Nietzsche’den Yazarlığın 10 Kuralı

nietzscheHenüz 26 yaşında profesör olan, düşünce tarihinin en önemli zekâlarından biri olarak kabul edilen Friedrich Wilhelm Nietzsche’nin âşık olduğu, hatta 2. buluşmalarında evlilik teklifi ettiği (ancak teklifi kabul edilmeyen) Lou Andreas-Salomé’ye 8-24 Ağustos 1882 tarihlerinde yazdığı mektuplarında yazarlık üzerine tavsiyeler vermişti.

Lou Andreas-Salomé kim mi? Sadece Nietzsche’nin değil, Rilke, Tolstoy, Freud gibi büyük entelektüellerin kendisine hayran, hatta âşık olduğu ve adı onlarla aşk dedikodularına karışan felsefeci, yazar ve ilk kadın psikanalist.

Zürih’te teoloji, felsefe ve sanat eğitimi aldı. Felsefi ve psikolojik çalışmalarının yanı sıra, birçok roman da kaleme almıştır.

İşte Nietzsche’nin yazarlığın 10 Emri gibi okunabilecek, 10 tavsiyesi…

1. En önemli gereklilik “hayat”ın kendisidir. Üslup yaşamalıdır.

2. Üslup hitap etmeyi, iletişim kurmayı dilediğiniz belirli bir kişiye uygun olmalıdır. (Karşılıklı ilişki yasası).

3. Yazar öncelikle, ne söylemek istediğini ve bunu nasıl söylemek istediğini yazmaya başlamadan önce açık ve net biçimde belirlemelidir. Yazı bunun bir taklidi olmalıdır.

4. Yazar, konuşmacının sahip olduğu birçok araçtan yoksundur. Bundan dolayı, genel anlamda, zorunlu olarak anlatmak istediklerini, son derece açıklayıcı olacak bir biçimde ifade etmelidir. Yazılı nüsha, konuşmaya göre çok daha silik görünecektir zira.

5. Hayatın zenginliği, kendini jestlerin zenginliği ile açığa çıkarır. Kişi bütün duyguları hissetmeyi öğrenmek zorundadır: Cümlelerin uzunluğu ve yavaşlığı, noktalama işaretleri, duraklar, kelime seçimi, argümanlar dizisi… Tıpkı jestler gibi.

6. Uzun cümleler ve noktalar konusunda dikkatli ol! Bunlarla sadece nefesini uzunca bir süre kullanabilenler yetkince başa çıkabilirler. Buna karşın böyle cümleler, birçok kişi için bir gösteriş meselesidir.

7. Üslup, yazarın inandığı fikri kanıtlamalıdır; sadece düşündürmemeli, aynı zamanda hissettirmelidir.

8. Yazar daha soyut bir gerçeği öğretmek istiyorsa, duyuları daha fazla ikna etmek durumundadır.

9. İyi bir nesir yazarı olmanın stratejisi, araçlarını seçerken şiire yaklaşmak ama şiirin içine dalmamaktır.

10. Bir yazarın okuyucusunu en açık itirazlardan mahrum etmesi ne iyi bir yöntemdir ne de akıllıcadır. Aksine, bilgeliğimizin nihai özünün, okur tarafından telaffuz edilmesi çok iyi bir yöntemdir ve çok akıllıcadır.

Ve son olarak Lou Andreas-Salomé’nin Nietzsche’nin yazı üslubu hakkındaki görüşleri:

Nietzsche’nin üslubunun nedenlerini ve koşullarını irdelemek onun ifade ettiği fikirlerden çok daha ötede, onun iç sesini dinlemek anlamına gelir. Onun üslubu, coşkulu, kendini feda eden, büyük sanatsal yeteneklerin müsrifçe harcanması ve isyan halindeki bir ruhun heyecanlarını bilgi yoluyla işlemek ve bireysel farklılıklarını yansıtmak için bir girişimdir.

Tıpkı altın bir yüzük gibi, her aforizmada duygu ve düşünceler sıkıca çevrelenir. O daha önce akademik yazında ya da coşkulu şiirlerde bulunan tonlardan kendi özgün felsefi üslubunu yarattı.

Nietzsche sadece bir dil ustası değildi; ayrıca dilin eksiklerini de aşıyordu. Bu yüzden sessizken bile büyük bir yankı elde etti.

Yorum yapın