Oblomov’a İlişkin Değerlendirme – Ö. Aydın Süer

Gonçarov, Oblomov romanını büyük aralıklarla, çok uzun bir sürede tamamlayabilmiştir. 1846?da yazmaya başlamış, 1858?i İ859?a bağlayan kış döneminde bitirebilmiştir. 1859 yılında ?Oteçestvenniye Zapiski? (Anayurt Notları) dergisinin ilk dört sayısında yayımlanan yapıtın ilk iki bölümü çok olumlu karşılanmamakla birlikte, daha sonraları okuyucunun ilgisini çekmeye başlamıştır. Lev Tolstoy, 1859 Nisan’ında Drujinin?e şöyle yazmaktadır: ?Oblomov, uzun süredir karşılaşmadığımız bir başyapıt. Gonçarov?a yapıtından coşku duyduğumu iletiniz. Oblomov günümüz yazınında rastlantısal bir başarı değil, doğru dürüst, devasa ve kalıcı bir yapıttır.?(1)

Toplumun Oblomov?a gösterdiği ilgi ise birçok açıdan altmışlı yıllardaki siyasal durum ile doğrudan bağlantılıdır. Bu dönemde Rusya?da gerek siyasette, gerekse toplumda bir uyanış yaşanıyor ve herkes Rusya?nın büyük bir atılım içinde bulunduğunu hissediyordu. Bu dönemde, kölelik hukukunun kaldırılması tartışmaları kızışmış, büyük sermaye gerektiren projeler, yeni bankalar ve demiryolları, tahvil kuruluşları ortaya çıkmaya ve tartışılmaya başlamıştı.
Oblomov, tipik bir monografik roman örneğidir ve çocukluk döneminin izlenimleri yazara geniş bir kaynak oluşturur. Gonçarov çocukluk yıllarını anımsayarak şunları yazar: ?Çok uyanık ve duyarlı bir çocuktum ve bende daha o zamanlar, tüm bu insanları, kaygısız yaşamı, işşizliği ve yan gelip yatmayı görür görmezi ?oblomovluk? olgusuna ilişkin belirsiz düşünceler doğmuştu.?

Romanda Oblomov?un yaşamı, doğumundan ölümüne kadar ;büyük bir açıklıkla ortaya konur. Tüm diğer kişiler, ne denil önemli olurlarsa olsunlar, öncelikle Oblomov?un kişiliğinin yansıtılmasında aracıdırlar; Örneğin Zahar, Oblomov?un ?bey? kişiliginin, Olga ?duygu dünyasının?, Ştolts ?dostluk anlayışının? ortaya konmasına yardımcı olurlar. Romanın başında, Ştolts?la karşılaşıncaya kadar olan bölümde, Oblomov?un günlük yaşamı ortaya konur. Bu, son derece durağan, uyuşuk, sorumluluklardan uzak bir yaşamdır. Oblomov çok az okur, olabildiğince az kişiyle görüşür, sık sık uşağı Zahar?la tartışır ve eski sabahlığıyla sürekli uyuklar.

Bunu izleyen ?Oblomov?un rüyası? adlı bölümde, Oblomov?un çocukluğunu geçirdiği Oblomovka?daki yaşamı ele alınır. Başlangıçta şiirsel görünen bu tablonun anlamı giderek değişmekte, ciddi ve acılı bir durum almaktadır. Oblomov?un ailesi hiçbir iş yapmadan tekdüze bir yaşam sürmektedir ve tek istedikleri, bir sonraki günün bir önceki gün kadar durağan ve sorunsuz olmasıdır. Eğitimi bile ancak soylular için gerekli olduğu gerekçesiyle desteklemişlerdir.

Oblomov da ailesinin yaşam anlayışı gereği, çocukluğunda hiçbir şey yapmamıştır. Onu Zahar giydirmiş, saçını taramış, uşaklar çevresinde dört dönmüştür. Ne kadar istese de hiçbir şey yapamaz. Sonra böylesinin daha kolay olduğunu anlar ve o da bağırmayı ve emretmeyi öğrenir. Hiçbir şey yapmayan ve her konuda başkalarına güvenen Oblomov, sonuçta tembel, uyuşuk ve iradesiz bir insan olmuştur. Gonçarov bu tabloyu gözler önüne sererek, kölelik hukukunun akıllı, sevecen ve dürüst bir kişiyi ?pestile? çevirerek adım adım ölüme götürüşünü vurgular. Dobrolübov şöyle yazar: ?…O ahlaksal bir köle konumuna girdi. Bu kölelik Oblomov?un bey yaşamıyla öylesine iç içeydi ve öylesine birbiriyle koşullanmıştı ki, bunlar arasına kesin bir sınır koymak olanaksızdı…, O, kendisi üzerinde hakimiyet kurmak isteyen her kadının, her rastladığı kişinin, her dolandırıcının kölesiydi…?(2)

