 KANUNİSANİ

ta ata aa ta ta ha ta tta ta

tarih
sınıfların
mücadelesidir

1921

kanunisani 28
karadeniz
burjuvazi
biz

on beş kasap çengelinde sallanan
on beş kesik baş
yoldaş

bunların sen
isimlerini aklında tutma
fakat

28 kanunisaniyi unutma!

“siyah gece
“beyaz kar
“rüzgar
“rüzgar”.

trabzondan bir motor açılıyor

sa-hil-de-ka-la-ba-lık!

motoru taşlıyorlar
son perdeye başlıyorlar!

burjuva kemal’in omuzuna binmiş
kemal kumandanın kordonuna
kumandan kahyanın cebine inmiş
kahya adamlarının donuna
uluyorlar

hav… hav… hak… tü

yoldaş unutma bunu burjuvazi
ne zaman aldatsa bizi

böyle haykırır:

– hav…hav…hak…tü

– gördün mü ikinci motörü?

– içinde kim var?

– arkalarından gidiyorlar.

– ikinci motör birinciye yetişti
– bordoları bitişti
– motörler sarsılıyor
– dalgalar sallıyor sallıyor dalgalar.
– hayır

iki motörde iki sınıf çarpışıyor

– biz onlar!
– biz silahsız onlar kamalı
– tırnaklanmız
– kavga son nefese kadar
– kavga
– dişlerimiz ellerini kemiriyor

kamanın ucu giriyor

– girdi…
– yoldaşlar, ey!

artık lüzum yok fazla söze:

bakın göz göze

– karadeniz

on beş kere açtı göğsünü,
on beş kere örtüldü.
onbeşlerin hepsi
bir komünist gibi öldü

1923  Moskova / Nazım Hikmet

ONBEŞLERİN KİTABESİ
Kazıdık onbeşlerin ismini,
Kanlı kızıl bir mermere!
Bir çelik aynadır gözlerimiz,
Onbeşlerin resmini
Görmek isteyenlere,..
(Nazım Hikmet / Şubat 1925)

ONBEŞLER İÇİN
Yangınlara fazla bakan gözler yaşarmaz
Alnı kızıl yıldızlı baş secdeye varmaz
Dövüşenler ölenlerin tutmaz yasını

Yine fakat bir yıldırım zulmeti yırtsa
Sağır göğün koynundaki çanı haykırtsa
Anıyoruz göğsünüzün son sayhasını

Eski cihan yeni cihan önünde eğil!
Aramızdan birkaç yoldaş ayırmak değil,
Her ne yapsan varacağız emelimize!

Karadeniz… bunu duysun derinliklerin:
O ateşli göğüsleri delen hançerin
Kabzasını alacağız biz elimize!
Nazım Hikmet – Vala Nurettin (Batum, 1922)

2 Responses to Nazım Hikmet’ten Mustafa Suphi ve Yoldaşlarına şiirler…

  1. A.Z. Çamur diyor ki:

    Bu çalışmanız için teşekkürler. Ancak Nazım’ın sonradan bestelenip marşa dönüştürülen ve ilk kıta aşağıda yer alan “On Beşler İçin” şiirine de yer verirseniz, eksiklik giderilmiş olur.

    Yangınlara fazla bakan gözler yaşarmaz,
    Alnı kızıl yıldızlı baş secdeye varmaz.
    Döğüşenler ölenlerin tutmaz yasını!

  2. cemalumit diyor ki:

    Eksiğimizi gidermemiz için yaptığınız uyarı nedeniyle teşekkür ederiz. Nazım Hikmet’in “Onbeşler İçin” şiirini yazıya ekledik.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>