Üniversiteyi bitirdikten sonra bir devlet dairesinde çalışmaya başlayan Oblomov, bir süre sonra bu işten de sıkılır ve istifa etmek zorunda kalır. Artık Petersburg?da 350 kölenin geliriyle uyuşuk bir yaşam sürmekten başka yapabileceği bir şey yoktur. Ancak tüm bunlar Oblomov?u tam anlamıyla olumsuz bir kahraman olarak kabul etmemize yetmemektedir, iyi yürekli, sevecen, dürüst Oblomov, gerçekte topluma katkıda bulunmak için projeler yapmakta, ancak iradesiz ve tembel kişiliği bunları gerçekleştirmesini engellemektedir. Ayrıca Oblomov?da kendi yaşamını ve çevresini eleştirel gözle inceleyebilme yeteneği de vardır. Çevresinin ve kendisinin içinde bulunduğu durum ona acı vermektedir.

Yaşamını Ştolts?a şöyle özetler: ?Yaşamımda hiç fırtınalar ve şoklar olmadı. Hiçbir şey yitirmedim. Vicdanımı rahatsız eden hiçbir şey olmadı. Neden her şeyin böylesine harcanıp gittiğini Tanrı bilir… Sorun, yaşamımda yıkıcı ya da yapıcı bir ateşin hiç yanmamış olması.?

Sonuç olarak Oblomov, hem içinde bulunduğu çevrenin ürünü hem de kurbanıdır. Roman, aynı zamanda, taşralı bir beyin büyük kentteki yenilgisini, başka bir deyişle eski kültürün yeni büyük kent kültürü karşısındaki bozgununu ortaya koyması açısından önemlidir.

Dobrolübov, ?Oblomov?un tembelliği ve uyuşukluğu, aldığı eğitimin ve yaşadığı çevrenin bir sonucudur. Burada önemli olan Oblomov değil, ?Oblomovluk?tur?, demekte, Oblomov?un Rudin ve Peçorin gibi, Beltov gibi amaçsız ve güçlerini nereye yönelteceğini bilemeyen kahramanlarla benzerliklerini vurgulamaktadır(3). Pisarev ise Oblomov?un Beltov, Rudin ve Beşmetov gibi Nikolay rejiminin “gereksiz kişileri? arasında sayılmasına karşı çıkmıştır. Şöyle der: ?Bu kişiler ezik, yaşamın bozduğu kişilerdir. Oblomov ise normal bir beden yapısına sahip değildir. Birincisinde yaşam koşulları, İkincisinde ise kişinin bedensel oluşumu suçludur.?(4)

Oblomov?un bu uyuşuk yaşamı, Rus edebiyatının en ilginç kadın kahramanlarından Olga ile karşılaşmasıyla az da olsa değişime uğrar. Yaşadığı yoğun duyguların etkisi ve Olga?nın baskısıyla son bir çaba göstererek yaşamının akışını değiştirmeye çalışır. Ancak evlilik kurumunun getireceği sorumluluklara, değişik ve hareketli bir yaşama karşı duyduğu korku, bir süre sonra eski yaşamına dönmesine neden olur.

Aşkıyla Oblomov?u bir süre için de olsa yaşama döndürmeyi başaran Olga, içten ve derin duygulara sahip olmakla birlikte, henüz olgun bir kişiliğe ve deneyime sahip değildir. Pisarev, Olga için şunları yazar: ?Doğallık ve bilinçli oluş -işte onu sıradan kadınlardan ayıran özellik; bu iki özellikten sözlerde ve davranışlardaki gerçekçilik ortaya çıkmaktadır(5). Coşkulu ve parlak bir zekası vardır ve arayışlar içindedir, insanlarla ilişkilerinde içten, yalın ve azimlidir. Buna karşın, diğer kadınların sürdürdüğü sıradan yaşamı sürmekte, hiçbir yararlı etkinlikte bulunmamaktadır. Zaten bu toplumda yapabileceği başkaca bir şey de yoktur.?

Ayrıca, Olga?nın sevgisinde bir bencillik, kafasına koyduğunu mutlaka gerçekleştirerek bundan dolayı gurur duyma isteği de fark edilmektedir. Yaptığı girişimin başarısızlıkla sonuçlanması onu manen yıkar, yenilgisini ve yanılgısını kabullenmek zorunda bırakır. Romanın sonunda Ştolts?la evlenerek mutluluğu bulur. Bazı eleştirmenler Olga?nın Ştolts?u Oblomov?u anladığı gibi anlayamayacağını, sürekli gelişim ve devinim içinde olan Olga?nın onu da terk etmesinin kaçınılmaz olduğunu öne sürerler.

Olga?nın Oblomov ve Ştolts?a karşıt bir tip olduğu, uzun süre kabul gören bir görüştür. Ancak son dönemde, özellikle Sovyet eleştirisinde Olga üzerine kuşkulu düşünceler üretilmiştir. Örneğin V. î. Kuleşov, Gonçarov?un kadın tiplemelerindeki ustalığına karşın Olga?da şematizme ve akılcılığa kaçtığını ve bunun sonucunda da Olga?nın romanda Ştoltz?un fonksiyonunu yinelediğini öne sürmektedir(6).

Romanın en ilginç kişilerinden birisi de kuşkusuz Ştolts? tur. Oblomov, Ştolts?u Rus toplumunu ileriye götürebilecek bir kişi olarak sunmuştur. Oblomov gibi köyde, aynı koşullar altında büyüyen ve Oblomov?la birlikte üniversitede okuyan Ştolts, Alman asıllı babanın ve Rus annenin özelliklerini üzerinde toplamıştır. Koşullara boyun eğmemekte, aksine, onları iradesi altına almaya çabalamaktadır. Babasının etkisiyle çalışkan, sorumluluk sahibi bir iş adamı olan Ştolts, aynı zamanda son derece iyi bir dost ve dürüst bir insandır. Son ana kadar Oblomov?u kurtarmak için elinden geleni yapar ve onun ölümünden sonra da çocuklarının bakımını üstlenir. M. V. Teplinskiy, Oblomov?un ?yüreği?, Ştolts?un ise ?sağduyu?yu temsil ettiğini öne sürer(7) . Gonçarov daha sonraları bu tipin zayıf ve silik olduğunu kabul eder. Stolts?a karşı düşmanca bir tutum sergileyen Dobrolübov da Ştolts?u, kendi durumundan memnun, bireysel mutluluğuyla yetinen bir kişi olmakla suçlarken, kuşkusuz devrimci-demokrat çizgiden hareket etmektedir. Bu mutluluk, daha sonraki dönemde yazılan Çernişevskiy?nin Nasıl Yapmalı? romanındaki mutluluk anlayışına ters düşmektedir. Çernışevskiy de bunu onaylayarak, Rusya?nın geleceğinin Ştolts gibilerde değil, bu romandaki Vera, Lopuhov ve Arkadiy gibi gençlerin elinde olduğunu göstermek istemiştir.

Oblomov?un Olga?dan koptuktan sonra karşılaştığı ve evlendiği Pşenitsına sade, sıradan bir taşralı kadın özelliklerine sahiptir ve yazarın annesinin biyografik özelliklerini taşıdığı öne sürülmektedir ve yazar tarafından yakınlık duyularak çizilmiştir. Oblomov, Olga?da ideal bir sevgiliyi, Pşenitsına?da ise ?beyce? bir sevginin ideal karşılığını bulmuştur. Olga akıllı, güzel ve sürekli kendisini yenileyen Rus kadınını temsil ederken, Pşenitsına saf, sı¬radan ve beyine bağlı taşralı bir kadını temsil etmektedir.

 Gonçarov, romanda önemli bir karakter oluşturan Oblomov?un uşağı Zahar?ı yaratırken, serfçi geleneklerin halk kitlesine yaptığı olumsuz etkiyi göstermek istemiştir. Efendisinin ?Eh, kardeşim, sen benden de Oblomovsun,? dediği Zahar, efendisine körü körüne bağlıdır. Onunla sık sık tartışmasına karşın, başkalarına karşı onu savunur. Ancak bazı durumlarda onun da efendisini yönlendirdiği görülmektedir. Gonçarov onun için de Oblomov gibi, dramatik bir son hazırlamaktan kaçınmamıştır; Oblomov?un ölümünden sonra Zahar dilenmeye başlar.

Romana yöneltilen eleştiriler onun başarısını destekler niteliktedir. ?Sovremennik? (Çağdaş) dergisinin beşinci sayısında Dobrolübov, ?Oblomovluk Nedir?? adlı ünlü yazısında, Oblomovluğu toplumsal bir olgu olarak değerlendiriyor, ancak romanın anafikri konusunda farklı görüşler ortaya koyuyordu. Dobrolübov, Oblomovluğun, toprak beylerinin ?üç yüz Zahar?ın emeğinden yararlanmasını yasallaştıran toplumsal düzenin bir ürünü olduğunu vurgulamaktadır. Yazara göre bu, aynı zamanda, üç yüz Zahar?ın vahşi yaşamlarının, Oblomov?un bağlı olduğu sistemin çöküşünün ve toprak beylerinin siyasal tutuculuğunun da anahtarıdır.

Dobrolübov?un yazısı Gonçarov tarafından çok olumlu karşılandı. Annenkov?a şöyle yazıyordu: ?Bana kalırsa, bu yazıda Oblomovluğun ne olduğuna ilişkin her şey var. Bundan sonra söylenecek bir şey kalmıyor(8).?

A. V. Drujinin ise tam tersi bir konumda bulunuyor ve şöyle yanıt veriyordu: ?Oblomovluk çok geniş bir gelişim aşamasında dayanılmaz bir şey, ancak bunun özgür ve ılımlı biçimde ortaya çıkmasına karşı düşmanca bir tavır almak da gereksiz. Oblomovları doğuran topluma ateş püskürmek, kanımızca, Ruyzdal?in tablosundaki karlı dorukların azlığına kızmakla aynı şey. ?(9)

Çağdaş eleştirmen V. I. Teplinskiy, Oblomov romanında çağdaşları ve gelecek kuşaklar için bir ders ve uyarı mevcut olduğunu öne sürerken gerçekçi davranmaktadır. Roman yalnızca kölelik sisteminin bir eleştirisi olarak görülmemelidir. Kahramanın dramatik yazgısı, yararsız ve verimsizce harcanmış bir yaşama, ?niçin yaşamalı?? sorusuna aradığı yanıtlar, romanın özünü oluşturan, her dönem ve toplum için geçerli olan bir sorunsalı ortaya koyması açısından son derece önemlidir ve romanın değerini hâlâ korumasının gerçek nedenidir.

Ö. Aydın Süer

Notlar
(1) Ivan Gonçarov, Oblomov, Moskovskiy Raboçiy, 1969, s. 480.
(2) N. A. Dobrolübov, İzbrannıe Stat?i (Seçme Yazılar), İzdatel?stvo ?Sovetskaya Rossi- ya?, Moskva. 1978, s. 143.
(3) A.g.e., s. 146.
(4) İvan Gonçarov, Oblomov, Moskovskiy Raboçiy, 1969, s. 482.
(5) D.I. Pisarev, Literaturnaya Kritika v Treh Tomah (Edebiyat Eleştirisi III. cilt), T I.
Leningrad, 1981, s. 53.
(6) V. 1. Kuleşov, Etyudı o Russkih Pisatelyah (Rus Yazarları Üzerine incelemeler), Moskva, 1982, s. 187.
(7) M. V. Teplinskiy, îstoriya Russkoy Literaturı XIX. veka (XIX. Yüzyıl Rus Edebiya¬tı Tarihi), Kiev, 1991,
(8) Ivan Gonçarov, Oblomov, Moskovskiy Raboçiy, 1969, s. 482
(9) A.g.e., s. 142.

Kaynak Kitabın Künyesi
19. Yüzyıl Rus Edebiyatı Üzerine Yazılar,
Ö. Aydın Süer,
Evrensel Basım Yayın, / İnceleme Dizisi
Kapak Tasarımı : Savaş Çekiç
İstanbul, 2006, 1. Basım
175 s

Yorum yapın

This site is protected by WP-CopyRightPro